KÜLTÜR SANAT - 13 Şubat 2026 Cuma 10:36

Hastane atıklarından doğan portreler Memorial Göztepe’de ikinci kez hayat buluyor

A
A
A

Memorial Sağlık Grubu, sanatın iyileştirici gücünü sürdürülebilirlik yaklaşımıyla buluşturan "Sanat İyileştirir" projesinin ikinci sergisine bu kez Memorial Göztepe Hastanesi’nde ev sahipliği yapıyor. Sergi, Memorial hastanelerinde toplanan medikal ve teknolojik atık malzemelerin ileri dönüşüm sanatçısı Deniz Sağdıç’ın özgün yorumuyla portre eserlere dönüştürüldüğü özel bir seçkiden oluşuyor.

Memorial Sağlık Grubu, hastanelerinde ortaya çıkan medikal ve teknolojik atıkları ileri dönüşüm sanatçısı Deniz Sağdıç’ın yorumuyla kalıcı sanat eserlerine dönüştürerek; sağlık, sanat ve sürdürülebilirliği ortak bir dönüşüm vizyonunda buluşturuyor. "Sanat İyileştirir" projesini Memorial Bahçelievler Hastanesi’nde başlatan Memorial Sağlık Grubu, bu yaklaşımı kurumsal sürdürülebilirlik anlayışının güçlü bir ifadesi olarak farklı lokasyonlara taşıyor.

Hastane atıklarından doğan portreler Memorial Göztepe’de ikinci kez hayat buluyor

Tıbbi atıktan sanat eserine: Her parça bir dönüşüm hikâyesi

Memorial hastanelerinde yürütülen ayrıştırma süreciyle toplanan medikal ve teknolojik atıklar, ileri dönüşüm sanatçısı Deniz Sağdıç’ın özgün yorumuyla sanatsal bir forma kavuştu. Kan tüpleri ve kapakları, flakon ve ilaç kapakları, enjektör ve şırıngalar, mama kutusu kapakları, tarihi geçmiş renkli tablet ilaçlar, pipet ve pipet uçları, elektronik kablo ve çipler, anakartlar ile tekstil ve üniforma parçaları gibi tedavi süreçlerinden çıkan çok sayıda atık materyal, geri ve ileri dönüşüm prensibiyle portre eserlere dönüştürüldü. Memorial hastanelerinden ayrıştırılarak toplanan materyallerle üretilen 10 yeni eser, ilk kez Memorial Göztepe Hastanesi’nde sanatseverlerle buluşurken; Memorial Bodrum Hastanesi için daha önce hazırlanan ve benzer dönüşüm süreçlerinden geçen 7 özel eser de yeniden sergiye dahil edilerek seçkiyi genişletiyor.

Hastane atıklarından doğan portreler Memorial Göztepe’de ikinci kez hayat buluyor

"Sağlık, sanat ve sürdürülebilirliği bir araya getiren çok değerli bir hikâyeye tanıklık edeceğiz"

Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, ‘Sanat İyileştirir’ projesinin Memorial’ın sürdürülebilirlik anlayışı ve sanat vizyonunu bir araya getiren özel bir çalışma olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

Hastane atıklarından doğan portreler Memorial Göztepe’de ikinci kez hayat buluyor

"Memorial Sağlık Grubu olarak sağlık hizmetini yalnızca klinik tedavi süreçleriyle sınırlamayan, insanın ruhsal ve çevresel iyilik halini de gözeten bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Sanatın iyileştirici gücü, hastalarımızın ve yakınlarının moralini yükselten, yaşam enerjisini destekleyen çok güçlü bir alan. Bugün buradaki etkinliğe de sadece bir sergi demek çok doğru olmaz aslında. Sağlık, sanat ve sürdürülebilirliği bir araya getiren çok değerli bir hikâyeye tanıklık edeceğiz birlikte. Memorial Sağlık Grubu olarak sağlığı sadece tıbbi tedavi süreci olarak görmüyoruz. Aynı zamanda bunu sanatla birleştirerek insanların ruhsal, sosyal, çevresel iyilik durumu olarak düşünmeye çalışıyoruz. Bu perspektifle ’Sanat İyileştirir’ projesine adım attık ve sevgili Deniz Sağdıç’ın eserlerini bugün sergilemekten büyük gurur duyuyoruz. Burada gördüğünüz bütün eserler, hastanelerden çıkan medikal ve teknolojik atıkların geri dönüştürülmesiyle oluşturulmuş eserler."

