TEKNOLOJİ - 05 Aralık 2025 Cuma 13:43

‘Türkiye İçin Yapay Zekâ’ etkinliğinde Türkiye’nin potansiyeline dikkat çekildi

A
A
A
‘Türkiye İçin Yapay Zekâ’ etkinliğinde Türkiye’nin potansiyeline dikkat çekildi

Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki dönüşümünü iş dünyası, bilim, iyilik ve yenilik perspektiflerinden ele alan ‘Türkiye İçin Yapay Zekâ’ etkinliği, Türkiye İş Bankası ve Yapay Zekâ Fabrikası ev sahipliğinde, Türkiye Yapay Zekâ Platformu (AITR) ve Koç Üniversitesi İş Bankası Yapay Zekâ Araştırma Merkezi (KUISAI) desteğiyle gerçekleştirildi.



Kurumsal yapay zekâ trendlerinden bilimsel araştırmalara, iyilik için yapay zekâ uygulamalarından yenilikçi girişimlerin üretken yapay zekâ çözümlerine uzanan geniş bir yelpazede yapay zekânın gelişimini ele alan "Türkiye İçin Yapay Zekâ" etkinliği iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlikte Yapay Zekâ Fabrikası 2025 Ödülleri de sahiplerini buldu.


Etkinliğin ‘İş Dünyası için Yapay Zekâ’ oturumunda, AITR Eş Başkanı Levent Kızıltan moderatörlüğünde İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sabri Gökmenler, Koç Holding CIO’su Hayriye Karadeniz ve Trendyol CTO’su Cenk Çivici iş dünyasında yapay zekâ uygulamalarının mevcut durumu ve gelecek beklentileri üzerine konuştu.


AITR Eş Başkanı Prof. Dr. Altan Çakır moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Bilim için Yapay Zekâ" oturumunda ise Vispera Co-CEO’su Prof. Dr. Aytül Erçil, KUIS AI Merkezi Direktörü Prof. Dr. Çiğdem Gündüz Demir, ION AI Kurucusu Doç. Dr. Nazım Kemal Üre ve DataBoss Kurucusu ve CEO’su Prof. Dr. Süleyman Serdar Kozat bilimsel gelişmeler ve uygulama alanları üzerinde değerlendirmelerde bulundu.


‘Yenilik için Yapay Zekâ’ oturumu ise Türkiye Bilişim Vakfı Genel Sekreteri Çağdaş Ergin moderatörlüğünde gerçekleşti. Yapay Zekâ Fabrikası CEO’su Can Bakır, Fribourg Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erdem Büyüksağiş, IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna ve Yuvam Dünya Derneği Başkanı Kıvılcım Kocabıyık yapay zekânın hukuk, teknoloji, etik ve girişimcilik ekseninde şekillenen yenilikçi uygulamalarını ve geleceğe yönelik fırsatlarını çok yönlü bir bakış açısıyla ele aldı.


Ayrıca Google ML Başkan Yardımcısı Dr. Burak Göktürk, ‘Kurumsalda Yapay Zekâ Trendleri’, Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı da ‘İyilik için Yapay Zekâ’ başlıklı sunumlar gerçekleştirdiler.


"Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemini bir araya getiren güçlü bir topluluğuz"


Yapay Zekâ Fabrikası CEO’su Can Bakır, konuşmasında Türkiye’de yapay zekâ alanında oluşan güçlü sinerjiye dikkat çekerek şunları söyledi:


"Türkiye’de yapay zekâ alanında çok dinamik, üretken ve etkisi giderek büyüyen bir topluluk oluşuyor. Biz Yapay Zekâ Fabrikası olarak bu topluluğu bir araya getiren, iş birliğini büyüten ve dönüşümü hızlandıran bir rol üstleniyoruz. Yapay zekânın sadece teknoloji değil; insan, toplum ve iş dünyası için ortak bir değer üretme alanı olduğuna inanıyoruz. Bugün burada; iş insanları, akademisyenler, araştırmacılar, sivil toplum temsilcileri ve girişimciler aynı masada buluşarak Türkiye’de yapay zekânın bugününü ve geleceğini değerlendirdik. Türkiye için yapay zekâ vizyonu, ancak böyle kapsayıcı ve güçlü bir ekosistemle mümkün."


Bakır, Yapay Zekâ Fabrikası’nın Türkiye’nin bu alandaki ihracat potansiyelini güçlendiren, girişimleri küresel rekabete hazırlayan ve kamu-özel sektör-akademi iş birliklerini artıran stratejik bir merkez olduğunu belirterek; halihazırda veri tabanlarında 3 binin üzerinde kurucuları Türk olan küresel ya da Türkiye merkezli yapay zekâ girişiminin yer aldığını, 30’un üzerinde girişime yatırım yaptıklarını ve yalnızca bu yıl 400’ün üzerinde kurum-girişim iş birliğine öncülük ederek ekosistemin birleştirici gücü olmayı sürdürdüklerini ifade etti.


