GÜNDEM - 29 Ocak 2026 Perşembe 12:38

Portekiz denizde ikmal ve lojistik destek gemilerinin blokları kızağa alındı

A
A
A

Türkiye’nin denizlerdeki milli mühendislik gücü STM, Portekiz Deniz Kuvvetleri için inşasına başladığı Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemilerinin kızağa koyma törenini gerçekleştirdi. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "NATO standartlarına uygun platform geliştirme tecrübemizi dost ve müttefik bir ülke olan Portekiz’e aktarmaktan gurur duyuyoruz. Planlı ve hızlı bir inşa süreciyle gemilerimizi 2027 yılında denize indirmeyi, 2028 yılında ise Portekiz Deniz Kuvvetleri’ne teslim etmeyi hedefliyoruz. Gemiler 20 adede kadar hafif taktik zırhlı araç taşıyabilecek" dedi.

Türk savunma sanayiinde yenilikçi ve milli sistemler geliştiren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., askeri denizcilikte gerçekleştirdiği tarihi ihracat başarısında önemli bir kilometre taşına daha ulaştı. Portekiz Deniz Kuvvetleri’nin açmış olduğu Lojistik Destek Gemisi ihalesine katılarak, dünyanın önde gelen askeri denizcilik firmalarını geride bırakan STM, 17 Aralık 2024 tarihinde Portekiz’in başkenti Lizbon’da, Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi Projesi’nin sözleşmesini imzalamış ve önemli bir başarıya imza atmıştı.

Portekiz denizde ikmal ve lojistik destek gemilerinin blokları kızağa alındı

Sözleşmenin imzalanmasının ardından tasarım faaliyetleri tamamlanan projede, projenin ilk gemisinin inşa süreci iki ay önce gerçekleştirilen sac kesim töreniyle başladı. STM ana yükleniciliğinde İstanbul’da inşa edilen lojistik destek gemisinin kızağa koyma töreni, 29 Ocak tarihinde, inşa edilecek İstanbul’da ADA Tersanesi’nde düzenlendi.

Portekiz denizde ikmal ve lojistik destek gemilerinin blokları kızağa alındı

Törene; Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Türk Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Cemal Ziya Kadıoğlu, Portekiz Savunma Bakanı Nuno Melo, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Portekiz Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nobre de Sousa, Portekiz Hava Kuvvetleri Komutanı Gen. Joo Cartaxo Alves ve, Savunma Sanayii Başkan Yardımcıları, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, iki ülkenin büyükelçileri, Portekiz ve Türk Deniz Kuvvetleri mensupları ile Türk savunma sanayii firmalarının temsilcileri katıldı. Türkiye ve Portekiz Milli Savunma Bakanları ile Türkiye’nin Savunma Sanayii Başkanı, törenin önemini vurgulayan konuşmalar yaptı.

"2028 yılında ise Portekiz Deniz Kuvvetleri’ne teslim etmeyi hedefliyoruz"

Gemileri 2028 yılında Portekiz Deniz Kuvvetleri’ne teslim etmeyi hedeflediklerini belirten, STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "Türk Donanması’nın yanı sıra Ukrayna’dan Portekiz’e, Pakistan’dan Malezya’ya kadar dost ve müttefik donanmaların savunma kapasitelerini geliştiriyoruz. Bugün, Portekiz Deniz Kuvvetleri için geliştirdiğimiz Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemileri projesinde mühendislik çalışmalarımızı somut bir suüstü platformuna dönüştürdüğümüz önemli bir eşiği geride bırakıyoruz. 11 farklı tersanede yürüttüğümüz 44 denizcilik projesiyle edindiğimiz, NATO standartlarına uygun platform geliştirme tecrübemizi dost ve müttefik bir ülke olan Portekiz’e aktarmaktan gurur duyuyoruz. Planlı ve hızlı bir inşa süreciyle gemilerimizi 2027 yılında denize indirmeyi, 2028 yılında ise Portekiz Deniz Kuvvetleri’ne teslim etmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

