GÜNDEM - 12 Şubat 2026 Perşembe 17:32

Türk Hava Yolları 100 bin çalışanının fotoğrafıyla giydirdiği 500. uçağını tanıttı

A
A
A
Türk Hava Yolları 100 bin çalışanının fotoğrafıyla giydirdiği 500. uçağını tanıttı

Türk Hava Yolları, 1933 yılında 5 uçaklık mütevazı bir filo ile başlayan yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına daha ulaştı. Milli bayrak taşıyıcı, 2025 yılı sonunda filoya katılan "TK Aile" isimli 500. uçağını düzenlenen özel bir lansmanla tanıttı. Gerçekleştirilen özel uçuşta "TK Aile" isimli uçak gökyüzüne 500 rakamını çizerek ikinci 500 döneminin başlangıcını simgeleyen bir iz bıraktı.


100 bin çalışan ve emeklinin fotoğraflarıyla tasarlanarak hazırlanan 500. uçağın lansmanı; birlik ve beraberlik anlayışını yansıtan geniş bir katılımla gerçekleştirildi. İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen etkinliğe; Türk Hava Yolları ve iştiraklerinin yöneticileri, eski üst düzey yöneticileri, çalışanları ve emeklilerinin yanı sıra havacılık sektöründen önde gelen isimler katıldı.



81 ilden gelen şehit çocukları lansmanda yer aldı


Lansmanda ayrıca, şehitlerin emaneti olan 81 ilden gelen şehit çocukları, Türk Hava Yolları’nın hafızalara kazınan Iğdır reklam filmi oyuncuları yer aldı. Bu özel buluşma, Türk Hava Yolları’nın büyüme hikayesinin yalnızca rakamlardan değil, aynı zamanda ortak emek, vefa ve dayanışmadan oluştuğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu konukların yanı sıra Türk Hava Yolları’nın reklam yüzü olan oyuncu Kerem Bürsin, Serkan Çayoğlu ve Özge Gürel de katılım gösterdi.



"İkinci 500 döneminin başlangıcı olarak görüyoruz"


Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, tanıtımda bir konuşma yaptı. Bolat, "500. uçağımız, Türk Hava Yolları için yalnızca filomuza katılan yeni bir uçak değil; 93 yıllık bir emeğin, kararlılığın ve ortak aklın simgesidir. 2003 yılında 65 uçakla başladığımız zirve yolculuğumuzda bugün 500’ü aşkın uçakla 6 kıtada 356 destinasyona ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Bundan 12 yıl önce çektiğimiz ‘Hayal Edince’ reklam filminde 247 uçak ve 247 destinasyonla çıktığımız yolculukta 500’üncü uçak bir hayaldi. Bugün o hayalin gerçeğe dönüştüğünü görmek, Türk Hava Yolları ailesi için ayrı bir anlam taşıyor. 500. uçağımızı bir durak değil, ‘İkinci 500’ döneminin başlangıcı olarak görüyoruz. 2036 yılında bin uçaklık filoya ulaşma hedefimiz doğrultusunda, ülkemizi küresel havacılığın merkezlerinden biri haline getirme kararlılığımızı sürdüreceğiz" dedi.



10 yıl içerisinde bin uçağa ulaşacak


Lansmanın ardından katılımcılarla birlikte gökyüzüne havalanan 500. uçakta basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bolat, "Hakikaten çok güzel bir gün. 500 uçağı hayal etmek herhalde bundan 12 yıl önce zordu ama bu gerçekleşti. 12 yıl önce Iğdır’da reklam filmini çektiğimiz dönem Türk Hava Yolları’nın Iğdır’a gitmesi bir hayaldi. 10 yıl içerisinde Türk Hava Yolları bunun 2 katına çıkacak, bin uçağa ulaşacak" şeklinde konuştu.



