EKONOMİ - 07 Mayıs 2026 Perşembe 15:06

Sürat Kargo, dijital dönüşüm ile işlem hacminde yüzde 20 artış sağladı

A
A
A
Sürat Kargo, dijital dönüşüm ile işlem hacminde yüzde 20 artış sağladı

Dijital dönüşüm yatırımlarıyla operasyonel süreçlerini uçtan uca yeniden yapılandıran Sürat Kargo, işlem hacmini yüzde 20 artırdı. Devreye alındığı ilk günden itibaren Sürat Servis Platformu (SSP) ile kurye başına teslimat oranlarını artıran şirket, bu platformu dijital dönüşüm vizyonunun merkezinde konumladı.



Dijitalleşmeyi iş yapış şekillerini uçtan uca yeniden tanımlayan bütünsel bir dönüşüm olarak ele alan Sürat Kargo, bu yönde attığı adımlarla operasyonel verimlilikten işlem hacmine, teslimat sürelerinden müşteri deneyimine kadar birçok alanda somut kazanımlar elde etti. Şirket, kurduğu ölçülebilir ve esnek yapı ile işlem hacminde yüzde 20’lik bir artış sağladı. Elde edilen bu sonuçlarda devreye alındığı ilk günden itibaren Sürat Servis Platformu’nun (SSP) çok büyük etkisi oldu. SSP ile birlikte kurye başına teslimat adetlerinde yüzde 15’e yakın bir artış, operasyonel hata oranlarında yaklaşık yüzde 20’ye varan azalma yakalayan şirket, SSP’yi dijital dönüşüm vizyonunun merkezinde konumladı.


"Finansal etkisi görünür hale geldi"


Dijital dönüşümün etkisiyle hizmet kalitesinde yaşanan artışın müşteri memnuniyetine ve büyümeye pozitif bir yansıması olduğunu ifade eden Sürat Kargo Genel Müdürü Cem Oğuz, "Özellikle e-ticaret hacmindeki artışı karşılayabilecek altyapıyı zamanında kurmuş olmamız, dijital dönüşüm yatırımlarımızın finansal etkisini daha görünür hale getirdi" dedi.


Dijital dönüşüm çalışmaları sonrasında elde ettikleri sonuçların maliyet optimizasyonuna doğrudan katkı sunduğunu belirten Oğuz, "Süreçlerin otomasyonu ve dijitalleşmesiyle manuel iş yükünü yaklaşık yüzde 20 oranında azaltırken, operasyonel hataları minimize ederek kaynak kullanımını daha da etkin hale getirdik. Aynı zamanda kurduğumuz esnek ve ölçeklenebilir yapı sayesinde mevcut operasyonel kapasitemizle daha yüksek hacimleri yönetebilir hale geldik ve bu da yüzde 20’nin üzerinde hacim artışını destekledi" değerlendirmesinde bulundu.


"SSP stratejik bir dönüşüm programı"


SSP, devreye alındığı ilk günden itibaren şirketin operasyonel kabiliyetini güçlendiren ve uçtan uca dijitalleşmeyi mümkün kılan stratejik bir dönüşüm programı olduğuna işaret eden Oğuz sözlerine şöyle devam etti: "Özellikle toplama ve teslimat operasyonlarının dijitalleştirilmesiyle birlikte saha ekiplerimizin verimliliği artarken, süreçler daha izlenebilir ve yönetilebilir hale geldi. Bu dönüşümün somut çıktıları olarak kurye başına teslimat adetlerinde yüzde 15 seviyesinde artış sağlanırken teslimat başarı oranlarında da anlamlı bir iyileşme gözlemledik. Aynı zamanda operasyonel hata oranlarında yaklaşık yüzde 20’ye varan azalma elde ederek hizmet kalitemizi daha sürdürülebilir hale getirdik. SSP sayesinde operasyonel karar alma süreçlerimizi gerçek zamanlı veri ile destekleyerek hızlandırdık. Kurye mobil uygulamaları, anlık dashboard’lar ve merkezi yönetim yetkinlikleri ile sahadaki operasyonlarımızda bir standardizasyon sağlandı. Bunun sonucunda işlem sürelerinde yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kısalma sağlarken daha çevik ve kontrollü bir operasyon yapısına ulaştık. SSP ayrıca modüler ve ölçeklenebilir mimarisi ile gelecekteki büyümemizi destekleyen güçlü bir teknolojik altyapı oluşturdu."


