POLİTİKA - 21 Eylül 2025 Pazar 10:51

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu için Amerika’ya gitti

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan BM Genel Kurulu’nda Filistin’i tanıyan ülke sayının artmasının iki devletli çözüme ivme kazandırmasını beklediğini söyledi. Erdoğan 25 Eylül’de ABD Başkanı Trump ile görüşeceğini belirterek, "Sayın Tump’un küresel barış vizyonuna ve çabalarına desteğimizi ifade etmiştik. Adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz. Bölgemizde barışın korunması, istikrarın güçlendirilmesinde biz liderlere büyük sorumluluk düşüyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu’na katılmak üzere Amerika’ya gitti.

Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, ziyarete ilişkin bilgiler verdi. BM Genel Kurulu’na 140’tan fazla ülkenin devlet ve hükümet başkanının katılacağını söyleyen Erdoğan, bu yıl genel kurulun "Birlikte Daha İyi: Barış, Kalkınma ve İnsan Hakları için 80 Yıl ve Ötesi" temasıyla düzenleneceğine dikkat çekti.

"BM’nin mevcut yapısının kendisine verilen asli görevleri ifa etmekte yetersiz kaldığını görüyoruz"

BM’nin mevcut yapısının değişmesi gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, "80 yıl öncesinin koşullarını yansıtan BM’nin mevcut yapısının kendisine verilen asli görevleri ifa etmekte yetersiz kaldığını görüyoruz. Özellikle insani krizlerin çözümünün, güvenlik konseyinin veto yetkisine haiz ülkelerinin insafına bırakılmasının hiçbir izahı yoktur. Bu acı gerçeği bundan 12 yıl önce BM kürsüsünden ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek ilan etmiştik. Aradan geçen sürede tespitimiz haklılığı defalarca teyit edildi. Hatta Genel Sekreter düzeyinde BM’nin acil reform ihtiyacı açıkça dile getirilmeye başlandı. BM reformu çabalarına hep destek olduk, olmaya da devam edeceğiz. İnsanlığın vicdanını yansıtan sorunların çözümüne katkı veren duruşumuzu genel kurul vesilesi ile bir kez daha vurgulayacağım" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu için Amerika’ya gitti

"Genel Kurul’daki konuşmamda Gazze’deki insani felaket ve mezalimi gündeme getireceğim"

23 Eylül Salı günü BM Genel Kurulu’na hitap edeceğini söyleyen Erdoğan, "Konuşmamda Gazze’deki insani felaket ve mezalimi özellikle gündem getireceğim. Ayrıca Türkiye’nin bölgesinde istikrarı sağlamaya dönük gayretlerinin yanı sıra uluslurarası barışın korunmasına yaptığı katkılara değineceğim. KKTC’deki kardeşlerimizin hak ve hukuku yine gündemimizde olacak. Türkiye’nin çift başlı Selçuklu kartalından ilhamını alan derin bir tasavvur, yaklaşım ve bakış açısı ile yürüttüğü dış politikasını bir kez daha tüm dünyaya anlatma imkanı bulacağım" şeklinde konuştu.

"Birçok ülke BM Genel Kurul’unda Filistin’i tanıyacak"

BM 80. Genel Kurulu’nun diğerlerinden farklı bir yanı bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, "Genel kurulu diğerlerinden farklı kılan özelliği birçok ülkenin Filistin devletini tanıyacak olmasıdır. Biz bu tanıma kararlarının iki devletli çözümün hayata geçirilmesine ivme kazandırmasını temenni ediyoruz. Tabii 14 yıllık kanlı ve karanlık bir dönemin ardından 8 Aralık devrimi ile özgürlüğüne kavuşan komşumuz Suriye’nin yeni yönetiminin de orada bulunması bizim için son derece sevindirici bir gelişmedir. İnanıyorum bu genel kurul çok büyük acılar çeken, hürriyetleri uğruna ağır bedeller ödeyen Suriyeli kardeşlerimizin kalıcı huzuru kavuşmalarına katkı yapar. Ziyaretimiz sırasında çok sayıda devlet ve hükümet başkanı ile ve BM Genel Sekreteri sayın Guterres ile görüşmeler gerçekleştirmeyi planlıyorum" dedi.

