SPOR - 24 Şubat 2026 Salı 19:50

Fenerbahçe, Nottingham Forest maçı hazırlıklarına başladı

A
A
A
Fenerbahçe, Nottingham Forest maçı hazırlıklarına başladı

Fenerbahçe, 26 Şubat Perşembe günü Nottingham Forest ile deplasmanda oynayacağı UEFA Avrupa Ligi son 16 play-off turu rövanş maçının hazırlıklarına başladı.


Can Bartu Tesisleri’nde Teknik Direktör Domenico Tedesco yönetiminde gerçekleştirilen antrenman salonda yapılan core ve dayanıklılık hareketleriyle noktalandı.


Kasımpaşa maçına ilk 11’de başlayıp 60 dakika ve üzeri forma giyen oyuncular ise antrenmanı rejenerasyon çalışmalarıyla tamamladı.


Sarı-lacivertliler, Nottingham Forest maçı hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla tamamlayacak.



Fenerbahçe, Nottingham Forest maçı hazırlıklarına başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır. 25 bini aşkın Filistinli şehidin her birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır. Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında, belleklerinde yer alacak, kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir. Bu çerçevede uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden en temel hükümlülüklerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine yaklaşmak ve bu havada da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını arttırmaktır" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu. Kurtulmuş, yaptığı konuşmada, "Her şeyden evvel hemen yanı başımızda Filistin’de bırakın böylesine bir salonun içerisinde iftar edebilmeyi gazetede dizlerine kadar suyun içerisinde uyduruk çadırlarının içerisinde eğer bulabildilerse yarım lokma ekmekle iftarlarını açmak zorunda kalan binlerce on binlerce Gazzeli kardeşimiz var. Hatta onların içerisinde küçük yaştan itibari İslam geleneğinde alıştırmak için sofraya misafir edilen çocukları var. Kimsesiz insanlardır. Böylesine zor bir tablonun içerisinde maalesef insanlık olarak acı bir tecrübeye sahibiz ve çok büyük iftiharlarla bu Ramazan’da da sınanıyoruz. Öncelikle bütün dünyada ve çok katmanlı olarak büyük krizlerin, kaosların yaşandığını biliyoruz. Dünya sisteminin hemen hemen her alanda büyük oluşlar içerisinde büyük devrimler yaşandığına şahit oluyoruz" dedi. Kurtulmuş, uluslararası sistemde, uluslararası ilişkilerde okutulan derslerin hiçbirisinin anlamı kalmadığını kaydederek, "Dünyanın en önemli kuralları zannettiğimiz kuralların hiçbirisinin de geçerli olmadığı bir döneme giriyoruz. Özellikle ülkelerin egemenlik haklarının rahatlıkla herhangi bir ülkenin devlet başkanının kendi yatak odasında alınarak başka bir ülkeye götürüldüğü bir dönemi üzülerek görüyoruz. Yine aynı şekilde uluslararası adalet divanında soykırım suçlusu olarak görülen ve hakkında tutuklama kararı çıkartılmış olan bir başbakanın gayet rahat bir şekilde dünyanın öte ucuna seyahat edebildiğini görüyoruz. Aynı şekilde maalesef Batı Şeria’da da Filistinlilerin mallarına, ülkelerine el koyulduğunu ve buna karşı da dünya sisteminin hiçbir şekilde sesini çıkaramadığını görüyoruz. Bırakın sesini çıkarmayı, dünyanın büyük sayılan ülkelerinden birisinin İsrail’deki büyükelçisinin Orta Doğu’daki bütün topraklarda İsrail’in hakkı vardır, bu tanrı tarafından onlara bağlı edilmiş bir devresinin de yapılan bütün bunları tecavüz ettiğini onayladığını gösteren bir utanç sözü olarak ortada durduğunu görüyoruz" dedi. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Güçlü olanın sözünün geçtiği, güçlü olanın güçsüzü her şekilde ezmeye çalıştığı bir dünyanın kurulmasına doğru gidiyoruz demektir. Onun için bütün bu dost meclislerimizde sözü nereden açarsak açalım mutlaka üzerinde odaklanmamız gereken konu dünyada yeni, adil, hakkaniyetli, eşitlikçi bir küresel sistemin kurulması mecburiyetidir. Bu sadece Türkiye’nin vazifesi değil. Sadece bu masada yer alan değerli dostlarımızın ülkelerinin vazifesi değil. Dünyadaki bütün ülkelerin hakkaniyeti ve adaleti savunan bütün halkların ortak vazifesidir. Böyle bir sistem olmadan hiçbir ülke, ne kadar büyük olursa olsun, elindeki imkanlar ne kadar güçlü olursa olsun güvenli değildir, güvenli olamayacaktır. Onun