ASAYİŞ - 23 Eylül 2024 Pazartesi 11:08

Ümraniye’de şehit edilen polis memuru Şeyda Yılmaz için tören düzenlendi

A
A
A
Ümraniye’de şehit edilen polis memuru Şeyda Yılmaz için tören düzenlendi

İstanbul Ümraniye’de görevi başında silahlı saldırıda şehit düşen polis memuru Şeyda Yılmaz için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde tören düzenlendi. Yılmaz, son yolculuğuna uğurlanmak üzere memleketi Sivas’a gönderildi.


Edinilen bilgiye göre, Ümraniye İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Dudullu Polis Merkezinde görevli polis memuru Şeyde Yılmaz, motosiklet hırsızlığı suçundan yakalanan Yunus Emre Geçti (19) adlı şüpheli ile yaşanan arbede sırasında silahla ateş etmesi sonucu şehit oldu. Biri polis iki kişinin de yaralandığı olayda 19 yaşındaki zanlının 26 suç kaydı olduğu tespit edildi.


Şehit olan polis için bugün İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesi’nde tören düzenlendi. Törene, aynı meslekteki eşi Semih Yılmaz ile aile yakınları, İstanbul Valisi Davut Gül, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, İstanbul İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş ile şehidin meslektaşları katıldı. İl Emniyet Müdürü Aktaş, şehit polisin özgeçmişi ile ilgili bilgilerin yer aldığı kısa bir konuşma yaptı. Şehit polis memuru Şeyda Yılmaz, alınan helalliğin ardından toprağa verilmek üzere memleketi Sivas’a gönderildi. Şehit polis memuru Yılmaz, baba ocağı Sivas’ta bugün Merkez Ayyıldız Camisi’nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.



Emniyet teşkilatında yılını doldurmamıştı


Emniyet teşkilatına 2023 yılı Aralık ayında giren şehit polis memuru Şeyda Yılmaz’ın Ankara Polis Meslek Yüksek Okulundan mezun olduğu ve ilk görev yerinin İzmir İl Emniyet Müdürlüğü olduğu öğrenildi. Eş durumundan İstanbul’a tayin edilen Şeyda Yılmaz, burada Ümraniye ilçe Emniyet Müdürlüğü Dudullu Polis Merkezi Amirliğinde görevlendirilmişti.



Olayın geçmişi:


Dudullu Polis Merkezinde motosiklet hırsızlığı ile ilgili gözaltına alınan Yunus Emre Geçti isimli şüpheli, karakolun bahçesinde ailesiyle görüştüğü sırada duvardan atlayarak kaçmaya çalıştı. Suç kaydında 26 farklı dosyası bulunan 19 yaşındaki zanlının yakalanması için karakolda görevli polis memuru Kürşat Hakkı Sarıtepe ile polis memuru Şeyda Yılmaz, peşinden gitti. Zanlı kısa süreli kovalamaca sonucu yakalandı. Yakalandığı sırada çıkan arbedede saldırgan, polisin silahını alarak ateş etti. Şüpheli, görevli memurun silahını alarak polislere ve çevredekilere ateş ederken, kadın polis memuru Şeyda Yılmaz’ı (27) baş bölgesinden silahla ağır şekilde yaraladı. Yaralı polis, meslektaşları tarafından Ümraniye Hisar Hastanesine sevk edildi. Hastanede hemen ameliyata alınan emniyet mensubu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.



