ASAYİŞ - 22 Şubat 2026 Pazar 22:15

İstanbul’da ağabeyini öldürdükten sonra intihar eden gencin cenazesi adli tıbba kaldırıldı

A
A
A
İstanbul’da ağabeyini öldürdükten sonra intihar eden gencin cenazesi adli tıbba kaldırıldı

İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde tartıştığı ağabeyini silahla vurarak öldüren ve ardından Silivri’de arkadaşına ait evde intihar eden gencin cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.


Olay, 17 Şubat gecesi Arnavutköy’de meydana gelmişti. İddiaya göre, Uğur Özyurt (25) ile ağabeyi Burakcan Özyurt (27) arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıkmıştı. Tartışmanın büyüdüğü olayda Uğur Özyurt’un yanındaki silahla ağabeyi Burakcan Özyurt’a ateş açtığı öne sürülmüştü. Ağır yaralanan Burakcan Özyurt olay yerinde hayatını kaybederken, Uğur Özyurt kaçmıştı.



Zanlının Silivri’de intihar ettiği ortaya çıkmıştı


Polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatırken, Uğur Özyurt’un arkadaşı R.G.’ye ait Silivri Bekirli Mahallesi’ndeki evin arka bahçesinde iple kendini asarak intihar ettiği ortaya çıkmıştı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince gencin hayatını kaybettiği belirlenmişti. Konuya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılırken, hayatını kaybeden Uğur Özyurt’un cenazesi otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Özyurt’un kesin ölüm nedeni, yapılacak otopsi sonrası netlik kazanacak.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir ‘Yeşilay Fest’ ESOGÜ’de başladı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ev sahipliğinde ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti Eskişehir Şubesi katkılarıyla düzenlenen ‘Yeşilay Fest’ festivalinin açılış programı gerçekleştirildi. ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki programın açılışında konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Eskişehir Şube Başkanı Av. Ayşe Fert Dökmeci, 2 gün boyunca sporla ve sanatla birlikte gençlerin bağımlılıklardan nasıl uzak tutulabileceğini göstermek istediklerini kaydetti. Dökmeci’nin mikrofonu bıraktığı ilkokul öğrencisi minik Elif, bağımlılık hakkında bilgiler verdi. Miniklerin gösterileri beğeni topladı Mustafa Kemal İlkokulu ikinci sınıf öğrencileri bağımlılık temalı pandomim, Özel Atayurt Anadolu Fen Lisesi Ritim Topluluğu ise ritim gösterileri gerçekleştirdi. Daha sonra ESOGÜ Halkbilim Uygulama ve Araştırma Merkezi (HAMER) Türk Müziği Topluluğu, Öğr. Gör. Dr. Tuncay Dağlı solistliğinde bir konser sundu. "Böyle festivalleri önemsiyoruz" Türkiye Yeşilay Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi ve Genç Yeşilay Başkanı Samet Koca, Yeşilay’ın en büyük farkının toplumun tümüne mal olmuş bir sivil toplum kuruluşu olması olduğunu belirterek, 106 yıllık böyle bir cemiyetin bayrağını taşımanın kendilerine onur ve mutluluk verdiğini ifade etti. İllerde gerçekleştirilen böyle festivalleri çok önemsediklerini ve şubelere destek vermeye çalıştıklarını dile getiren Samet Koca, il protokolüne destekleri için teşekkür etti. "Gençler spor ve sanat gibi güzelliklere yönlendirilmeli" ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, bağımlılık konusunun dünyanın ve Türkiye’nin en önemli meselelerinden biri olduğunu ve artık değişen dünyada bağımlılıkların alkol ve maddelerin yanı sıra oyun ve sosyal medya gibi çok farklı alanlarda da ortaya çıkmaya başladığını kaydetti. Aileden başlamak üzere bütün toplumun bağımlılıkla ilgili bilinçlendirilmesinin ve farkındalık oluşturacak etkinlikler düzenlenmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kamil Çolak, gençleri ve çocukların kötü alışkanlıklar yerine spor, müzik, sanat gibi güzelliklere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yeşilay’ın bu noktada önemli bir rol üstlendiğini belirten Rektör Çolak, ESOGÜ’de 2 gün devam edecek ‘Yeşilay Fest’ kapsamında çeşitli atölyeler ile sanat ve spor faaliyetleri düzenleyerek