EKONOMİ - 28 Şubat 2025 Cuma 16:45

Türkiye ve çevresindeki yatırım fırsatları için küresel fonlar Londra’da buluştu

A
A
A
Türkiye ve çevresindeki yatırım fırsatları için küresel fonlar Londra’da buluştu

Globalturk Capital’in ‘Türkiye ile Çevresindeki Özel Sermaye Yatırımlarının 2025 Görünümü-Londra’ başlıklı konferansı Londra Borsası ile birlikte İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlendi. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve üyelerinin dünyada 2 trilyon dolar varlık yönettiği Küresel Özel Sermaye Birliği’nin (GPCA) değerli destekleri ile stratejik ortak olarak yer aldığı bu özel etkinliğe özel sermaye fonlarının üst düzey temsilcileri katıldı.



Türkiye başta olmak üzere yükselen pazarlardaki girişimciler ve küresel özel sermaye fonlarına, yatırımları ve büyümeleri kapsamında satın alma, birleşme ve stratejik iş geliştirme işlemlerinde destek olmak amacıyla üst düzeyde çözümler sunan Globalturk Capital’in ‘Türkiye ile Çevresindeki Özel Sermaye Yatırımları 2025 Görünümü - Londra’ başlıklı konferansı Londra’da düzenlendi. Londra Borsası ile birlikte gerçekleştirilen, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve üyelerinin dünyada 2 trilyon dolar varlık yönettiği Küresel Özel Sermaye Birliği’nin (GPCA) değerli destekleri ile stratejik ortak olarak yer aldığı bu özel etkinliğe özel sermaye fonlarının üst düzey temsilcileri katıldı.



Toplamda birbirinden zengin içerikli altı panel ve oturumun yer aldığı konferansta, Türkiye’nin özel sermaye açısından çekiciliğine, Türkiye ve çevresindeki sınır ötesi yatırımlardan özel sermayenin Borsa İstanbul ve Londra Borsası’nda halka arz yoluyla çıkışlarına kadar birçok önemli konu ele alındı. Türkiye’nin yurt dışında büyüyen büyük markalarının yolculukları aktarıldı. Türkiye ve çevresindeki yatırım ortamına ilişkin 2025 ve sonrası öngörülerinin masaya yatırıldığı konferans düzenlenen panel ve oturumların yanı sıra bireysel konuşmacılarıyla da dikkat çekti.


Birleşik Krallık Türkiye Ticaret Elçisi, Parlamenter Afzal Khan, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ve İngiltere arasındaki ticaret ve yatırım fırsatlarına dikkat çekerek, son 5 yılda iki ülkenin ticaret hacminin rekor seviyeye ulaştığını ve karşılıklı doğrudan yatırımlarda da belirgin bir artış görüldüğünü kaydetti.



Konferansın açılışında Londra Borsası (LSE) CEO Yardımcısı Charlie Walker ile LSE Uluslararası Halka Arz Piyasaları İş Geliştirme Başkanı Tom Attenborough ‘Özel Sermaye için Londra Borsası’ndaki Çıkış Fırsatları’ konulu özel bir sunum gerçekleştirdiler.



"Türkiye’nin dünyanın bağlantı noktası konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz"


Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofis Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da "Neden Türkiye’ye Yatırım Yapmalısınız ve Türkiye’nin uluslarası doğrudan yatırım stratejisi" başlıklı konuşmasıyla Türkiye’deki yatırım fırsatlarını anlattı ve uluslararası fon yöneticilerini yatırıma davet ederek, şunları kaydetti: "2024 yılında, dünya genelinde önceki yıla oranla yüzde 8’lik düşüş yaşanırken, Türkiye yüzde 5,6’lık artışla 11,3 milyar dolar yatırım çekmeyi başardı. Bu anlamda Türkiye’nin pozitif ayrışması yatırımcı güveninin güçlü bir göstergesi. Satın alma ve birleşme (M&A) piyasasındaki toparlanma da bu güvenin bir diğer göstergesi oldu. 2024’te M&A işlem hacmi yıllık bazda yüzde 5 artarak 8,5 milyar dolara ulaştı. Paralel olarak, Türkiye’nin dinamik teknoloji ekosistemi de yatırımcıların ilgi odağı haline geldi. Erken aşama teknoloji yatırımları 2024’te 469 işlemle 1,1 milyar dolara ulaşarak dikkat çekici bir performans sergiledi. Yatırım ortamını iyileştirme çabalarımız kararlılıkla devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında Eylül ayında gerçekleştirdiğimiz Yatırım Danışma Konseyi toplantısı, bu kararlılığımızın en somut göstergelerinden biri oldu. Yapısal reformlarımızı sürdürerek, Türkiye’nin dünyanın bağlantı noktası konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz."