"Yapay zekâyı insanlık için stratejik bir güce dönüştürmek zorundayız"


TBV Genel Sekreteri Çağdaş Ergin ise, "Bugün gerçekleştirdiğimiz buluşmada yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji olarak değil, insanlığın geleceğini şekillendirecek stratejik bir güç olarak ele aldık. Tartışmalarımızda, yapay zekânın sağlıkta erken teşhisi hızlandırdığı, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirdiği ve afet yönetiminde hayat kurtardığı örnekleri masaya yatırırken; aynı zamanda etik, hukuki ve sosyal riskleri de açıkça konuştuk. Bu nedenle ‘AI for Good’ (İyilik için yapay zekâ) yaklaşımının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gördük: Yapay zekâyı daha hızlı değil daha sorumlu, daha kârlı değil daha adil, daha akıllı değil daha insan odaklı hale getirmek hepimizin ortak hedefi" diye konuştu.


Hukuk, endüstri, girişimcilik ekosistemi ve sivil toplumun temsilcilerini bir araya getiren oturumda, yalnızca nelerin yapılabileceğini değil, nelerin yapılması ve hatta nelerin yapılmaması gerektiğini tartışma fırsatı bulduklarını söyleyen Ergin, "Bugünkü değerlendirmelerimiz bize şunu gösterdi: Yapay zekânın toplumsal fayda üreten bir güç haline gelmesi için doğru soruları sormaya devam etmeliyiz. Ve bugün attığımız bu ortak adım, daha iyi bir gelecek için önemli bir başlangıç niteliği taşıyor" dedi.


"Akademi-sanayi-kamu üçgeninde yapay zekâ için yeni bir paradigma inşa ediyoruz"


AITR Eş Başkanı, İTÜ, Prof. Dr. Altan Çakır, "Yapay zekâ teknolojilerinin son dönemde kaydettiği üstel ivme, akademi, iş dünyası ve kamu üçgenindeki ’verimlilik’ parametrelerini kökten değiştiren yeni bir paradigmayı her geçen gün daha önemli hale getirmektedir. Mevcut konjonktürde, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla eş zamanlı olarak; politika yapıcılar ve regülatif otoriteler nezdinde etik standartların belirlenmesi ve bizim ana başlığımız olan ’Toplum İçin Yapay Zeka’ stratejisinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması elzem hale gelmiştir" şeklinde konuştu.


Bu teorik ve pratik gereklilikten hareketle; ekosistemi oluşturan tüm aktörlerin konsolidasyonunu sağlamak amacıyla İstanbul’da gerçekleştirilen 2’nci Türkiye için Yapay Zekâ zirvesinin, stratejik bir uzlaşı platformu işlevi gördüğüne işaret eden Çakır, "Etkinlik kapsamında, alanın kanaat önderleri ve akademinin önemli araştırmacıları ile yeni nesil iş insanları ve genç araştırmacılar, regülasyon ve inovasyon ikilemini aşmak adına disiplinler arası bir diyalog geliştirme imkanı bulmuşlardır. Zirve, teknoloji geliştirme ve ticarileştirme süreçlerindeki farkındalığı maksimize etmenin yanı sıra; geliştirdikleri algoritmik çözümlerle sektörel katma değer oluşturan girişimlerin ödüllendirilmesiyle somut çıktılarını ortaya koymuştur" diye konuştu.


"Türkiye’nin yapay zekâ vizyonu, küresel bilgi ve yerel potansiyelin kesişiminde şekilleniyor"


AITR Eş Başkanı Levent Kızıltan, "Yapay zekânın dönüştürücü gücünü, Google’dan Stanford’a uzanan global bir perspektifle ve alanının en yetkin isimlerinden dinlemek büyük bir ayrıcalık. Özellikle ’İyilik için Yapay Zeka’ oturumu, teknolojinin insani boyutunu mükemmel bir şekilde ortaya koyuyor. Kurumsal trendlerden bilimsel derinliğe uzanan program, Türkiye’nin yapay zekâ potansiyeli hakkında da fikir veriyor. Hem iş dünyası hem de akademi ile kurulacak temaslar ve paylaşılan içgörüler, önümüzdeki dönem stratejileri için de katılımcılara çok fayda sağlayacaktır" dedi.


