ASAYİŞ - 23 Eylül 2025 Salı 15:15

TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ve YİK Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’ın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi

A
A
A
TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ve YİK Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’ın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Orhan Turan ile Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’ın 2 ayrı suçtan yargılandığı davanın görülmesine devam edildi.


TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ve YİK Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’ın 2 ayrı suçtan 5’er yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 28.Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanıklar Orhan Turan ve Mehmet Ömer Arif Aras ile avukatları hazır bulundu.


Orhan Turan duruşmada "Bu ülkede Anadolu’da doğmuş büyümüş, bu ülkenin gelişimine katkı sağlamak için var gücümle çalışan biriyim. Savunma yapmama neden olan konuşma gözlemlerim. Hiçbir somut davaya doğrudan değinmedim. Israrla hukukun üstünlüğünü vurguladım. Konuşmamda iş dünyasına ilişkin ekonomik aktarımlarda bulundum. Konuşmamda kesinlikle halkı yanıltıcı bir bilgi vermedim. Halkımızın arasında endişe korku ve panik meydana getirecek herhangi bir bilgi paylaşımı yapmadım. Teknik hukuki değerlendirmede bulunmadım. Konuşmamda herhangi bir dosya ya da olaya atıf yapmadım" dedi.


Mehmet Ömer Arif Aras ise savunmasında, "Savcılığın cezalandırma talebini kabul etmiyorum. Cezalandırılmam için öne sürülen gerekçelere baktığımda, savunmama değer verilmediğini, iddianamede olduğu gibi, cümlelerimin tamamının alınmayarak konuşmamın bağlamından koparıldığını görüyorum. Ayrıca ikna edici bir gerekçesi olmaksızın soyut ifade ve varsayımlarla cezalandırma talep edildiğini görüyorum. Konuşmamda derneğin amaçlarını aşan veya aykırı bir durum söz konusu değildir. Genel kurula hitap ederek birçok konuya değindim. Konuların tümü ekonomi ile ilgili. Ekonomi ile hukuk arasında çok sıkı bir ilişki olduğu kabul görmüş bilimsel bir gerçekliktir. Bu nedenle kişisel kanaatimi açıklamış olmam derneğin amacına aykırı değildir. Konuşmamın yargıya konu edilen bölümü kişisel değerlendirmelerden ibarettir. Kötü bir niyeti asla barındırmamaktadır. Yargı görevi yapanı etkilemek amacıyla hareket etmediğim gibi toplumda endişe korku ve panik oluşmasını da kesinlikle amaçlamadım" şeklinde konuştu.


Sanıkların savunmalarının ardından duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.



Olayın geçmişi


Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras’a yönelik yürütülen soruşturma tamamlanmış, hazırlanan iddianamede şüphelilerin içeriğini bilmedikleri siyasi, hukuki, adli ve idari olaylar ile ilgili değerlendirmede bulunmak suretiyle ülke genelinde hukuki güvenliğin olmadığını, vatandaşların Türkiye Cumhuriyeti Devletine yönelik güven probleminin olduğunu, bu sebeple huzursuzluğun bulunduğunu, tutuklama iş ve işlemlerinin hukuksuz olduğunu, kayyum atama iş ve işlemleri ile gözaltı tutuklama gibi hukuki tedbirlerin toplumda güveni sarstığını beyan ederek telkin ve yönlendirici mahiyetteki yanıltıcı ve dezenfermasyon içerikli bilgileri yaydıkları aktarılmıştı. Şüphelilerin konuşmalarını ekonomi alanında bulunduğu konum ve kariyerleri ile birçok üyesi bulunan derneğin başkanlık makamında bulunmalarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirdiklerinin aktarıldığı iddianamede, şüpheliler Mehmet Ömer Arif Aras ve Orhan Turan’ın zincirleme şekilde ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ suçundan 1 yıl 10 aydan 5 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan şüpheliler hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçundan dosyanın ayrı olarak devam ettiği öğrenilmiş, bu suçtan hazırlanan iddianamede ise şüpheliler Mehmet Ömer Arif Aras ve Orhan Turan’ın zincirleme şekilde ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ 50 günden az olmamak üzere adli para cezasına çarptırılması talep edilmişti. 2 iddianame ise irtibatlı olduğu gerekçesiyle birleştirilmişti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara BTK Akademi’den 18 yeni yapay zeka eğitimi Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, BTK Akademi’nin eğitim içeriklerini genişletmeye devam ettiğini belirterek, "Türkiye’nin yerli ve millî en büyük çevrim içi eğitim platformu olan BTK Akademi, vatandaşlarımıza tamamen ücretsiz ve sertifikalı 23 yeni eğitim daha sundu. Sunulan 23 yeni eğitimin 18’i yapay zeka alanına odaklanıyor" dedi. Bakan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hizmete sunulan eğitim portalı BTK Akademi’nin yeni eğitimleri vatandaşların hizmetine sunduğunu bildirdi. Bakan Uraloğlu, BTK Akademinin, herkes için eşit ve ücretsiz eğitim vizyonuyla çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, "Türkiye’nin yerli ve millî en büyük çevrim içi eğitim platformu olan BTK Akademi, vatandaşlarımıza tamamen ücretsiz ve sertifikalı 23 yeni eğitim daha sundu" dedi. Bakan Uraloğlu, sosyal bilimlerden yazılıma, yapay zekâdan dijital üretkenlik araçlarına uzanan bu kapsamlı eğitimler ile her seviyeden katılımcının bilgi ve becerilerini geliştirilmeyi hedeflediklerini kaydetti. 23 Eğitimin 18’i Yapay Zeka Alanına Odaklanıyor Bakan Uraloğlu, sunulan 23 yeni eğitimin 18’inin yapay zeka alanına odaklandığına dikkati çekerek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Yapay zeka alanında sunulan eğitimler arasında; Makine Öğrenmesinin Matematiksel Temelleri, Matlab ile Makine Öğrenmesi Algoritmaları, Güncel Yapay Zekâ Uygulamaları, Büyük Dil Modelleri (LLM) ile Sesli Asistan Atölyesi, YOLO ile Bilgisayarlı Görü Pratikleri, Platformlarla Yapay Zekâ Ajanı Geliştirme ve Üretken Yapay Zekâ ile Sunum Hazırlama başlıklı içerikler öne çıkıyor. Bu eğitimlerle katılımcılara hem teorik bilgi hem de uygulama deneyimi kazandırılıyor." Üretken yapay zekâ araçlarının etkin kullanımına yönelik olarak Canva Magic Design, Gamma, DeepSeek, Perplexity, Gemini, NotebookLM, Manus AI, Hailuo AI, HeyGen AI ve Anthropic Claude eğitimlerinin BTK Akademi platformunda yer aldığını kaydeden Uraloğlu, "Bu içerikler sayesinde katılımcıların üretkenliklerini artırmaları ve yapay zekâ araçlarını etkin biçimde kullanmaları destekleniyor. Yazılım alanında sunulan C# ile Programlama, ASP.NET ile Web Programlama, STM32 ile Gömülü Yazılım Geliştirme ve Python ile Web API Geliştirme eğitimleriyle katılımcılara güçlü bir teknik altyapı kazandırılması amaçlanıyor" açıklamasında bulundu. İnsan Haklarına Giriş ve Uluslararası İlişkilerde Yapay Zekâ Eğitimleri Bakan Uraloğlu ayrıca, İnsan Haklarına Giriş ve Uluslararası İlişkilerde Yapay Zekâ eğitimleriyle, insan haklarının kuramsal temelleri ile yapay zekânın uluslararası ilişkilerdeki diplomatik, güvenlik ve yönetişim boyutlarının birlikte ele alındığını ifade etti. Uraloğlu, "BTK Akademi, 2025 yılı boyunca sunduğu bu zengin çevrim içi eğitim içerikleriyle dijital yetkinlikleri güçlendirdi. 2026 yılında da çok daha fazla eğitim ve yeni içeriklerle öğrenme ekosistemini genişletmeyi ve bireyleri geleceğin mesleklerine hazırlamayı hedefliyor" diye konuştu.
İzmir İzmir’de 60 yıllık ayakkabı ustası teknolojiye karşı direniyor İzmir’de yaşayan 76 yaşındaki ayakkabı ustası, 16 yaşında çırak olarak başladığı ayakkabı tamirciliği mesleğini 60 yıldır sürdürüyor. Gelişen teknolojiye ve hızlı tüketim kültürüne rağmen tezgahının başından ayrılmayan usta, unutulmaya yüz tutmuş zanaatın son temsilcileri arasında yer alıyor. İzmir’de henüz 16 yaşındayken çırak olarak girdiği dükkanda yarım asrı deviren 76 yaşındaki Harun Yüksektepe, gelişen teknoloji ve fabrikasyon üretime karşı el emeğiyle direnerek mesleğini icra etmeye devam ediyor. Modern makineler yerine deriyle bütünleşmiş el aletleri, kösele ve çekiç kullanarak çalışan Yüksektepe, hızlı tüketim alışkanlıkları nedeniyle "at-al" kültürünün yaygınlaştığı günümüzde ayakkabıları tamir ederek yeniden kullanıma kazandırıyor. "Biz sadece deri dikmiyoruz, hatıraları yaşatıyoruz" Mesleğini 60 yıldır aynı heyecanla sürdürdüğünü belirten Harun Yüksektepe, dükkanının kendisi için sadece bir iş yeri değil, bir hafıza olduğunu ifade etti. Eski dönemlerde eşyaya verilen kıymete dikkat çeken Yüksektepe, "Eskiden ayakkabı kıymetliydi, insan emeği kutsaldı. Şimdikiler bir yeri sökülünce çöpe atıyor. Biz sadece deri dikmiyoruz, biz hatıraları yaşatıyoruz" dedi. Çırak yetişmiyor Fabrikasyon üretimin yaygınlaşması, malzeme maliyetlerinin artması ve yeni neslin bedensel emek gerektiren işlere ilgi göstermemesi nedeniyle çırak bulmakta zorlandıklarını belirten Yüksektepe, mesleğin geleceği konusundaki endişelerini dile getirdi. Ucuz ve kalitesiz malzemelerden üretilen ayakkabıların tamir edilmek yerine yenisiyle değiştirilmesinin zanaatı olumsuz etkilediğini vurgulayan Yüksektepe, kendisinden sonra dükkanın kapanacak olmasının hüznünü yaşadığını söyledi. "Tek korkum benden sonra bu çekicin sesinin susması" Mesleğin son demlerinde olduklarını ifade eden Yüksektepe, "Bu eller 60 yıl boyunca helal lokma kazandı. Yoruldum mu? Evet. Ama o ayakkabı bittiğinde sahibinin yüzündeki memnuniyeti görmek, tüm yorgunluğumu alıyor. Tek korkum, benden sonra bu çekicin sesinin susması" diye konuştu.