ASAYİŞ - 11 Şubat 2026 Çarşamba 07:00

Küçükçekmece’de sitedeki 10 katlı riskli bina, mühürlenerek tahliye edildi

A
A
A
Küçükçekmece’de sitedeki 10 katlı riskli bina, mühürlenerek tahliye edildi

İstanbul Küçükçekmece’de sitede bulunan 10 katlı bina, riskli yapı olduğu tespit edildi. Belediye ekiplerince bina mühürlenirken vatandaşlar tahliye edildi.


Olay, 6 Şubat Cuma günü İstanbul Küçükçekmece İnönü Mahallesi’nde bulunan bir sitede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre sitede bulunan 10 katlı binanın ekiplerin incelemeleri sonunda riskli yapı olduğu tespit edildi. Bunun üzerine bina Küçükçekmece Belediyesi ekipleri tarafından tahliye edildi. Bazı vatandaşlar belediye ekiplerince otellere yerleştirildi. Bina belediye ekipleri tarafından mühürlendi.



Küçükçekmece’de sitedeki 10 katlı riskli bina, mühürlenerek tahliye edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Doğru beslenme ile böbrek taşı riskini azaltmak mümkün" Böbrek taşlarının ciddi ağrıya ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açabildiğini belirten Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, "Doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastaların büyük bir kısmında taş oluşumu önlenebilir" dedi. Böbrek taşlarının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren önemli bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren İstinye Üniversitesi Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, taş oluşumunun idrardaki bazı minerallerin kristalleşmesi sonucu meydana geldiğini söyledi. Prof. Dr. Kaya, "Kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddeler idrarda yoğunlaştığında ve yeterli sıvı alınmadığında kristaller birleşerek taş halini alır. En sık görülen taş türü ise tüm taşların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan kalsiyum oksalat taşlarıdır" diye konuştu. Kimler risk altında? Böbrek taşı oluşumunda bazı grupların daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, "Yetersiz su tüketimi en önemli risk faktörüdür. Ailesinde böbrek taşı öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Ayrıca fazla tuz tüketenler, aşırı hayvansal protein alanlar ile obezite ve hareketsiz yaşam tarzına sahip bireylerde taş oluşumu daha sık görülmektedir" ifadelerini kullandı. "Taş oluşumunu önlemek için öneriler" Koruyucu önlemlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Kaya, böbrek taşından korunmak için şu önerilerde bulundu: "Günde ortalama 1,5-2 litre su içerek idrar renginin açık sarı ya da renksiz olmasını hedeflemek gerekir. Tuz tüketiminin azaltılması, idrarda kalsiyum atılımını düşürerek taş oluşumunu tetikler. Limon ve portakal gibi sitrat bakımından zengin içecekler kristal oluşumunu doğal yoldan engelleyebilir. Halk arasında sanılanın aksine, süt ve yoğurt gibi besinlerle alınan kalsiyum taş riskini azaltır; çünkü kalsiyum bağırsakta oksalata bağlanarak emilimini önler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek ise idrarın asit dengesini düzenler." "Bazı besinlere dikkat" Özellikle kalsiyum oksalat taşı olan hastaların bazı gıdalara dikkat etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Kaya, "Ispanak, pancar, çikolata ve kabuklu yemişler gibi yüksek oksalat içeren besinlerin aşırı tüketilmemesi gerekir. Gazlı ve şekerli içecekler de taş riskini artırabilir" dedi. "Ağrıdan önce uyarı veren belirtiler" Böbrek taşlarının bazen uzun süre belirti vermeden böbrekte kalabildiğini ifade eden Prof. Dr. Kaya, "Taş hareket ettiğinde ya da idrar yolunu tıkadığında vücut çeşitli sinyaller verir. İdrarda kan görülmesi, ateş, bulantı, kusma, titreme, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve genital bölgede ağrı bu belirtiler arasında yer alır" açıklamasında bulundu. "Ağrı bel ve kasık bölgesine yayılabilir" Ağrının genellikle taşın idrar yoluna girmesiyle başladığını belirten Prof. Dr. Kaya, "Kaburga altından başlayıp bel ve yanlara yayılan ağrı, zamanla kasıklara ve cinsel organlara kadar ilerleyebilir. Ağrı bazen hafif ve sürekli, bazen de dalgalar halinde şiddetli olabilir" dedi. "İdrar ve sindirim sistemi