GÜNDEM - 25 Mart 2026 Çarşamba 10:27

Efsane sanatçılar, yarım asır sonra İzzet Günay Sergisi’nde buluştu

A
A
A
Efsane sanatçılar, yarım asır sonra İzzet Günay Sergisi’nde buluştu

"Artist Defteri: Başrolde İzzet Günay" Sergisi, Koleksiyoner Ulvi Sulaoğlu’nun özel seçkisiyle Büyükçekmece’de sanatseverlerle buluşurken, Türk sinemasının önemli isimlerinden İzzet Günay ile Neşe Karaböcek’in yaklaşık 50 yıl sonra gerçekleşen buluşması sergiye damga vurdu.


"Artist Defteri: Başrolde İzzet Günay" Sergisi, Koleksiyoner Ulvi Sulaoğlu’nun özel seçkisiyle Büyükçekmece’de sanatseverlerle buluştu. Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi’nde sergi açılışına Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi’nin eşi Nalan Çebi, CHP Büyükçekmece Grup Başkan Vekili, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Büyükçekmece Belediye Meclis Üyesi Tarık Erdoğan, Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü H. Gürhan Ozanoğlu, Koleksiyonerler Şerif Antepli, Hilmi Nakipoğlu, Prof. Dr. Turgut Göksoy, bir döneme damgasını vuran sanatçı Ersen Erdura katıldı.


Türk sinemasının önemli isimlerinden İzzet Günay ile Neşe Karaböcek’in yaklaşık 50 yıl sonra gerçekleşen buluşması sergiye damga vurdu.


31 Mart tarihine kadar ziyarete açık kalacak


Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncularından İzzet Günay’ın sinema tarihindeki yerini, sanatsal kimliğini ve kültürel birikimini yansıtan sergi, ziyaretçilere nostaljik ve sanatsal bir deneyim sunuyor. Sergide sanatçının kariyerine ışık tutan özel eserler, sinema tarihinin izlerini taşıyan belgeler ve objeler yer alıyor. Sergide yer alan eserlerden oluşan ve sanatçının hayatını, sahne arkasındaki hikayelerini ve filmografisini kapsamlı bir şekilde ele alan özel bir kitap da hazırlandı. Kitabın hazırlanmasında emeği geçen Prof. Dr. Turgut Göksoy, Hilmi Nakipoğlu, Şerif Antepli, Armağan Toprak’a çiçek takdim edildi. "Artist Defteri: Başrolde İzzet Günay" Sergisi, 31 Mart tarihine kadar Büyükçekmece İbrahim Çallı Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık kalacak.



‘’Ayakta durmamı koleksiyonculuğa borçluyum’’


"Artist Defteri: Başrolde İzzet Günay" Sergisi hakkında konuşan İzzet Günay, koleksiyonculuğun hayatındaki önemine değinerek serginin genç kuşaklara ilham kaynağı olmasını dileyerek şöyle konuştu: "Teşekkür ediyorum Büyükçekmece Belediyesi’ne emekleri için. Değerli koleksiyoner arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Prof. Turgut Bey, Ulvi Sulaoğlu’na bu emekleri için sonsuz teşekkür ediyorum. Böyle şeyler hazırlamak çok zor biliyorsunuz. Bir araya getirmek, bunları biriktiren insanlar bundan da büyük bir keyif alıyorlar. Biz de seyretmekten büyük keyif alıyoruz. Keşke herkes böyle bir şeyler yapsa. Hem sanatçılar hatırlanır hem de insanlar özendirilir. Yani koleksiyon yapan insanlar çoğalır diye düşünüyorum. Türkiye’mizde maalesef hobi eksikliği var. Ben mesela röportaj için çağrıldığımda fazla gönüllü olmuyorum sinema için çağrıldığımda. Koleksiyon için çağrıldığımda gidiyorum, gitmeye çalışıyorum ki yeni kuşaklar böyle heveslensin, başlasınlar diye. Ben çünkü ayakta durmamı koleksiyonculuğa borçlu olduğunu düşünüyorum. Çünkü koleksiyonculuk; insana yeni bir hayat, yeni bir enerji verir. Yaşadığınızın farkında olursunuz. Mutlu olursunuz ve o mutluluğu diğer dostlarla paylaşırsınız. Yani benim hobilerim olmasaydı belki ben bu yaşta sizin karşınızda olamayacaktım. Böyle günlerin çoğalmasını diliyorum. Herkes biriktirdiğini en azından sergilesin. İnsanlar görsün ve heveslensinler. Gerçekten Büyükçekmece Belediyesi’nin değerli üyelerine, başkanına ve yardımcılarına, hanımefendilere sonsuz teşekkürler ediyorum, var olsunlar. Bize bu güzel günü yaşattılar. İnşallah başka sanatçılar için de devam eder. Bu sergi 31 Mart’a kadar devam ediyor. Herkesi sergimize bekliyoruz. Yapan arkadaşların da emekleri boşa gitmesin. Bugün Neşe Hanım’ın da burada olması hepimizi çok mutlu etti. Eski günleri yad ettik. Dostluklar böyle günlerde belli oluyor. Ayaklarına sağlık, kendisine çok teşekkür ediyorum.’’



‘’Yıllar sonra tekrar beraber olmanın mutluluğunu yaşıyorum’’


Sergiyi ziyaret eden Neşe Karaböcek, yaklaşık 50 yıl aradan sonra İzzet Günay ile yeniden bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek şunları söyledi: ‘’Yıllar önce İzzet Bey ile filmlerimiz vardı. Çok güzel filmlerdi onlar. İlk filmimi de İzzet Bey ile çevirdim ‘’Anneler ve kızları.’’ 1971 yılında benim çok telaşlı zamanımdı o. Ankara’da çalışıyordum ve Ankara’da yaşıyordum o zamanlar. İstanbul’a geliyordum sabah erkenden uçakla. Filme başlıyorduk. Ondan sonra film çekiliyor, akşam son uçakla konserime gidiyordum. 1 ay git, gel ilk filmim de olduğu için zor bir dönemdi o. Ama çok güzel bir film oldu, ilk filmim olmasına rağmen. İzzet Bey ile biz gene devam ettik. ‘’Duyun beni’’ filmini çektik beraber ve sonra da ‘’Kısmet’’ filmini çevirdik. Kısmet filmini ben çok sevdim, çok güzeldi. Yıllar geçmiş aradan ve yıllar sonra tekrar beraber olmanın mutluluğunu yaşıyorum. İzzet Bey’i tekrar görmek çok güzel. Sağlıklı olması çok güzel. Yıllar geçse de dostluk ölmüyor. Hayırlı, uğurlu olsun bu gününüz. Ben çok mutluyum. Sizi tekrar gördüm. O günleri tekrar yaşadım şu an.’’



Efsane sanatçılar, yarım asır sonra İzzet Günay Sergisi’nde buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.