ASAYİŞ - 24 Eylül 2024 Salı 11:04

Polis memuru Hakan Telli’nin şehit edildiği saldırıya ilişkin 17 sanığa tahliye

A
A
A
Polis memuru Hakan Telli’nin şehit edildiği saldırıya ilişkin 17 sanığa tahliye

İstanbul Kağıthane’de polis memuru Hakan Telli’nin şehit edildiği, 1 polis memurunun ise ağır yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin 51 sanıklı davada mahkeme, 17 sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.


Kağıthane’de 25 Ağustos 2023’te uyuşturucu ticareti yapıldığı ihbar edilen adrese düzenlenen operasyonda açılan ateş sonucu polis memuru Hakan Telli’nin şehit edildiği, polis memuru A.Y.Ç.’nin ise ağır yaralandığı olaya ilişkin 51 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada 27’si tutuklu 40 sanık ve 2 tutuklu suça sürüklenen çocuk hazır bulundu. 1 tutuksuz suça sürüklenen çocuk ile taraf avukatlarının da katıldığı duruşmada 2’si başka suçtan tutuklu 4 sanık Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Ayrıca, müştekiler Firdevs Telli ve müşteki polis memuru A.Y.Ç. de SEGBİS ile mahkemeye katıldı.



‘’Hepimizden önce çıktı, bizden önce çıktığı için vuruldu’’


Olay günü evdeyken kapıya 2 kişinin geldiğini söyleyen tutuklu sanık Akın Arsakay, ‘’Ben gidip baktığımda yönetici olduklarını söylediler. Ben dayımı çağırdım. Yönetici olduklarını, aşağıda iki tane motor olduğunu, motorlara bakmazsak polisi arayacaklarını söylediler. O sırada kapıda biri saklanıyordu. Diğer kişi parmağıyla gözetleme deliğini kapatıyordu. Polisi arıyorum dedikleri sırada dayım Ozan Anucur kapıyı araladı. Bakmak isterken dayımın üzerine atladılar. Kuzenim Diyar Anucur büyük silah keleş dediğimiz evde bulunan silah ile ateş etmeye başladı. Birisinin yaralandığını gördüm. Yaralanan polis memuru da dayımı yaraladı. Diyar Anucur’un ısrarı üzerine silahı elime aldım. Otoparka indik. Aşağı indik. Orada oyalandık. Diyar Anucur kapıyı açmaya çalıştı. Diyar Anucur kendisi kapıyı açtı. Hepimizden önce çıktı. Bizden önce çıktığı için vuruldu. Sonra teslim olmaya gittik’’ ifadelerini kullandı.



‘’Polis olduklarını kesinlikle düşünmedik’’


Tutuklu sanık Ozan Anucur savunmasında, olay günü kendisiyle birlikte Akın Arsakay ve ölen Diyar Anucur’un birlikte evde oturduklarını söyleyerek, ‘’Diyar yemek söylemek istedi. Zil çaldıktan sonra Diyar ve Akın kapıya doğru yöneldi. Otomatiğe basarken kimse ses vermedi, onlar da yemek zannetti otomatiğe bastı. Akın ile Diyar endişeliydi, birisinin kapının arkasında saklandığını, birisinin gözetleme deliğini kapattığını söyledi. Kim olduklarını sordum, bina yöneticisi dediler. Aşağıda motor olduğunu, çalıntı olup olmadığını sordular. Beklemesini söyledim, ısrarla kapıyı çalmaya devam etti. Kapıyı az bir şey araladım, buyurun der demez silahın kabzası ile kafama vurmaya başladı. 3 ay önce abim rahmetli olduğu için sağda solda bizi öldüreceklerini söyleyenler olmuştu. Abimin düşmanlarının elinden ölmektense kendimi atacaktım. O sırada koridordan büyük silah sesleri gelmeye başladı. Polis olduklarını kesinlikle düşünmedik. Koridorda yaralandıkları zaman polis lafını duydum. Diyar’ın elinde tüfek vardı. Otoparka inip kapıyı açmaya çalıştık. Diyar önce çıktı, Diyar vuruldu. Vurulduktan sonra biz de geri çıktık. Polis olduklarına inandık. Binanın ana merdivenlerinden çıkıp teslim olduk’’ dedi.



