ASAYİŞ - 01 Haziran 2026 Pazartesi 19:14

Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü duruşmasının görülmesine devam edildi

A
A
A
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü duruşmasının görülmesine devam edildi

’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 42. oturumuna ara verildiği sırada konuşan Ekrem İmamoğlu, "Çok yakında çok daha güzel günler gelecek bunu bilin. Tarihin görmediği en cesur kardeşlik ruhunu bana yaşatan Genel Başkanım Özgür Özel’e teşekkür ediyorum. Milletimiz çok büyük bir yürüyüş başlatacak. Ruhumuz, Kuvay-i Milliye ruhudur. Yolumuzdaki en büyük karakterimiz değişimdir. En büyük coşkuyla, büyüyerek çocuklar, gençler, kadınlar, halkımız tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacağız" dedi.


’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 42. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada iş adamı Vedat Şahin savunma yaptı.


İddianamede tutuklu sanık Vedat Şahin’in reklam firmaları sahibi olduğu ve Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. üzerinden açılan ihalelere katılarak usulsüz yöntemler ile düzenlenen ihaleleri kazandığı belirtilmişti. Şahin’in haksız gelirin sahte fatura yöntemiyle nakde çevrilip örgüte fon sağlanması eylemlerinde rol aldığı, bu yöntem ile hem kendisinin hem de suç örgütünün menfaat sağladığı iddianamede aktarılmıştı. Şahin’in, örgüt yöneticisi Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı’ya bağlı hareket ettiği de iddianamede kaydedilmişti. MASAK raporlarında Vedat Şahin’in para transfer işlemlerinde 2023 ve 2024 yıllarında önceki yıllara göre olağanüstü bir artış gözlendiği (50 milyon TL üzeri çıkış ve 20-30 milyon TL üzeri girişler) iddianamede ifade edilmişti.


Tutuklu sanık Vedat Şahin savunmasında ’kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’ ile ’suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlamalarının kendisine yöneltildiğini belirterek, "Ben 1994 yılında bu sektörde çalışmaya başladım. Uzun yıllar emek vererek 2023 yılında emekli oldum. 2001 yılında Medyafon Medya ve İletişim Bilişim Teknolojileri şirketini arkadaşım Murat Ocak’tan devraldım. Bugüne kadar, aynı zamanda kendi uzmanlık alanım olan kongre, konferans, fuar, lansman, etkinlik sektörü, açılışlar ve mitingler gibi kamu ile özel sektörün tertip ettiği kapalı ve özellikle açık alan etkinliklerinde ihtiyaç duyulan teknik ekipmanların tedarikini ve kurulumunu gerçekleştirdim. Bu etkinliklerde kullanılan ses sistemi, ışık sistemi, LED ekran, baskı işleri, podyum, catering, güvenlik çadırı, çadır, mobil tuvalet, jeneratör, canlı yayın araçları, simultane sistemler ve delege mikrofonları gibi tüm malzemelerin tedarik ve kurulum süreçlerini firmamız yürütmektedir" dedi.



"Teminat mektubu varken nasıl olur da kamuyu zarara uğratmış olabilirim?"


Şahin savunmasının devamında, "Stokumuzda olan bu ana kalemler haricinde, bazen organizasyonların ve etkinliklerin niteliğine göre ilave teknik ihtiyaçlar doğabilmektedir. Bu tarz durumlarda doğan fazla ihtiyaçları ve iş kalemlerini piyasada bu alanda faaliyet gösteren diğer firmalardan kiralama suretiyle temin etmekteyiz. Bu işleri yaparken zaman zaman alanında uzman bazı alt yüklenici firmalardan da destek alarak projelerimizi eksiksiz şekilde teslim ediyoruz. Tüm belediyeler, kamu kurumları, özel sektörler, sivil toplum kuruluşları müşterilerimizdir. İddianamede tarafımın ve şirketlerimin İBB iştiraki Kültür A.Ş.’den alınan alt ihaleler ile ilgili suçlandığı görülmektedir. Ama hangi eylemin suç işlediği hususuna hiçbir surette yer verilmemiştir. Tüm iş hayatım boyunca Kültür A.Ş.’den sadece 3 alt ihale aldım. Bu ihaleyi alırken teminat mektubunu alıp kuruma verdim. Kurumumun teminat mektubu varken nasıl olur da kamuyu zarara uğratmış olabilirim? Pandemi döneminde üstlendiğim 3 işten sonra 2022 yılı ortalarına kadar Kültür A.Ş. ile hiç iş yapmadım. Tarafıma isnat edilen suçlamalar, genel olarak etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye olan kişilerin emniyette ve ilk sulh ceza sorgusunda olmayıp, daha sonra tutuklanmalarından sonra yaptığı asılsız suçlamalar" ifadelerini kullandı.



