KÜLTÜR SANAT - 12 Şubat 2026 Perşembe 12:07

Tivibu, Sevgililer Günü’ne özel unutulmaz filmleri ekrana getiriyor

A
A
A
Tivibu, Sevgililer Günü’ne özel unutulmaz filmleri ekrana getiriyor

Televizyon platformu Tivibu, Sevgililer Günü’ne özel unutulmaz filmleri ekrana getiriyor. Şubat ayında ‘La La Land’, ‘Bizimle Başladı Bizimle Bitti’, ‘Venüs’te Görüşürüz’, ‘Aşk İş Başında’, ‘Şeflerin Aşkı’ gibi romantik yapımlar Tivibu’da seyirciyle buluşuyor.



Türk Telekom’un televizyon platformu Tivibu, aşk, eğlence ve hayal gücünü bir araya getirdiği birbirinden farklı içeriği izleyicilerle buluşturuyor. Sevgililer Günü’ne özel romantik filmler Tivibu’da izlenebiliyor.



Tivibu ekranlarında izleyicilerle buluşan "La La Land", Sevgililer Günü’ne yakışan romantik ve duygusal bir sinema keyfi sunacak. Başrollerini Ryan Gosling ile Emma Stone’nun paylaştığı film, Los Angeles’ta başlayan bir aşk hikâyesini anlatıyor. Aşk ile kariyer arasında yapılan seçimleri ele alan La La Land, platformda özel bir seçenek olarak öne çıkıyor.



Platformda öne çıkan yapımlardan biri olan "Şeflerin Aşkı", aşkı ve tutkuyu kelimelerden çok tatlar üzerinden anlatan bir film olarak öne çıkıyor. 19. yüzyıl Fransa’sında geçen hikâye, ünlü gurme Dodin ile onunla yıllardır birlikte çalışan yetenekli aşçı Eugénie arasındaki derin bağı merkeze alıyor. Film, mutfağı sadece yemek yapılan bir alan olarak değil; sevginin, bağlılığın ve sessiz bir aşkın ifadesi olarak sunuyor.



Tivibu’da yer alan "Aşk İş Başında", zıt karakterlerin bir araya gelmesiyle filizlenen eğlenceli ve romantik bir hikâyeyi anlatıyor. Profesyonel bir fitness eğitmeni ile ünlü bir sinema aktörünün istemeden yollarının kesişmesiyle bol atışmalı ama bir o kadar da keyifli anlar ortaya çıkıyor.



Efsane aşk yeniden platformda


Platform, romantik fantastiğin efsaneleşmiş yapımlarından "Alacakaranlık" serisini ekranlara getiriyor. Kristen Stewart ve Robert Pattinson’ın başrollerinde yer aldığı film; Bella ile gizemli vampir Edward arasında filizlenen yasak ve tutkulu aşkı, kurt adamlar ve vampirlerin hüküm sürdüğü ölümsüz bir dünyanın tam ortasında nefes kesici bir hikâyeye dönüştürüyor.



Sevgililer Günü’nde "Aynı Yıldızın Altında"


Tivibu’nun arşivinde "Aynı Yıldızın Altında" kategorisinde yer alan "Venüs’te Görüşürüz", "Bizimle Başladı Bizimle Bitti", "Love Reset", "Güneşi Söndürmem Gerek" ve çok daha fazla romantik yapım 14 Şubat’a özel izleyicilerin beğenisine sunuluyor.



Kayıp, iyileşme ve beklenmedik bir aşk üzerine kurulu "Venüs’te Görüşürüz" duygusal bir yolculuğu anlatıyor. Annesini kaybettikten sonra içindeki boşlukla baş etmeye çalışan Mia’nın, biyolojik annesini bulmak için İspanya’ya uzanan yolculuğu, gizemli ve mesafeli Kyle ile yollarının kesişmesiyle bambaşka bir hâl alıyor. Film, iki gencin geçmişleriyle yüzleşirken birbirlerine tutunmalarını, romantizmi sakin ve samimi bir dille ele alarak izleyiciyle buluşturuyor.



