EKONOMİ - 13 Haziran 2025 Cuma 16:40

Erdemir çelik sektörünü bir araya getirdi

A
A
A
Erdemir çelik sektörünü bir araya getirdi

OYAK Maden Metalürji şirketlerinden Erdemir’in desteğiyle bu yıl ikincisi düzenlenen SteelOrbis Piyasa Sohbetleri’nin İstanbul buluşmasında, sektörün karşı karşıya olduğu temel sorunlar ve son küresel gelişmeler ışığında Türkiye çelik sektörünün nasıl şekilleneceğine dair tahminler ele alındı.



Türkiye’nin önde gelen entegre çelik üreticilerinden Erdemir’in ana destekçisi olduğu Piyasa Sohbetleri İstanbul’da gerçekleştirildi. 700’ü aşkın katılımcının çelik sektörünün önde gelen temsilcilerinden geleceğe yönelik beklenti ve değerlendirmelerini dinleme fırsatı yakaladığı etkinlik, yeni iş bağlantıları kurma fırsatı da sundu.


OYAK Maden Metalürji Pazarlama ve Satış Grup Başkan Yardımcısı Sercan Büyükbayram, Erdemir’in faaliyetlerini aktardığı ve Türkiye çelik sektörüne genel bir bakış sunduğu konuşmasına, hem dünya hem Türkiye ekonomisi hem de çelik sektörünün zor zamanlardan geçtiğini ifade ederek başladı. Son beş yılda, sektörün pandemi sonrası önce yüksek oynaklık, ardından imalatta durgunluk yaşadığını belirten Büyükbayram, enflasyona karşı verilen mücadele ile faiz kararlarının sektörde yakından izlendiğini vurguladı. Yakın coğrafyada beklenmedik jeopolitik gelişmeler yaşanması nedeniyle sekteye uğrayan tedarik zincirine çözüm bulmaya çalıştıklarını kaydeden Büyükbayram, Çin ekonomisindeki yavaşlamanın ve bunun sonuçlarının herkesin asıl gündemi olduğunu ifade etti. OYAK Maden Metalürji çatısı altında yer alan bir üretici olarak, zorlu piyasa koşullarına rağmen son üç yıldır her yıl yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını bildiren Büyükbayram, rakip ülkelerdeki üreticilerin kendi hükümetlerinden hibe almalarına rağmen Türkiye’deki çelik üreticilerinin yatırımlarını hiçbir devlet desteği olmadan gerçekleştirdiğinin altını çizdi. Büyükbayram, "Bu yılın ilk dört ayında yassı çelik tüketimi yüzde 12 oranında daralırken, ithalatın tüketimdeki payı yüzde 50’ye ulaştı. Bu rakamlar bize göre yerel üretimin kaybetmesi anlamına geliyor. Üretim düşüşü ya da ithalat artışı bugün sadece bir sayısal ifade gibi gelse de yarın sebep olacağı kayıplar belki de sadece maddiyatla ifade edilemeyecek kadar ağır olacak" ifadelerini kullandı.


Adil rekabet şartlarının sağlanması gerektiğini vurgulayan Büyükbayram, Türkiye sanayisinin günden güne ithalata bağımlı hale gelmesi riskine itiraz ettiklerini aktardı.


Ham madde piyasalarındaki son gelişmeler ele alındı


Etkinliğin ilk oturumunda, ham madde piyasalarındaki son gelişmeler ve beklentiler üzerine değerlendirmelerde bulunan OYAK Maden Metalürji Satınalma Grup Başkanı Yardımcısı Şevket Selim Yılmaz ise, mevcut piyasa koşullarını anlamak için 2020-2025 arası küresel gelişmelerin hatırlanması gerektiğini ifade ederek kapsamlı bir analiz sundu. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "2022 yılından itibaren yakın coğrafyada başlayan savaşlar tedarik zincirini etkiledi ve bu durum Süveyş’e kadar yansıdı. İklim değişikliğinin kriz yönetiminin parçası haline geldiği ve ticaret savaşlarının belirsizlik oluşturmaya devam ettiği bu piyasa koşullarında pazar okumaları büyük önem taşıyor."