Portekiz denizde ikmal ve lojistik destek gemilerinin blokları kızağa alındı

"Gemiler 20 adede kadar hafif taktik zırhlı araç taşıyabilecek"

Güleryüz, "Türkiye’nin askeri deniz mühendisliğinde geldiği seviyeyi gösterme açısından önemli bir proje olarak kabul edilen, Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemileri, modüler bir tasarım içeriyor. Gemiler, lojistik destek sağlama, denizde akaryakıt ve kargo transferi yapmasının yanı sıra, zırhlı araç taşıma kapasitesi ile müşterek güç aktarımı, amfibi harekât maksatlı da görev alabilecek. Gemiler 20 adede kadar hafif taktik zırhlı araç taşıyabilecek. Gemiler, modüler, özgün ve çok yönlü tasarımları sayesinde, kriz zamanlarında; insani yardım, arama kurtarma, hastane gibi görevleri de yerine getirecek. Entegre haberleşme sistemi ile donatılmış bu gemiler komuta ve kontrol kabiliyetlerine de sahip olacaklar" dedi.

Portekiz denizde ikmal ve lojistik destek gemilerinin blokları kızağa alındı

Zırhlı araç taşıyacak, denizde ikmal yapacak

137 metre uzunluğa, 11 bin ton deplasmana, 18+ knot azami sürate sahip olacak gemiler, 30 gün boyunca kesintisiz denizde kalabilecek. Toplamda 100 görev personeline ilave olarak 100 hariçten kişi barındırma kapasitesine sahip gemilerde, 20 adede kadar hafif taktik zırhlı araçları taşınabilecek. Ağırlıklı olarak hava savunma harbi olmak üzere, tüm temel harp nevilerine yönelik sensör ve silah sistemleri bünyesinde barındıracak. Gemiler, yakın hava savunma sistemleri, 12.7 mm uzaktan kumandalı silah sistemleri ve chaff -dekoy sistemleri ile donatılacak, çok sayıda ileri sensör ve sistemleri bünyesinde barındıracak. Gemilerde ayrıca Helikopter ve İnsansız Hava Araçları (İHA) için platform ve İHA’lar için hangar da olacak. Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi (AOR+), barış ve harp zamanlarında suüstü platformlarına hem katı hem de sıvı yük desteği sağlamak üzere tasarlanmış, çok amaçlı müşterek lojistik destek gemisi olarak öne çıkıyor.