"Bizimle Başladı Bizimle Bitti", Colleen Hoover’ın dünya çapında büyük ilgi gören aynı adlı romanından uyarlanan duygusal yönü bir romantik drama olarak dikkat çekiyor. Yeni bir hayat kurmaya çalışan Lily’nin, çekici ve karizmatik Ryle ile yaşadığı ilişki üzerinden ilerleyen film; aşk, geçmiş travmalar ve zorlayıcı ilişki dinamiklerini ele alıyor. Filmin başrollerini Blake Lively ile Justin Baldoni paylaşıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Tarım Kredi KOOP marketlerde donuk kıyma Ramazan boyunca indirimli fiyatla satılacak Tarım Kredi KOOP marketlerde Ramazan ayı boyunca donuk kıymanın sabit ve indirimli fiyatla satılacağını duyuran KOOP Market Genel Müdürü Orhan Kozan, "Ramazan ayı boyunca sabit fiyatla 500 gram ve 1 kiloluk ürünler 485 lira kilogram fiyatıyla tüketicilerimizin beğenisine sunulacak" dedi. Tarım Kredi KOOP Market, donuk kıyma ürünüyle perakende sektöründe güçlü bir konum hedefliyor. Avrupa Birliği ülkelerinde yaygın olarak tercih edilen donuk et ürünleri, sağlıklı, kullanışlı ve uzun raf ömrüne sahip yapısıyla öne çıkıyor. KOOP Market’te yer alacak donuk kıyma ürünü, Et ve Süt Kurumu’nun yüksek hijyen ve kalite standartlarına sahip tesislerinde üretiliyor. Soğuk zincir korunarak tüketiciye ulaştırılan ürünler, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik açısından önemli bir alternatif sunuyor. Uygun fiyatlarla tüketiciye sunulacak ürünler, 14 Şubat Cumartesi günü itibarıyla Türkiye genelindeki tüm KOOP marketlerde satışa sunulacak. Tarım Kredi’nin kendi tesislerinde ürettiği Tarım Kredi 400 gram donuk kıyma ile Et ve Süt Kurumu iş birliğiyle temin edilen 500 gram ve 1 kilogramlık donuk kıyma ürünleri, Ramazan ayı sonuna kadar indirimli ve sabit fiyatlarla KOOP Market’te tüketiciyle buluşacak. "Ramazan ayı boyunca sabit fiyatla 500 gram ve 1 kiloluk ürünler 485 lira kilogram fiyatıyla tüketicilerimizin beğenisine sunulacak" KOOP Market Genel Müdürü Orhan Kozan yaptığı açıklamada, "Tüketicilerimizden yoğun gelen talep üzerine daha önce kısıtlı sayıda yaptığımız, sattığımız donuk kıyma ürününü 14 Şubat Cumartesi’den itibaren Et ve Süt Kurumu iş birliğiyle tüm yurt genelindeki KOOP marketlerde satmaya başlayacağız. Ramazan ayı boyunca sabit fiyatla 500 gram ve 1 kiloluk ürünler 485 lira kilogram fiyatıyla tüketicilerimizin beğenisine sunulacak" diye konuştu. "Sektörde de hem gıda toptancıları hem gıda perakendecileri fiyat sabitlemesi yaptılar" Ürünlerin Et ve Süt Kurumu’nun denetiminde marketlere ulaştırıldığını aktaran Kozan, "Ramazan ayı boyunca kampanyalarımız, Ramazan kampanyalarımız devam edecek. Sektörde de hem gıda toptancıları hem gıda perakendecileri fiyat sabitlemesi yaptılar. Biz de daha önceki yıllarda bunu açıklamıştık. Çok beğeniyoruz. Bu konseptin devam etmesini de destekliyoruz. Ramazan boyunca tüketicilerimizin bütçesini rahatlatacak gerek yağ, gerek süt, gerek bakliyat ürünlerinde kampanyalarla da tüketicilerimizin beğenilerini kazanacağımızı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Kozan, vatandaşlardan bu kampanyaların yoğun ilgi gördüğünü dile getirerek, ürünlerin kullanımının kolay ve raf ömrünün uzun olduğunu ifade etti.
