GÜNDEM - 07 Mayıs 2026 Perşembe 09:52

Dronların "Çelik Kubbesi" TOLGA yakın hava savunma sistemi yeni donanımlarla daha da güçlendi

A
A
A

Dronların "Çelik Kubbesi" TOLGA yakın hava savunma sistemi, yeni donanımlarla daha da güçlendi. Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş, alçak irtifada uçan hedeflere karşı geliştirilen ve adını Kur'an-ı Kerim'den alan "ENFAL-17" füzesini anlattı.

Keleş, "TOLGA özellikle dronlara, insansız hava araçlarına karşı geliştirilmiş yakın hava savunma sistemi. Ona yeni ilaveler var. Bu ilavelerden birisi de ENFAL-17. Bu 30 bin fitin altındaki bu tür tehditlere karşı sadece şeylere değil, dronlara değil, aynı zamanda diğer insansız hava araçlarına, ATAK helikopterlerine, mühimmatlara ve seyir füzelerine karşı kullanılabilecek çok etkili bir sistem" dedi.

MKE tarafından geliştirilen 6 yeni yerli ve milli ürün, SAHA 2026 Uluslararası SavunmaHavacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda ilk kez sergilendi. Alçak irtifada uçan hedeflere karşı geliştirilen ve adını Kur'an-ı Kerim'deki Enfal Suresi'nden alan "ENFAL-17" füzesi, lazer sistemi, ALPAY-2,155 mm Obüs ATTİLA, 300 Kalibre MKE-BLK, 105 mm Araç Üstü Obüs URAN, MKE TOLGA YHSS'ye entegre olarak görev yapacak Akustik Tespit Sistemi, lazer silah sistemi sergilenen ürünler arasında yer aldı.

Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ Genel Müdürü İlhami Keleş, yeni ürünler hakkında bilgi verdi. Keleş, "Biz buraya 52 değişik ürünle geldik. Tabii bunların hepsinin teker teker lansmanını yapma imkanı olmadığı için dün 6 tane ürünün lansmanını yaptık. Bu ürünlerden bir tanesinin önündeyiz şu anda, ENFAL-17'nin önündeyiz. Malum TOLGA bir yakın hava savunma sistemi. Özellikle işte dronlara, insansız hava araçlarına karşı geliştirilmiş yakın hava savunma sistemi. Ona yeni ilaveler var. Bu ilavelerden birisi de ENFAL-17. Bu 30 bin fitin altındaki bu tür tehditlere karşı sadece şeylere değil, dronlara değil, aynı zamanda işte diğer insansız hava araçlarına, ATAK helikopterlerine, mühimmatlara veya seyir füzelerine karşı kullanılabilecek çok etkili bir sistem. Ve aynı zamanda çok ucuz bir sistem. Yani ucuz tehdide ucuz bir çözüm olarak çok kıymetli. Yani bu sistemi o anlamda çok kıymetli kılıyor. 30 bin fit irtifanın altındaki her türlü hava tehdidine cevap verebilecek bir roket sistemi. Sadece bu değil, şimdi bu sisteme ilave ettiğimiz bir de lazer sistemi var" diye konuştu.

"İnsansız hava araçlarına, dronlara, Şahid türü dronlara karşı kullanılacak"

Lazer sisteminin insansız hava araçları ver dronlara karşı kullanılacağını ifade eden Keleş, "Lazer sisteminde de yeni bir teknoloji kullandık. Orada lineer motor teknolojisi kullandık. İkincisi, birden fazla ışın kaynağını, lazer kaynağını hedefe eş zaman fokuslayabilecek bir gimbal teknolojisi ile yönetiyoruz orayı. Şu anda 4 tane lazer kaynağını bu şekilde entegre etmiş durumdayız ama daha fazla güç ihtiyaçlarını karşılamak üzere daha fazla kaynağı aynı şekilde fokuslayabilme kabiliyetine sahibiz. Aynı zamanda o lineer motor sayesinde çok hassas bir şekilde lazeri hedefte tutabilme imkanını kazanmış olduk. Onun için bu sistemi emsallerinden ayıran bu teknolojisi olacak. İnsansız hava araçlarına, dronlara karşı kullanılacak. Yani bunlar aslında bütüncül bir sistem" şeklinde konuştu.