‘’Kapıyı çaldık, polis olduğumuzu söyleyip ‘açın’ dedik’’


Müşteki polis memuru B.Ö., ihbar üzerine olay yerini diğer müşteki polis memuru A.Y.Ç. ve şehit polis memuru Hakan Telli ile incelemeye başladıklarını söyleyerek, ‘’Uyuşturucu ticareti olduğunu düşünüyorduk. İhbarcılar motorcuların gelip paket verildiğini söylediler. Biz de izlediğimizde motorun geldiğini ve paket verildiğini gördük. O motoru takip ederken aradan dereden kaçtı. İhbarın aslında doğru olduğunu gördük. Olay günü polis memuru Telli, lokum kutusu gibi olan kutuyu açtı. İçinde ‘uzi’ diye tabir edilen madde çıktı. Diğer polis A.Y.Ç. ‘hemen takviye ekip çağıracağım’ dedi. Görüşmesini yaptı, daha sonra 2 personel çıkmayalım, 3 olalım dedik. Konuyu savcıya aktararak yukarı çıktık. Kapıyı çaldık, polis olduğumuzu söyleyip ‘açın’ dedik. Polis olduğumuzu biliyorlardı. Açtı açmadı diye beklerken Ozan Anucur, sol eliyle kapının koluna, sağ eliyle silahı doğrultarak kapıyı açtı. En başta üçümüzü Ozan vuracaktı, vuramadı. Sonrasında boğuşma oldu. Sağ taraftan bir el ateş oldu, ilk atış Hakan Telli’nin göğsüne geldi. 3-5 saniye sonra vurulduğunu fark etti. Kan fışkırmaya başlamıştı. İçeri girdiğim kafamı çevirdiğim anda diğer koltuğun altına koydu silahı ve Diyar silahı kurdu, bana sıktı ancak beni vuramadı. Bana karşı 2-3 kez atış yaptı. Ben karşılık veremedim’’ şeklinde konuştu.


İfadesine devam eden müşteki polis memuru B.Ö., ‘’Orada bir anda Hakan abiyi omuzlayarak ‘hadi abi, bir kat aşağı in’ dedim. Bir yandan da komutayı arıyorum, takviye ekip çağırdık ve ‘vurulduk, özel harekat gelsin’ dedik. Üçüncü kata kadar Hakan abi ile geldim. Gücünün kalmadığını söyledi. Hakan abiye ‘abi otur, yardım çağırıp geliyorum’ dedim. Yukarıda hala silah sesleri geliyordu. Geri dönüp Hakan abiye gidecekken binanın girişinde 3 kişi gördüm. Diyar’ın vurulduğunu gördükten sonra baş edemeyeceklerini düşünüp teslim oldular’’ ifadelerini kullandı.



‘’Hassas teraziyi köfte tartmak için kullanıyordum’’


Savunma yapan tutuklu sanık Halil Tacar, suç örgütüne üye olmadığını belirterek, ‘’Evimde iki adet hassas terazi bulundu, uyuşturucu madde bulundu. Hassas terazilerden biri işletmiş olduğum dükkandan kalmadır. Köfteyi tartmak için kullanıyordum. Diğer hassas teraziyi de kullanırken dozaj ve alırken kazıklanmamak için kullanıyorum’’ diye konuştu. Duruşmada bazı sanık ve suça sürüklenen çocuk avukatları, müvekkillerinin dosyalarının bu dosyadan ayrılması talebinde bulundular.



17 sanığa tahliye


Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Burak Altundal, Emre Oral, Abdulmutalip Suratlı, Aykut Yalçın, Aziz Korkusuz, Emre Yalçın, Nafiz Karçığa, Ömer Çakmaz, Özgür Özterzi, Şerif Korkusuz, İbrahim Tacar, İbrahim Mücahit Baran, Semih Beyazkılınç, Engin Kadalık, Harun Bakaç, Muhittin Mert Durmuş ve Burak Pola’nın ‘yurt dışına çıkış yasağı’ ve ‘imza atmak’ şeklinde adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. 1 suça sürüklenen çocuk ile 12 sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren heyet, firari sanıklar Sinan Anucur, Ersin Aydar ve Yılmaz Burak’ın ise haklarında çıkartılan yakalama kararlarının devamına hükmederek duruşmayı erteledi.



İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, şüpheliler Ozan Anucur, Sinan Anucur, Serhat Anucur ve Yılmaz Burak’ın ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme’, ‘kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs’, ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’, ‘izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma, imal etme, nakletme ve satma’, ‘resmi belgede sahtecilik’, 4 kişiye karşı ‘kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘mala zarar verme’, ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçlarından ayrı ayrı 107’şer yıl 4’er aydan 146’şar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.