"Bilimsel keşifleri hızlandıran yapay zekâ için güçlü ve etik bir araştırma kültürü inşa etmeliyiz"


KUISAI Direktörü Prof. Dr. Çiğdem Gündüz Demir ise düşüncelerini şöyle paylaştı: "Yapay zekâ, teknik bir yenilik olmanın ötesinde, bilim üretme biçimimizi köklü biçimde dönüştürme potansiyeli taşıyan bir araştırma yaklaşımı olarak karşımıza çıkıyor. ‘Bilim için Yapay Zekâ’ panelinde de vurguladığımız gibi, yapay zekâ birçok disiplinde bilimsel keşifleri hızlandırma gücüne sahip; ancak bu süreçte güvenilirlik ve yeniden üretilebilirlik ilkelerinin titizlikle ele alınması büyük önem taşıyor. KUISAI Center olarak önceliğimiz, bu dönüşümün güçlü bir bilimsel altyapıya, nitelikli insan kaynağına ve etik ilkeleri merkeze alan bir araştırma kültürüne dayanmasını sağlamak. Yapay zekânın ülkemizde gerçek bir ivme oluşturmasının ancak sürdürülebilir bir bilimsel kapasitenin inşa edilmesi ve Ar-Ge ekosisteminin güçlenmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bugün ‘Türkiye için Yapay Zekâ’ etkinliğimizde, bu ekosistemin gelişimine yönelik artan toplumsal ilgi ve kurumsal kararlılığı görmek, geleceğe dair umutlarımızı daha da güçlendiriyor."


Yapay Zekâ Fabrikası 2025 Ödülleri sahiplerini buldu


"Türkiye İçin Yapay Zekâ" etkinliğinin programında yer alan ve bu yıl ikincisi düzenlenen Yapay Zekâ Fabrikası 2025 Ödülleri de sahiplerini buldu. Yapay zekâ teknolojilerini iş dünyasında, toplumsal fayda alanlarında ve sürdürülebilirlik çalışmalarında etkin biçimde kullanan kurum ve kuruluşların ödüllendirildiği organizasyonda halk oylamasına binlerce kişi katılım gösterdi. Oylama sonucunda belirlenen kısa liste, yapay zekâ ve teknoloji alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. Bu kapsamlı değerlendirme sürecinin ardından farklı kategorilerde yılın kazananları seçildi.


2025 kategorileri ve kazananlar


YZF İnovasyon ve İş Birliği Ödülü - Borusan Otomotiv


Yapay zekâyı iş süreçlerine entegre eden veya yapay zekâ tabanlı yeni iş modelleri geliştiren kurumlara verilir.


YZF Ekosisteme Katkı Ödülü - Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK)


Yapay zekâ araştırmalarına, girişimcilik ekosistemine, eğitime veya iş birliği modellerine katkı sunan kurumları onurlandırır.


YZF Sürdürülebilirlik ve Etki Ödülü - Koç Holding


Sürdürülebilirlik veya sosyal fayda alanında yapay zekâ teknolojileriyle anlamlı etki oluşturan projeleri ödüllendirir.


YZF Toplumsal Etki Ödülü - Darüşşafaka Cemiyeti


Toplumsal fayda oluşturmak için yapay zekâ projeleri geliştiren sivil toplum kuruluşlarına verilir.


YZF Özel Ödülü - Google Türkiye


Yapay zekâyı hem kurum içi dönüşümde hem de ekosistemle ortak değer üretiminde etkin biçimde kullanan yenilikçi kurumları ödüllendirir.