İstanbul RSV kışın zirve yapıyor: Prematüre ve 8 aydan küçük bebekler tehlike altında RSV’nin her yıl milyonlarca çocuğu etkilediğini belirten Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, prematüre doğan ve kronik rahatsızlığı bulunan çocukların RSV’ye yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu söyledi. Dr. Sert, "RSV mevsimi başlamadan hamileler ve 8 aydan küçük bebekler için koruyucu aşı ihmal edilmemeli" uyarısında bulundu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, RSV’nin (Respiratuar Sinsityal Virüs) genellikle sonbaharda başladığını ve kış aylarında zirve yaptığını söyledi. RSV’nin dünya genelinde 5 yaş altı çocuklarda alt solunum yolu enfeksiyonlarının en önemli nedenlerinden biri olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, küresel verilerin her yıl yaklaşık 30 milyondan fazla RSV enfeksiyonu görüldüğünü, 3 milyondan fazla hastane yatışı yaşandığını ve özellikle küçük çocuklarda ciddi can kayıplarına yol açabildiğini ortaya koyduğunu söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, RSV’ye yakalanan çocukların büyük çoğunluğunun hafif semptomlar gösterdiğini, prematüre doğan veya belirli tıbbi rahatsızlıkları olan çocukların daha ciddi hastalığa yakalanma riski taşıdığını da belirtti. "Gebelikte yapılan aşı ilk 6 ayı koruyor" RSV aşısının anne adaylarına gebeliğin uygun haftalarında uygulanabildiğini belirten Dr. Sert, "Anneye yapılan aşı sayesinde oluşan koruyucu antikorlar plasenta yoluyla bebeğe geçer. Bu durum, özellikle yaşamın ilk 6 ayında ağır RSV enfeksiyonu riskini önemli ölçüde azaltır. Gebelerin mutlaka kadın doğum ve çocuk hekimlerine danışarak aşıyı değerlendirmeleri gerekir" ifadelerini kullandı. Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, RSV’nin yalnızca bebekler için değil ileri yaş grupları için de ciddi risk oluşturduğunu belirterek, 50-74 yaş arası kronik kalp veya akciğer hastalığı bulunanlar, ek kronik rahatsızlığı olan bireyler ile huzurevi ve uzun süreli bakım tesislerinde yaşayanların da tek doz aşı ile korunması gerektiğini vurguladı. Kalabalık ve kapalı ortamlardan kaçının RSV’nin damlacık yoluyla hızla bulaştığını ifade eden Dr. Sert, kalabalık ve kapalı ortamlarda riskin arttığını el hijyeni, ortamların havalandırılması ve hasta kişilerle temastan kaçınılmasının bulaş riskini azalttığını vurguladı. (GD-BÇGEN - Ahmet Yiğit Yıldırım: "Bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır" (Fotoğraflı) Hasan Fehmi Demir RİZE (İHA) - Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, "Gençlerimize irade kazandırıyoruz, sorumluluk yüklüyoruz, hayatın içinde sağlam durmasını sağlıyoruz. Çünkü bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır" dedi. Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından illerde düzenlenen bilgi yarışmasının ardından bölge yarışmaları etabına geçildi. Karadeniz Bölgesi Ortaöğretim Teşkilatları arası bilgi yarışması da Rize’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Bölge yarışmasına Amasya, Artvin, Bartın, Bayburt, Bolu, Çorum, Düzce, Gümüşhane, Giresun, Karabük, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat, Trabzon, Zonguldak ve Rize’nin de aralarında olduğu 18 katıldı. Yarışmada konuşan Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, gençlerin ahlaki değerlerle birlikte teknolojiye ve çağa ayak uydurmasını sağlamak için çalıştıklarını dile getirerek, "Bilgi ayrışmamız sade bir yarışma değildir. Bugün burada geleceğin kadrolarına da şahitlik edeceğiz. Buradaki arkadaşlarımız hem bilgileriyle hem ahlaklarıyla hem duruşlarıyla hepsi bizi gururla temsil edecekler. Platon’a göre cesaret olacak ama bilgiyle birleşecek. Yoksa o cesaret yıkıcı olur. Biz o yüzden gençlerimizi o minvalde yetiştirmeye gayret ediyoruz. Hem cesaretli hem de bilgili bir gençlik yetiştirmek için çalışıyoruz. Ama bugün bilgi, teknoloji artarken ahlaki değerlerimi maalesef koruyamıyoruz. Bizim muasırlaşma anlayışımız Gökalp’in dediği gibi batıyı körü körüne taklit etmek