Hastane atıklarından doğan portreler Memorial Göztepe’de ikinci kez hayat buluyor

"Atık dediğimiz nesneler ya vazgeçilmiş ya da ömrünü tamamlamamış olan nesneler"

Sanatçı Deniz Sağdıç, atık denilen maddelerin aslında henüz dönüşümünü ve hikayesini tamamlamamış materyaller olduğunu dile getirerek, eserlerini hayata geçirme süreciyle ilgili olarak şunları aktardı:

"50’den fazla atık nesneyi sanat eserine çeviren dünyadaki tek sanatçıyım. Aslında bu fikir Memorial Sağlık Grubu ile birlikte oluştu. ’Sanat İyileştirir’ mottosuyla hastanemizden çıkan bütün atıkların ayrıştırılarak sanat eserine dönüşebilir mi şeklinde sorusuyla başladı süreç. Tabi hastaneye geldik, bütün atıkları değerlendirdik, ayrıştırdık, sterilize ettik ve daha sonra da 7’den 70’e her türlü kişiliğe ve karaktere hitap edecek eserler oluşturmaya çalıştık. Aslında atık dediğimiz nesneler atık değil. Ya vazgeçilmiş nesneler ya da ömrünü tamamlamamış olan nesneler. Eğer her bir atık doğru kullanılırsa aslında bunlar birer hammadde. Atık dediğiniz, çöp dediğiniz şeyler bile estetik bir forma dönüşebilirken, aslında doğru kullanılırsa bunların birer hammadde olduğunu gösterebileceğim yegane eserler. Tabi ben bir sanatçı olduğum için bu hammaddeyi sanat eserlerimde kullandım ve herkesin de bunların doğru kullanılırsa ve doğru hizmet edilirse dünyaya zarar vermeden ömrünün uzatılabileceğini göstermeye çalışıyorum.

Hastane atıklarından doğan portreler Memorial Göztepe’de ikinci kez hayat buluyor

Sergi, ayrıştırma kültürünün ve sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekiyor

Sağdıç, atık nesnelerin işlevini kaybetmediğini göstermek adına gerçekleştirdiği çalışmalara ilişkin, "Bu serginin aslında güzel bir özelliği var. Biliyorsunuz bunlar kan tüpleri, şırıngalar; yani aslında hastanede sevmediğimiz ya da hoşlanmadığımız nesneler. Küçük yaştaki hastalarda da bu nesnelere karşı bir önyargı oluşturmak yerine buradaki eserleri gördüğü zaman bir sempatinin oluşmasını sağlamak istiyorum. Her bir nesne çok kıymetli ve her bir nesnenin aslında önemli işlevi var, ben de bu işlevi ve bu malzemelerin ömrünün tamamlanmadığını eserlerimde göstermeye çalışıyorum. Bugün ’Sanat İyileştirir’ mottosuyla Memorial’dayız ve ayrıştırma kültürünün, sürdürülebilirliğin ve aslında her şeyin çok kıymetli olduğunu görmek isteyenler burayı ziyaret edebilirler" dedi. Atık materyalleri değere dönüştürme konusundaki vizyonu ve özgün üretim diliyle çağdaş sanatın ilham verici isimlerinden biri olan Deniz Sağdıç, kullanım ömrünü tamamlamış her objeyi sanatın iyileştirici gücünden ilham alarak yeniden yorumlarken; atık olarak görülen unsurları güçlü insan yüzlerine ve hikâyelere dönüşen sürdürülebilir sanat eserlerine taşıyor. İleri dönüşüm sanatçısı Sağdıç’ın bu yaklaşımı, yalnızca estetik bir üretimi değil yeniden değerlendirme ve doğaya duyarlı bir sanat zeminini de temsil ediyor. Memorial Göztepe Hastanesi’nde açılan "Sanat İyileştirir" sergisi, ay boyunca ziyaret edilebilecek ve sağlık, sanat ve sürdürülebilirliğin kesiştiği özgün bir deneyim sunacak. Sergi, Mart ayında ise Memorial’ın Şişli ve Ataşehir Hastanelerinde sergilenmeye devam edecek. Serginin açılışı, Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz ve Deniz Sağdıç başta olmak üzere Ece Vahapoğlu, Banu Sağnak, Zeynep Beşerler, Begüm Öner, Seren Fosforoğlu, Rıza Çalımbay, Tuğçe Çalımbay ve Yağmur Ergün ile sanat, spor ve iş dünyasından önde gelen konukların katıldığı özel etkinlikle yapıldı.