65 milyar dolarlık katkı sağladık


Türk Hava Yolları’nın Türk ekonomisine sağladığı katkılar hakkında konuşan Bolat, "Bu kadar uçak ülke ekonomisine ne kazandıracak bu önemli. THY bu sene 1,5 trilyon dolarlık Türk ekonomisine 65 milyar dolarlık katkı sağlayarak en önemli ekonomik güçlerden birisi oldu. İnşallah 2033 yılında bu rakamlar 150 milyar dolara çıkacak. Türk Hava Yolları’nın büyümesi sadece uçak sayısıyla değil Türk ekonomisine olan katkısıyla da değerlendirmek lazım. 2006 yılında 100. uçağımız geldiğinde THY’nin toplam ihracatı 1,7 milyar dolardı. 2025 yılında bu rakam 18,8 milyar dolara çıktı" diye konuştu.



Çin’den 2 milyon turist getirme projemiz var


Turizm Bakanlığı ortaklığında Çin ile birtakım projeler başlatıldığının altını çizen Bolat, "Çin’le frekanslarda sıkıntılar vardı ancak bunlar aşıldı. Çin’den 5 taşıyıcı Türkiye’ye uçuyor. Bunları teşvik ediyoruz. Turizm Bakanlığı ile beraber Çin’den 2 milyon turist getirme projemiz var. Çinli turistler daha çok ülkemizin kültürel değerlerini görmek için geliyorlar. 22 tane UNESCO Dünya Mirası Listesi ile 100’e yakın da Geçici Liste’de yer alan tarihi yerlerimizi ve kültürel varlıklarımızı uçaklarımızdaki ekranlardan tüm dünyaya tanıtıyoruz" ifadelerinde bulundu.



Gökyüzüne "500" çizildi


Tanıtım kapsamında gerçekleştirilen özel uçuşta "TK Aile" isimli uçak gökyüzüne 500 rakamını çizerek ikinci 500 döneminin başlangıcını simgeleyen bir iz bıraktı. TK 500 sefer sayılı uçuşta şehit çocukları ve aileleri, Türk Hava Yolları yöneticileri, eski üst düzey yöneticileri ve çalışanlar yer aldı. Türk Hava Yolları’nın filo büyüme yolculuğunda kilometre taşları olan diğer uçaklar da etkinlik alanında katılımcılara sergilendi, Türk Hava Yolları’nın ilk uçağının birebir boyuttaki maketi de büyük ilgi topladı. 100. uçak Ağustos 2006 yılında filoya dahil olurken 200. uçak Kasım 2012, 300. uçak Şubat 2016, 400. uçak Mart 2023, 500. uçak ise "TK Aile" ismiyle Aralık 2025’te THY bünyesine katıldı.



Birlikte büyüyor, birlikte yükseliyor


Türk Hava Yolları, modern uçak yatırımlarıyla operasyonel verimliliğini ve yolcu konforunu artırırken, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda filosunu güçlendirmeye devam ediyor. 500. uçak, Türk Hava Yolları’nın yalnızca bugünkü gücünü değil, aynı zamanda 2036 yılında ulaşılması hedeflenen bin uçaklık filo vizyonunu da simgeliyor. Türk Hava Yolları, 500. uçağıyla birlikte geçmişten aldığı güçle geleceğe emin adımlarla ilerlerken, "birlikte büyüyor, birlikte yükseliyor" anlayışıyla havacılık sektöründe yeni başarı hikayeleri yazmayı sürdürüyor.