Ümraniye’de şehit edilen polis memuru Şeyda Yılmaz için tören düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Domenico Tedesco: "Galatasaray maçı bizim için güzel bir test olacak" Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, "Finalde olduğumuz için mutluyum. Bizim için ligin ikinci yarısı başlamadan çok güzel bir test olacak" dedi. Fenerbahçe, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Samsunspor’u 2-0 mağlup etti. Sarı-lacivertliler bu sonuçla adını finale yazdırdı. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, finale çıktıkları için mutlu olduklarını aktararak, "Açıkçası finalde olduğumuz için mutluyum. Bu maç bizim için çok güzel bir test olacak. Ligin ikinci yarısı başlamadan önce güzel bir test olacak. Biz şuanda pozitif bir moddayız. 10 günlük bir iznimiz vardı ancak 10 günlük izinde bireysel planlar hazırladık. Bireysel antrenmanları kontrol ettik. Futbol güven üzerine kuruludur. Ben oyuncularıma güveniyorum. Bizler için enerjimizi, kuvvetimizi korumak önemliydi" ifadelerini kullandı. "Musaba çok iyi bir performans sergiledi" Anthony Musaba transferinden mutlu olduğunu anlatan Tedesco, "Çok fazla iyi oyuncu var bu ligde ve bizim de çok iyi oyuncularımız var. Anthony Musaba’da çok iyi bir performans sergiledi. Ona sahip olduğumuz için mutluyum. Ligi tanıyan bir oyuncu ve iyi bir yaşta. O profilde oyuncumuz yoktu, hakkını vermem gerekiyor. 3 gün önce takıma geldi ve eski takımına karşı oynadı. Onun içinde bu karşılaşma duygu yüklü olmuştur" diye konuştu.
Isparta Çocuklara müezzinlik öğretme tartışmasında imama yumruklu saldırı Isparta’da bir camide iddiaya göre çocuklara müezzinlik öğretilmesi sebebiyle yaşanan gerginlik namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Bir vatandaş tarafından saldırıya uğradığını iddia eden cami imamı darp raporu alarak saldırgan hakkında şikayetçi olduğunu bildirildi. Isparta’da Yılmazlar camisinde çocuklara müezzinlik öğretilmesi sırasında yaşanan tartışma, namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 2 ay önce faaliyete geçen caminin yapılışında, gönüllü olarak yardım eden bir vatandaş ile cami imamı Yasin Veli Doğan, arasında son zamanlarda tartışma yaşanmaya başladı. Cami açıldıktan sonra çocukları camiye alıştırmak ve müezzinlik öğretmek amacıyla çalışma yürüten Doğan, Pazar akşam namazında çocuklara müezzinlik öğrettiği sırada heyecanlanan küçük yaştaki bir çocuğun mikrofonunun elinden alınması üzerine ortamda gerginlik yaşandığını söyledi. Pazartesi günü ise cübbesini çıkardığı sırada daha önce üzerine yürüyen bir kişinin bağırarak hakaret ettiği ve ardından yumruklu saldırıda gözünden darbe aldığını iddia eden Doğan için 112 Acil Servis ekipleri çağrıldı. Hastaneye kaldırılan Doğan’ın darp raporu aldığı ve saldırgan hakkında şikâyetçi olduğu bildirildi. "Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir" Doğan, caminin yapımında gönüllü yardımcı olan kişiyle ilk başta çok iyi geçindiklerini ancak son zamanlarda işin farklı boyutlara gittiğini belirterek, "Bu abimizle aslında çok güzel geçiniyorduk. Onu dolduranlar var muhakkak. Bir de abimizin ’yapma, etme, kılma’ gibi şeyleri çoktu. Aslında çoğu işi de onunla başardık. Tabii bugünkü sabah namazına gelinceye kadar. Bizim cami derslerimiz var, Diyanetimizin uyguladığı. Bu dersleri namaz öncesi veya namaz sonrası 5–10 dakika da olsa uygulamamız lazım. Yalnız bu abimiz ilk şuradan başladı: ’Sohbetleri kısa kes, burada dinleyen mi var, cemaatin sayısını azaltırsın, cemaati dağıtırsın’ gibi şeyler söyledi. Halbuki cemaat ’Allah razı olsun’ diyor. Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir. Bu abimiz mesela caminin giriş bölümünü gençlik merkezi olarak yazdırmama da karıştı. Gençlerimizi ve çocuklarımızı buraya çekmek için bu alanı gençlik merkezi olarak yazdırdım. İlk önce levhalara karışmaya başladı. ’Gençlik merkezine ne gerek var, bunu niye yazdırıyorsun, caminin girişindeki levhaları niye yazdırıyorsun’ gibi şeyler söyledi" dedi. "Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu" Olay gününü anlatan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünkü hadisede, müezzinliği hem büyükler yapmak istiyor, ben de orada çocukları öğretmek adına koro hâlinde müezzinlik yaptırıyorum. Dün çocuklar 3–4 kişiydi. En son ’Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber’ bölümüne geldiğimiz zaman çocuklarımızdan biri ’Sübhanallah’ dedi. Ortadaki kardeşimiz biraz küçüktü. O abimiz mikrofonu elinden alıp diğer çocuğa verdi. Şimdi orada ben ortadaki çocuğu düşünmüştüm; çünkü o biraz heyecanlıydı, heyecanının giderilmesi gerekiyordu. O da sıra kendisine geldiği için umutlanmıştı. Abimiz böyle yapınca ben orada yanlış bir şey söylemedim. ’Abi, müdahale etmeseniz; burada ben zaten anlatıyorum, çocuk tekrar ediyor’ dedim. Abimiz buradan darılmış olmalı ki karışmadı. Sonra ortadaki çocuğa mikrofonu verdik ve sonuna kadar çocuk benim öğretmemle çok güzel okudu. Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu. Namazdan sonra şunu söyledim: ’Muhterem cemaatimiz, bu çocuklarımız zaten cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocukları okutmayalım demeyelim.’ Zaten ben yatsı namazından sonra sohbete başlayınca kalkıp gittiler. ’Mikrofonu o çocuğa ver’ dedim ya, herhalde darıldılar, gittiler" ifadelerini kullandı. "Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti" Mikrofon meselesinin başka bir vatandaşla olduğunu ifade eden Doğan, "Tam burada cübbemi çıkarırken ’Sen akşam bizim arkamızdan konuşmuşsun’ dedi. Bağıra bağıra, öyle bir öfkeyle konuşuyordu ki ben dondum kaldım, bayağı sustum. Müezzin bir kardeşim ve cemaatten birkaç kişi vardı, onlar da dinliyordu. Bana sürekli bağırınca suskunluğumu bozdum. ’Bu çocuklar cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocuklar burada müezzinlik yapacak. Çocuklara mani olunmayacak. Sen namazını kıl, bu konuşmalara karışma’ deyince yumruğu gözüme patlattı. Yanımızdaki kişiler ilk önce bizi ayırmadı. Ben de ’Bana vuramazsın’ dedim. İlk önce iteleme oldu, durdurma olmadı. Ses tonunu iyice yükseltmeye başlayınca ben de onu iteledim. Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti. Durum bundan ibaret. İlk başta yumruk attığı gözümün altı çok acıyordu. 112’yi aradım, ambulans geldi. Tedavi oldum, darp raporu aldım. Şikayetçi oldum" dedi.