çocuklar ve gençleri güzelliklerle buluşturacaklarını ifade etti. Çolak, Yeşilay Fest’e ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek Yeşilay ekibine, katkı sağlayan bütün kurumlara ve emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu. "Bağımlılıkla mücadele, geleceğimizin mücadelesi" Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, bu anlamlı etkinliğin bağımlılıkla mücadelenin gençlere ve çocuklara anlatılmasına ve desteklerinin sağlanmasına çok değerli katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti. Yeşilay’ın mücadelesinin toplumu, milleti, gençliği huzura ve başarıya götürecek bir mücadele olduğunu dile getiren Vali Yılmaz; alkol, uyuşturucu ve dijital bağımlılığın, bağımsızlığı alıp götürdüğünü ve sonunun hüsran olduğunu söyledi. Gençlerin ve çocukların sporla, sanatla, okumayla ve eğitimle meşgul olmalarının hem onları hayatta başarılı kılacağını hem de milletimizi refaha ve toplumumuzu daha ileriye taşıyacağını belirten Vali Dr. Erdinç Yılmaz, bağımlılıkla mücadelenin geleceğin mücadelesi olduğuna dikkat çekti. Vali Yılmaz bu mücadelenin hep birlikte sürdürülmesi gerektiğini ve bunun sadece bir kurumla ya da devletle sınırlandırılamayacağını, toplumun her bireyinin bu mücadelede sorumluluğunun bulunduğunu ifade etti. Yılmaz, Yeşilay Fest’i düzenleyen Yeşilay ve ESOGÜ ile emeği geçen herkese teşekkür etti. Dereceye giren öğrencilere hediyeler takdim edildi Açılış konuşmalarının ardından Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Okullar Arası Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yarışması’nda Eskişehir ilinde dereceye giren öğrencilere hediyelerini verdi. Sonrasında Yeşilay Fest’in düzenlenmesine katkı sunan kurum ve kuruluş temsilcilerine teşekkür belgeleri takdim edildi. Açılış programı, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Programa geçmiş dönem Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah ve diğer protokol mensupları da katıldı.
İstanbul Şişli’de kayınvalide gelinini öldürmüştü, bir görümce gözaltına alındı; diğerini yakalama çalışmaları sürüyor Şişli’de Menekşe K., 6 yıldır cezaevinde olan oğlunun dini nikahlı eşi Burçin Şahin’i silahla başından vurarak öldürmüştü. ’Uyuşturucu madde ticareti’ suçundan kesinleşmiş 6 yıl 8 ay hapis cezası bulunan Menekşe K. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şişli Asayiş Büro Amirliği ekipleri yaptığı çalışmada, Şahin’in 2 çocuğunun olaydan bir süre önce görümceleri Ceylan S. ve Nehir K. tarafından evden çıkarıldığı öğrenildi. Çocukları bir eve bırakan görümcelerin sonrasında emlakçıya gittiği, burada bir süre beklediği ve cinayetin ardından paniğe kapılarak emlakçıdan çıktıkları anların görüntüleri de ortaya çıktı. Olayla ilgili kardeşlerden Ceylan S. polis tarafından gözaltına alınırken, Nehir K.’yı yakalama çalışmaları sürüyor. Geçtiğimiz 2 Mayıs’ta Cumartesi günü saat 13.15 sıralarında Şişli ilçesi Eskişehir Mahallesi’nde meydana gelen olayda, Haydarcan K.’nin ’Hırsızlık’ suçundan cezaevinde olduğu, dini nikahlı eşi Burçin Şahin’in ise kayınvalidesi Menekşe K. ile aynı evde yaşadığı öğrenildi. İddiaya göre kayınvalide ile gelin arasında evde henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıkmış, kayınvalide Menekşe K., kendisine ait ruhsatsız silahla Burçin Şahin’in başına 2 kez ateş etmiş, olay sonrası Burçin Şahin hayatını kaybetmişti. Olayın ardından polis ekipleri tarafından yapılan incelemelerde dışarıda 2 adet, evde ise 4 boş kovan buldu. Ölen Şahin’in 2 de çocuğu olduğu öğrenildi. Cinayet şüphelisi kayınvalidenin cinayetin ardından pencereye çıkarak ’Gelinimi öldürdüm, namusumu temizledim’ dediği ve camda bir süre sigara içtiği öğrenildi. Kayınvalide, gelininin oğlunu aldattığını düşünerek cinayeti işlemiş Polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alınan Menekşe K.’nin burada verdiği ilk ifadesinde, olayın ’Namus meselesi’ olduğunu söylediği, ifadesinin