Ziyaret kapsamında ABD Başkanı Trump’un katılımıyla Gazze konulu bölgesel bir toplantının düzenleneceğini belirten Erdoğan, "Toplantıda kardeş ülkelerin liderleri ile beraber Gazze’deki kanı durdurmak için atılabilecek ortak adımları değerlendireceğiz. New York’ta bulunduğum süre zarfında ayrıca Türk Amerikan Soydaş Toplumu ve Türk Amerikan iş çevreleri ile bir araya geleceğim" açıklamalarından bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu için Amerika’ya gitti

"25 Eylül’de sayın Trump ile görüşme gerçekleştireceğiz"

ABD Başkanı Turump ile yapacağı görüşmeye değinen Erdoğan, "25 Eylül Perşembe günü Washington’a geçerek değerli dostum sayın Trump ile bir görüşme gerçekleştireceğiz. Görüşmemizde ticaret, yatırım, savunma sanayi başta olmak üzere ikili işbirliğimizi güçlendirecek konuları değerlendireceğiz. Bölgesel meseleler elbette gündemimizin ilk sırasında yer alacak. İki dost ve müttefik olarak yakın istişare koordinasyonumuzun önemi her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Sayın Tump’un küresel barış vizyonuna ve çabalarına desteğimizi daha önce ifade etmiştik. Adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz. Bölgemizde barışın koruması, istikrarın güçlendirilmesinde biz liderlere büyük sorumluluk düşüyor. İlk günden beri hep bu anlayış ile çalıştık. Mekik diplomasisi ile sorunlara diyalogla çözüm yolları geliştirmeye gayret ettik. Aynı tavrımızı muhafaza ediyoruz. Coğrafyamızda kan ve gözyaşının atık tamamen dinmesine bunun yerine sulh-u sükunun her metrekarede hakim olmasını arzu ediyoruz. Ne yapıyorsak sadece bunun içini yapıyoruz. İnşallah bu şekilde yola devam edeceğiz" dedi.

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Erdoğan, Filistin’in dünyadaki birçok ülke tarafından tanınmaya başlanmasını değerlendirerek, "İki gün önce Mahmud Abbas bizim ziyaretçimiz olmuştu. Kendileri ile Ankara’da etraflıca görüşmelerimizi yaptık. Filistin bugüne kadar bölgede her zaman çok çok ciddi sıkıntıları yaşadı. Yaşamaya da devam ediyor. Bizler de her zaman Filistin’in yanında olduk. Olmaya devam edeceğiz. Bütün bunlarla beraber dünya maalesef Filistin’in yanında yer almadı ama şu an itibarıyla BM’de 140 gibi Filistin’i tanıyan ülke var. Bu tabi sevindirici. BM Genel Kurulu’nda bu defa birkaç Filistin’i tanıyan devlet de göreceğiz. Bu sayı ne kadar artarsa Filistin’in tanınmışlığı da o kadar süratle gelişecektir" diye konuştu.

"Suriye’yi yalnız bırakmayacağız, güçlenmesi için elimizden gelen bütün imkanları kullanacağız"

Türkiye’nin Suriye’de izlediği istikrara dayalı politikaya ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, "Tabii uzun bir süre geçti. Bu uzun süreden sonra Suriye’nin kendi benliğine bağımsızlığına kavuşmuş olması gerçekten bir komşumuz olarak bizleri huzurlu kılmıştır. Bizler de bazı arkadaşlarımızın sürekli olarak Suriye’ye gidiş gelişi, oradaki dayanışmamızı arttırması Suriye’de yeni bir sürecin başlamasına vesile olmuştur. En son Katar’da bizler de sayın Ahmet Şara ve Dışişleri Bakanı ile bir görüşmemiz oldu. Bu görüşme ardından istihbarat başkanımızın bir Suriye ziyareti oldu. Yakın bir süre içerisinde de gerek sayın Şara, gerek dışişleri bakanı onları Ankara’da ağırlayacağız. BM Genel Kurulu vesilesi ile Amerika’da Türkevi’nde onlarla bir araya gelme fırsatımız da olacaktır. Suriye’yi yalnız bırakmayacağız. Suriye’nin her geçen gün daha da güçlenmesi için elimizden gelen bütün imkanları kullanacağız" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu için Amerika’ya gitti