değil, ilmi almak, ahlakı korumaktır. O yüzden biz Ülkü Ocakları’nda hem bilgili hem cesaretli hem de ahlaklı bir gençlik yetiştiriyoruz. Bizim yol pusulamız çift başlı Selçuklu Kartalı’dır. Bir başı doğuya bakar, köklerimize, inancımıza, ahlakımıza, bir başı batıya bakar, ilim, bilim, teknolojiye ve çağa. Biz kökü mazide olan bir atiyiz. Ne geçmişimizden kopacağız, ne çağın gerisinde kalacağız. Ülkü Ocakları olarak Türklüğü koruyup yüceltmeyi, İslam’ın ahlakıyla yaşamayı ve çağın ilmi ile yükselmeyi bir ülkü haline getirdik. Bu yüzden yapacağımız her çalışmada bu değerleri önümüze koyup bu çerçevede ilerlememiz gerekiyor" dedi. Gençler için en büyük tehlikenin uyuşturucu, alkol, sanal kumar ve dijital bağımlılıklar olduğunun altını çizen Genel Başkan Yıldırım, "Ülkü Ocakları sadece bir eğitim kurumu değildir. Ülkü Ocakları aynı zamanda bir koruma kalkanıdır. Bugün karşımızda yeni bir cephe vardır. Bu cephe tankla, tüfekle gelmiyor. Bu cephe uyuşturucuyla, alkolle, sanal kumarla, dijital bağımlılıklarla geliyor. Şunu çok iyi biliyoruz ki bir gencimizi uyuşturucuya teslim etmek bir vatan toprağını kaybetmekten farksızdır. Çünkü bir gencimizi kurtarmak demek bir aileyi kurtarmaktır, bir mahalleyi kurtarmaktır, bir milleti kurtarmaktır ve bir geleceği kurtarmaktır. Biz Ülkü Ocakları’nda gençlerimize irade kazandırıyoruz, sorumluluk yüklüyoruz, hayatın içinde sağlam durmasını sağlıyoruz. Çünkü bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır. O yüzden biz hiçbir gencimizi yalnız bırakmıyoruz ve Ülkü Ocakları’nın bu boşluğu doldurduğunu çok iyi biliyoruz. Burada gençlerimiz yalnız, sahipsiz, yönsüz, başıboş değildir. Biz gençlerimizi bağımlılıkla mücadelede yalnız değildir. Sanatla, bilimle, teknolojiyle, ahlakla donatıyoruz. Gencin enerjisini sokağa değil istiklale yönlendiriyoruz. Ve diyoruz ki ’Ülkü Ocakları varsa umut vardır, Ülkü Ocakları varsa gelecek vardır’ ifadelerini kullandı. Yarışmanın sonunda etkinliğe katılan tüm öğrencilere sertifika verilirken dereceye giren illere ödül verildi. Rize’de bir otelde 2 gün süren yarışmalara Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, genel merkez yöneticileri, Ülkü Ocakları İl Başkanları ve yönetimleri, MHP İl Başkanları ve yönetimleri katıldı.
İstanbul Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Türkiye jeostratejik bir güven adası haline gelmiştir" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımızın güçlü, sağlam ve güvenli liderliğiyle, Türkiye uluslararası diplomasideki yapıcı duruşu ve kriz çözme kabiliyetiyle jeostratejik bir güven adası haline gelmiştir. Bu nedenle artık sadece Türkiye’nin jeopolitik konumundan değil, küresel bir güven aktörü olma özelliğinden de söz ediyoruz, ki bu özellik, uluslararası istikrarı destekleyen ve taraflar arasında köprü kuran benzersiz bir diplomasi mirasıdır "dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 2’nci Ulaştırma Bakanları Toplantısı Programı’na katıldı. İstanbul’da gerçekleştirilen programda, İİT üyesi ülkelerin ulaştırma bakanları 40 yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da bir araya gelerek ulaştırma alanındaki iş birliklerini ele aldı. Program Kuran-Kerim tilavetiyle başladı. Ulaştırma Bakanlığı’nın projelerinin yer aldığı video gösteriminin ardından konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bugün, İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında, ulaştırma alanında bakanlar düzeyinde yeniden bir araya gelmenin anlamı ve önemi son derece büyüktür. Aradan geçen yaklaşık kırk yıl içinde dünya ekonomisi, ticaret yolları, üretim