İddianamede 47 şüphelinin ise ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’, ‘izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma imal etme, nakletme ve satma’, ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’, ‘parada sahtecilik’, ‘suç delillerini yok etme’, ‘mala zarar verme’, ’kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması ve bulundurulması’ suçlarından ayrı ayrı 5’er yıldan 97’şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Sarıkamış’ta kardan heykellerin yapımı tamamlandı Sarıkamış Harekatı’nda Allahuekber Dağları’nda donarak şehit olan askerlerin temsili heykellerinin yapımı tamamlandı. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde 3-4 Ocak 2026 tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler kapsamında sergilenecek kardan heykellerin yapımı tamamlanırken, heykellerin açılışı ise 3 Ocak 2026 tarihinde yapılacak. Kars Valiliği, Sarıkamış Kaymakamlığı ve Sarıkamış Belediyesi’nin destek verdiği heykellerin yapımı Kafkas Üniversitesi Kazım Karabekir Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda görevli Doç. Dr. Muhammet Hanifi Zengin koordinesinde 7 kişilik ekip tarafından yapıldı. Kardan heykellerinin yapımın tamamlandığını ifade eden Vefa Kocaalaz, "111 yıl önce bu topraklarda vatan uğruna aziz şehitlerimize bir vefa bu çalışmayı gerçekleştirdik. Çalışırken bu amansız soğuğu ellerimizde, hüznü ise ruhumuzda hissettik. Amacımız kahraman ecdadımızı gelecek nesillere aktarmak. Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum" dedi. Öte yandan 3-4 Ocak 2026 tarihinde Sarıkamış’ta "Bu Toprakta İzin Var" sloganıyla düzenlenecek olan etkinliklerin programı da belli oldu. Etkinlikler 3 Ocak 2026 Cumartesi günü şehit yakınları ve gaziler onuruna düzenlenecek yemek ile başlayacak. Etkinlikler daha sonra kardan heykeller sergisinin açılışı, meşaleli kayak gösterisi, Mevlid-i Şerif programı ve meşaleli yürüyüşler ilk gün programı sona erecek. 4 Ocak 2026 Pazar günü ise büyük yürüyüş için vatandaşlar Kızılçubuk toplanma bölgesinde bir araya gelecek. Program 4 kilometrelik yürüyüşün ardından Ayyıldız Tören alanında devam edecek. Buradaki tören protokol konuşmaları ve çelik kanatlar gösterisinin ardından sona erecek. Törenlere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ta katılacak.
Samsun İlkadım’da karla mücadele Samsun’un İlkadım ilçesinde etkili olan kar yağışı sonrası belediye ekipleri, ulaşımın aksamaması ve günlük yaşamın olumsuz etkilenmemesi için kent merkezi ile kırsal mahallelerde yoğun bir karla mücadele çalışması yürüttü. İlkadım Belediyesi, ilçe genelinde etkisini artıran kar yağışının ardından yol açma, temizleme ve tuzlama çalışmalarını eş zamanlı olarak hayata geçirdi. Fen İşleri ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, ana arterler, ara sokaklar ve toplu taşıma güzergâhlarında buzlanmaya karşı önlem alırken, özellikle kırsal mahallelerde ulaşımın kesintiye uğramaması için gece boyunca sahada görev yaptı. Karla mücadele çalışmalarının 24 saat esasına göre sürdürüldüğünü belirten İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, kar yağışının çocuklar için sevindirici olsa da şehir yaşamında aksamalara yol açabildiğine dikkat çekti. Yağışın başlamasıyla birlikte ekiplerin anında sahaya indiğini ifade eden Kurnaz, kırsal mahallelerde iş makinelerinin yoğunlaştırıldığını, kent merkezinde ise yol açma ve tuzlama çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü söyledi. Başkan Kurnaz, gece boyunca fedakârca görev yapan ekiplere teşekkür ederek, önümüzdeki günlerde görülebilecek yeni kar yağışlarına karşı da teyakkuzda olduklarını vurguladı. Vatandaşlara da uyarıda bulunan Kurnaz, buzlanma ve don riskine karşı mecbur kalınmadıkça özel araçlarla trafiğe çıkılmamasını, mümkün olduğunca toplu taşımanın tercih edilmesini istedi.