‘Türkiye İçin Yapay Zekâ’ etkinliğinde Türkiye’nin potansiyeline dikkat çekildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa 28 Şubat zulmü unutulmadı Yıldırım Belediyesi, 28 Şubat Post-Modern Darbesi’nin yıl dönümünde anlamlı bir kültür etkinliğine imza attı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde sahnelenen ve Yıldırımlıların yoğun ilgi gösterdiği ‘Karanlıkta Açan Çiçekler’ tiyatro oyunundan o dönemde yaşanan dramlara ve toplumsal hafızada derin izler bırakan olaylara ışık tutuldu. Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak 28 Şubat sürecine uzanan geniş bir zaman dilimini ele alan oyun, özellikle mütedeyyin ve muhafazakâr kesimin maruz kaldığı baskıları sahneye taşıdı. Akademisyen Ahmet Bey ve ailesi etrafında gelişen olaylar üzerinden kurgulanan oyunda; temel hak ve hürriyetler kapsamında eğitim, sağlık ve memuriyet haklarının nasıl sınırlandırıldığı, kamu görevlerinden uzaklaştırmalar ve toplumsal baskılar çarpıcı bir şekilde gözler önüne serildi. Bir ailenin yaşadığı dramatik dönüşüm üzerinden dönemin sindirme politikalarını aktaran eser, izleyicilere hem tarihî bir perspektif sundu hem de toplumsal hafızanın canlı tutulmasının önemini hatırlattı. Demokrasimizin kara lekesi 28 Şubat’ın Türk Demokrasi Tarihi’nin en en karanlık sayfalarından birisi olduğuna işaret eden Yıldırım Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "28 Şubat süreci, milletimize, inanç ve değerleri üzerinden büyük mağduriyetlerin yaşatıldığı demokrasiyle, insanlıkla uzlaşmayacak uygulamaların yaşandığı bir dönem oldu. Eğitim hakkından çalışma hakkına kadar temel özgürlüklerin kısıtlandığı bu süreçte birçok aile derin yaralar aldı. ‘Karanlıkta Açan Çiçekler’ oyunu ile hem o günleri unutmamak hem de özellikle genç nesillere bu tarihi doğru şekilde aktarmak istedik. Demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı.
Manisa Tehlike arz eden dereler güvenli hale getiriliyor Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ), can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla Demirci ilçesine bağlı Yiğitler Mahallesi’nden geçen ve tehlike arz eden derede korkuluk yapım çalışmalarına başladı. MASKİ Genel Müdürlüğü, hayata geçirdiği çalışmalarla yerleşim merkezlerini daha güvenli ve konforlu hale getirmeye devam ediyor. Özellikle dere yatakları, sulama ve yağmur suyu kanalları gibi tehlike arz eden noktalarda korkuluk çalışmalarını sürdüren MASKİ, Demirci ilçesi Yiğitler Mahallesi’nden geçen derede 300 metrelik korkuluk imalatı çalışmalarına başladı. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Recep Günay, yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamalarda, "MASKİ Genel Müdürlüğü olarak, il genelinde yaptığımız saha incelemeleri ile riskli alanları tespit ediyor, yaptığımız korkuluk imalatları ile güvenlik önlemi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Demirci ilçesi Yiğitler Mahallesi içerisinden geçen ve tehlike arz ettiğini düşündüğümüz deremizin korkuluk yapım çalışmalarına başladık. Hayırlısıyla çalışmaları en kısa süre içerisinde tamamlayarak deremizi güvenli hale getireceğiz" diye konuştu. Derede güvenlik önlemlerinin alınması için daha önce başvurularda belirten Yiğitler Mahalle Muhtarı Hayrettin Karakaya, "Mahallemiz içerisinden geçen deremizin tehlike oluşturmasından ötürü gerekli yerlere taleplerimizi iletmiştik. Sağ olsun Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ ekipleri talebimize duyarsız kalmadı ve çalışmalara başladı. Çalışmalar hızla ilerliyor, tehlike oluşturan deremiz güvenli hale getiriliyor. Artık mahalle sakinlerimiz tedirgin olmayacak. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlu başta olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum" dedi.
Antalya ’Neden video çekiyorsun’ tartışması kanlı bitti: 3 yaralı Antalya’da video çekme tartışması sonucu 2 kişi arasında çıkan kavgada 1 kişi bacağından, kavgayı ayırmak isteyen 2 kişi ise vücutlarının çeşitli bölgelerine isabet eden saçmalar nedeniyle yaralandı. Olayın ardından kaçan şüpheliyi yakalamak için polis ekipleri çalışma başlattı. Olay, saat 12.30 sıralarında turistlerin uğrak noktalarından birisi olan Kaleiçi Selçuk Mahallesi Ömer Reis Çıkmazı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerinde iş yeri sahibi olan İbrahim A. ile iddiaya göre bir süredir cep telefonu ile işletmenin görüntülerini çeken ve yakın noktada bir kafede bekçilik yaptığı öğrenilen Mehmet Z. C. arasında tartışma çıktı. İş yerinin görüntülerini neden çektiğini soran İbrahim A. ile Mehmet Z. C. arasındaki tartışma kısa sürede büyürken, çevredeki diğer esnaf araya girerek kavgayı ayırmak istedi. Bu sırada koşarak çalıştığı kafeye giden Mehmet Z. C. birkaç dakika sonra iş yerinde bulunan pompalı tüfekle geri gelerek rastgele ateş etmeye başladı. Kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı Saçmaların hedefi olan İbrahim A. bacağından, kavgayı ayırmak için gelen Suat Ş. (75) ve Faruk Ç. (65) vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden saçmalarla hafif şekilde yaralandı. Olay sonrası saldırıyı gerçekleştiren Mehmet Z. C. ise hızla uzaklaştı. Olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yaralı 3 kişi olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Verilen adrese gelen Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ile Cinayet Büro Amirliği ekipleri olay sonrası kaçan ve eşkali belirlenen Mehmet Z. C.’nin yakalanması için bölgede çalışma başlattı.