devamında oğlunun 6 yıldır cezaevinde olduğu, Burçin Şahin’in oğlunu aldattığından şüphelendiğini, olay günü telefonunda mesajlaşmalarını görmesi üzerine şüphelerinin arttığını, bunun üzerine sinirlenerek evde bulunan silahla başına 2 el ateş edip cinayeti işlediğini söylediği öğrenildi. Kayınvalide Menekşe K., tutuklandı İşlemleri için polis merkezine getirilen Menekşe K.’nin burada yapılan sorgusunda ’Uyuşturucu madde ticareti’ suçundan kesinleşmiş 6 yıl 8 ay hapis cezası bulunduğu da öğrenildi. Emniyette işlemleri tamamlanan Menekşe K. adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüpheli ’Kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Menekşe K.’nin eşi Selahattin K.‘nin ise 24 yıl önce yüksek doz uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı. 2 çocuğu evden çıkarıp emlakçıya gitmişler Olayla ilgili çalışmalarını derinlemesine sürdüren Şişli Asayiş Büro Amirliği ekipleri, olaydan önce evde Menekşe K.‘nin kızları Ceylan S. (40) ve Nehir K.‘nin (32) de olduğunu tespit etti. Burçin Şahin ile aralarında tartışma çıktığı iddia edilen Ceylan S.‘nin, kardeşi Nehir K. ile birlikte 2 yeğenini de alarak evden çıktığı belirlendi. Ceylan S. ve Nehir K.‘nin daha sonra çocukları bir evde bıraktıkları, caddede bulunan bir emlakçıya girdikleri ve burada bir süre oturdukları belirlendi. Olayın yaşanması üzerine iki kız kardeşin emlakçıdan çıkarak eve doğru koştukları belirlendi. Emlakçıda yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görümcelerden biri gözaltına alındı diğerini arama çalışmaları sürüyor Olaydan önce evde bulunduğu öğrenilen Ceylan S., polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Emniyette ifadesi alınan Ceylan S., sabah saatlerinde annesi Menekşe K.’nin evine kahvaltıya gittiklerini, kardeşi Nehir K.’nin Burcu Şahin’in telefonunda uygunsuz fotoğraflarını ve konuşmalarını gördüğünü, bunun üzerinde aralarında tartışma çıktığını söylediği öğrenildi. Ceylan S. ifadesinin devamında Nehir K.‘nin gelinleri Burcu Şahin’e, ’Sen kardeşime bunu nasıl yaparsın, benim kardeşim hapiste, çocuklarından utanmıyor musun’ dediği, aralarında kavga çıktığını söylediği öğrenildi. Görümce Ceylan S.’nin ayrıca gelinleri Şahin’in çocuklarını ve cep telefonunu alarak evden çıktıklarını söylediği de öğrenildi. Emniyette işlemlerinin tamamlanmasının ardından mahkemeye çıkarılan Ceylan S., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer görümce Nehir K.’yi yakalama çalışmalarının ise sürdüğü öğrenildi.
Kastamonu Yüzlerce yıllık ’taş baskı’ motifleri modern sanatla buluştu, eserler hayran bıraktı Kastamonu’da üniversite öğrencisi yüzlerce yıllık yöresel taş baskı motiflerini dijital baskı yöntemini kullanarak sanatla buluşturdu. 17 adet motif kullanılarak yapılan eserler büyük beğeni topladı. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Şule Şahiner tarafından, Prof. Dr. Metin Uçar danışmanlığında hazırlanan proje ile Kastamonu’nun yüzlerce yıllık geçmişe sahip taş baskı motifleri dijital sanatla buluşturuldu. TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan proje çerçevesinde, yapılan araştırmaların ardından Kastamonu’ya ait 17 taş baskı motifi dijitale aktarıldı. Daha sonra, 17 taş baskı motifi kullanılarak yapılan 25 eser, dijital baskı yöntemiyle tablolara aktarıldı. Eserler, Turhan Topçuoğlu Sergi Salonu’nda açılan sergide beğeniye sunuldu. Eserler, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Öte yandan, dijital sanata uyarlanan taş baskı motiflerinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmesi için çalışma yürütüleceği belirtildi. "Motifleri günümüze nasıl uyarlayabiliriz diye düşündük" Serginin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Uçar, proje sürecinde Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Tekstil Bölümü’nün Kastamonu’daki taş baskı motifleriyle ilgili yaptığı araştırmadan faydalandıklarını dile getirerek, "Sadece Kastamonu’da kullanılan motifleri ele aldık. Bunları daha çağdaş bir şekilde günümüze nasıl uyarlayabiliriz diye biraz düşündük. Bunu proje olarak sunduk. Projemiz önce motiflerin tespit edilmesi arkasından da dijital baskıyla bir sergi açılması ve katalog haline getirilmesinden oluşuyordu. Şu anda sergi aşamasındayız. Bir de açabilirsek kampüste aynı sergiyi açmayı planlıyoruz. Burada sergiyi açmamızın sebebi de halkla daha iç içe olması içindi. Ama açıkçası ilgi çok da düşündüğümüz gibi olmadı" dedi. "Motiflerin dijital olarak sanata tekrar kazandırılmasını istedim" Proje süreciyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Şule Şahiner de, "Bu motifler sandıklarda duruyordu. Sadece şalvarın üstüne ve masa örtülerinin üzerine basılıyor. Bunu halkımız bilmiyor, bunu gençlik bilmiyor. Bu motiflerin dijital olarak sanata tekrar kazandırılmasını istedim. Sadece sandıklarımız da kalmasını istemedim. O yüzden dijital sanata uyarladım. Modern bir dille dijital olarak tekrar konumlandırdım ve çalışmalarımı bu şekilde ilerlettim. Bunları masa örtüsü, çarşaf deseni olarak da kullanılabiliriz. Ayrıca patent için de gerekli mecralara başvuracağım. Yeni bir dille, yeni bir çağdaş yorumla tekrar bu taş baskı motiflerini kullanabileceğiz. Motifleri taş baskı olarak sadece siyah beyaz olarak değil, rengarenk fularlarda, çarşaf desenlerinde, etek baskılarında, çanta kılıflarında birçok mecrada bunları tekstil ürünü olarak tabii ki kullanabiliriz. Şu anda gördüğünüz bu taş baskı motifleriyle yapılmış bir şal. Ama tek bir şal, çağdaş bir yorum ya da resimsel bir göz ya da sanatsal bir göz yok. Sadece taş baskı motifinin direk üzerine işlemişler. Bu da bir örnek" şeklinde konuştu. Serginin 20 Mayıs’a kadar açık kalacağı belirtildi.
İstanbul Sivrisinek, K2 ve Mızrak SAHA EXPO 2026’da sahneye çıktı Baykar, milli ve özgün olarak geliştirdiği K2 Kamikaze İHA ile akıllı dolanan mühimmatlar Mızrak ve Sivrisinek SAHA EXPO 2026’da ilk kez görücüye çıktı. Basın mensuplarına sistemi anlatan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, "Bu sistemleri de arkadan gelen insansız hava araçlarımız komuta ediyor. Akıncı, Bayraktar TB3 veya Bayraktar TB2’nin komuta ettiğini görüyoruz. Ve operatör bir anlamda kullanıcı çok üst düzey bir karar verici modunda bu sürülere görevlerini bir anlamda dikte ediyor" dedi. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Yerli ve milli ürünler vitrine çıktığı fuarın açılışına Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi, Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve çok sayıda ziyaretçi katıldı. Baykar’ın üç stratejik ürünü K2, Mızrak ve Sivrisinek’i ilk kez sergilendi Baykar, milli ve özgün olarak geliştirdiği insansız platformlar ve mühimmat ekosistemiyle SAHA EXPO 2026’da tam kadro yerini aldı. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuarda, K2 Kamikaze İHA ile akıllı dolanan mühimmatlar Mızrak ve Sivrisinek ilk kez görücüye çıktı. Baykar’ın geliştirdiği yeni bir dönemi başlatan üç stratejik ürünü K2, Mızrak ve Sivrisinek de fuardaki yerini aldı. Ürünlerle ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Türk ordularının ve Türk savunma sanayinin dünyada SİHA’larla ilk savaşı kazanan güç olarak tarihe geçtiği belirterek, "Bir anlamda bu alanın paradigma kırılımı ve muharabede devrim yaparak ilkleri başardı. Bugün de yeni bir ilkle bir anlamda geleceğe damgasını vuracak bir paradigmayla, bir anlayışla yeni bir teknolojiyle karşınızdayız. SAHA İstanbul’un arkamda duran Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze insansız hava aracı ve hemen sağ tarafta da gördüğümüz bu ailenin bir parçası olan Mızrak ve Sivrisinek kamikaze hava araçlarını görüyorsunuz. Bunlar sürü halinde yapay zekayla donatılmış akıllı sürü otonomisiyle görev yapabilen, kendi içlerinde sinerjiyle koordine olup akıllı bir şekilde küresel konumlama sistemlerinden bağımsız bir şekilde, hedefe gidip, hedefi bulup etkisiz hale