Antalya Yeni yıla ’don’ nöbetiyle girdiler Antalya’nın Serik ilçesinde gece saatlerinde hava sıcaklığı 0 derecenin altına düşmemesi için örtü altı üreticilerin şarkı sözlü don nöbeti başladı. Üreticiler soba ve dumanlama yöntemiyle mahsulünün don tutmasını önlemeye çalıştı. Önlem alınmayan bazı seralarda ise ürünler dondan dolayı zarar gördü. Türkiye’nin en büyük örtü altı üretimi yapılan Serik’te üreticiler, gece saatlerinde hava sıcaklığının 0 dereceye kadar düşmesi sonrası, ürünlerini dondan korumak için gece boyunca seralarda soba yakarken kimisi de dumanlama yöntemini tercih etti. Üreticiler gece boyunca sık sık derece ile sera içerindeki ürünleri kontrol ediyor. Çandır Mahallesi’nde domates üreticiliği yapan Arısoy ailesi, sabaha kadar sürecek nöbette gitar eşliğinde söylenen şarkılarla, sabaha kadar süren nöbette birbirlerine destek oluyor. "Bu gece baya uzun olacak" Domates üreticisi Fahrettin Arısoy, hava sıcaklığının 0 dereceyi gösterdiği için domateslerin don tutmaması için mücadele ettikleri belirterek, "Aynı zamanda ailemde yanımda onlarla sohbet edip çay içip bize destek oluyorlar. Bu gece baya uzun olacak. Allah tüm çiftçilerimizin yardımcısı olsun" dedi. Şeyma Arısoy ise gitar çalarak söylediği şarkılarla üreticilere destek olduğunu belirtti. Muzların zarar görmemesi için dumanlama yöntemi Serik ilçesine bağlı Üründü Mahallesi’nde de örtü altı muz üretimi yapan üreticiler, ürünlerinin zarar görmemesi için dumanlama yöntemini tercih etti. Gece saatlerinde başlatılan uygulama, sabahın ilk saatlerine kadar her saat başı düzenli olarak sürdürüldü. Üreticiler, saman ve yanıcı maddeler kullanarak seraların içine duman verip iç ortam sıcaklığını korumaya çalıştı. Zorlu hava şartları altında geçen nöbette çiftçiler, yoğun dumanın içinde seraları tek tek dolaşarak ürünlerini kontrol etti. "Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" Muz üreticisi Selman Sarı yaptıklarını işlemin ürünlerinin donmaması üzerine duman vermek olduğunu söyleyerek, "Her 2 saatte bir kontrol ederek, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyoruz. Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" diye konuştu. Tarım işçisi Ahmed Zemrullah ise yaptıkları işin zor olduğunu belirterek, "Çünkü sabaha kadar seraya girip saman yakarak duman veriyoruz. Çünkü ürünleri korumak için başka türlü yolu yok" dedi. Patlıcanları don vurdu Yine gece saatlerinde Üründü Mahallesi’nde bazı seralarda ise ürünler zarar gördü. Üretici Mustafa Ünal’a ait serada yetiştirilen patlıcanları don vurdu. Sabah saatlerinde gün ağırınca seraların üzerinde oluşan buzlanma ve ürünlerin zarar gördüğü görüldü. Mustafa Ünal, "Allah’tan gelen bir şey yapacak bir şey yok. Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun" dedi.
İstanbul Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya stratejik yatırım Fiba Commercial Properties (Fiba CP) ve Summa iş birliğiyle Moldova’nın başkenti Kişinev’de, iki uluslararası otel markası ve yeni nesil sağlık altyapısını bir araya getiren 40 milyon euroluk karma kullanım projesinin temeli atıldı. Marriott Moxy, Residence Inn by Marriott ve Medpark City Clinic’i kapsayan proje, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizminin yeni merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Fiba Commercial Properties ve Summa iş birliğiyle, Moldova’nın başkenti Kişinev’de uluslararası standartlarda iki otel ve yeni nesil sağlık altyapısını kapsayan karma kullanım projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi. Marriott International bünyesindeki Moxy Hotels ve Residence Inn by Marriott markalarını aynı projede buluşturan bu yatırım, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizmi merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, yeni nesil sağlık hizmetleri sunacak Medpark City Clinic de yer alacak. Uluslararası markalar, yeni nesil konseptler Projede yer alan Moxy Hotels, genç ve dinamik yaşam tarzına hitap eden modern tasarımı ve teknoloji odaklı hizmet anlayışıyla öne çıkarken; Residence Inn by Marriott, uzun süreli