Zöhre Alagöz-Buse Aslıhan Karkazan-Halit Arslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Milletvekili Çopuroğlu: "Tüm kadrolarımızla koordinasyon içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" AK Parti Kayseri Milletvekili ve Kahramanmaraş İl Koordinatörü Şaban Çopuroğlu; Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı’nın yürüttüğü çalışmalar kapsamında Antalya’da düzenlenen Akdeniz Bölge Kampı programına katıldı. AK Parti teşkilatlarının sahadaki gücünü ve birlik ruhunu pekiştiren kampın, istişare kültürünü güçlendiren önemli bir buluşma niteliği taşıdığını ifade eden Çopuroğlu yaptığı açıklamada; "Kahramanmaraş’ta il ve ilçe teşkilatlarımız, belediyelerimiz ve tüm kadrolarımızla koordinasyon içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Koordinatörlük görevini üstlendiğimiz günden bu yana, istişareyi önceleyen ve sahayı güçlü tutan bir anlayışla hareket etmeye gayret ettik. Teşkilatlarımızın samimi gayreti, birlik ruhu ve sahadaki emeğiyle bugünlere gelinmiştir. Bizler de bu sürece katkı sunmak adına her zaman yanlarında olmaya özen gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. Çopuroğlu; Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ’Teşkilatlarımız ne kadar güçlü olursa, biz de o kadar güçlü oluruz’ sözünün rehberliğinde yürütülen çalışmaların, kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulandı. Antalya’da başlayan kamp programının, teşkilat çalışmalarına katkı sunan verimli bir projeksiyon niteliği taşıdığı belirtildi.
Ankara 42 yıl 7 ay sonra emekli oldu: Son dersine yıllar önce mezun ettiği öğrencileri katıldı Ankara’da görev yapan öğretmen İbrahim Fındık, 42 yıl 7 aylık meslek hayatını noktalayarak emekli oldu. İbrahim öğretmenin son dersine ise yıllar önce mezun ettiği öğrencileri katıldı. Ankara’nın Beypazarı ilçesinde uzun yıllar eğitim camiasına hizmet eden öğretmen İbrahim Fındık, 42 yıl 7 ay süren meslek hayatını tamamlayarak emekliye ayrıldı. Fındık’ın son dersine, 1993 ve 1995 yıllarında mezun ettiği öğrencileri katıldı. Dersin ardından öğretmenler ve mezun olan öğrenciler, hep birlikte pasta keserek Fındık’ın emekliliğini kutladı. "42 yıl 7 ay sonra mesleğin onuruna yakışır bir şekilde emekli olmaktan gurur duyuyorum" Artvin’de 1985 yılında öğretmen olarak göreve başladığını belirten Fındık, "Daha sonra Beypazarı İmam Hatip Lisesi’ne tayin oldum. 30 yılı aşkın görev yaptıktan sonra eski ismiyle Beypazarı Endüstri Meslek Lisesi’nde müdür yardımcılığı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yaptıktan sonra Şehit Onur Yaman İlkokulu’nda okul müdürlüğü yaptım. Son 7 yılda Beypazarı Şehit Hacı Kazım Ozan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde öğretmen olarak başladığım göreve 42 yıl 7 ay sonra mesleğin onuruna yakışır bir şekilde, kurumun itibarını sağlayacak şekilde emekli olmanın gururunu, mutluluğunu duyuyorum" ifadelerini kullandı.
İzmir Kamu ve işveren istişare için İzmir Ticaret Odası’nda buluştu ’Çalışma Hayatı İstişare Toplantısı’nın beşincisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleştirildi. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile düzenlediği ve geleneksel hale getirdiği toplantıya İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Şebnem Bursalı Aksoy ve Yaşar Kırkpınar, Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, Karabağlar Kaymakamı Mehmet Özer, SGK Başkanı Yunus Elitaş, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü Şeref Aktaş, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Meclis Başkanı H. İbrahim Gökçüoğlu, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz ve Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Şahin Çakan ve Nuray Eyigele İşleyen, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Hidayet Baydilli, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tahir Özdemir, Meclis Katip Üyesi Ali Yaramışlı, EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, İzmir Oda, Borsa ve Birliklerinin Başkan ve Temsilcileri, İlçe Oda ve Borsa Başkanları, Organize Sanayi Bölgeleri Yönetim Kurulu Başkanları, meclis üyeleri ile üyeler katıldı. "İş dünyamızın nabzını tutuyoruz" Böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmaktan dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, "İzmir Ticaret Odası olarak; iş dünyamızın nabzını tutan, değişen ekonomik dinamikleri sahadan aldığı verilerle yorumlayan ve bu birikimi kamu politikalarına katkı sağlayacak şekilde dönüştüren bir sorumluluk üstleniyoruz. Çalışma hayatındaki gündem maddelerimizin en başında hiç kuşkusuz ’kayıt dışı istihdamla mücadele’ geliyor. Çünkü kayıt dışılığın yaygın olduğu bir ortamda; yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren, vergisini ve sosyal güvenlik primlerini düzenli ödeyen işletmelerimiz ciddi bir maliyet dezavantajıyla karşı karşıya kalıyor ve bu durum piyasa dengelerini bozarak haksız rekabeti beraberinde getiriyor. İyi niyetli işletmeler ile kötü niyetli uygulamaların titizlikle ayrıştırılmasının önemini özellikle belirtmek istiyorum" diye konuştu. İş dünyasının beklentilerini aktaran Özpoyraz, toplantının önemli kazanımlar oluşturmasını temenni etti. "Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesini temenni ediyoruz" Toplantıda konuşan TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, "Tüm dünyada, yakın coğrafyamızda ve ülkemizde hissedilen zorlu süreçlerden geçiyoruz. Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesini temenni ediyoruz. Savaş sonrasında da ülkemizin gerek stratejik gerekse ekonomik alandaki gücünün ve öneminin artarak devam edeceğine de inancımız tam" ifadelerini kullandı. Yeni nesil çalışma modellerine değinen Akkol, "Kısmi süreli çalışmanın payı ülkemizde yalnızca yüzde 12. Geçtiğimiz yılsonunda bu konuda gençlerle sahada yaptığımız araştırmada her 4 gençten 3’ünün ’Çalıştığım iş yerinden ziyade, esnek çalışabiliyor muyum, önceliğim bu’ dediğini gördük. Her 2 gençten 1’i de yasal düzenlemeler olmamasından dolayı esnek çalışma yöntemlerine geçmekten çekindiğini belirtiyor. Biz diğer ülkelere kıyasla daha genciz, bu alanda potansiyelimiz daha yüksek. Yeni nesil çalışma modellerinin Türkiye’de istihdama potansiyel katkısı: 3 milyon kişi. Yeni nesil çalışma yöntemleri kadın ve genç istihdamını etkileyecek başlıca faktör. Çalışma hayatına atılmayı bekleyen 3 milyona gencimizin (15-24 yaş), kariyerinde en hızlı ilerleyebilecek periyotta olan 4,5 milyon kadınımızın potansiyelinden yararlanamıyoruz. Özetle, Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Orta Vadeli Programın da öncelikli hedefleri arasında yer alan yeni nesil çalışma modellerine ilişkin gerekli mevzuat düzenlemesini elzem buluyoruz" dedi. "Kayıt dışı ile mücadele önemli" Akkol, kayıt dışı ekonominin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini tehlikeye atan bir durum olduğuna da değinerek, "Son yıllarda devletimizin attığı adımlarla kayıt dışı ekonomiyi aşağı çekmeye devam ediyoruz. Ancak hâlâ gidilecek yolumuzun olduğu da aşikar. Tüm çalışanların neredeyse yüzde 25’i, yani 8 milyondan fazla çalışan kayıt dışı. Kayıt dışılıkta 1 puan artışın maliyeti 47 milyar lira. Kayıt dışı oranının gelişmekte olan ülkeler seviyesine düşmesi, yani yüzde 15’lere inmesi, yıllık 500 milyar lira ek kaynak demek" ifadelerine yer verdi. İş dünyası, üst düzey Bakanlık bürokratları ile ihtiyaç ve beklentileri görüştü Toplantının devamında, bakanlık bürokratları ile işverenler çalışma hayatının temel konularına ilişkin olarak sektörlerde yaşanan sorunlar, çözüm önerileri ve beklentiler konusunda görüş alışverişinde bulundu.
Kayseri AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Hedefimiz; teknoloji üreten, üretimi yöneten ve toplumu dönüştüren güçlü bir kadın profilidir" Kayseri’de düzenlenen Kadınlarla Ekonomi Buluşmaları’na katılan AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan; "Hedefimiz; teknoloji üreten, üretimi yöneten ve toplumu dönüştüren güçlü bir kadın profilidir" dedi. Kadınların üretimde, yönetimde ve dönüşümde üstlendiği kritik rolü konuşmak, ilham veren başarı hikayelerini paylaşmak amacıyla düzenlenen ’Kadınlarla Ekonomi Buluşmaları’nın ilki Kayseri’de düzenlendi. Programda konuşan AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, bölgedeki ateş çemberine rağmen Türkiye’nin büyüme rotasından sapmadan yoluna devam ettiğini kaydederek; "Bölgemizde yaşanan ateş çemberine, küresel piyasalardaki belirsizliklere rağmen Türkiye, hamdolsun büyüme rotasından sapmadan yoluna devam etmektedir. Bakınız, bugün dünya devleri durgunlukla pençeleşirken, tedarik zincirleri altüst olmuşken, bizler yatırımı, istihdamı ve üretimi merkeze alan ekonomi modelimizle parlayan bir yıldız gibi yükselmeye devam ediyoruz. Sadece son birkaç yıla baksak dahi; savunma sanayiinden enerjiye, ulaştırmadan yüksek teknolojiye kadar her sahada kendi göbeğini kendi kesen, başkasına el açmak yerine el uzatan bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu başarı; sarsılmaz bir iradenin, doğru zamanda atılan stratejik adımların ve en önemlisi bu toprakların her bir ferdine duyulan sonsuz güvenin meyvesidir. İşte biz Türk kadınları, Türkiye’nin bu dirençli yapısının asıl taşıyıcı sütununu oluşturuyoruz. Küresel fırtınalar dışarıda esedursun; bizler evimizde huzuru, iş yerimizde üretimi, tarlamızda bereketi tesis ederek bu ülkeyi ayakta tutan asıl gücün sahipleriyiz. Siyaset sahnesinde de, ekonominin çarklarında da artık şu gerçeği tüm dünyaya ilan ediyoruz; kadınlar, Türkiye’nin kalkınma hikâyesinin en ön safındaki neferleridir" dedi. Ekonominin her kademesinde var olmak isteyen herkese her Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir kalkan gibi arkasında olduğunu ifade eden Ercan; "KOSGEB üzerinden sağlanılan hibe ve destek limitleri 2 milyon TL seviyesine yükseltirken, sermaye meselesini bir engel olmaktan çıkarttık. KOSGEB desteklerinden faydalanan girişimci kadın oranı yüzde 41’e ulaşırken, Halkbank ve Kredi Garanti Fonu aracılığıyla kadın kooperatiflerimize milyarlarca liralık kefalet paketi sunduk. Benzer şekilde, Kırsal kalkınmada ise devletimiz, kadınlarımızı tarım ve hayvancılığın öznesi kılmak için devrim niteliğinde adımlar atmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığımız bünyesinde yürütülen eğitim faaliyetleriyle; hayvancılıktan modern tarım tekniklerine kadar binlerce kardeşimiz profesyonel birer girişimciye dönüşmüştür. Bu noktada TKDK ve IPARD programları, kırsaldaki kadın gücümüzün en büyük kaldıraç noktasıdır. Bugün AK Parti Kadın Kolları olarak, Kayseri’de ekonomik bir program olarak başlattığımız bu buluşma; aynı zamanda güçlü kadın, güçlü aile ve güçlü toplum vizyonumuzun bir ifadesidir. Türkiye Yüzyılı, adaleti ve merhameti merkeze alan, fıtratındaki güzellikleri iş dünyasına estetik ve disiplinle yansıtan sizlerin omuzlarında yükselecektir. Bizler, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta hak ettikleri en üst seviyeye ulaşana kadar önlerindeki engelleri kaldırmaya devam edeceğiz. Bizim hedefimiz; teknoloji üreten, üretimi yöneten ve toplumu dönüştüren güçlü bir kadın profilidir. Bunu gerçekleştirirken kadının kendi fıtratından, kimliğinden ve aile içindeki kurucu rolünden ödün vermeden; aksine bu değerleriyle güçlenerek, kendi tabiatına uygun bir denge içinde yükselmesini esas alıyoruz" ifadelerini kullandı.
Edirne Edirne’de genç mimar adayları Mimar Sinan’ın izinde Edirne’de Mimar Sinan’ın vefatının 438’inci yılı dolayısıyla düzenlenen anma etkinliğinde genç mimar adayları Selimiye Camii’ni gezdi. Edirne’ye başta Selimiye Camii olmak üzere birbirinden güzel eserler kazandıran Mimar Sinan, vefatının 438’inci yılında Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencileri tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı. Selimiye Meydanı’ndaki Mimar Koca Sinan Anıtı önünde bir araya gelen üniversite öğrencileri, daha sonra Selimiye Camii’ni gezdi. Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Başkanı Prof. Dr. Esma Mıhlayanlar, 438’inci ölüm yıl dönümünde Mimar Sinan’ı anma etkinlikleri olarak bir dizi program düzenlediklerini söyledi. Mimar Sinan’ın eserlerinde mühendislik, tasarım ve sanatsal yönünü çok güçlü yansıttığını belirten Mıhlayanlar, Mimarlık Fakültesi olarak çok şanslı olduklarını ifade etti. Mimar Sinan’ın uzun yaşamında çok önemli eserler bıraktığını vurgulayan Mıhlayanlar, "Ülkemizde çok önemli eserleri var; bunların da en önemli olanlarından birisi Selimiye Camii ve diğer eserleri de Edirne’de bulunuyor. Bu anlamda Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencileri olarak bizler kendimizi çok şanslı hissediyoruz. Onun eserlerini her gün görebilmek, hissedebilmek, onu daha iyi yorumlayabilmek açısından bizim için büyük bir şans. Mimar Sinan’ın bu uzun yaşamı içerisinde eserlerine baktığımız zaman onun mühendislik, tasarım ve sanatsal yönünün ne kadar güçlü olduğunu ve bunları birlikte nasıl kullanabildiğini görebiliyoruz. Eserlerinin 500 yıldır bu kadar tahribata, depremlere, yangınlara rağmen ayakta kalabilmesi çok çok önemli. Bizlere bir tasarımcının mühendislik yanını, sanatın her yönüne ne kadar hakim olduğunu pek çok eserinde gösteriyor Mimar Sinan. Nur içinde yatsın, kendisini saygıyla anıyoruz" ifadelerine yer verdi. Selimiye Camii’nin restorasyon sürecine de değinen Mıhlayanlar, her yönüyle çok etkileyici ve strüktürel anlamda, sanatsal yönüyle çok güzel bir eser olduğunu belirterek, restorasyon sonucu tekrar ziyarete açılmasından büyük bir memnuniyet duyduklarını söyledi. "Mimar Sinan’ın izinde ilerliyoruz" Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye’ye bir gezi düzenlediklerini belirten Mimarlık Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Arda İdeci, ustanın eserlerini tanıyıp tanıttıklarını ve onun yolunda ilerlediklerini söyledi. Çok şanslı olduklarını belirten İdeci, her gün Mimar Sinan’ın eserlerini yakından görmenin mutluluğunu yaşadıklarını ve geleceğin mimarları olarak güzel eserler bırakmayı planladıklarını ifade etti. Selimiye’nin uzun süre restorasyon süreci dolayısıyla kapalı olduğunu ve yeniden açılmasından dolayı mutluluk duyduklarını söyleyen İdeci, "3 sene hiç girememiştik. Bu süreçten sonra ilk defa girdik. Güzel bir eser, büyüleyici" dedi. "Selimiye’ye hayran kaldım" 5 yıldır Edirne’de olduğunu söyleyen Mimarlık Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Nuran Selahiye ise, daha önce Selimiye’yi bu kadar detaylı görme fırsatı olmadığını, restorasyon sürecinin ardından gezdiğinde hayran kaldığını belirtti. Bir mimarın izlerinden yürümenin büyük sorumluluk olduğunu söyleyen Selahiye, okulda aldıkları eğitimin buna çok güzel zemin hazırladığını aktardı.