bulguları" İdrarda renk değişikliğinin önemli bir bulgu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kaya, "İdrar pembe, kırmızı ya da çay rengi olabilir. Sık idrara çıkma, yanma hissi veya idrar akışının aniden kesilmesi görülebilir. Ayrıca böbreklerle mide arasındaki sinirsel bağlantılar nedeniyle bulantı, kusma ve soğuk terleme de sık karşılaşılan şikâyetlerdir" ifadelerini kullandı. "Enfeksiyon hayati risk taşıyabilir" Taşın idrar akışını engellemesi durumunda enfeksiyon gelişebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, "Ateş, titreme ve idrarın bulanık ya da kötü kokulu olması ciddi bir tabloya işaret eder ve acil müdahale gerektirir" uyarısında bulundu. "Çocuklarda belirtiler farklı seyredebilir" Çocuklarda böbrek taşı belirtilerinin daha farklı olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Kaya, "Bebeklerde huzursuzluk ve sürekli ağlama, küçük çocuklarda ise karın ağrısı ve idrarda kanama ön planda olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmak, böbrek fonksiyonlarının korunması açısından büyük önem taşır" dedi.
Elazığ Elazığ Kapalı Çarşı’da 85 kiloluk orkinos tezgaha indi Elazığ Kapalı Çarşı esnafı Ebubekir Buluş, Akdeniz kıyılarından getirilen dev orkinosu tezgaha taşıdı. Elazığ Kapalı Çarşı’da yer alan balıkçı dükkanında, Akdeniz bölgesinden getirilen 85 kilogramlık orkinos satışa çıkarıldı. Deniz balıklarında bu sezon yaşanan verimlilik sayesinde tezgahlara giren dev balık, bölge halkının alışık olduğu tatlı su balıklarının aksine boyutuyla dikkat çekti. 1 metre 40 santim uzunluğunda olan orkinosun kilosunu 650 liradan satışa sunduklarını ifade eden Ebubekir Buluş, halk arasında "ton balığı" olarak bilinen bu balığın özellikle çocuk gelişimi için tercih edildiğini belirtti. "Vatandaşlarımız genelde bunu ton balığı olarak tanır" Deniz balıklarında bu sene verimin arttığına dikkat çeken Ebubekir Buluş, "Elazığ merkez Kapalı Çarşı’da üçüncü nesil olarak balıkçılıkla uğraşıyoruz. Dükkanımız 1961 yılında Elazığ merkezde kuruldu ve Elazığ’ın en eski balıkçısıyız. Bu yaz balık sezonu ağırlıklı olarak deniz balıklarından geçiyor. Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara bölgelerinden her bölgenin kendine özgü balıkları ve çeşitleri var. Bugün de Elazığ’a pek gelmeyen, Akdeniz kıyılarında çıkan orkinos balığı geldi. Orkinos Elazığ’da çok fazla bilinmez, vatandaşlarımız genelde bunu ton balığı olarak tanır. Omega-3 bakımından çok zengin olan bu balık, özellikle çocukların kemik ve boy gelişimi için oldukça sağlıklı ve faydalıdır" dedi. "Denizden bu kadar büyük balıklar gelince vatandaşların ilgisini çekiyor" Orkinos hakkında bilgi veren Buluş, "Yaklaşık 1 metre 40 santim boyunda ve 85 kilo ağırlığında olan bu balığı kilogram olarak bölüp çocuklara özel köfte şeklinde satmayı düşünüyoruz. Köftesi gerçekten çok lezzetli oluyor. Aynı zamanda bonfile et olarak, kılçıksız ve kemiksiz şekilde vatandaşlara sunacağız. Et olarak hazırlanmış net kilogram fiyatı yaklaşık 650 lira civarında. Bölgemizde genelde tatlı su balıkları ön planda, aynalı sazan, turna ve şabut gibi balıklar çıkıyor ve insanlar bunlara daha alışık. Denizden bu kadar büyük balıklar gelince vatandaşların ilgisini çekiyor" diye konuştu.
Sivas Sesi kentin her köşesinde yankılanıyor, 87 yıldır mesaisine devam ediyor Sivas’ta 1939 yılında kurulan TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğü’nün saat kulesi ve kuleden yayılan boru sesi, aradan geçen 87 yıla rağmen hem çalışanların mesai saatini belirliyor hem de kentin simgeleri arasında yer alıyor. Sivas’ta 1939 yılında ulusal ve uluslararası demiryolu sektöründe kullanılan farklı tip ve özellikteki yük vagonlarının bakım, onarım ve imalatı ile raylı sistem araçlarına ait yedek parçaların üretimi amacıyla kurulan TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğü, ülke ekonomisine sunduğu katkının yanı sıra tarihi saat kulesiyle de dikkat çekiyor. İlk olarak su deposu olarak inşa edilen ve 44 metre uzunluğunda olan kule, zamanla bu işlevini yitirerek saat kulesine dönüştürüldü. Yaklaşık 87 yıl önce çalışanların mesai saatlerini takip edebilmesi amacıyla tasarlanan kuleye, ilerleyen yıllarda boru sesi sistemi de eklendi. Günümüzde hâlâ aktif olarak kullanılan saat kulesi sayesinde saati görebilen çalışanlar mesainin başlangıcını, mola saatlerini ve mesai bitimini saatten takip ediyor. Saati göremeyen çalışanlar ise kuleden yayılan boru sesiyle zamanın geldiğini anlıyor. Sivas’ın kent simgeleri arasında yer alan tarihi saat kulesi ve boru sesi, yalnızca TÜRASAŞ çalışanları tarafından değil, kentte yaşayan herkes tarafından biliniyor ve kentin hafızasında önemli bir yer tutuyor.