"Yaptığımız işlerde asla suistimal yoktur"


Tutuklu sanık Şahin, "Üstlendiğimiz işlerin gerçek olmadığı, adrese teslim işler olduğu ya da sahte fatura keserek kamuyu zarara uğrattığım iddia edilmiştir. Oysa ki burada mağdur olan şirketimizdir. İşler, standardına uygun bir şekilde yapılmıştır. Hiçbir şekilde naylon, sahte fatura söz konusu değildir. Şirketlerim işleri yapıp teslim etmesine rağmen hakedişlerini almaya hak kazandığı aşamalarda sorunlar yaşadık. Ödemeler yapılmamış ya da geciktirilmiştir. Adına iş yapılarak fatura kesilen firmalar, hakediş bedellerini ödememek ya da daha az ödemek adına birçok engel çıkarmışlardır. Zaman zaman bu şirketlerden alacağımızı alabilme adına kesintiler yaptığımız olmuştur ama bu kesintiler asla birilerinin yararına ya da iddianamede zikredilen sistem yararına değildir. Kendi alacağımızdan fedakarlıktır. Burada tarafım zarar etmektedir. Nitekim halen borçlarını ödemediği için davalık oldum. Yapmış olduğumuz işlerin bedellerini almadığımız zamanlarda ciddi sıkıntılar yaşadık. Bu işleri eksiksiz tam bir şekilde zamanında teslim ettik. Bu işlerin icrasında tarafımızca alt taşeronlar kullanmak zorunda kalmıştır ve kullanmıştır da. Kültür A.Ş. adına iş alan firmalar üzerinden yaptığımız işlerde asla suistimal yoktur" şeklinde savunma yaptı.


Vedat Şahin "Tarafım ne kamunun zararına iş yapmış ne de suçtan kaynaklanan bir mal varlığını aklamıştır. Tüm işleri resmi ve kayıtlı, aynı zamanda yapılan işlerin görselleri mevcuttur. Hak ettiğim bedelleri dahi alamamışken, aldığım ihalelerden pandemi nedeniyle zarar etmişken böyle bir suçlamanın, maddi gerçekliği yoktur, dayanağı da yoktur" dedi.



"Milletimiz çok büyük bir yürüyüş başlatacak"


Duruşmaya ara verildiği sırada salonda konuşan Ekrem İmamoğlu ise, "Sevgili arkadaşlar, çok yakında çok daha güzel günler gelecek bunu bilin. Tarihin görmediği en cesur kardeşlik ruhunu bana yaşatan Genel Başkanım Özgür Özel’e teşekkür ediyorum. Tarihin en doğru tarafında duran Mansur Yavaş’a teşekkür ediyorum. Çok tarihi bir dönemden geçiyoruz. Asrın hukuksuzluğun yaşandığı bir davadayız. Bu davada büyük mücadele veren masum arkadaşlarıma, belediye başkanlarıma ve bütün yol arkadaşlarıma, bürokratlarıma teşekkür ediyorum. Hepsinin dağ gibi yanındayım. Kimsenin masumiyetine laf söyletmem. Söyleyene de en karşı en dik duruşu gösteririm. Devletin başındaki zihniyet gibi, Allah affetsin deyip milletimden özür dileyen kişiyi, Allah affetsin diye ben de dua ediyorum ama millet affetmeyecek. Onu söyleyeyim. Hazır olun, en büyük coşkuyla hazır olun. Milletimiz çok büyük bir yürüyüş başlatacak. Ruhumuz, Kuvay-i Milliye ruhudur. Yolumuzdaki en büyük karakterimiz değişimdir. En büyük coşkuyla, büyüyerek çocuklar, gençler, kadınlar, halkımız tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacağız" şeklinde konuştu.