2,3 milyar mt’luk cevher piyasasında ana tedarikçilerin Brezilya ve Avustralya, ana tüketicinin ise Çin olduğunu vurgulayan Yılmaz, arzın arttığını ve üretim tarafındaki arz artışının fiyatlara yansıdığını ifade etti. Yılmaz, artan üretim maliyetlerinin lojistik maliyetleriyle birlikte fiyatları baskıladığını belirtti.


Etkinliğin ikinci oturumunda, çelik piyasalarındaki son gelişmeleri ve beklentileri değerlendiren OYAK Maden Metalürji Dağıtım Kanalları ve Uzun Ürünler Satış ve Pazarlama Direktörü Tolga Koçer, ilk dört ayda Türkiye’nin yassı çelik tüketimindeki düşüşe karşın ithalatın yüksek seyrettiğini dile getirdi. Yüksek finansman maliyetlerinin, satın alma davranışlarını daha küçük, sık ve kısa vadeli alımlara doğru değiştirdiğini ifade eden Koçer, bu durumun entegre tesislerin operasyon yönetimini zorlaştırdığını aktardı. Türkiye çelik piyasasının Asya ülkelerinin düşük fiyat politikaları tarafından baskılandığını, öz kaynaklarıyla avantajlı bir konumda olan Rusya’nın da Türkiye piyasasına girmeye çalıştığını belirten Koçer, "Çelik piyasasında asıl baskı oluşturan faktör olan Çin’in Güneydoğu Asya ülkelerine yaptığı yeni kapasite yatırımları nedeniyle bu baskı artmaya devam ediyor. OYAK Maden Metalürji şirketleri, tüm zorluklara rağmen Türkiye’nin toplam ham çelik üretiminin yüzde 23’ünü tek başına gerçekleştiriyor" dedi.


YEKA rüzgâr enerjisi, millî gemi ve millî denizaltı projeleri gibi prestijli projelerde yer aldıklarını vurgulayan Koçer, şöyle devam etti: "Bununla birlikte, yeşil dönüşüm faaliyetlerine devam edip hidrojen testlerini başarıyla gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönem için hidrojen bazlı üretime geçişi değerlendiriyoruz."


’’Çin’in payı artmaya devam ediyor’’


Koçer’in ardından bir sunum gerçekleştiren OYAK Maden Metalürji İhracat Direktörü Meltem Alim Atmaca, mevcut piyasalarda benzeri görülmemiş bir belirsizlik yaşandığını ifade ederek, Dünya Çelik Birliği’nin bile derin belirsizlik nedeniyle bu yıl güncel tahmin yapamadığını vurguladı. IMF’nin son 10 yıllık verilerine göre, küresel büyüme oranlarının kriz dönemlerinden sonra ilk defa yüzde 2,79’un altına gerilediğinin altını çizen Atmaca, "Dünyada büyümeyi ölçen iki önemli gösterge olan imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi ile hizmet satın alma yöneticileri endeksi arasındaki fark uzun zamandır açılıyor ve imalat sanayi göstergesi negatif ayrışıyor. Çin’in çelik ihracatındaki payını yüzde 23’ten yüzde 38’e çıkarması ve fiyat baskıları oluşturması gibi zorluklara rağmen Türkiye yassı çelik sektörü 5,7 milyon mt ihracat gerçekleştirdi. Erdemir ile İsdemir bu ihracat hacminin yüzde 20’sine sahip. Sıcak ürünlerde ise bu oran yaklaşık yüzde 30. İmkansızlıklar içinde bile her bölgede müşteri bulup satış yapabilecek potansiyele sahibiz. Bununla birlikte önceliğimiz iç piyasadaki düzenli müşterilerimiz" diye konuştu.


Bu yıl Erdemir tarafından 8’incisi gerçekleştirilen Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması’nda ödül alan ilk 15 eser de etkinliğin fuaye alanında sergilendi. Heykel alanında lisans ve lisansüstü eğitimi gören öğrenciler tarafından Erdemir çeliği de kullanılarak üretilen eserler katılımcılardan yoğun ilgi gördü.



Erdemir çelik sektörünü bir araya getirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, ’Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi. Türkiye’nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.