Buse Aslıhan Karkazan - Metin Başar 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Melikgazi Belediyesi, kentsel dönüşüm çalışmalarına hızla devam ediyor Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; ilçede devam eden ve yapılacak olan kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin değerlendirme ve istişare toplantısı düzenledi. Başkan Mustafa Palancıoğlu, ilçede yapılan kentsel dönüşüm projeleri ile sadece binaların yenilenmediğini aynı zamanda yaşam kalitesinin de artırıldığını söyleyerek; "Melikgazi Belediyesi olarak kentsel dönüşüm çalışmalarımızı birçok farklı mahallemize yaymış durumdayız. Şu anda Anbar Mahallemizde yeni yaptığımız ihalemiz var. Burada çalışmalarımızın 2. etabı devam ediyor. Kazım Karabekir Mahallemizde 3. etap çalışmamız başladı. 2. etap bitmek üzere. Aynı şekilde Battalgazi (Küçükali) Mahallemizde 2. Etabı da tamamladık, anahtarlarını verdik. Burada 3. etap çalışmalarımız devam ediyor. Yıldırım Beyazıt Mahallemizde 1. etabı geçen sene tamamlayıp, dairelerimizi teslim etmiştik. Burada da 2. etap çalışmalarımızda binaların ince işine başladık. 3. etap çalışmaları da şu anda belli bir aşamaya geldi. İnşallah bu sene 3. etabın da temelini atmayı arzu ediyoruz. Muhtemelen bu yaz bütün 2. etap projelerimizin dairelerini teslim edeceğiz" dedi. Melikgazi’de daha güvenli, daha modern ve daha yaşanabilir mahalleler oluşturmak için kentsel dönüşüm çalışmalarının hızla devam ettiğini ifade eden Başkan Palancıoğlu şunları dile getirdi; "Geçen sene başladığımız Aydınlıkevler Mahallesi kentsel dönüşüm çalışmalarımıza şimdi 2. etap olarak devam ediyoruz. Sözleşmeleri imzalandı. İnşallah yakın zamanda 2. etaptaki eski binaların yıkım çalışması başlayacak ve temel atma çalışmalarımıza başlayacağız. Kayseri’nin eski girişi olarak bilinen eski terminalin karşısındaki blokları şu anda yıkmaya başladık. Oradaki eski binalarla anlaştık ve çok güzel, konforlu yeni binalar yapmış olacağız. İhalesi yakında ilan edilecek. Bir diğer çalışmamız da Köşk Mahallemizde. Buradaki eski gecekonduları yıkarak, güzel bir yaşam alanı oluşturacağız. Şu ana kadar kentsel dönüşüm kapsamında 7.000’in üzerinde daire yenilenmiş ve hak sahiplerine teslim edilmiş durumda. Bu dairelerin bize kalan kısmını da vatandaşlarımıza faizsiz, taksitli olarak sunuyoruz. Dolayısıyla kentsel dönüşüm ile eski binası olan vatandaşlarımızı rahatlattığımız gibi yeni daireleri de vatandaşlarımıza sunarak; ev sahibi olmasını sağlıyoruz. Hemşehrilerimizin güven içinde yaşayacağı güvenli ve modern bir ilçe inşa etmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Başkan yardımcılarıma, müdürlerime ve emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum."
Samsun Özel Gereksinimli Çocuklarda Cinsel Gelişim ve Mahremiyet Eğitimi Semineri Samsun’da düzenlenen Özel Gereksinimli Çocuklarda Cinsel Gelişim ve Mahremiyet Eğitimi Semineri’nde konuşan Doç. Dr. Zehra Atbaşı, özel gereksinimli çocukların cinsel gelişiminin ve mahremiyet eğitiminin sosyal yaşama adapte olmalarında hayati önem taşıdığını söyledi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) tarafından düzenlenen Özel Gereksinimli Çocuklarda Cinsel Gelişim ve Mahremiyet Eğitimi Semineri, Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da özel eğitim öğretmenlerinin katılımıyla gerçekleşti. Seminerin açılış konuşmasını yapan SBB Sağlık ve Sosyal İşler Daire Başkanı Eyüp Çakır, "Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak özel gereksinimli bireyleri eğitimden sosyal yaşantısına kadar her alanda desteklemek için gayret gösteriyoruz. Sosyal yardıma muhtaç tüm vatandaşların yanında belediye olarak duruyoruz. Başkanımız Halit Doğan, özel gereksinimli çocuklar ve diğer dezavantajlı grupların yanında olmamız için bizlere özgüven aşılıyor. Çünkü sosyal yaşam bizim için çok önemli. Vatandaşımız her sıkıntıya düştüğünde belediyemiz yanındadır" dedi. "Çocukları cinsel istismardan korumak için de mahremiyet çok önemli" Mahremiyet eğitiminin özel çocuklardaki öneminden bahseden Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zehra Atbaşı, "İkinci ve üçüncü kademedeki öğrencilerimiz hem yanlış dokunuşlardan şikâyet ediyorlar hem de birbirlerine karşı çok fazla yanlış dokunuşta bulunuyorlar. Mahremiyet, karşılıklı öğretilmesi gereken bir durum. Kendisine yanlış dokunuşa izin verilmeyecek ama karşıdakine de yanlış dokunuşta bulunulmayacak. Çocuklara neden mahremiyet eğitimi vermeliyiz? Bütün eğitimleri tamamladık, yürüttük, konuşturduk, okumayı, yazmayı öğrettik bir de mahremiyet eğitimi mi geldi, biz zaten yeterince uğraşıyoruz, sınıfta, evde uğraşıyoruz, bir de mahremiyet eğitimi mi çıktı diyebilirsiniz. Mahremiyet eğitimi hep vardı ama görmezden geliniyordu. Biz mahremiyet eğitimi vererek neyi hedefliyoruz? Sağlık, cinsel gelişim için önemli. Sağlıklı bir şekilde yürütebilmek için bu eğitim mutlaka verilmeli. Çocukları cinsel istismardan korumak için de mahremiyet çok önemli. Bedeninin farkında olan, doğru ve yanlış dokunuşun farkında olursa, özel alanını bilirse kendisine yapılan yanlışları bilir ve rapor eder. Tacizden korunma çalışmalarını öğretirsek, çocuklar da cinsel istismardan korunur. Eskiden çocuklara başkasından şeker alma, yabancıyla konuşma gibi uyarılar yapardık. Kandırılmayla başa çıkmak için bunları yapardık ama son dönemdeki vakalara bakıldığında uzun dönemli istismarlar çok yakındaki bireylerden geliyor. Aile içinden, mahalleden, komşudan, akrabadan geldiğini biliyoruz. Çocuk doğru ve yanlış dokunuşu ayırt edemediğinde güvendiği kişilerin dokunuşlarını doğru olarak görüyor ve bunu ihbar etmiyor. Bunun yanlış olduğunu öğrendiğinde de iş işten çoktan geçmiş oluyor ve kendini suçlamaya başlıyor. Uzun süreli cinsel istismarların olumsuz etkisi çok fazla. Bunu ortadan kaldırmak için de mahremiyet eğitimini öğrenmesi son derece önemli" diye konuştu. "Sosyal kabulün olması için çocuğun uygunsuz davranışlarda bulunmaması gerekiyor" Sınıf ve sosyal ortamlarda uygunsuz davranışlarda bulunan çocuklara diğer eğitimlerin verilemeyeceğini vurgulayan Doç. Dr. Zehra Atbaşı, "Veliler, çocuklarını getirdiğinde ’Hocam, okuma-yazma öğrensin, başka bir şey istemiyorum’ diyor. Ondan önce temelde kazandırılması gereken davranışlar var. Sosyal ortamlardaki davranışlar oturmadan o öğrenme olmuyor. Sosyal kabulün olması için çocuğun uygunsuz davranışlarda bulunmaması gerekiyor. Cinsel eğitimi, cinsel gelişimi yok sayarak diğer alanlarda gitmeye çalışmak problemli davranışlar ortaya çıkarır. 8, 9 ve 10. sınıfları olan birçok öğretmen var burada. Çocuk sınıfta uygunsuz davranışlarda bulunuyor, mastürbasyon yapıyor. Hadi siz ona okuma-yazma öğretin, matematik, sosyal beceri öğretin. Diğer gelişim alanlarını desteklemeye çalışalım. Nasıl yapacaksınız ortada problemli davranış varken? Pek çok akademik çalışmanın temelinde problem seviyeyi uygun seviyeye çekmek ya da ortadan kaldırmak vardır. Bunu yapmadan diğer öğretim aşamalarına geçmek mümkün değil. Dolayısıyla gelişim bir bütünse, bütün gelişim aşamalarını destekleyerek başlamamız gerekiyor. Cinsel gelişim de bu alanlardan bir tanesi. Onu da destekleyerek diğer alanlardaki gelişimi de bütüncül olarak yürütebiliriz" şeklinde konuştu. Veliler, eğitimciler ve araştırmalar sonucunda bu semineri düzenlemeye karar verdiklerini dile getiren Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İrfan Yetik ise "Müdürlük olarak sahada ihtiyaç duyduğumuz alanlarla alakalı seminerler düzenliyoruz. Bu alanla alakalı da ihtiyaç tespit ettik. Özel gereksinimli bireylerin diğer çocuklar gibi bebeklik, çocukluk, ergenlik dönemi aşamaları var. Ergenlik döneminde çocuklara nasıl davranacağımızı hepimizin bilmesi gerekiyor. Bu süreci profesyonel şekilde yürütmek için ailelerin ve öğretmenlerin bilimsel desteğe ihtiyacı var. Bu seminer de o nedenle gerçekleşiyor. Samsun’da özel eğitim alanında 65 okulumuz mevcut. Bu okullarda bin 780 öğrenci eğitim görüyor. Evde eğitim alan 194 öğrenciye de her gün öğretmenler gidiyor. Kaynaştırma olarak da 6 bin 74 öğrencimiz var. Öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sunmak için semineri düzenledik. Katılan herkese şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. Seminer, Doç. Dr. Atbaşı’nın sunumunun sonundaki soru-cevap kısmının ardından sona erdi.