Türk Hava Yolları 100 bin çalışanının fotoğrafıyla giydirdiği 500. uçağını tanıttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bingöl Hesarek Kayak Merkezi’nde gerçeğini aratmayan arama kurtarma tatbikatı Bingöl’deki Hesarek Kayak Merkezi’nde yapılan çığ ve telesiyejde mahsur kalma tatbikatı, gerçeği aratmadı. Kent merkezine 34 kilometre uzaklıkta bulunan ve 178 bin metrekare alana kurulan Hesarek Kayak Tesisleri’nde, AFAD İl Müdürlüğü koordinasyonunda çığ ve telesiyejde mahsur kalma senaryolarıyla arama-kurtarma tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikata; Jandarma Arama Kurtarma (JAK), AKUT, Bingöl Üniversitesi, MEB-AKUB, UMKE ve SAR’ın da aralarında bulunduğu 13 arama-kurtarma ekibi katıldı. Toplam 144 personel ve 120 araçla gerçekleştirilen tatbikatta, senaryo gereği çığ altında kalan 3 kişi kurtarıldı, telesiyejde mahsur kalan vatandaşlar ise güvenli şekilde tahliye edildi. Gerçeği aratmayan tatbikatta ekiplerin koordinasyonu, hızlı müdahalesi ve profesyonel çalışması dikkat çekti. Olası afet ve acil durumlara karşı hazırlık seviyesinin artırılması amacıyla yapılan tatbikat, başarıyla tamamlandı. Tatbikatın ardından açıklamalarda bulunan Vali Yardımcısı Yasin Şahin, "İlimizin turizm potansiyeli açısından önemli durumda olan Hesarek Kayak Merkezi’ndeyiz. Bugün her yıl olduğu gibi çığ ve telesiyejde mahsur kalan vatandaşlarımızın kurtarılmasına yönelik tatbikatlarımızı gerçekleştirdik. Tatbikatta şunu gözlemledik, AFAD İl Müdürlüğü’müzün koordinasyonunda Bingöl’ümüzde görevli olan arama-kurtarmada, çığ felaketinde donanımlı yetiştirdiğimiz sivil toplum kuruluşlarımızdan personellerimizle beraber, koordinasyonumuzun gücünü, arkadaşlarımızın bu işe ne kadar hazır olduğunu yerinde gözlemledik. Arkadaşlarımızın disiplin içerisinde hareket ettiği, verilen talimatlara titizlikle uyduğunu gözlemledik. AFAD ve JAK timimizle beraber, telesiyejde mahsur kalan vatandaşlarımızın indirilmesine yönelik ikinci tatbikatta kurtarılmasını sağladık. Tatbikatımız bu anlamda başarıyla sonuçlanmıştır. Vatandaşlarımız huzur ve güven içerisinde Bingöl’ümüzün önemli bir turizm potansiyeli olan Hesarek Kayak Merkezi’nde güvenlikleri için bu sınavı başarıyla tamamladık. Vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. Misafirlerimizi bölgeden buraya bekliyoruz. Biz önlemlerimizi aldık. Arama-kurtarma ve acil durumlara hazırız" dedi. AFAD İl Müdürü Atilla Uzun ise tatbikatın önemine değinerek, "AFAD Başkanlığımızın Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) tatbikatları kapsamında Bingöl ilimizde çığ tatbikatı planlaması yapılmıştır. Çığ tatbikatımıza telesiyejde mahsur kalma senaryosu da eklenerek, toplamda 13 kamu kurum ve sivil toplum kuruluşlarımızın arama-kurtarma ekipleri, toplamda 144 personel de 120 araçla bu tatbikatımız gerçekleşmiştir. Amacımız, kurumlar arası koordinasyonu sağlamak, ekipman ve cihazları çalışır durumda hazır bulundurmak, hızlı ve etkili müdahaleyi sağlamaktır. Bingöl ilimizde oluşabilecek her türlü çığ ve telesiyejde mahsur kalma olayına karşın bu tatbikatımızı başarıyla gerçekleştirdik. İlimizde önümüzdeki dönemde, yaz aylarında da depremde arama-kurtarma tatbikatı gerçekleştirilecek" diye konuştu.