Dronların "Çelik Kubbesi" olarak adlandırılan TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi'nin gelişerek devam ettiğini belirten Keleş, "Yani takımı kurduk, futbol takımı hazır 11'li. Bizim Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri ihtiyaçları Milli Savunma Bakanlığımızca toparlandı. Savunma Sanayii Başkanlığımızca Savunma Sanayii İcra Komitesi'ne (SSİK) önerildi. Kararı çıktı, bütçesi çıktı ve şimdi Savunma Sanayii Başkanlığı ile bu tedarik süreçleri devam ediyor. Aynı zamanda tabii sadece Türkiye ile de kalmadı; bunun Mısır'ı var, Suudi Arabistan'ı var ve Katar'ı var. Dolayısıyla ihracatı da tedarik süreçleriyle paralel yürüyor" şeklinde konuştu.

Zöhre Alagöz - Volkan Kayalar - Emirhan Toplu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de engellilere tekerlekli sandalye ve hasta bezi desteği Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmak amacıyla medikal malzeme desteğini sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından tekerlekli sandalye, akülü sandalye, yürüteç, beyaz baston ve hasta bezi gibi birçok medikal malzeme ihtiyaç sahibi vatandaşlara ücretsiz ulaştırılıyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Engelliler Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, engelli raporu ve tıbbi malzeme raporu bulunan vatandaşlara sosyal yardım kriterleri doğrultusunda destek sağlanıyor. Ayrıca akülü araç tamiri gibi teknik hizmetler de ücretsiz olarak sunuluyor. Engelliler Şube Müdürlüğünde sosyolog olarak görev yapan ve medikal malzeme sorumluluğunu yürüten Eylül Özmutlu, amaçlarının vatandaşların yaşam kalitesini artırmak olduğunu belirtti. Özmutlu, "Engelliler Şube Müdürlüğü olarak tekerlekli sandalye, akülü sandalye, hasta bezi, yürüteç ve beyaz baston gibi malzemeleri engelli raporu ve tıbbi malzeme raporu bulunan vatandaşlarımıza sosyal yardım kriterleri çerçevesinde sunuyoruz. Önceliğimiz sosyal yoksunluk ve yoksulluk kriterleri içerisinde bulunan vatandaşlarımızın yaşam standartlarını yükseltmek" dedi. Hasta bezi desteğinin 6 ay boyunca ayda bir kez sağlandığını kaydeden Özmutlu, diğer medikal malzeme hizmetlerinin ise 2 yılda bir verildiğini ifade etti. Özmutlu, vatandaşların ’Alo 185 ve TEKSİN’ uygulaması üzerinden başvuru yapabileceklerini söyledi. Hizmetlerden yararlanan vatandaşlardan Özgül Akbulut, verilen desteklerden memnuniyet duyduğunu belirterek, "Ben şimdiye kadar hiçbir belediyeden böyle bir destek görmedim. Başkanımız Vahap Seçer’e engellilere tanıdığı kolaylıklardan dolayı çok teşekkür ederim" diye konuştu. Annesi adına tekerlekli sandalye desteği alan Necmettin Gündüz ise başvuru sürecinin hızlı ilerlediğini ifade ederek, "185’i aradım, çok ilgilendiler. Başvurumu yaptım ve bana 2-3 gün içinde döndüler" ifadelerini kullandı. Akülü aracının tamiri için Büyükşehir Belediyesinden destek alan Emre Arda İnce de hizmetlerin hayatlarını kolaylaştırdığını belirterek, "Akülü aracımın tamiri için aradığımda 2 gün içinde gelip sorunu giderdiler" dedi.
Malatya MTÜ ile ASELSAN arasında Ar-Ge ve iş birliği toplantısı gerçekleştirildi Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) ile ASELSAN arasında, üniversite-sanayi iş birliğini geliştirmeye yönelik değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Taha Yücel ile ASELSAN yetkilileri Ahmet Fazıl Yağlı ve Tuna Akça’nın katılımlarıyla düzenlenen toplantıda, Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin yürüttüğü Ar-Ge faaliyetleri, mühendislik alanındaki akademik çalışmaları, uygulamalı eğitim ve sanayi ile ortak çalışma konuları ele alındı. Toplantıya, MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Orhan Gündüz ve Prof. Dr. İlhan Erdem, Genel Sekreter Abuzer Gelse, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Deniz Korkmaz, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Asım Balbay, Yeşilyurt Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Fehmi Aslan, Arapgir Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Serhat Aksungur ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ile Yeşilyurt Meslek Yüksekokulundan öğretim üyeleri katıldı. Toplantı kapsamında; savunma sanayii, elektronik sistemler, otomasyon, yapay zekâ, sensör teknolojileri ve nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi gibi başlıklarda muhtemel iş birliği alanları değerlendirilerek üniversitenin sahip olduğu akademik kapasite ile ASELSAN’ın teknoloji odaklı üretim ve Ar-Ge deneyimi arasında ortak projelere zemin oluşturabilecek çalışma alanları ele alındı. Gerçekleştirilen toplantının, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi ve öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçlerinin desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğu ifade edildi.
Rize Çayeli Bakır’da güvenlik bir öncelik değil temel bir değer olarak görülüyor Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca sahadaki uygulamalarla sınırlı tutmayan, çalışan katılımını merkeze alan yaklaşımıyla güçlü bir kurum kültürüne dönüştürüyor. Bireysel farkındalığı kolektif bir refleks haline getiren bu anlayış, güvenliği bir zorunluluk ya da öncelik değil, ortak bir değer olarak konumlandırarak sürdürülebilir ve güvenli bir çalışma ortamının temelini oluşturuyor. Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir prosedürler bütünü olarak değil, kurumsal kültürünün temel bir parçası olarak ele alıyor. Sahada kararlılıkla uygulanan politikalar ve çalışanların aktif katılımını teşvik eden yaklaşım, emniyetli çalışma ortamının sürdürülebilirliğini sağlıyor. Şirket, her çalışanın güvenlik sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu bilinciyle hareket ederek, bireysel farkındalığı kurumsal refleks haline dönüştürüyor. Bu yaklaşım, sadece fiziksel güvenliği değil, aynı zamanda çalışanların kendilerini ifade edebildiği, riskleri açıkça dile getirebildiği bir iş ortamını ve psikolojik güvenliği de beraberinde getiriyor. İş güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğu anlayışıyla hareket eden Çayeli Bakır, çalışanların bilinçli katkısını teşvik ederek sahada güçlü bir güvenlik kültürü oluşturuyor. 2025 yılını kaza olmadan tamamladı Çayeli Bakır, Düşün! İş Emniyet programı, saha uygulamaları ve çalışanlarının emniyet kültürüne bağlılığı sayesinde 2025 yılını kayıp zamanlı kaza olmadan tamamladı. 2023 yılında hayata geçirilen program, çalışanların işe başlamadan önce olası riskleri değerlendirmelerini, güvenli ekip çalışmasına yönelmelerini ve iş güvenliği farkındalığını içselleştirmelerini teşvik ediyor. Programın hayata geçirilmesinden bu yana yüksek seviyeli hadiseler %55 oranında azaldı. Çalışanların sürece aktif katılımı, iş güvenliği kültürünün gelişimini hızlandırdı. 2025 yılında çalışanlardan gelen 743 öneri, katılımcı ve sürekli gelişen bir güvenlik kültürünün oluştuğunu gösterdi. Ayrıca geçtiğimiz yıl verilen bin 300 saatlik eğitim uygulamalı örneklerle desteklenerek güvenli davranışların kalıcı hale gelmesine katkı sağladı. Tehlikeli işi reddetme politikası ve birey kart uygulaması Çayeli Bakır’da tüm çalışanlar, tehlikeli olduğunu düşündükleri işleri reddetmekle yükümlü. Bu politika, güvenlik kültürünü güçlendirirken çalışanların emniyetli davranışlarını destekliyor. Son 3 yılda "Tehlikeli İşi Reddetme" oranı yüzde 30 artış gösterirken, yalnızca 2025 yılında 312 tehlikeli iş reddinin kayda geçmesi bu yaklaşımın etkinliğini ortaya koyuyor. Risk değerlendirmesi süreçlerinde birey kart ile ‘Dur ve Konuş’ uygulamaları öne çıkıyor. 2025 yılında 61 bin 103 birey kart doldurularak yılda çalışan başına ortalama 194 bireysel risk analizi yapıldı. 13 bin 153 kez ‘Dur ve Konuş’ uygulaması gerçekleştirildi. Basit bir sohbetin hayat kurtarabileceği yaklaşımıyla geliştirilen ‘Dur ve Konuş’ uygulaması, çalışanların işle ilgili risk gördüklerinde bu riskler hakkında konuşmalarını ve farkındalıklarını artırmalarını sağlıyor. Ayrıca ekip içi iletişimi de pekiştiriyor. Sahada güvenlik kültürünü güçlendiren çalışan katkısı Çalışan katılımını merkeze alan bu yaklaşım, sahadaki bireysel katkılarla da somut şekilde karşılık buluyor. Vardiya Amiri Abdulkadir Geylani Yalçın, çalışma ortamındaki ve çevredeki tehlike ile riskleri zamanında fark ederek yapılan bildirimlerin olası kaza ve hadiselerin önüne geçilmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. "Tehlike Bildirimi" uygulamasının daha emniyetli bir çalışma ortamı oluşturduğunu ifade etti. Tesis Operatörü Ünal Yazıcı ise tehlike bildirimlerinin çalışma güvenliğine aktif katkı sunarken, sahadaki emniyet uygulamalarının temel amacının riskleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Yazıcı, herhangi bir tehlike durumunda mobil uygulama üzerinden yapılan bildirimlerin, Çayeli Bakır’da yerleşik hale gelen güçlü emniyet kültürünün bir yansıması olduğunu ve çalışanların birbirini gözetme anlayışının önemli bir parçasını oluşturduğunu dile getirdi. Vardiya Amiri Niyazi Yılmaz da ’Dur ve Konuş’ uygulamasının, risklerin önceden fark edilmesine katkı sağladığını söyledi. Ayrıca bu risklerin ekip içinde değerlendirildiğini ve böylece daha emniyetli bir şekilde çalıştıklarını belirtti. Sahada yaptığı ‘Dur ve Konuş’lar ile Çayeli Bakır’ın emniyet kültürüne en çok katkı sunanlar arasında yer alan Mobil İş Makineleri Yeraltı Mekanik Teknikeri Emre Fakir de bu uygulamanın bilinçli hareket etme kültürünü geliştirdiğini ve çalışanlar arasındaki iletişimin güçlenmesine katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca yapılan bildirimlerin takdir edilmesinin ve ödüllendirilmesinin çalışanları motive ettiğini ifade etti. Kademeli denetimlerle sahada sürekli iyileşme İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının sahada etkili biçimde sürdüğünden emin olmak için son 3 yılda 2 bin 710 saha denetimi ve 783 kademeli denetim gerçekleştirildi. Çayeli Bakır yöneticileri ve uzmanları tarafından yapılan bu iç denetimler; iş güvenliği yönetim sisteminin sahadaki etkinliğini ölçüyor ve gelişim fırsatlarını ortaya çıkarıyor.