"İhracat odaklı sanayi ve teknolojiye olan ilgisi ve yatırımları, Türkiye’yi ön plana çıkarıyor"


Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır ise Türkiye’nin Sanayi ve Teknolojide geldiği durum ve hedeflerini paylaşarak, "Genç, yetenekli ve son derece rekabetçi iş gücü, yüksek teknoloji yatırımlarını çekmek için özel olarak tasarlanmış teşvikler ve bir milyar tüketiciden oluşan bir pazara açılan stratejik konumu ile Türkiye, güçlü, dirençli ve geleceğe dönük bir yatırım ortağı olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’nin potansiyelini, gücünü ve parlak geleceğini fark ederek ülkemizi tercih eden yatırımcıların güvenine büyük değer veriyoruz. Bu güven, inovasyonu ve sürdürülebilir büyümeyi teşvik eden dinamik bir iş ortamı oluşturma konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyor. Bu anlayışla, Birleşik Krallık’taki ortaklarımızla iş birliğimizi güçlendirmeye ve genişletmeye hazır olduğumuzu vurgulamak isterim. Yüksek teknoloji sektörlerinin geleceğini şekillendirmede, yeşil dönüşüm ve dijital inovasyonda birlikte çalışmak için büyük fırsatlar görüyoruz" şeklinde konuştu.



"Yatırım kararları verirken Türkiye’de faaliyet gösteren özel sermaye fonları ve iş dünyasına güvenmek akıllıca bir strateji olacaktır"


Globalturk Capital Kurucu ve Yönetici Ortağı, GPCA Orta ve Doğu Avrupa Liderlik Konseyi Üyesi ve Türkiye Temsilcisi Barış Öney ise konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye’nin her döneminde özel sermaye fonları açısından yatırım yapılabilir ve çıkılabilir bir pazar olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: "Türkiye’nin iş dünyası ve Türkiye’de faaliyet gösteren özel sermaye fonları, belirsiz, çalkantılı ve öngörülmesi zor küresel ve yerel koşullara karşı yıllardır sergilediği dayanıklılığı bugün de koruyor. Ulusal ve uluslararası krizleri aşma konusundaki deneyimi, Türkiye’yi yatırımcılar için güvenilir bir referans noktası haline getiriyor. Türkiye’de TOBB’a 1,2 milyondan fazla kayıtlı şirket bulunuyor ve bu geniş ekosistem, özel sermaye fonları için önemli fırsatlar sunuyor. Son 20 yılda Türkiye, özel sermaye fonlarının da içinde yer aldığı 260 milyar doları aşan doğrudan yabancı yatırım çekerken, Türk şirketleri de yurtdışına 70 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım yaptı. Sadece 2024’ün ilk 10 ayında yurtdışına yapılan doğrudan yatırımlar 5,4 milyar doları aşarak geçen yılın aynı dönemine göre %17 artış gösterdi. Bu iki yönlü sermaye hareketi, küresel özel sermaye fonları açısından da önemli yatırım ve çıkış fırsatları oluşturuyor. Özellikle ihracata dayalı sanayi, teknoloji, tüketici ürünleri, sağlık ve yeşil enerji sektörleri, yatırımcılar için öne çıkan alanlar olmaya devam ediyor. Borsa İstanbul, 2021-2024 yılları arasında gerçekleşen ve neredeyse tamamı yerli yatırımcılardan kaynaklanan 184 halka arz ile toplam 8,8 milyar dolar topladı ve bu durumun özel sermaye fonlarına ciddi anlamda bir çıkış imkanı sunduğunu söyleyebiliriz. Uluslararası kurumsal yatırımcıların da halka arzlara bu yılın ikinci yarısından sonra giderek artan bir ilgisi olacağını tahmin ediyoruz. Özel sermaye akışlarının yön değiştirdiği bu dönemde, Çin’in azalan yatırım çekiciliği, ABD’nin öngörülemezliği ve Avrupa’daki benzeri olmayan belirsizlikler göz önüne alındığında, Türkiye ve çevresindeki bölgeler, güçlü ve dirençli iş dünyasıyla cazip bir yatırım alternatifi sunuyor. Ancak, Türkiye’nin bu potansiyelini sürdürülebilir kılmak için sermaye dostu yatırım ortamının güçlendirilmesi, makro dengelerin ve hukukun üstünlüğünün istikrarlı bir şekilde korunmaya devam edilmesi kritik önem taşıyor. Türkiye, NATO içindeki müttefikleri tarafından ikinci en büyük askeri güce sahip olmasıyla tanınır. Böyle bir küresel ortamda, yatırım kararları verirken Türkiye’de faaliyet gösteren özel sermaye fonları ve iş dünyasına güvenmek akıllıca bir strateji olacaktır."