Duruşma sanık savunmaları ile sürüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Şarköy’e hayırsever desteğiyle cami yapılacak Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde hayırsever iş adamları tarafından yaptırılacak cami ve müştemilat için protokol imzalandı. Şarköy ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde, iş adamı Ali Afrasyap ve Engin Afrasyap tarafından inşa edilecek cami ve müştemilatın yapımına ilişkin protokol, Tekirdağ Valiliği Toplantı Salonu’nda düzenlenen törenle imzalandı. Protokol ile Cumhuriyet Mahallesi’nde yapılacak caminin yanı sıra, vatandaşların kullanımına sunulacak çeşitli sosyal alanları içeren müştemilatın da inşa edilmesi planlanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin ibadet ve sosyal ihtiyaçlarına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. İmza töreninin ardından konuşan Vali Recep Soytürk, hayırseverlerin eğitime, sağlığa ve ibadethanelere yönelik katkılarının büyük önem taşıdığını belirterek, caminin yapımını üstlenen iş adamlarına teşekkür etti. Vali Soytürk, "Şarköy ilçemizde cami yaptıran hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Allah hayrınızı kabul etsin. Camimiz ilimize ve ilçemize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Yetkililer, cami ve müştemilatın yapım sürecinin protokol doğrultusunda başlatılacağını, tamamlanmasının ardından vatandaşların hizmetine sunulacağını bildirdi. Protokol imza törenine Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Şarköy Kaymakamı Ahmet Naci Helvacı, Şarköy Belediye Başkanı Alpay Var, Tekirdağ İl Müftü Vekili Harun Bayraktutar, Şarköy İlçe Müftüsü Ramazan Tekin, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Çerkezköy Şube Başkanı Serkan Karagöz ile Sultan Sarrafiye Firması sahibi Ali Afrasyap katıldı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasına başlamadan önce tüm milletin geçmiş Kurban Bayramı’nı bir kere daha yürekten tebrik ettiğini dile getirdi. "Bizi bölmeye çalışanlara verdiğimiz en anlamlı cevaplardan biri, kuşkusuz hakkıyla idrak ettiğimiz bayramlarımızdır" diyen Erdoğan, bayramların; mahzun gönüllerin aydınlandığı, dargınlıkların ve kırgınlıkların unutulduğu, 86 milyonun ve tüm Müslümanların aynı duada buluştuğu müstesna zaman dilimleri olduğunu kaydetti. "Trafik kazalarında kaybettiğimiz 70 vatandaşımızın acısı milletçe hepimizin yüreğini dağlamıştır" Kurban Bayramı tatili boyunca trafik kazalarında hayatını kaybeden 70 vatandaşın acısının milletçe yürekleri dağladığını aktaran Erdoğan, "Trafik kazalarında yitirdiğimiz tüm kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Tedavileri devam eden vatandaşlarımıza aynı şekilde Yüce Mevla’dan acil şifalar niyaz ediyorum. Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır. Yeni yollar yoğun trafik tedbirleri hava destekli denetimlerle ağır ve hasta kısıtlamaları gibi önlemler neticesinde trafik güvenliğinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır. Araç ve insan hareketliliğinin zirveye çıktığı 9 günlük bayram tatili boyunca vatandaşlarımızın güvenli seyahat edebilmeleri için fedakarca çalışan kolluk kuvvetlerimize ve karayolları personelimize teşekkür ediyorum" dedi. "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz" Göreve geldiklerinde Türkiye’nin dört bir yanını birbirine bağlayan güçlü bir ulaşım ağı olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz. Yol medeniyettir şiarıyla son 23 yılda ülkemizin ulaşım altyapısına devasa nitelikte yatırımlar yaptık. Kara yollarında 206 milyar dolar, demir yollarında 80 milyar dolar, hava yollarında 35,5 milyar dolar tutarında yatırıma imza attık. Yatırımlarımız sayesinde 2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuz bugün 30 bin 51 kilometreye çıktı. Ülkemizde sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlı iken bugün 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlanmış durumda. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı 8,5 milyonken şehirlerarası ortalama hızımız saatte yalnızca 40 kilometreydi. Bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye yükseldi. Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu önemli ölçüde artırdık. Bilhassa kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarında Allah’a hamdolsun büyük bir düşüş yaşandı. Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğumuzu da iki kattan fazla artırdık. Otoyollarımızı bin 714 kilometreden aldık, 3 bin 796 kilometreye çıkardık. Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle geçtik. 311 kilometre olan köprü viyadük uzunluğumuzu 821 kilometreye, sadece 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 856 kilometreye yükselttik" diye konuştu. "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı" Demir yolunun önem ve öncelik verdikleri bir diğer alan olduğunu söyleyen Başkan Erdoğan, Türkiye’nin hızlı trenin konforuyla ilk defa kendi dönemlerinde tanıştığına dikkati çekerek, "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı. Hava yolunu halkın yolu haline getirerek bir zamanlar yalnızca elitlerin faydalandığı imkânları milletimizin istifadesine sunduk. 2002’de 26 havalimanımız varken şimdi 58 havalimanımızla yıllık yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet veriyoruz. Bundan 13 sene evvel Gezici vandalların ’yapılmasın’ diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanımız bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında. Gezicilerin ’buraya uçak inmez’ dedikleri havalimanımız dün bin 730 uçak trafiğiyle rekor kırdı. Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 8 bin 170 uçak trafiği ile 1 milyon 402 bin yolcuya, Antalya Havalimanı’nda 8 bin 408 uçak trafiği ile 1 milyon 456 bin yolcuya, Esenboğa Havalimanı’nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 382 bin yolcuya, Adnan Menderes Havalimanı’nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir. Birileri sadece laf üretirken, biz 23 yıl boyunca iş ürettik, hizmet ürettik, Türkiye’nin çehresini değiştirecek vizyon projelerini hayata geçirdik" ifadelerine yer verdi. "Ulaştırma yatırımların üretime etkisi 2 trilyon doları bulmaktadır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma yatırımlarının üretime olan etkisinin 2 trilyon doları bulduğunun da altını çizerek, "Bu yatırımların yıllık ortalama istihdama etkisi ise 1 milyon 200 bin civarındadır. Ekonomideki katkılarının yanı sıra bu yatırımlar sayesinde vakit ve yakıt israfı önlenmiş, çevre kirliliği azaltılmış, turizmden tarıma birçok sektörde ilave katma değer üretilmesi sağlanmıştır. Ulaştırma alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya ve Malatya Çevre Yolu ikinci etapları ile Antalya Havalimanı iç ve dış terminal binalarının olduğu 55 projemizi hizmete açmıştık. 2026 yılı için hedefimiz, 144’ü kara yolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır. Özellikle 42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyoluyla ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız. 7 kavşak 4 tünel, 8 viyadük, 22 kavşak köprüsünün yer aldığı toplam 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız" dedi. "İstanbul Türk’tür, Müslümandır, Allah’ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" Kurban Bayramı’nın üçüncü gününde Türk tarihinin en muhteşem zaferi olan İstanbul’un fethinin 573’üncü yıl dönümünü gururla kutladıklarını dile getiren Erdoğan, "Merhum Nurettin Topçu, İstanbul’un fethinin esas manasını bakınız nasıl ifade ediyordu. İstanbul’un kahraman fatihi hakkında bugüne kadar çok güzel sözler söylendi. Hepsinden ziyade Hazreti Peygamber’in onu övmesi yeterdi. Ancak bu Osmanlı Padişahının yaptığı yalnız bir şehrin alınması mıydı? Biz buna inanmıyoruz, olayı bu kadar küçültmek istemiyoruz. Bir şehrin alınmasıyla tarihte yeni bir devir açılmaz. Gerçekte yapılan bir şehrin fethiyle beraber ruhların fethi, kalplerin fethidir. İstanbul’un Bizans işgalinden kurtulmasıyla asıl kalpler fetholunmuş, harap bir şehir olarak Bizans’tan alınan Konstantiniyye, Sultan Fatih’in vakıflara dayanan imar seferberliğiyle Yahya Kemal’in ’Türk İstanbul’ dediği muhteşem bir Türk-İslam şehrine dönüşmüştür. Minarelerinden Ezan-ı Muhammedi’ler yükselen Ayasofya, aynı zamanda Feth-i Mübin’in de sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar mahzun ve boynu bükük bırakılmıştır. 