ASAYİŞ - 27 Mart 2024 Çarşamba 16:47

İBB’nin spor kompleksinde boğulan 17 yaşındaki Emirhan’ın soruşturmasında bilirkişi raporu hazırlandı

A
A
A
İBB’nin spor kompleksinde boğulan 17 yaşındaki Emirhan’ın soruşturmasında bilirkişi raporu hazırlandı

İBB’ye bağlı Bayrampaşa Hidayet Türkoğlu Spor Kompleksi’nde boğularak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Emirhan Erdönmez’in soruşturmasında bilirkişi raporu hazırlandı. Raporda, tesis yöneticisi ve yardımcısının gerekli tedbirleri almadıkları ve havuz başında veya çok yakın bir mesafede, tam teçhizatlı bir cankurtaranın veya bu görev değerdeki bir görevlinin olmadığı kaydedildi.

Bayrampaşa’da faaliyette olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bayrampaşa Hidayet Türkoğlu Spor Kompleksi’nde 4 Temmuz 2023’de 17 yaşındaki Emirhan Erdönmez, kompleksin havuzunu kullandığı sırada boğulmuş, boğulması sonucu sudan çıkartılarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Olaya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma çerçevesinde kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu hazırlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan bilirkişi raporunda, hayatını kaybeden Emirhan Erdönmez’in tesiste bulunan 2 havuzdan derin olanına arkadaşlarıyla birlikte girdiği, yüzdüğü sırada bir sebepten suyun altına doğru battığı, vatandaşlar tarafından fark edildiği, havuz bölgesinde bulunan yüzme eğitmeni olarak görevli şüpheli Gökhan N. tarafından tamamen havuzun zeminine kadar batmış olduğu yerden çıkarıldığı, havuzdan çıkarıldıktan sonra suni teneffüs ve kalp masajı ile nefes almasının sağlandığı, akabinde tesise gelen ambulans ile hastaneye kaldırıldığı, hastanede ise tüm yapılan müdahalelere rağmen müteveffanın hayatını kaybettiği kaydedildi.

Olay sırasında havuzda cankurtaran görevlendirilmediği aktarıldı

Dosyaya sunulan görevli personellerin vardiya kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla olay sırasında havuzda görevli bir cankurtaran görevlendirilmediğinin aktarıldığı raporda, olaya müdahale eden şüpheli Gökhan N.’nin tesiste yüzme eğitmeni olarak görevli olduğu, ailesi tarafından sadece tesisin fitness bölümünü kullandığının bilindiği, havuzu kullandığının bilinmediği, 17 yaşındaki Erdönmez’in velisinin doldurması gereken kısmı doldurarak havuzu kulanım onayı aldığı aktarıldı.

Hazırlanan raporda, sağlık nedenleriyle boğulma tehlikesi geçirebilecek havuzda bulunabilecek müşterilerin, kişilerin yüzme esnasında herhangi bir durumdan dolayı havuz içinde boğulma tehlikesi geçirebileceği düşüncesiyle havuz başında veya çok yakın bir mesafede tam teçhizatlı bir cankurtaranın veya bu görev değerdeki bir görevlinin olmadığı kaydedildi. Ayrıca, yine bir sağlık görevlisinin buraya yakın bir mesafede olması lazımken veya gerekirken bunların hiçbirisinin tesisin havuz başında olmadığı, bulunmadığı vurgulandı.

Tesis yöneticisi ve yardımcısının gerekli tedbirleri almadıkları kaydedildi

Raporda, işletme bünyesinde tesis yöneticisi Ali Y. ile tesis yöneticisi yardımcısı Beray T.’nin görevleri ve konumları gereği gerekli tedbirlerin alınması, eksikliklerin giderilmesi gibi konularda karar alma, aldırma ve uygulatma yetkileri olduğu, bu sorumluluklarının gereklerini uygulanmış olsaydı vuku bulan olayın seyrinin ve sonuçlarının farklı olabileceği kaydedildi.

Erdönmez ile tesis yöneticisi ve yardımcısı ‘asli kusurlu’ bulundu

Hazırlanan bilirkişi raporunda, meydana gelen olayın alınacak tedbirler ile önlenebilir nitelikte bir kaza olduğu, tesis yöneticisi Ali Y. ile yardımcısı Beray T.’nin ve hayatını kaybeden Emirhan Erdönmez’in ‘asli kusurlu’ oldukları, yüzme antrenörü Gökhan N.’ye ise kusur atfının mümkün olmadığı kaydedildi.