"SSP’yi tekil bir platform haline getireceğiz"


SSP’yi gönderinin oluşmasından teslimatına kadar tüm operasyonel süreçleri kapsayan tekil bir platform haline getirmeyi planladıklarını kaydeden Oğuz, "Bu yaklaşım sayesinde parçalı sistemlerden uzaklaşıp, tüm süreçlerin tek bir veri modeli ve ortak bir mimari üzerinde yönetildiği daha yalın, daha hızlı ve daha ölçeklenebilir bir yapı kuruyoruz" dedi.


Bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden birinin veri ve yapay zekâ odaklı karar mekanizmaları olduğunu anlatan Oğuz, "Özellikle üzerinde çalıştığımız yapay zekâ destekli network planlama projeleri ile hat yapımızı, transfer merkezlerimizi ve dağıtım kurgumuzu dinamik olarak optimize etmeyi hedefliyoruz. Bu sayede hem maliyet hem de hız açısından daha verimli bir operasyon yapısına geçerken, talep dalgalanmalarına çok daha hızlı uyum sağlayabilen bir organizasyon oluşturuyoruz" ifadesini kullandı.


"Entegre bir cross-border operasyon inşa ediyoruz"


Uluslararası gönderiler tarafında da gümrükleme ve operasyon süreçlerini tek bir platformda birleştiren kompakt bir yapı kurmayı planladıklarını anlatan Oğuz şunları söyledi: "Bu sayede farklı sistemler arasında dağılmış süreçleri sadeleştirerek hem operasyonel ekiplerimiz hem de iş ortaklarımız için daha şeffaf, hızlı ve hatasız bir deneyim sunmayı amaçlıyoruz. Özellikle sınır ötesi e-ticaret hacmindeki artışı destekleyecek şekilde, uçtan uca dijital ve entegre bir cross-border operasyon altyapısı inşa ediyoruz. Bununla birlikte, entegrasyon kabiliyetlerimizi sürekli geliştirerek iş ortaklarımızla daha hızlı ve esnek veri alışverişi sağlayan bir ekosistem oluşturuyoruz. Müşteri tarafında ise daha şeffaf takip, daha doğru teslimat öngörüleri ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmaya odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli talep tahmini, dinamik fiyatlama ve proaktif müşteri bilgilendirme gibi uygulamalarla dijital dönüşüm yolculuğumuzu daha ileri taşımayı hedefliyoruz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Kızından Kıbrıs gazisi babasına veda: "Babamla gurur duyuyorum" Bayburtlu Kıbrıs Gazisi ve emekli öğretmen Ömer Doğan, Manas köyünde düzenlenen resmi törenle son yolculuğuna uğurlandı. Doğan’ın acılı kızı Demet Temur, babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu belirterek, "Babamla gurur duyuyorum" dedi. 74 yaşında hayatını kaybeden Doğan için öğle namazına müteakip köyde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazının ardından Doğan’ın naaşı, resmi tören eşliğinde defnedilmek üzere köy mezarlığına götürüldü. Doğan’ın kızı Demet Temur, babasının savaş yıllarına ilişkin hatırlarını çok fazla anlatmayı sevmediğini belirterek, "Çok ketumdu, anlatmayı sevmezdi ama biz anlatsın diye babamı sıkıştırırdık. Savaş döneminde yaşadığı bazı olaylardan, komutanlarından, izne gelirken memleketine ve ailesine kavuşmak için verdiği mücadeleden bahsederdi. Çok ayrıntı vermezdi" dedi. Babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu ifade eden Temur, "Yiğit bir adamdı benim babam. Çok dürüsttü. Doğruya doğru, yanlışa yanlış derdi. Kimse için başını eğmedi. Bize de öyle öğretti. Babamla gurur duyuyorum. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun" diye konuştu. Cenaze törenine katılan Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Gazi Selami Köksal ise Doğan’ı son yolculuğuna uğurladıklarını belirterek, "Kıbrıs Gazisi Ömer ağabeyimiz aynı zamanda eğitim camiamıza yıllarca hizmet etmiş bir büyüğümüzdü. Allah mekânını cennet eylesin, yakınlarına sabırlar versin" ifadelerini kullandı. Törene il protokolü, Doğan’ın ailesi ile yakınları, gaziler, STK temsilcileri, siyasi parti başkanları ve vatandaşlar katıldı. Okunan duaların ardından Gazi Doğan, köy mezarlığında toprağa verildi.
Bursa Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği sempozyumda, Anadolu’nun binlerce yıllık seramik geleneği uzman isimler tarafından kültürel, sanatsal ve tarihi yönleriyle konuşuluyor. Osmanlı’nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihi gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. "Seramik sanatı, geçmişle gelecek arasında kültür köprüsüdür" Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır" dedi. "Değerlerimizi yaşatmayı sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü’nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, "Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz" diye konuştu. "Çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi" Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, "Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.