için diyoruz ki yeni bir küresel sisteme ihtiyaç var. Temelinde yaradılan bütün insanların yaradılışta eşitliği prensibini ve bütün ülkelerinde de egemenlikte eşitliği prensibinin geçerli olduğu bir uluslararası sistemi kurma mecburiyetimiz var. Bunun için hep beraber el ele ve samimi bir şekilde çalışmak mecburiyetindeyiz. Böylesine bir dünyada Türkiye olarak biz de dünyanın belki en problemli bölgelerinden birisiyle yaşadığımızın farkındayız. Bu bölgedeki sorunların çözümü sadece günübirlik tedbirlerle ya da geçici bir takım tedbirlerle gerçekleşemez. Türkiye olarak çevremizdeki bütün dış sorunların ilkesel bazlı dış politika yaklaşımımızla yaklaşıyoruz." Filistin meselesinin Ortadoğu’nun anahtarı olduğunu belirten Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Filistin halklarında en az bölgedeki diğer bütün halklar kadar özgür ve genel bir halk olduğunu kabul etmek insanlığın ilk şartıdır. Biz başkaları gibi ya da seçilmiş insanların yaşadığı bir ülke inancına asla birim vermez. Hiçbir halk tanrı tarafından seçilmiş değildir. Kendi sanrıları içerisinde kendi yankı odalarında konuştukları şeyleri hayata geçireceğini zannedenler yanılıyorlar. Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır. 25 bini aşkın Filistinli şehidin her birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır. Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında, belleklerinde yer alacak, kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir. Bu çerçevede uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden en temel hükümlülüklerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine yaklaşmak ve bu havada da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını arttırmaktır. Çok şükür sevinerek müşahede ediyoruz ki İsrail’in zulmü ve soykırımı ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin, insanlığın vicdanında da Filistin’e karşı sempati o kadar yükselmekte, Filistin halkıyla dayanışma ruhu o kadar yükselmektedir" dedi.
Ankara Bakan Çiftçi: "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle ve zehir tacirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iftar programı kapsamında Jandarma, Polis, Sahil Güvenlik personelleriyle bir araya geldi. Bakan Çiftçi konuşmasında, "Cumhurbaşkanım, İçişleri Bakanlığı ailemizin kıymetli mensupları sizleri; rahmet, mağfiret ve bereketin vesilesi olan bu mübarek Ramazan’ı şerif akşamında hürmetle selamlıyorum. İlahi visalden bir koku taşıyan iftar sofrasında, bizleri birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla bir araya getiren Cenab’ı Allah’a sonsuz şükürler olsun. Rabbim, tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul ve makbul eylesin. Bugün aramızda, gecenin karanlığında milletin huzuru için nöbet tutan, canı pahasına ay yıldızlı bayrağımızı yere düşürmeyen kahramanlarımız var. Polisimiz şehirlerin kalbindeki devriyesinde, jandarmamız dağ başındaki karakolunda, Sahil Güvenliğimiz dalgalarla mücadele eden gemilerinde ve güvenlik korucularımızın sınır hattındaki vakur duruşunda; milletimizin duası, devletimizin vakar ve kararlılığı vardır. Bin yıldır vatan bildiğimiz bu toprakların her karışında aziz şehitlerimizin hatırası, kahraman gazilerimizin izi vardır. İşte bu kahramanlar, o büyük mirasın en büyük varisleridirler" diye konuştu. "Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer" Türk bayrağının dalgalandığı her yerin vatan toprağı olduğu belirten Bakan Çiftçi, "Bizim güvenlik anlayışımız da işte bu irfanın izindedir. Güçlü ama merhametli, kararlı ama adaletlidir. Çünkü biz biliriz ki gönül kazanmak, huzuru kalıcı kılmanın en büyük yoludur. Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer. Necip milletimizi tarihin her döneminde mazluma umut yapan bu medeniyet tasavvurudur. Ramazan ayı bize sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği öğretir. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için en zor koşullarda bu inanç ve şuurla; sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği kuşanan Jandarmamız, Polisimiz, Sahil Güvenliğimiz ve Güvenlik Korucularımız büyük bir vatan sorumluluğuyla görevlerinin başındadır. İçişleri Bakanlığı olarak; şanlı bayrağımızın dalgalandığı her karış toprağımız, bizim için kutsaldır. Büyük ve güçlü Türkiye yolunda çizdiğiniz ufuk, gayretimizin ve mücadelemizin mihengi olmuştur. Bu doğrultuda; terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi, kararlılıkla sürdürüyoruz. Biliyoruz ki; 23 yıldır verdiğiniz mücadele, istiklalimize vurulmak istenen prangaları kırmış, ihanetleri ve kalkışmaları bertaraf etmiş, aydınlık Türkiye’yi inşa etmiştir" ifadelerini kullandı. "Ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmak için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" Şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle yad eden Çiftçi, şunları kaydetti: "Görev başında iftar açan, evladının yüzünü göremeden nöbete giden, bayram sabahını karakolda karşılayan her bir kardeşime şunu ifade etmek isterim: Bu millet sizin fedakarlığınızı biliyor, görüyor ve dua ediyor. Ay yıldızlı bayrağımızı sonsuza kadar dalgalandırmak, ezanımızı bu semalarda ebediyen okutmak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu sofranın; birliğimizi daha da pekiştirmesini, kalplerimizi daha da yakınlaştırmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Rabbim tuttuğunuz nöbetleri ibadet, attığınız her adımı huzura vesile kılsın. Bu duygu ve düşüncelerle; Bizleri bu rahmet ayında, Milletin evinde iftar sofrasında buluşturan Muhterem Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Aziz vatanımız uğruna şehadete eren tüm şehitlerimizi, rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyor, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyorum. Sizleri bir kez daha hürmetle selamlıyorum."
Ankara Bakan Uraloğlu: "Trabzon’umuzun ulaşım ve iletişim altyapısına 260 milyar liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Trabzon’umuzun ulaşım ve iletişim altyapısına 260 milyar liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da ’Trabzon; Siyaset, Bürokrasi ve İş Dünyası ile İftar Programı’na katıldı. Bakan Uraloğlu, bugün aynı zamanda Trabzon’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümünü de kutladıklarını dile getirdi. Trabzon’un tarih boyunca vatana sadakatin, cesaretin ve fedakarlığın sembol şehirlerinden biri olduğunu dile getiren Uraloğlu, "Milli Mücadele’nin en çetin günlerinde, düşman gemilerinin gölgesinde, liman işçilerimiz, kayıkçılarımız, gençlerimiz ve yaşlılarımız bir milletin umudunu sırtlarında taşımışlardır. Trabzon Limanı, sadece bir lojistik merkez değil, bağımsızlık ateşinin harlandığı bir ocak haline gelmiştir. Trabzon Kayıkçılar Loncası’nın yiğit insanları, yokluk içinde varlık göstererek Anadolu’nun direnişine hayat vermiştir. Ve bildiğiniz üzere Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1924’te Trabzon’a gelişinde ‘Trabzon, fedakarlığın adıdır’ diyerek ifade ettiği bu eşsiz ruh, 11 Şubat 1924’te TBMM tarafından Trabzon Kayıkçılar Loncası’na İstiklal Madalyası verilmesini kararlaştırmıştı. Ve şükürler olsun ki, geçen sene, 101 yıl sonra bu vefa borcu ödenmiş, İstiklal Madalyası ve beratı Trabzon’umuza resmen takdim edilmiştir. TBMM’de, Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler ve Trabzon’umuzun değerli temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen bu tören, Trabzon’un Milli Mücadele’deki kahramanlıklarının bir kez daha taçlanmasıydı" dedi. Söz konusu madalyanın, Trabzon’un kurtuluşunun 108. yıl dönümünde taşıdığı anlamı daha da derinleştirdiğini, geçmişteki direnişi bugünle taçlandırdığını söyleyen Uraloğlu, "Kurtuluş günü, İstiklal Madalyası ile daha da anlam kazanmış; Trabzon’un bağımsızlık aşkı, cesareti ve inancı nesilden nesile tescillenmiştir. Ve bu madalya, yalnızca bir loncaya değil, topyekûn Trabzon halkının vatanperverliğine adanmıştır. Bu gurur, hepimizin gururudur" dedi. "Trabzon’u tanıttık, Trabzonluyu sevdirdik" Bakan Uraloğlu, hangi şehirde olurlarsa olsunlar Trabzonluların içlerinde bitmeyen bir memleket özlemi taşıdığını dile getirerek, "İçimizdeki Karadeniz inadıyla dünyanın neresine gidersek gidelim; her yerde aynı dik duruşumuzu