‘’Spor kompleksinde sağlık ekibi, ambulans ve benzeri ekipmanları bulundurmayan, boğulmada ihmali bulunan tüm şahıs ve kurumlardan davacı ve şikayetçiyim’’

Hayatını kaybeden Emirhan Erdönmez’in annesi Fatma Erdönmez’in ifadesine de yer verilen bilirkişi raporunda, oğlunun sadece fitness bölümünde bulunan spor aletlerinin kullanıldığı kısma üyeliğinin bulunduğunu belirtilerek, ‘’Doktorların söylediğine göre havuzdan çıkarıldıktan sonra geçen sürede 15-20 dakika içerisinde tesis tarafından oksijen desteği yapılsaydı veya uzman kişiler tarafından ilk müdahale yapılsaydı oğlumun kurtulma ihtimali çok daha yüksek olabilirdi. Yüzme bilen veya bilmeyen çok kişi tarafından kullanılan İBB Hidayet Türkoğlu Spor Kompleksi gibi büyük tesislerde mutlaka müdahale için sağlık ekibi ile ambulansın hazır bulunması gerektiğini düşünüyorum. İlk etapta gözetleme kulesinde bulunmayan ve kendisine haber verilene kadar oğlumun boğulduğunu görmeyen cankurtaran görevini yerine getiren şahıstan ve böylesi büyük ve çok sayıda kişi tarafından kullanılan spor kompleksinde sağlık ekibi, ambulans ve benzeri ekipmanları bulundurmayan, boğulmada ihmali bulunan tüm şahıs ve kurumlardan davacı ve şikayetçiyim’’ dediği kaydedildi.

‘’Havuzdan ‘hocam’ diye bir bağırış sesi geldi, hemen gözetleme kulesinden çıkarak koşar vaziyette havuzun olduğu kısma gittim’’

Spor kompleksinde 2020’den itibaren yüzme antrenörü olarak görev yaptığını söyleyen şüpheli Gökhan N.’nin ifadesi de bilirkişi raporunda yer aldı. Raporda şüphelinin, ‘’Komplekste yüzme havuzunun bulunduğu yerde sabah seansı saat 06.30’da başlamaktadır. 06:30’da ben hanız kısmını açtım ve havuzu karşıdan gören gözetleme kulesine çıktım. Havuzda boğulan çocuk ve 1 arkadaşını havuza girerken gördüm. Ben bir müddet çocukların yüzüş stillerini ve suda kalma pozisyonlarını gözlerimle takip ettim, iki çocukta yüzmeyi biliyordu. Yaklaşık 2-3 dakika sonra havuzdan ‘hocam’ diye bir bağırış sesi geldi. Ben hemen gözetleme kulesinden çıkarak koşar vaziyette havuzun olduğu kısma gittim. Oradakiler bana havuzun dibinde birisi var deyince ben hemen havuza atladım, havuzun dibine daldım, havuz dibinde Emirhan Erdönmez’in sırt üstü yatar vaziyette olduğunu gördüm. Hemen çocuğu havuzdan çıkardım, o esnada çocuğun bilincinin kapalı olduğunu gördüm. Çocuğu havuzdan çıkartır çıkartmaz yüksek sesle ‘aramızda doktor var mı’ diye bağırdım, ortamda herhangi bir doktorun olmadığını fark ettikten sonra çocuğun şah damarından ve bileğinden nabız almaya çalıştım, çocuğun nabzı atmıyordu. Oradakiler ambulansı aradı. 2 nefes 30 bası şeklinde kalp masajına başladım. Bu şekilde 4-5 kez tekrar ettikten sonra ağzından su, burnundan mukus çıktı. Çocuk burnundan derin bir nefes almaya çalıştı. Nabzı geldi ancak bilinci gelmedi. Ambulans gelene kadar ben kalp masajına devam ettim’’ dediği aktarıldı.

