KÜLTÜR SANAT - 23 Ekim 2023 Pazartesi 12:39

Süleymaniye Külliyesi’nin Darüşşifa ve İmaret bölümlerinde yapılan restorasyonunun yüzde 75’i tamamlandı

A
A
A

Fatih’te bulunan Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Mimar Sinan’ı yaptırılan Süleymaniye Külliyesi’nin 464 yıllık Darüşşifa ve İmaret bölümlerinin restorasyonunun yüzde 75’i tamamlandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdür Yardımcı Levent Çetin, 3 yıldır devam eden restorasyon çalışmalarıyla ilgili, “Buradaki restorasyon çalışmamız devam ediyor. Bu yapıda yaklaşık yüzde 75 seviyesindeyiz. 2024 senesi içinde yapının restorasyonunu tamamlamayı planlıyoruz” dedi. Kanuni Sultan Süleyman’ın mirası olan restorasyondaki yapılar havadan görüntülendi.

İstanbul’un en güzel yapılarından olan Süleymaniye Külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1550 yılında Mimar Sinan’a inşa ettirilmeye başlandı. Külliyenin hastane olarak kullanılacak olan bölümü Darüşşifa ile aşevi olarak kullanılacak İmaret bölümlerinin yapımına ise 1553 yılında başlandı. Külliyenin inşasının tamamı 1559 yılında sona erdi.

Süleymaniye Külliyesi’nin Darüşşifa ve İmaret bölümlerinde yapılan restorasyonunun yüzde 75’i tamamlandı

Darüşşifa bölümü 1870’li yıllardan sonra önce askeri matbaa sonra da yatılı Kuran Kursu oldu. İmaret binası ise sosyal eksilikleri giderildikten sonra 1913 yılına Türk - İslam Eserleri Müzesi’ne ev sahipliği yaptı. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Darüşşifa bölümünde 2020’de İmaret bölümünde ise 2021’de restorasyon çalışmalarına başladı. İki yapının restorasyonunun yüzde 75’i tamamlanırken, çalışmaların 2024 yılının içinde bitmesi planlanıyor. İmaret bölümü çalışmaların tamamlanmasının ardından İstanbul Vakıf Eserleri Müzesi olarak açılacak. Öte yandan restore edilen Kanuni Sultan Süleyman’ın mirası yapılar havadan görüntülendi.

Süleymaniye Külliyesi’nin Darüşşifa ve İmaret bölümlerinde yapılan restorasyonunun yüzde 75’i tamamlandı

"Restorasyon çalışmalarının yüzde 75’i tamamlandı"

Restorasyon çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Vakıflar Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdür Yardımcısı Levent Çetin, “İçinde bulunduğumuz alan Süleymaniye Camii’nin Külliyesi olarak biliniyor. Kanuni Sultan Süleyman emriyle o dönemin baş mimarı Mimar Sinan’a 1550 yılında yaptırılmaya başlanıyor. Bu külliye kapalı bir külliye değil. İçinde sokakların olduğu binaların ve sokakların oluşturduğu çevreye açık bir külliyedir. Çok fazlaca yapısı var. 20’ye yakın parça yapı var. Cami yapısı buradaki ana yapımız. 1550 yılında başlayıp 1555 yılında biten bir yapı. Diğer çevredeki müştemilat yapıları da 1553 yılında başlayıp 1559 yılında tamamlanmış yapılar. İçinde bulunduğumuz yapı Darüşşifa olarak biliniyor. Yani burada hastaların tedavi edildiği yer. Hem ayakta hem de yatarak tedavi yapılan bir yapıdan bahsediyoruz. Buradaki restorasyon çalışmamız devam ediyor. Bu yapıda yaklaşık yüzde 75 seviyesindeyiz. 2024 senesi içinde yapının restorasyonunu tamamlamayı planlıyoruz. Bu yapı döneminde hastane yapısı olarak kullanılmış bir yapıdır. İçinde bulunduğumuz zemin katta 24 hücre odası bulunuyor.