merkezleri ve ulaştırma teknolojileri köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Bu dönüşüm, ulaştırma alanında iş birliğini her zamankinden daha stratejik hâle getirmiştir" diye konuştu. "Türkiye küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri haline gelmiştir" Türkiye’nin küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri haline geldiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Türkiye, sahip olduğu coğrafi konum, gelişmiş altyapısı ve çok modlu lojistik kapasitesiyle bugün küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri haline gelmiştir. Asya ile Avrupa, kuzey ile güney arasında kurduğu kesintisiz bağlantılar sayesinde Türkiye, yalnızca bir geçiş ülkesi değil, küresel tedarik zincirlerinin güvenilir, öngörülebilir konumlarındandır. Ayrıca şunu da ifade etmek isterim ki Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü, sağlam ve güvenli liderliğiyle, Türkiye uluslararası diplomasideki yapıcı duruşu ve kriz çözme kabiliyetiyle ’jeostratejik bir güven adası’ haline gelmiştir. Bu nedenle artık sadece Türkiye’nin ’jeopolitik konum’undan değil, ’küresel bir güven aktörü’ olma özelliğinden de söz ediyoruz, ki bu özellik, uluslararası istikrarı destekleyen ve taraflar arasında köprü kuran benzersiz bir diplomasi mirasıdır" şeklinde konuştu. "Son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar ABD dolarından fazla yatırım gerçekleştirdik" Bakan Uraloğlu, son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar dolardan fazla yatırım gerçekleştirdiklerine değinerek, "Son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar ABD dolarından fazla yatırım gerçekleştirdik. Marmaray’dan Avrasya Tüneli’ne, İstanbul Havalimanı’ndan Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 1915 Çanakkale Köprüleri’ne; İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara Otoyolları’na kadar dev projeleri birbiri ardına hayata geçirdik. Bölünmüş yol ağımızı 6 bin 101 kilometreden 30 bin 49 kilometreye, otoyol ağımızı bin 714 kilometreden 3 bin 796 kilometreye çıkardık. Demiryolu ağımızı 10 bin 948 kilometreden 13 bin 919 kilometreye yükselttik ve sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Aktif havalimanı sayımızı 26’dan 58’e, dış hat uçuş noktalarımızı 50 ülkede 60’tan 133 ülkede 356’ya taşıdık. Türk Deniz Ticaret Filomuzu dünya sıralamasında sınıf atlattık ve denizcilikte lider ilk 10 ülke arasında yerimizi aldık. Bu yatırımlarımız üretime 1 trilyon ABD dolarının üzerinde katkı sağlamış, yıllık ortalama 1 milyonun üzerinde istihdam oluşturmuştur. Karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolunda eş zamanlı yürütülen bu yatırımlar sayesinde Türkiye’de entegre ve çok modlu bir ulaştırma sistemi tesis edilmiştir. Ancak bu altyapı hamlesini hiçbir zaman yalnızca ulusal bir başarı olarak görmedik. Bizim için esas hedef, bu altyapının bölgesel ve küresel ulaştırma koridorlarının taşıyıcı omurgası hâline gelmesidir. Çünkü bugün ulaştırma koridorları, yalnızca malların taşındığı güzergâhlar değil, ticaretin, yatırımın ve refahın aktığı stratejik hatlardır" ifadelerini kullandı. "Dakar-Port Sudan Demiryolu Projesi gibi girişimlere ise her türlü teknik desteği vermeye hazır olduğumuzu belirtmek isterim" Dakar-Port Sudan Demiryolu Projesi’ne her türlü teknik desteği vermeye hazır olduklarını belirten Bakan Uraloğlu, " Türkiye olarak, bu yeni küresel tabloyu doğru okuyarak, ulaştırma koridorlarını çeşitlendirmeyi, tedarik zincirlerini daha dayanıklı hâle getirmeyi ve bölgeler arası bağlantısallığı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu anlayışla geliştirdiğimiz Orta Koridor, Asya ile Avrupa arasında en kısa, en güvenli, en öngörülebilir ve en ekonomik güzergâhlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Afrika’daki kardeşlerimizin geleceğini değiştirecek Dakar-Port Sudan Demiryolu Projesi gibi girişimlere ise her türlü teknik desteği vermeye hazır olduğumuzu da belirtmek isterim. Asya ve Avrupa arasındaki koridorların yanı sıra Afrika kıtası ile de somut çalışmalar yürütmekteyiz. Ulaştırma koridorlarının etkinliği yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı değildir. Sınır geçişlerinin kolaylaştırılması, gümrük süreçlerinin uyumlaştırılması ve dijital uygulamaların yaygınlaştırılması, bu koridorların gerçek anlamda işler hâle gelmesi açısından kritik önemdedir. Ayrıca, denize kıyısı olmayan üye ülkelerin deniz aşırı ulaştırma ağlarına etkin şekilde entegre edilmesi de ortak sorumluluğumuzdur. Bu kapsamda, ulaştırma alanında iş birliğimizi öncelikle İİT bünyesinde daha yapılandırılmış ve sonuç odaklı bir zemine taşımamız gerektiğine inanıyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı, sahip olduğu coğrafi kapsama alanı, artan ticaret hacmi ve stratejik koridorları ile bizlere eşsiz bir platform sunmaktadır. İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı Başkanı sıfatıyla Türkiye tarafından atılmasının kararlaştırılmasını; bununla birlikte gerekli belgelerin Genel Sekreterlik ile eşgüdüm içerisinde hazırlanarak 2028 yılında düzenlenecek Üçüncü İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı’na sunulmasını öneriyorum" dedi.
Aksaray Jandarmadan 6 adrese eş zamanlı uyuşturucu baskını: 5 tutuklama Aksaray’da uyuşturucu imal ve ticareti yapanlara yönelik 6 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenleyen jandarma, çeşitli uyuşturucu maddelere birlikte 6 şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı. Şüphelilerden 5’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Operasyonlar Aksaray merkezde bulunan 6 ayrı ev adresine yönelik gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre, uyuşturucuyla mücadele çerçevesinde çeşitli çalışmalar yapan İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele (NSM) Şubesi ekipleri şehir merkezinde uyuşturucu imal ve ticareti yapıldığı bilgisine ulaştı. Bunun üzerine Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma başlatan jandarma ekipleri 6 şüphelinin kimliklerine tespit etti. Ardından şahıslara yönelik takip başlatan jandarma ekipleri 3 hafta boyunca teknik ve fiziksel takip yürüttü. Takibin ardından yeterli delile ulaşan jandarma ekipleri operasyon için düğmeye bastı. Şehir merkezide bulunan 6 aydı adrese eş zamanlı olarak baskın yapan jandarma ekipleri 6 şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı. Evlerde yapılan aramalarda 616 adet sentetik hap, 315 gram bonzai ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 17 bin 200 lira nakit para ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan M.T.U. (19), F.A. (25), B.Ü. (24), A.A. (36), Y.İ.Ç. (29) ve V.K. (29) olmak üzere toplam 6 şahıs jandarmadaki sorgularının ardından Aksaray Adliyesine sevk edildi. Burada hakim karşısına çıkan şüphelilerden 5’i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, V.K. isimli şüpheli adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı.