Tesisin herhangi bir ihmalinin söz konusu olmadığını söylediği aktarıldı

İBB Hidayet Türkoğlu Spor Kompleksi’nde tesis yönetici yardımcısı olarak çalışan şüpheli Beray T.’nin ifadesinin de yer aldığı raporda, şüphelinin tesise girdiği sırada boğulma vakası olduğunu ambulans çağrıldığını öğrendiğini, havuz kısmına geçtiğinde boğulan şahsı gördüğünü, olayın ardından Emirhan Erdönmez hakkında bilgi almak ve ailesine geçmiş olsun demek için hastaneye geçtiğini, ailesinin yanına giderek hem bilgi almaya hem de herhangi bir şeye ihtiyaçları olup olmadığını sormaya gittiğini ve bu konuyla ilgili tesisin herhangi bir ihmalinin söz konusu olmadığını söylediği aktarıldı. Şüphelinin raporda ayrıca, Emirhan Erdönmez’in tesise kaydı ile ilgili tüm resmi evrakların mevcut olduğunu, olay meydana geldiği sırada tesis sorumlusu pozisyonunda olduğunu belirttiği de kaydedildi.

Sema Demir - Semanur Kaygısız

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Yüksel Yıldırım: "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, 2-0 mağlup oldukları Fenerbahçe maçı sonrası, "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" dedi. Samsunspor, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Fenerbahçe’ye 2-0 mağlup oldu. Maç sonu açıklamalarda bulunan Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, "Van Drongelen’i oynatırsak, en az 6-8 hafta yok olacak dediler. Oynatmayalım dedik. Bizimle devam ediyor. Satma şansım yok. Samsunspor’un hedefleri var. O isteniyor, Holse isteniyor, Marius’u istiyorlar. Talepler var. Musaba’yı bırakmak istemedik. Serbest kalma maddesi vardı. Onu kullandı kendisi ve engelleyemedik. Onun dışında oyuncu vereceğimi sanmıyorum. Çok astronomik teklif gelirse olabilir" ifadelerini kullandı. "Musaba seyirciyi coşturma hareketini Samsunspor maçında yapmamalıydı" Anthony Musaba ile ilgili de konuşan Yüksel Yıldırım, "Musaba’yı çok seviyorum. Alırken iki ay pazarlık yaptım. İkinci babası gibiyim. Bizden ayrıldı, Fenerbahçe’ye hayırlı olsun. Güzel de başladı. Seyirciyi coşturma hareketi Samsunspor maçında yapmamalıydı, üzdü. Pek çok hoş olmadı. Bazı televizyonlar beni yanlış anlamış. Bedava aldılar dedim. 6 milyon euro’ya aldılar. Nene’yi 18 milyona aldılar, Musaba’yı 6’ya aldılar dedim. Bana göre Musaba, Nene’den daha iyi futbolcu. Kıyaslama yaptık. Bunu zaman gösterecek. Musaba’yı normalde veriyor olsaydım, bir sonraki satışından pay alacaktım, bonus alacaktım, Fenerbahçe şampiyon olursa bonus alacaktım. O rakam belki 10-15’e çıkacaktı. Ben bunun için ’bedava’ dedim. Yoksa bedavaya gitmedi. Oyuncu, 3 milyon istedi (Samsunspor’a transfer süreci) sonrasında pazarlıkla 5 milyon yaptık. Samsunspor tarihinde 5 ay kalıp 6 katı para kazandıran bir oyuncu olmamıştı. Ekonomik katkılarından dolayı Musaba’ya teşekkür ettik ama onu da bazı taraftarlarımız da yanlış anladı. Nene’ye karşı yanlış bir şey söylemedim ama Musaba bana göre daha iyi futbolcu dedim" açıklamasını yaptı.
Ankara Bakan Tunç: "Avukatlık vakarına uygun davranış göstermeyen avukat hakkında soruşturma başlatıldı" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır" dedi. Adalet Bakanı Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu; avukatın ise yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça vurgular. Yargının kurucu unsuru olmanın yüklediği sorumluluk; avukatların yalnızca temsil ettikleri hakkı savunmayı değil, adalete duyulan güveni de güçlendirmeyi gerektirir. Hukukun ciddiyetini zedeleyen, kanun hükümlerini keyfî biçimde yorumlayarak yanlış yönlendirmeye kapı aralayan her tutum; toplumun adalete olan inancına zarar verir" dedi. İzmir Barosu’na kayıtlı bir avukatın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar dolayısıyla hakkında soruşturma başlatıldığını açıklayan Bakan Tunç, "Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatlık görevinin özen, doğruluk ve onur içinde yürütülmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmayı ve meslek kurallarına bağlılığı esas alır. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları da aynı doğrultuda; avukatın, mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmasını, bu hassasiyeti yalnızca mesleki faaliyetinde değil özel hayatında da gözetmesini gerekli kılar. Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümleri uyarınca ilgili baro tarafından da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği yönünden inceleme ve gerekli değerlendirmeleri yapılmak üzere disiplin süreci başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.