Süleymaniye Külliyesi’nin Darüşşifa ve İmaret bölümlerinde yapılan restorasyonunun yüzde 75’i tamamlandı

Bu odalar hastaların konaklaması için kullanılmış zamanında. Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde bu Darüşşifa için ‘Çok kıymetli hekimlerin burada bulunduğu, buraya gelenlerin 3 gün içerisinde bütün hastalıklarından kurtulduğu, şifa bulduğu’ ile ilgili notlar var. O yüzden çok kıymetli bir yer. Aynı zamanda Selçuklu ve Osmanlı döneminde tıp medresesi ile beraber yani işin sağlık anlamında teorik kısmıyla pratik kısmının beraber yürütüldüğü ilk medrese ve ilk Darüşşifa yapısı burada bulunuyor. Hemen karşımızdaki Yazma Eserler Kurumu’nun kullandığı yapı da tıp medresesi olarak hizmet vermiş. Burada aşağıda bodrum katta bir zindanımız var. Darüşşifanın kendine özel bir hamamı yine bodrum katta hasta yakınlarının gelip kaldığını düşündüğümüz 9 tane kervansaray odaları gibi odalarımız var. Restorasyona 2020 yılında başladık. 2024 yılının içerisinde de bitirmeyi planlıyoruz. Burası yıllarca Süleymaniye Külliyesi’nde tıp eğitimi anlamında önemli bir hizmet vermiş. Çok uzun süreler, 1870’li yıllara kadar yine hem tıp eğitimi hem de hastane olarak çalışmış. Daha sonrasında askeri matbaa olarak hizmet verdikten sonra bir dönemde yatılı Kuran Kursu olarak çalışmış. Ondan sonra da biz zaten restorasyon çalışmalarına başladık. Tamamlandıktan sonra yine benzer bir faaliyetle ve işlevle kullanılmaya devam edecek” şeklinde konuştu.

Süleymaniye Külliyesi’nin Darüşşifa ve İmaret bölümlerinde yapılan restorasyonunun yüzde 75’i tamamlandı

“2024’ün ilk aylarında tamamlayıp İstanbul Vakıf Eserleri Müzesi haline getirmeyi planlıyoruz”

Süleymaniye Külliyesi’nin İmaret bölümünün restorasyonun ardından İstanbul Vakıf Eserleri Müzesi olarak kullanılacağını anlatan Çetin, “İmaret yapısı da hemen Darüşşifa binasının yanında bulunuyor. Süleymaniye Külliyesi’nin yine önemli bir parçası. Adı üzerinde imaret yani aşhane aşevi olarak hizmet veren bir yapı. Orada da ihtiyaç sahiplerinin karınlarının doyurulduğu hatta ve hatta barınmalarının sağlandığı bu tip sosyal eksikliklerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir binadır. İmaretten sonra yapı 1913 senesinde Vakıf Eserleri Müzesi olarak hizmet vermeye başlamış. Daha sonra 1993 yılına kadar İslam Eserleri Müzesi olarak hizmet vermeye devam etmiş. 2021 senesine kadar da bir özel müteşebbis orayı kullanmış. Orada da restorasyon çalışmalarımız yüzde 75 - 80 seviyelerinde. Orayı 2024’ün ilk aylarında tamamlayıp İstanbul Vakıf Eserleri Müzesi haline getirmeyi planlıyoruz. Bodrum katındaki restorasyon çalışmalarımız tamamlandı. Bodrum katında Vakıf eserleriyle ilgili bir halı bölümü olacak. Üst katında da diğer camilerimizde ve vakıf yapılarında bulunan eserleri sergileyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Semanur Kaygısız - Furkan Duman


 

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Chibuike Nwaiwu: "Onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" Trabzonsporlu oyuncu Chibuike Nwaiwu, Galatasaray karşılaşmasının ardından, taraftarlara seslenerek, "Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından Trabzonsporlu oyuncu Nwaiwu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Galibiyetten dolayı mutlu olduklarını ifade eden bordo-mavili oyuncu, "Galibiyet için çok mutluyuz. Doğru pozisyonları bulduk ve bu pozisyonları değerlendirdik" dedi. Takım olarak geldikleri noktayı bildiklerini belirten Nwaiwu, Trabzonspor için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Takım ile taraftar arasındaki bağa da dikkat çeken oyuncu, "Biz nereden geldiğimizi çok iyi bilen insanlarız. Takımımız için çalışan ve mücadele eden oyuncularız. Biz takımımızı seviyoruz, takımımız da bizi seviyor. Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Gelecek süreç hakkında da konuşan Nwaiwu, çalışmalarını sürdürmeleri halinde daha iyi sonuçlar alabileceklerine inandığını dile getirerek, "Gerçekten her şey mümkündür. Çok çalışmaya devam edersek ve inancımızı korursak daha ileriye gidebiliriz" diye konuştu. Atmosferi de değerlendiren Nwaiwu, taraftar desteğinin önemine değinerek, "Harika bir atmosfer vardı. Taraftarlarımız bize büyük destek verdi. Onların oluşturduğu ortam gerçekten çok etkileyiciydi" şeklinde konuştu.
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.