"Bizler uçak alımlarını falan Özgür Özel’e sorarak yapmadık, yapmayız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Trump’un oğlu ile gizli görüşmeler gerçekleştirdiğine yönelik iddiasına da yanıt vererek, "Sağıra hakaret etmek istemem de, sağır duymaz uydurur. Bu adam da durmadan uydurup duruyor. Buna partimizin sözcüsü gereken cevabı en güzel şekli ile verdi. Bizler de ilk fırsatta çok da geniş manada gereken cevabı vereceğiz. Bizler uçak alımlarını falan Özgür Özel’e sorarak bugüne kadar yapmadık ve yapmayız. Zaten bu işlerden de anlamaz. Onun kıratı değil. Dolayısıyla biz Sayın Trump ile herhangi bir alışveriş, Türkiye Amerika arasında yapacak olursak bunu zaten oğlu ile yapmamıza gerek yok. Trump’un bizzat kendisi ile yaparız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu için Amerika’ya gitti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Şimşek: "Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomideki büyük şoka rağmen Türkiye’deki rezervlerin yeterliliğine dikkat çekerek, "Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finans zirvesinde ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere ve yüksek faiz ortamına dikkat çeken Bakan Şimşek, Türkiye’nin bu süreci pazar çeşitlendirmesi ve inşa edilen ekonomik tamponlar sayesinde başarıyla yöneteceğinin altını çizdi. "Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız" Küresel ekonominin ve Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız. Kısa vadede belirsizlikler yüksek, küresel ve Türkiye ekonomisinin zorlandığı bir dönem. Faizlerin yüksek seyrettiği dönemde yüksek küresel borçluluk önemli bir sorun. Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Ancak biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Gelir dağılımında bu programla birlikte düzelme başladı. İş gücünün milli gelirdeki payı program döneminde ciddi şekilde arttı" ifadelerini kullandı. "Şok büyük ancak yönetilebilir, rezervimiz 5 ayı karşılıyor" Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları söyledi: "Şok büyük ancak yönetilebilir durumda. Çünkü biz bu şoklar için tamponlar inşa ettik. Kamuda ciddi tasarruf yaptık ve harcama disiplininde sonuç alıyoruz. Türkiye’de birçok anlamda rezerv yeterliliği devam ediyor. Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok." "Terörsüz Türkiye en büyük fırsat penceresi" Türkiye’nin kalkınma vizyonunda bölgesel gelişimin önemine değinen Bakan Şimşek, "Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım. Terörün gölgesinin ortadan kalkması ile bu bölge hızla koşacak ve Türkiye gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşümü de ıskalayamayız. Büyük ölçekli veri merkezleri yatırımları devam ediyor" dedi. Varlık barışı uygulamasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, "Yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girmesini istiyoruz. Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı" şeklinde konuştu. "Yeni ticaret koridorlarının merkezinde Türkiye var" Son olarak geleceğe dönük iyimser beklentilerini koruduğunu belirten Şimşek, "Savaş sonrası petrol fiyatlarının düşeceğini öngörüyoruz. Savunma sanayinde muazzam bir teknolojik devrim var. Yeni enerji ve ticaret koridorları gündemde ve hepsinin merkezinde Türkiye var. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’a Devlet Nişanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti Devlet Nişanı tevcih etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü kardeşlik ve dostluk ilişkilerine vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Cezayir arasında 5 asra yaklaşan tarihi bağların her geçen gün güçlendiğini belirterek, "İkili ilişkilerimiz, kıymetli kardeşim Tebbun’un samimi destekleriyle Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır" dedi. 2023 yılında Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyarette ilişkileri stratejik seviyeye yükseltme kararı aldıklarını hatırlatan Erdoğan, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısının başarıyla tamamlandığını ve iş birliğini güçlendirecek çeşitli anlaşmalara imza atıldığını ifade etti. Cezayir’in bölgesinde önemli bir aktör haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Tebbun’un dirayetli liderliği altında Cezayir’in bir yıldız gibi parladığını memnuniyetle görüyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine sağladığı katkılardan dolayı Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek nişanı olan Devlet Nişanı’nı tevcih etmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Tebbun ise kendisine takdim edilen nişandan dolayı teşekkür ederek, Türkiye ile Cezayir arasındaki kardeşlik bağlarının daha da güçlenmesini temenni etti. Tören, iki liderin karşılıklı iyi niyet mesajlarıyla sona erdi.