İngiltere’den Türkiye’ye 2002-2024 yılları arasında 15 milyar doları aşan uluslararası doğrudan yatırım


Londra’daki konferansın kapanışı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın ‘Türkiye’nin 2025 Görünümü ve Sonrası Makro Strateji ve Politikalar’ başlıklı konuşmasıyla gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin büyümeyi destekleyen politikalar ve tedbirleri kararlılıkla hayata geçirdiğini belirterek, "2024’ün tamamında ekonomik büyümenin yıllık yüzde 3,5 ile OVP’deki hedefimize yakın olacağını öngörüyoruz. Yine 2024 için milli gelirin 1,3 trilyon dolar seviyesinde olmasını ve kişi başına düşen gelirin 15 bin doları aşmasını bekliyoruz. Yıllık enflasyon 33 puan gerileyerek Ocak 2025 itibarıyla yüzde 42 seviyesinde gerçekleşti. Enflasyonu yükselten temelde hizmet sektörü. Bu nedenle, programımızda hizmet tarafına daha fazla odaklanacağız" diye konuştu.



Yılmaz, "cari işlemler açığında kayda değer bir iyileşme görüldüğüne ve 2023’te yüzde 3,5 olarak kaydedilen cari açığın milli gelire oranının yüzde 1’in altına düştüğünü kaydetti. Bu yıl ekonomik büyümenin yüzde 4’e ulaşmasının hedeflendiğini söyleyen Yılmaz, "2025 yıl sonu enflasyonunun yıllık yüzde 24 olacağı tahmin ediliyor" dedi.


Yılmaz, "Bu yıl, ekonomimizin ihracat odaklı büyüme stratejisini güçlendirerek ihracatın kademeli olarak artmasını bekliyoruz. 2025’te cari açığın gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranının yüzde 2 olacağını öngörüyoruz. Bütçe açığının bu yıl, 2024’e göre 1,7 puan iyileşme ile GSYH’nin yüzde 3,1’i oranında gerçekleşmesi hedefleniyor. Gelecek yıl yüzde 3’ün altına inmesini bekliyoruz. 2025 sonunda depreme bağlı harcamalar büyük ölçüde ortadan kalkacak. Bu yıl OVP’de yer alan reformlara ek olarak iklim hukuku, siber güvenlik, teknolojik dönüşüm, adalet reformu, yenilenebilir enerji, lojistik, gıda arzını artırıcı reformlar ve sosyal konut konularına odaklanıyoruz" şeklinde devam etti.



Yılmaz, yabancı yatırımcıların Türkiye ekonomisinin büyümesi için önemine işaret ederek, "Bugün Türkiye, rekabetçi iş ortamı, derin yetenek havuzu, jeo-stratejik konumu, cazip teşvikleri, güçlü finansal sistemi ve makroekonomik yapısıyla uluslararası yatırımcılar için karlı ve güvenli bir liman" dedi.



Yılmaz, "Türkiye’nin uluslararası yatırımcıların tercih ettiği ve yatırımlarını büyüttüğü lider ekonomilerden biri olmaya devam edeceğini belirterek, "Yabancı yatırım stratejimizin ana amacı yüksek değerli, yeşil ve dijital dönüşümü destekleyen, teknoloji odaklı ve vasıflı iş gücünü destekleyen yatırımları çekmek. Türkiye’nin yüksek kalite yatırımlarda küresel sermayeden aldığı payı mevcut yüzde 1 seviyesinden 2028 itibarıyla yüzde 1,5’e çıkarmayı hedefliyoruz" diye konuştu.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yuvarlak masa toplantısına yoğun ilgi


Üst düzey fon temsilcileri ve uluslararası yatırımcılar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile özel olarak görüşme imkânı da buldu. Konferansın ardından düzenlenen yuvarlak masa toplantısına ilgi büyük olurken, toplamda 35 küresel fon ve yatırım bankası yöneticisi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi.



"Uluslararası yatırımcılar Londra ayağında yer alma imkânı bulmaktan son derece memnun"


Etkinlik sonrası değerlendirmelerde bulunan Barış Öney, küresel ve bölgesel özel sermaye fonları ile uluslararası yatırımcıları İstanbul’da bir araya getirdikleri geçen Ekim ayındaki konferansa gösterilen yoğun ilginin Londra’daki etkinlikte de devam ettiğini söyledi. Öney, şöyle konuştu: "İstanbul’da düzenlediğimiz konferansı dünyanın birçok ülkesinden 45 panelist ve konuşmacıyla birlikte toplamda 450’yi aşkın üst düzey katılımcıyla hayata geçirmiştik. Londra’daki etkinliğimize ise küresel fon yöneticileri ve iş dünyası temsilcilerinin de bulunduğu 32 yatırımcı panelist ve konuşmacı olarak katılım gösterdi. Özellikle İstanbul’daki buluşmaya katılamayan uluslararası yatırımcılar, Londra ayağında yer alma imkânı bulmaktan son derece memnun. Dünyanın önde gelen özel sermaye fonlarını ve iş dünyasını temsil eden 200’den fazla üst düzey yöneticiyi burada ağırladık. Londra Borsası, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisimiz ve GPCA başta olmak üzere bu organizasyona katkı ve destek veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum."



Konferans ve etkinliklere dair


Türkiye ve çevresinde ‘özel sermaye etkinlikleri’ olarak Globalturk Capital tarafından 2015 yılından beri düzenlenen ve kendini kanıtlamış olan bu konferans ve etkinlikler serisi, dünyanın dört bir yanından yatırımcılar ile iş dünyası ve hükümet temsilcilerini bir araya getiriyor ve yeni yatırırım fırsatlarının değerlendirilmesine, farklı perspektiflerden görüş alışverişinde bulunulmasına olanak sağlıyor. Bugüne kadar İstanbul, Londra, New York ve Washington DC’de düzenlenen söz konusu etkinlikler, özel sermayenin gözünü Türkiye ve bölgeye çevirmesine fırsat oluşturdu ve birçok fonun toplanmasına, yatırımların ve yatırımlardan çıkış işlemlerinin gerçekleştirilmesine katkı sağladı.



Türkiye ve çevresindeki yatırım fırsatları için küresel fonlar Londra’da buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Balıkesir’de Okul Güvenliği masaya yatırıldı Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen şiddet olaylarının ardından Balıkesir İl Millî Eğitim Müdürü Selehattin Kal başkanlığında; "Okul Güvenliği ve Alınacak Tedbirler" konulu çevrim içi toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, öğrencilerin huzurlu, sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamında öğrenim görmelerini sağlamak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. Okul çevre güvenliği, öğrenci giriş-çıkış düzenlemeleri, acil durum planları, rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri ile kurumlar arası iş birliği konuları detaylı olarak değerlendirildi. İl genelinde tüm okullarda alınması gereken önleyici tedbirlerin artırılması, mevcut uygulamaların etkinliğinin gözden geçirilmesi ve ihtiyaç duyulan alanlarda yeni planlamaların yapılması yönünde görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca, okul idarecilerinin ve öğretmenlerin bu süreçteki sorumlulukları ile velilerle kurulacak iş birliğinin önemi vurgulandı. İl Millî Eğitim Müdürü Kal, toplantıda yaptığı değerlendirmede, eğitim ortamlarının güvenliğinin sağlanmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirterek, "Çocuklarımızın kendilerini güvende hissettikleri bir ortamda eğitim almaları, akademik başarılarının yanı sıra sosyal ve duygusal gelişimleri açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda tüm paydaşlarımızla iş birliği içerisinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı. Toplantı, görüş ve önerilerin alınmasının ardından, il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerimizce sürecin titizlikle takip edilmesi ve gerekli tedbirlerin eksiksiz şekilde uygulanması yönündeki kararlılığın vurgulanmasıyla sona erdi.
Balıkesir Akın, "Balıkesir, milli birliğin ve beraberliğin tam merkezidir" Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Kuvâ-yı Milliye Şehri Balıkesir Uluslararası Yörük-Türkmen Sempozyumu"nun açılış programına katıldı. Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış programına Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanı sıra Balıkesir Vali Yardımcısı Şükrü Yıldırım, Karesi Kaymakamı Metin Arslanbaş, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Türk Dünyası Yörük Birliği Genel Başkanı İrfan Tatlıoğlu, Balıkesir Yörük Türkmen Federasyonu Başkanı Yusuf Alfat, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Serkan Sarı, davetliler ve basın mensupları katıldı. Balıkesir’in Kuvayımilliye’nin başşehri olduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Balıkesir, milli birliğin ve beraberliğin tam merkezidir. Bizler; burada köklerimizi, kimliğimizi, kültürümüzü ve bizi biz yapan değerlerimizi konuşmak, anlamak ve geleceğe taşımak için buluşuyoruz. Sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçen ve katılan herkese teşekkür ediyorum. Bizler; Balıkesir’de devletçi, milliyetçi anlayışımızla birlik ve beraberlik içerisinde çalışıyoruz. Gece gündüz demeden çalışıyoruz. Siyaseti hiçbir şeyin içerisine sokmuyoruz. Ben, Balıkesir Ailemin bir üyesiyim. Bu ailenin hayırlı bir evladı olmak için çalışıyorum. Hayırlı bir evlat olmak için de yüce Türk milletine layık olmak gerekiyor. Bizim devletimiz var, milletimiz sağ olsun" dedi. "Kuvayı Millîye ruhuyla hareket ediyoruz" Balıkesir’de kimseyi ayırt etmeden herkesi kucaklayan bir yönetim anlayışını hâkim kıldıklarını dile getiren Akın, "Yörük-Türkmen kültürü bize şunu öğretir: Birlik varsa dirlik vardır. Bugün dünyamızın en çok ihtiyaç duyduğu şey de budur. Birlik, dayanışma ve ortak akıl; bizleri geleceğe taşır. Birlikten kuvvet doğar. Hayata geçirdiğimiz ve geçireceğimiz her projede kimseyi ayırmadan ve yalnızlaştırmadan, Kuvayımilliye ruhuyla birlik ve dayanışma içinde hareket ediyoruz. Balıkesir’imizi sadece bugüne değil, geçmişine ve geleceğine sahip çıkan bir anlayışla yönetiyoruz. Biz, bunu başaracak ve şehrimizi Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirleri ışığında Türkiye’nin parlayan yıldızı yapacağız. Kültürümüzü yaşatan her değeri destekliyor, her çalışmanın yanında oluyoruz. Bu sempozyumun da bu anlamda çok önemli çıktılar üreteceğine inanıyorum. Akademisyenlerimizin katkılarıyla, kültür insanlarımızın emeğiyle ortaya çıkacak her bilgi, her fikir; gelecek nesillerimize bırakacağımız en değerli miraslardan biri olacaktır" diye konuştu.
Mersin Mersin’de kan portakallı lokum üretildi Mersin Büyükşehir Belediyesinin Hamzabeyli Köyümüz Atölye Yerleşkesi’nde düzenlediği çalışmada, coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı ile Türk lokumu bir araya getirilerek kadın emeğiyle katma değeri yüksek yeni bir ürün ortaya çıkarıldı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi, kırsalda üretimi geliştiren ve kadın emeğini görünür kılan çalışmalarıyla yerel üretimi teşvik etmeye devam ediyor. Bu amaçla coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı, geleneksel Türk lokumunun eşsiz aromasıyla zenginleştirilerek, katma değeri artırılmış bir ürüne dönüştürüldü. Tarımsal Hizmetler Dairesi’nde görevli gıda mühendisleri eşliğinde, katılımcılarla keyifli bir atölye çalışması gerçekleştirildi. Hijyen ve üretim teknikleri konusunda gıda mühendisleri tarafından bilgilendirilen katılımcılar, lokum üretim sürecinde de titiz bir çalışma yürüterek, Mersin Kan Portakalı ile lezzetli bir sunum yaptı. "Katılımcılarımız, yeni ürün geliştirme becerisi kazandı" Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Gıda Mühendisi Dilara Aytuttu, keyifli bir atölye çalışması gerçekleştirdiklerini belirterek, "Hamzabeyli Köyümüz Atölye kapsamında, geleneksel bir lezzet olan lokumu, coğrafi işaret tescilli Mersin Kan Portakalı ile yorumladık ve katma değeri artırılmış bir ürün elde ettik" dedi. Atölye çalışmasında üretim teknikleri ve hijyen kuralları konusunda da katılımcılara bilgilendirme yaptıklarını söyleyen Aytuttu, "Katılımcılarımız yeni ürün geliştirme becerisi kazanırken, lokum üretim teknikleri ve hijyenik üretim süreçlerini de uygulamalı olarak deneyimledi" diye konuştu.