getirebilen farklı kabileyetlerdeki kamikaze insansız hava araçları. Bunlar bir yandan dolanan mühimmat da deniyor. Dolanan mühimmat denmesinin sebebi bir anlamda hedeflerine yol alırken, bulamadıklarında tekrar kullanıcıya karar verme imkanı sunmaları veya hedefi bulancaya kadar doğru zamanı kollayıp taarruz etme moduna geçme kabiliyetine sahip olmalarıdır" dedi. "Tümüyle küresel konumlama sisteminden bağımsız bir şekilde görev yapabiliyor" K2 Kamikaze insansız hava aracının 850 kiloluk kalkış ağırlığına sahip olduğunu söyleyen Bayraktar, "Adeta kamikaze insansız hava araçlarındaki en ağır abi. 200 kiloluk harp başlıklarını kullanıyor. 2 bin kilometreden fazla menzili var. Tümüyle küresel konumlama sisteminden bağımsız bir şekilde görev yapabiliyor. Bugün bir muharabe ortamında özellikle insansız hava araçlarını engelleyebilmek için yoğunluklu olarak elektronik harp teçhizatları kullanılıyor ve bir anlamda konumlarını bulmasını engellemeye çalışıyor. Bunlara karşı koyabilmek için de küresel konumlama sistemlerinden bağımsız bir şekilde seyrüsefer yapabilmeniz gerekiyor. Üzerindeki kameralar kamera sistemleri sayesinde gece veya gündüz yere bakarak yeryüzü şekillerini tanıyarak konumlama yapabiliyor. Ve hatta buna benzer şekilde Mızrak ve Sivrisinek kamikaze insansız hava aracı da yapabiliyor. Bunun yanında çok önemli bir kabiliyeti sürü sinerjisiyle hareket edebiliyor olması. Bugün de bir şekilde teknolojinin ilerlemesiyle artık dünyaya damgasını vuracak olan bu yeni nesil yapay zeka destekli kamikaze sürü teknolojisi de en büyük gücünü sürü sinerjisinden alıyor. Yani maliyet etkin çok sayıda hava savunma sistemlerine bir anlamda doygunluğa ulaştıracak bir taarruzdan bahsediyoruz. Burada araçların sayısının fazla olması aslında bir kuvvet çarpanı sayısının fazla olabilmesi için maaliyet etkin olmaları, kolay üretilebilir olmaları, bunun yanında konvensiyonel sanayi tarafından üretilebilir olmaları büyük önem taşıyor. Hem muharebenin sürdürülebilirliği açısından hem de taarruzun etkinliği açısından. En önde Sivrisinek geliyor. Düşünün en önde binlik bir Sivrisinek paketi geliyor. Arkasında bunun 500-600 adet Mızrak Kamikaze insansız hava aracı olduğunu düşünün en arkada da 300-400’lük bir K2’lik taarruz paketinden bahsediyoruz" diye konuştu. "Bu sistemleri de arkadan gelen insansız hava araçlarımız komuta ediyor" Bir anlamda dünyanın yeni nesil taarruz paradigmasının, muharabe paradigmasının da belirlemiş olduklarını belirten Bayraktar, "Bu sistemleri de arkadan gelen insansız hava araçlarımız komuta ediyor. Akıncı, Bayraktar TB3 veya Bayraktar TB2’nin komuta ettiğini görüyoruz. Ve operatör bir anlamda kullanıcı çok üst düzey bir karar verici modunda bu sürülere görevlerini bir anlamda dikte ediyor. Bu şekilde bir taarruzdan bahsediyoruz. Karşı tarafın hava savunma gücüne göre de bu paketin sayısı artırılabilir veya azaltılabilir. Tüm bu süreçlerde üretim, geliştirme süreçlerinde de maliyet etkin olması, kolay ölçeklenebilir olması tüm sanayimiz tarafından üretilebilir olması ve kolaylıkla her yerden saha sürülebilir olması çok önemli. Bu maksatla K2 hazırlıksız yollardan da dahi kalkış yapabilecek şekilde tasarlandı. Teknolojileri siz savaş olmasın, barış olsun, yeterince caydırıcılık olsun, kendimizi koruyalım diye geliştiriyorsunuz. Bu sistemler bir anlamda barış ortamında tatbikatlarda kullanılan unsurlar oluyor. Peki siz 500’lük bir paketi feda mı edeceksiniz? Bu araçlar tek kullanımlık olmuş olsa iniş takımlarına sahip olmayacak olsa dönüp tekrar inemeyeceğinden bir anlamda feda olmuş olacaklar. Belki bu ticari bir yaklaşımla doğru bir bakış açısı olabilir ama bir anlamda bir bunları ülkemiz için üretiyoruz ve en maliyet etkin en az yükü olabilmek için tekrar geri dönebilsin, tekrar kullanılabilsin maksadıyla bu şekilde tasarlandı. Şayet tek kullanımlık bir göreve gönderilirse iniş takımları sökülebilir" ifadelerini kullandı.