Eskişehir Polis ve savcı yalanına inanıp 5 milyon lirasını kaptırdı Eskişehir’de polis ve savcı yalanıyla yaşlı adamın yaklaşık 5 milyon 200 bin TL değerinde ziynet eşyası ve parasını dolandıran 3 şüpheli, İstanbul’a kaçmaya çalışırken Kocaeli’de yakalandı. Altın ve ziynet eşyaları kendisine teslim edilen adam, "5 milyon 200 bin TL’lik altın ve paramı ellerimle dolandırıcılara teslim ettim" dedi. Olay, Odunpazarı ilçesi 71 Evler Mahallesi’nde 9 Şubat’ta meydana geldi. Cep telefonundan kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şahıslar, 69 yaşındaki Kazım Kınık’a; hakkında soruşturma yapıldığının ve elindeki birikiminin savcılık tarafından değerlendirmek üzere alınacağını bildirdi. Parayı vermeyi kabul eden Kazım Kınık’ın yaklaşık 5 milyon 200 bin TL değerinde 57 adet Cumhuriyet altını, 12 adet 30 gram bilezik ve 3 bin euro’yu adresinden şüphelilerce teslim alındı. Şüphelilerin adrese gelişi güvenlik kamerasına anbean yansıdı. İhbar üzerine çalışma yapan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri olayı gerçekleştirdiği belirlenen S.B., H.E. ve A.B.’yi İstanbul’a kaçmaya çalışırken Kocaeli’de yakalandı. Ekiplerce ele geçirilen yaklaşık 5 milyon 200 bin TL değerinde ziynet eşyası ve para Kazım Kınık’a teslim edildi. "’Gizli polisiz, çocuğuna söyleme, kimseye duyurma’ dediler" Yaşananları anlatan Kazım Kınık, "Dolandırıcılar telefonla aradılar; benim kimlik numaramı, bütün geçmiş ailemin hepsinin isimlerini, çocuğumu, kız kardeşlerimi, annemi, babamı, ölenimi, sağ olanımı, bütün hanımın tarafının kardeşlerini, annesini, babasını tümünün isimlerini söylediler. "Şu bankalarda senin alakan var mı" dediler. "Yok" dedim. Ben de ziynet olduğunu, para olduğunu söyleyip, "Seni biz emniyetini alabilmemiz için. Diyarbakır’da yakalanmışsın suçüstü, savcılık sana kâğıt getirdi, seni temize çıkarabilmemiz için. Ben, Komiser Volkan" dedi sanırım. Sonra, "Ben seni 155’ten arıyorum" dedi. "Ben senin polis olduğunu nerden bileyim" dedim. "İşte savcı ile irtibatlı" dedi, "Savcı seni tutuklayacak ama temiz olduğunu ispat etmek istiyor" dedi. "Senin ziynetin varmış. Bunları takip ediyorlar" dedi. "Senin dibindeki komşun, ev komşun. Köyden seni şikâyette bulunmuş" dedi. Hanımın fotoğrafını kimliğinin üzerine bir kadın yapıştırmışlar, onu attılar. Benim kimliğimin üzerine bir adam yapıştırmışlar, onu attılar. "Sen bunları tanıyor musun? Bunlar suçüstü yakalandı Diyarbakır’da" dediler. "Gizli polisiz, çocuğuna söyleme, kimseye duyurma" dediler. Hem benim hem eşimin telefonunu meşgul ettiler. İkimizi de bir yerlere haber vermesin diye" dedi. 1 saat içinde dolandırıcılar tespit edildi Kazım Kınık, "Elime güzelce saydım, kapıya geldiler, dolandırıcılara teslim ettim. Ondan sonra bana, "Şimdi senin savcılık teslim alıp sana ait olduğunu tespit edecek, 20 dakika sonra sana teslim edecekler" dedi. Sonra dedim, "Soyguncusunuz, ben polisim, sizi polise şikâyet edeceğim" dedim. Dolandırıcı, "Ben zaten polisim" dedi. "Sen polis falan değilsin, sen soyguncusun da benim kafam durdu" dedim. Ondan sonra toplam 1 saat içerisinde polis geldi. Komşunun kamerasından görüntü aldılar. Sonra dolandırıcılar yakalandı. Yakalandığına dair 1 saat içerisinde bize haber geldi. Eskişehir İl Müdürlüğümüze, Asayiş Şube Müdürlüğümüze, Dolandırıcılık Büro Amirliğimize teşekkür ederim. Çok hızlı bir şekilde müdahale edildi. Altınlarım eksiksiz bir şekilde teslim edildi. Teşekkür ederim. Allah razı olsun devletimizden, askerimizden, polisimizden. Çok memnunum. Allah razı olsun, teşekkür ederim" diye konuştu.