Rize Ahmet Yiğit Yıldırım: "Bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır" Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, "Gençlerimize irade kazandırıyoruz, sorumluluk yüklüyoruz, hayatın içinde sağlam durmasını sağlıyoruz. Çünkü bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır" dedi. Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından illerde düzenlenen bilgi yarışmasının ardından bölge yarışmaları etabına geçildi. Karadeniz Bölgesi Ortaöğretim Teşkilatları arası bilgi yarışması da Rize’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Bölge yarışmasına Amasya, Artvin, Bartın, Bayburt, Bolu, Çorum, Düzce, Gümüşhane, Giresun, Karabük, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat, Trabzon, Zonguldak ve Rize’nin de aralarında olduğu 18 katıldı. Yarışmada konuşan Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, gençlerin ahlaki değerlerle birlikte teknolojiye ve çağa ayak uydurmasını sağlamak için çalıştıklarını dile getirerek, "Bilgi ayrışmamız sade bir yarışma değildir. Bugün burada geleceğin kadrolarına da şahitlik edeceğiz. Buradaki arkadaşlarımız hem bilgileriyle hem ahlaklarıyla hem duruşlarıyla hepsi bizi gururla temsil edecekler. Platon’a göre cesaret olacak ama bilgiyle birleşecek. Yoksa o cesaret yıkıcı olur. Biz o yüzden gençlerimizi o minvalde yetiştirmeye gayret ediyoruz. Hem cesaretli hem de bilgili bir gençlik yetiştirmek için çalışıyoruz. Ama bugün bilgi, teknoloji artarken ahlaki değerlerimi maalesef koruyamıyoruz. Bizim muasırlaşma anlayışımız Gökalp’in dediği gibi batıyı körü körüne taklit etmek değil, ilmi almak, ahlakı korumaktır. O yüzden biz Ülkü Ocakları’nda hem bilgili hem cesaretli hem de ahlaklı bir gençlik yetiştiriyoruz. Bizim yol pusulamız çift başlı Selçuklu Kartalı’dır. Bir başı doğuya bakar, köklerimize, inancımıza, ahlakımıza, bir başı batıya bakar, ilim, bilim, teknolojiye ve çağa. Biz kökü mazide olan bir atiyiz. Ne geçmişimizden kopacağız, ne çağın gerisinde kalacağız. Ülkü Ocakları olarak Türklüğü koruyup yüceltmeyi, İslam’ın ahlakıyla yaşamayı ve çağın ilmi ile yükselmeyi bir ülkü haline getirdik. Bu yüzden yapacağımız her çalışmada bu değerleri önümüze koyup bu çerçevede ilerlememiz gerekiyor" dedi. Gençler için en büyük tehlikenin uyuşturucu, alkol, sanal kumar ve dijital bağımlılıklar olduğunun altını çizen Genel Başkan Yıldırım, "Ülkü Ocakları sadece bir eğitim kurumu değildir. Ülkü Ocakları aynı zamanda bir koruma kalkanıdır. Bugün karşımızda yeni bir cephe vardır. Bu cephe tankla, tüfekle gelmiyor. Bu cephe uyuşturucuyla, alkolle, sanal kumarla, dijital bağımlılıklarla geliyor. Şunu çok iyi biliyoruz ki bir gencimizi uyuşturucuya teslim etmek bir vatan toprağını kaybetmekten farksızdır. Çünkü bir gencimizi kurtarmak demek bir aileyi kurtarmaktır, bir mahalleyi kurtarmaktır, bir milleti kurtarmaktır ve bir geleceği kurtarmaktır. Biz Ülkü Ocakları’nda gençlerimize irade kazandırıyoruz, sorumluluk yüklüyoruz, hayatın içinde sağlam durmasını sağlıyoruz. Çünkü bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır. O yüzden biz hiçbir gencimizi yalnız bırakmıyoruz ve Ülkü Ocakları’nın bu boşluğu doldurduğunu çok iyi biliyoruz. Burada gençlerimiz yalnız, sahipsiz, yönsüz, başıboş değildir. Biz gençlerimizi bağımlılıkla mücadelede yalnız değildir. Sanatla, bilimle, teknolojiyle, ahlakla donatıyoruz. Gencin enerjisini sokağa değil istiklale yönlendiriyoruz. Ve diyoruz ki ’Ülkü Ocakları varsa umut vardır, Ülkü Ocakları varsa gelecek vardır’ ifadelerini kullandı. Yarışmanın sonunda etkinliğe katılan tüm öğrencilere sertifika verilirken dereceye giren illere ödül verildi. Rize’de bir otelde 2 gün süren yarışmalara Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, genel merkez yöneticileri, Ülkü Ocakları İl Başkanları ve yönetimleri, MHP İl Başkanları ve yönetimleri katıldı.