konaklama ihtiyacına yönelik yeni bir konsepti Moldova pazarına taşıyacak. Kompleksin bir diğer önemli bileşeni olan Medpark City Clinic, Moldova’da JCI (Joint Commission International) akreditasyonuna sahip özel hastane olan Medpark International Hospital’ın altyapısıyla entegre çalışacak. Klinik; ileri tıp teknolojileri, uluslararası standartlar ve sertifikalı uzman kadrosuyla sağlık turizmine de katkı sağlamayı hedefliyor. Bölgesel etki ve uzun vadeli değer Toplam 40 milyon euro yatırım bedeline sahip olan projenin, 2028 yılının ilk yarısında tamamlanarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Proje, Moldova’nın uluslararası yatırım cazibesini güçlendirirken; turizm, sağlık ve gayrimenkul alanlarında bölgesel ölçekte katma değer oluşturmayı amaçlıyor. Fiba Commercial Properties, uluslararası portföyü ve geliştirdiği yüksek nitelikli projelerle, faaliyet gösterdiği pazarlarda sürdürülebilir büyüme, uzun vadeli değer üretimi ve küresel standartlarda varlık yönetimi yaklaşımını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Özyeğin: "Moldova’nın potansiyeline güveniyoruz" Törende konuşan Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, "Fiba Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yurt içi ve yurt dışındaki fırsatları değerlendirerek yatırımlarımızla derinleşmeyi önemsiyoruz. Gayrimenkul sektöründe Moldova Cumhuriyeti ve bu bölge önemli bir potansiyele sahip. Yatırımlarımızla hem grubumuza hem de ülkeye uzun vadeli katkı sunacağız. Bu projeyle birlikte, dünya standartlarında iki oteli ve örnek teşkil edecek bir sağlık kliniğini Moldova’ya kazandıracağımız için mutluyuz" dedi. Kahraman: "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürmek için çalışıyoruz" Fiba Commercial Properties’in (Fiba CP) hem Türkiye’de hem de yurt dışında yenilikçi projelere imza atarak sektörde fark oluşturmaya devam ettiğini belirten Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürme hedefiyle çıktığımız bu yolda önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Moldova, Romanya, Kosova ve Çin’de; alışveriş merkezlerinden rezidanslara, otellerden ofislere uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Moldova’da da bu kapsamda hayata geçirdiğimiz önemli yatırımlarımızdan birinin temel atma törenini gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Marriott Moxy (kısa süreli konaklama), Marriott Residence Inn (uzun süreli konaklama) ve Medpark Tıp Merkezi’ni kapsayan 18 bin 500 metrekarelik karma kullanım projesinin temelini attık. Projenin toplam inşaat alanı; personel yemekhaneleri, catering hizmet alanı, depolama alanı ve teknik hacimler de dahil olmak üzere yaklaşık 23 bin 500 metrekare. Bu projeyle, uluslararası standartlarda sağlık ve konaklama çözümleri sunarak bölgede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyoruz. Uzun yıllardır güvenle iş birliği yaptığımız SUMMA Grubu ile birlikte yürüttüğümüz bu yatırım, yalnızca ticari bir proje olmanın ötesinde; sosyal, kültürel ve kentsel gelişimi destekleyen, bütüncül yaşam alanları oluşturma vizyonumuzun da somut bir yansımasıdır" dedi. Bora: "Moldova’nın kalkınmasına katkı sağlıyoruz" Moldova Cumhuriyeti’nin kalkınmasına ve refahına gerçek anlamda katkı sağladıklarına dikkat çeken Summa Yönetim Kurulu Başkanı Selim Bora, "Bugün itibarıyla ortaklarımızla birlikte, istikrarlı ve uyumlu koşullarda yaşayan ve çalışan bin 250 kişilik bir ekibimiz var. Bu bizim için çok büyük bir değer. Bu sayıyı artırmayı hedefliyoruz. Fiba Grubu ile birlikte, yakın gelecekte hayata geçirilecek projeleri uygulamak üzere son derece adanmış bir ekip oluşturduk. 1995’den beri yatırım ve inşaat alanında Moldova’nın en önemli aktörlerinden biri olarak yeni bir projeye başlamanın heyecanını yaşıyoruz. En kısa sürede hayata geçirmemiz gereken büyük bir proje bizi bekliyor. Ortaklarımızla birlikte bu ülkenin gelişimine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz" dedi.