koruruz. Toprağımızın kokusu, yaylalarımızın dumanı, soğuğu, ormanlarımızın yeşili, denizimizin mavisi damarlarımızda akar. Bizim için Trabzon, sadece bir şehir değil; bir aşk, bir meydan okuma, bir duruştur. Ve en önemlisi: mert, sözünün eri, yüreği dağ gibi, eli açık uşaklarımız, çalışkan kadınlarımız, Trabzonlularımız" şeklinde konuştu. Bu toprağın evlatları olarak memlekete hizmet ettiklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, açıklamasında, "Ama nereye gidersek gidelim, içimizdeki Trabzon’u, o bordo-mavi tutkuyu, o pes etmeyen ruhu hiç bırakmadık. Derneklerimizde horon teptik, kemençeyle coştuk, hüzünlendik. ‘Doğduğun yer değil, doyduğun yer’ derler ya biz doyduğumuz yerde de doğduğumuz yeri unutmadık. Trabzon’u tanıttık, Trabzonluyu sevdirdik" ifadelerini kullandı. "Trabzon’un ulaşım ve iletişim altyapısına 260 milyar liranın üzerinde yatırım" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Trabzon’un ulaşım ve iletişim altyapısına 260 milyar liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, "56 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 266 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağını ise 89 kilometreden yaklaşık 560 kilometreye yükselttik. Karadeniz Sahil Yolu’nu tamamladık, Uzungöl Turizm Merkezi Yolu, Tanjant Yolu gibi önemli projeleri hizmete sunduk. Avrupa’nın en uzun çift tüplü karayolu tüneli Zigana Tüneli’ni inşa ettik. En son Sayın Cumhurbaşkanımızın da teşrifleriyle Boztepe Tünelini açtık" açıklamasında bulundu. "Şehir içi trafiğine nefes aldıracak Kanuni Bulvarı’nda sona yaklaştık" Bugün itibarıyla; Kanuni Bulvarı Yolu, Trabzon-Maçka Yolu ve Trabzon Güney Çevre Yolu gibi 23 karayolu projesine devam ettiklerini dile getiren Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Şehir içi trafiğine nefes aldıracak Kanuni Bulvarı’nda sona yaklaştık. Trabzon Güney Çevre Yolu’muzu da iki kesim halinde hayata geçiriyoruz. Birinci etabında çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Bu projeyle, Karadeniz Sahil Yolu’nun özellikle Akçaabat-Arsin arasındaki kesiminde şehir içi trafiği ve özellikle Sarp Sınır Kapısı’na yönelen ağır transit trafiği birbirinden ayıracağız." Hem şehri modern bir kent içi raylı sistemle donatacak hem de hızlı tren ile tanıştıracak dev projelerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlılığı ve AK Parti hükümetlerinin vizyonuyla hayata geçtiğini kaydeden Uraloğlu, "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren; Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına da Kırıkkale-Çorum arasında başladık. Bu sene de kalan kesimin ihalesini gerçekleştirmiş olacağız" diye konuştu. "Trabzon Havalimanı’nı 3 bin metrelik pistiyle büyük gövdeli uçakların inebileceği şekilde tasarladık" Trabzon Havalimanı’nın artık sürekli gelişen ve büyüyen Trabzon için yeterli olmadığına da dikkati çeken Uraloğlu, "Bu gerçeği Cumhurbaşkanımız da gördüğü için şehrimizi son ziyaretlerinde yeni havalimanının müjdesini Trabzonlu hemşerilerimize verdi. Trabzon Havalimanı’nı 10 milyon yolcu kapasiteli terminal binası ve 3 bin metrelik pistiyle büyük gövdeli uçakların inebileceği şekilde tasarladık. Şimdi yeni projemiz kapsamında mevcut pistten biraz daha kuzeye 3 milyon metrekarelik dolgu alanı üzerine denizde yeni havalimanımızı inşa edeceğiz. Yatırım programına aldık, ihalesini yaptık, yer teslimi yaptık. Yakın zamanda temeli atıp yapım çalışmalarına başlayacağız. Yeni havalimanımız, hem yerel ekonomimizi canlandıracak hem de Trabzon’u dünyanın nabzını tutan bir havacılık merkezi olarak konumlandıracaktır. Şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. "Trabzon bizimle, biz Trabzon’la varız" Bu yatırımların sadece Trabzon için değil, Karadeniz için, tüm Türkiye için birer nişane olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Trabzon kalkınırsa Karadeniz yükselir, Karadeniz yükselirse Türkiye güçlenir. Biz Trabzonlular, Karadeniz’in dalgalarıyla yoğrulduk, yaylaların serinliğiyle şekillendik. Trabzon bizimle, biz Trabzonla varız. Bizlerin azmi, bizlerin sevgisi, bizlerin birliği bu şehri büyütecek, güçlendirecek."