86 yıllık hicranın ardından Fatih’in emaneti Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri kırarak, fethin bağrında açılan bu yarayı hamdolsun biz kapattık. Yıllarca gözü yaşlı ve gönlü yaslı olan Ayasofya artık kubbesinde inleyen, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle minarelerini süsleyen, Ezan-ı Muhammedilerle İstanbul’un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur. İstanbul’un duvarlarını ‘zulüm 1453’te başladı’ yazılarıyla kirleten Bizans artıkları halen kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk’tür, Müslümandır, Allah’ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" şeklinde konuştu. "Bu aziz şehri iş bilmezlerin insafına bırakmayacak, İstanbul’a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz" İstanbul’un fetih ve ’Fatih’ ruhundan koparılmasına asla göz yummayacaklarına vurgu yapan Erdoğan, "Bu aziz şehri iş bilmez, tarih bilmez, kadr-ü kıymet bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacak, İstanbul’a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul’a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz. Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih’i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle yâd ediyorum. İlk fetih hareketinden günümüze kadar bu toprakları mübarek kanlarıyla şereflendiren tüm kahramanların aziz ruhları şad olsun diyorum" diye konuştu. "Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye var" Dünyada ve bölgede gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmaların yaşandığına da dikkati çeken Erdoğan, "Coğrafyamızda sınırların yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Gazze’den Lübnan’a, Yemen’den Sudan’a yönümüzü nereye çevirsek aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken, diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Bugün hamdolsun diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayinde destan yazan bir Türkiye var. Ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye vardır. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye vardır. Bunların gerisinde de milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye’de 23 yıldır iş başında olması vardır. Bunun kıymetini sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net anlayabiliyoruz. Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da takip eden her bir vatandaşımız Türkiye’nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini görüyor" açıklamasında bulundu. "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor" Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye’dir. Türkiye Yüzyılı’nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil, kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz. Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye’nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olmaz. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta ’Terörsüz Türkiye’ sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir. Biz iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye’nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz."
İstanbul CHP Kurultayı soruşturmasında oy kullanan delegeler ve yakınları hakkında belge talebi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38’inci Olağan Kurultayı’nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği iddialarına ilişkin soruşturmada, kurultayda oy kullanan delegeler ile birinci derece yakınları hakkında banka hesap hareketleri ve SGK kayıtlarına ilişkin belge talebinde bulunuldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayında delegelerin oy kullanma iradesini etkilemeye yönelik müdahale edildiğine ilişkin iddialar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında operasyon düzenlenmişti. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı çalışmalar sonucu siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği değerlendirilen 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Gülhan Aydın, Ayça Akpek Şenay, Melda Tanışman Tutan ve Hayati Kaya adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, Sadi Karayalçın, Suat Dülger, Kalender Özdemir, Özkan Deniz, İbrahim Şahin, Umut Sapan, Mehmet Ayıp Demirbüken, Metin Kaya, Gaffar Çiçek ise tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Kurultayda oy kullanan delegelere ait belge talebi Öte yandan, yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Başsavcılık tarafından, kurultayda oy kullanan tüm delegeler ile birinci derece yakınlarına ait MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları hakkında ilgili kurumlardan bilgi ve belge talebinde bulunuldu. Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.