İstanbul Savcı Yavuz Engin’i tehdit davasında mütalaa açıklandı: Sanık Mustafa Kemal Zengin hakkında 8 yıla kadar hapis talebi Yenidoğan çetesi soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin’in de aralarında bulunduğu 13 sanıklı davada Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcılık, sanık Zengin’i 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Sanık Aylin Arslantatar hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası, diğer 11 sanığın ise ayrı ayrı beraatları talep edildi. Yenidoğan Çetesi soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin’in de aralarında bulunduğu 13 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, müşteki Beydanur Danaş ile davanın tek tutuklu sanığı Mustafa Kemal Zengin ile 5 tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" Duruşmada beyanda bulunan müşteki Beydanur Danaş, "Aylin Arslantatar’ı annemin arkadaşı olması nedeniyle 20 yıldır tanıyorum. Müşteki Halil Emre Yılmaz’la ilgili bir davam vardı. Ailesinden aldığım tehdite ilişkin davaydı. Bizde avukatım olsun Aylin ablayı aradık. Ben bu süreçte Aylin ablanın bürosuna gittim. Oraya gittiğimde Mustafa Kemal Zengin’i orada iki üç kere gördüm. Mustafa Kemal Zengin’le Aylin ablanın arkadaşı olarak tanıştım. Mustafa Kemal Zengin benim konularıma hakim olmaya başladı. Numaramı değiştirdiğim halde tehditler devam etti. Mustafa Kemal Zengin bana ’konuşuruz, hallederiz bu konuyu çözeriz. Sen korkma. Ben gerekirse karşı tarafla da görüşürüm.’ dedi. Bu yüzden benim ve Halil Emre Yılmaz’ın numaralarını annem Aylin Arslantatar’a gönderdi. O da görüşme yapması için Mustafa Kemal Zengin’e gönderdi. Numaram sadece iletişim kurulsun diye verildi. Benim cep telefon numaram zaten Arslantatar’da vardı. Bir şey olursa aranmam içim Mustafa Kemal Zengin’e gönderildi. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında ifade sırasında bana baskı yapıldı. Numaralarım paylaşıldığı, görüşmelerimin ele geçirildiği için korktum. Bu yüzden de şikayetçi olduğumu söyledim. Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" dedi. "Engin bana, ’Bu hiç normal bir arama değil tutanak tutalım’ dedi" Duruşmada ‘tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan müşteki Yavuz Engin’in zabıt katibi O.Ö., "Yavuz savcının yanında 2 buçuk yıla yakın süre çalıştım. Kendisinin tehdit edildiğini görmedim ancak yenidoğan dosyasına çalıştığımız dönem savcı Engin’in telefonu çaldı. Engin telefonu hoparlöre alarak konuşmaya başladı. Telefondaki ses ’Yavuz konuşmamız lazım birisini tutuklanmışsın sana çok kızgınlar. Bu kişiler çok tehlikeli senin hakkında her şeyi biliyor’ dedi. Bunun üzerine savcı Engin telefonu hoparlörden çıkararak camın önüne geçti ve konuşmaya başladı, uzun bir süre konuştular. Telefon kapandıktan sonra konunun ne olduğunu sordum. Savcı bana, arayanın Aylin adında bir avukat olduğunu söyledi ve yenidoğan tahliyesi için uğraştıklarını ifade etti. Engin bana, ’Bu hiç normal bir arama değil tutanak tutalım bunun hakkında’ dedi. Tüm bildiklerim bu kadar" şeklinde konuştu. Savunma yapan tutuksuz sanık Aylin Aslantatar ise, "Bebekleri koruma içgüdüsüyle hareket ettiğim için suçlu ilan ediliyorum. Dostane olarak yaklaştığım açık ve nettir. Bugün olsa yine Yavuz’u korurum. Ben vatandaşlık görevimi yaptım. Adli kontrol tedbirimin kaldırılmasını talep ediyorum" dedi. Zengin hakkında 8 yıla kadar hapis talebi Duruşmada, esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Mustafa Kemal Zengin hakkında ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ ve ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan toplamda 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Savcılık, sanık Aylin Arslantatar içi ise, ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istedi. Ayrıca Cumhuriyet Savcısı, diğer 11 sanık hakkında suç isnadı oluşmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlarını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tarafların açıklanan mütalaaya karşı savunma yapmaları ve beyanda bulunmaları için süre verilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi.