EKONOMİ - 06 Ekim 2021 Çarşamba 13:53

Yapay zeka teknolojisine kadın eli değecek

A
A
A
Yapay zeka teknolojisine kadın eli değecek

Teknolojide Kadın Derneği, kadınların yapay zekâ üretiminde rolünü artırmak ve teknolojinin üretim tarafında kadınların yer almasını teşvik etmek amacıyla özel bir program başlattı.

Teknolojide Kadın Derneği, kadınların yapay zekâ üretiminde rolünü artırmak ve teknolojinin üretim tarafında kadınların yer almasını teşvik etmek amacıyla özel bir program başlattı.


Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) yapay zekâ üretiminde kadınların rolünü artırmak amacıyla Türkiye’nin önde gelen markalarıyla birlikte kadınlara özel bir eğitim programı başlattı. Proje kapsamında Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Başkanı Zehra Öney ve Teknolojide Kadın Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Sektörel İş Birliği Komitesi Başkanı Meltem Bakiler Şahin bir basın toplantısı düzenledi. Program kapsamında 30 kadın yönetici ve 32 üniversite mezunu genç kadına 4 ay boyunca, dünyanın önde gelen online eğitim kuruluşlarından Udacity ile birlikte oluşturulan yapay zekâ eğitimleri verilecek. Bin 500’den fazla mentor ve alan uzmanının yer alacağı proje sonunda katılımcılara uluslararası geçerliliği olan ‘Nanodegree Sertifikası’ verilecek.


“Yapay zekâ ekonomisi büyük potansiyel barındırıyor”


Yapay zekanın hem iş dünyasında hem de yaşamın farklı alanlarında yoğun biçimde kullanıldığına dikkat çeken Öney, “Yapay zekâ ekonomisi önümüzdeki dönemde büyük bir potansiyel barındırıyor. Bu konuda yapılan araştırmalar, yapay zekâ ekonomisinin boyutunun, 2030 yılına kadar 15,7 trilyon doları bulacağını öngörüyor. Aynı zamanda 2030’a kadar yapay zekâ teknolojisi ile yerel ekonomilerde yüzde 26 oranında büyüme bekleniyor” dedi.


“Yapay zekâ teknolojilerinin milli hasılaya katkısının yüzde 5’e çıkarılması hedefleniyor”


Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı ile 2021 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı doğrultusunda yapay zekâ alanında yol haritası niteliğindeki stratejisini açıkladığını hatırlatan Öney, “2025’te yapay zekâ teknolojilerinin milli hasılaya katkısının yüzde 5’e çıkarılması hedefleniyor. Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki hedefleriyle de uyum içerisinde bir proje. Yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi teknolojilerin gelişmesiyle birlikte gençlerin robotik süreç otomasyon, Python yazılım dili gibi güncel programlama dillerini öğrenmelerinin önemi dahada artacak. Yapay zeka ve makine öğrenmesi, veri analitiğiyle doğrudan bağlantılı. Bu nedenle farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumların pazarlama, satış ve iletişim departmanlarının bu alanda yeterli teknik bilgiye sahip olmaları şart. Artık işimiz ne olursa olsun hepimiz teknolojiyi bilmek, anlamak ve en önemlisi kullanabilmek zorunluluğundayız" ifadelerini kullandı.


“Hem dünyada hem de Türkiye’de bir ilk”


Öney, önde gelen teknoloji şirketleriyle ortaklıklar kurarak bin 500’den fazla alanda uzmanlık ve mentor desteği veren Udacity’nin dünyada ilk kez bir sivil toplum kuruluşuyla böyle bir projeye imza attığını belirten Öney, “Türkiye’de de ilk defa yapay zekâ alanında kadınlara böyle bir eğitim programı açmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörel İş Birliği ve Yetenek Yönetimi Komitesi ile bilim ve teknolojinin üretiminde uzman insan kaynağını yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Bu doğrultuda eğitim çalışmalarımıza teknoloji üretiminde sayıca az ve motivasyon olarak düşük olan kadın sayısını artırmak için devam ediyoruz. Çeşitliliğin artışıyla birlikte ülkemizin yapay zekâ alanında rekabetçi bir pozisyona ulaşacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.


“Amacımız 21’inci yüzyılın ihtiyaçlarına cevap verecek insanlar yetiştirmek”


Bilim ve teknoloji alanında hizmet verirken 21’inci yüzyılın çalışanlarını yetiştirmek için insana bu alanda yatırım yaptıklarını belirten Öney, “Dünya Ekonomik Forumu’nun da vurguladığı gibi yakın gelecekte 1 milyar insanın ihtiyacı olacak yetenekleri geliştirmek için, başlatacakları programla teknoloji sektöründe uzman, yetkin insan çeşitliğini artırmayı, bu alanda sayıca az olan kadınları motive ederek güçlendirmeyi, özellikle gençleri bu alanda yetiştirmeyi ve istihdama katmayı hedeflediklerini” söyledi.


“Genç kadınlarımıza güçlü bir kariyer fırsatı sunmak istiyoruz”


ise Türkiye’de böyle bir projeye imza atmaktan büyük mutluluk ve gurur duyduklarını söyleyen Teknolojide Kadın Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Sektörel İş Birliği Komitesi Başkanı Meltem Bakiler Şahin, “Teknoloji alanında hizmet veren kadınların büyük bir etki oluşturacağına inanıyoruz. Bu inançla kadınlara, kendilerini geliştirebilmeleri adına bu tür fırsatlar sunmaya devam edeceğiz. Projemize destek veren Türkiye’nin önde gelen birçok firması, vereceğimiz eğitimler sayesinde hem çalışanlarına yatırım yapıyor hem de genç kadınların profesyonel anlamda güçlenmelerine arka çıkıyorlar. Genç kadınlarımız bu program sayesinde istihdama katılırken, kurum çalışanları da alacakları eğitimle bir üst noktaya çıkarak teknoloji anlamında daha güçlü bir kariyere sahip olacaklar” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Yeşilay Niğde Şube Başkanı Yıldız: "Bağımlılığın türü değişse de tehlike aynı" Yeşilay Niğde Şube Başkanı Hayri Yıldız, bağımlılığın yalnızca madde kullanımına indirgenemeyeceğini, günümüzde davranışsal bağımlılıkların da en az madde bağımlılıkları kadar ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Bağımlılığın türünün değişebildiğini ancak insan üzerindeki etkisinin aynı kaldığını belirten Yeşilay Niğde Şube Başkanı Hayri Yıldız, özellikle son dönemde kumar bağımlılığındaki artışa dikkat çekerek, teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital platformlar üzerinden kumara erişimin kolaylaştığını ve bu durumun toplumu etkilediğini söyledi. Kumar bağımlılığının gelişim sürecine de değinen Yıldız, bu durumun yalnızca bir alışkanlık değil, kontrol edilemeyen bir dürtü haline geldiğini belirterek, "Kumar bağımlılığı, kişinin hayatını olumsuz etkilemesine rağmen o davranışı sürdürmesiyle ortaya çıkar. Beynin ödül sistemini etkileyen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle alkol ve madde bağımlılıklarıyla benzer özellikler gösterir. Kişi sürekli aynı heyecanı yaşamak için daha fazla risk almak zorunda kalır ve bu durum giderek derinleşir" dedi. Yıldız, kumar bağımlılığının bireyde takıntılı düşünceler, kontrol kaybı, artan miktarda para harcama ihtiyacı, kayıplara rağmen devam etme ve huzursuzluk gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade ederek, bağımlı bireylerin genellikle suçluluk, kaygı ve depresyon gibi duygularla da mücadele ettiğini söyledi. Bağımlılığın sadece bir alanla sınırlı kalmadığını, zamanla diğer bağımlılık türlerini de tetikleyebildiğini belirten Yıldız, "Kumar bağımlılığı olan bireylerde alkol, sigara veya madde kullanımına yönelme riski de artmaktadır. Bu nedenle bağımlılıklar bir bütün olarak ele alınmalıdır" dedi. Yeşilay Danışmanlık Merkezi üzerinden yürütülen çalışmalara da değinen Yıldız, Türkiye genelinde başvuruların önemli bir kısmını kumar bağımlılığı vakalarının oluşturduğunu, tedavi süreçlerinde yüksek başarı oranlarına ulaşıldığını belirtti. Toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken, medya ve dijital platformlarda kumar ve benzeri içeriklerin özendirici şekilde yer almaması gerektiğini vurgulayan Yıldız, "At yarışı, piyango ve kumar reklamlarının toplum üzerindeki etkileri önemli. Bu tür içerikler özellikle gençler üzerinde risk oluşturuyor. Eğitim kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, medya kısacası toplumun her kesimi ortak hareket etmeli. Geleceğimizi korumak istiyorsak gençlerimizi bağımlılıklardan uzak tutmak zorundayız. Kumar dahil hiçbir bağımlılıkta kazanan yoktur" ifadelerini kullandı.
Van Vanlı annelerin evlat nöbeti devam ediyor Van’da çocukları terör örgütü tarafından dağa kaçırılan ailelerin DEM Parti il binası önündeki evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor. Ellerinde Türk bayrakları ve çocuklarının fotoğraflarıyla parti binası önüne gelen aileler, terör örgütüne ve destekçilerine tepki göstererek çocuklarına "teslim ol" çağrısında bulundu. "Kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık" Eylemde aileler adına açıklamalarda bulunan ve kızı Şeyma için nöbet tutan anne Nazlı Sancar, yıllardır süren mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Sancar, "2019’dan beri yılmadan, usanmadan; yaz, kış, yağmur, çamur demeden biz bu haklı mücadelemizden vazgeçmedik. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Korkmadan, geri adım atmadan bu haklı mücadelemizi son nefesimize kadar devam ettireceğiz" dedi. "DEM Parti önüne gideceğiz" Seslerini daha gür duyurmak için Ankara’ya gideceklerini belirten Sancar, "Biz artık bu saatten sonra bütün anne ve babalar olarak Ankara’ya, DEM Parti önüne gideceğiz. Orada haklı mücadelemize yine devam edeceğiz. Çünkü durmayacağız. Artık kimse bize sahip çıkmıyor, kimse yanımıza gelmiyor. Bizim yaptığımızı bugüne kadar kimse yapmadı. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Ne olursa olsun biz hiçbir şeyden korkmadan, geri adım atmadan bu yola çıktık" ifadelerini kullandı. "Bizi sahipsiz bırakmasınlar" Devlet büyüklerine seslenerek destek taleplerini yineleyen anne Sancar, "İçişleri Bakanımızdan, Cumhurbaşkanımızdan, ilk günden beri yanımızdalar yine bize sahip çıkmalarını istiyoruz. Bizi sahipsiz bırakmasınlar. Çünkü bu bir evlat mücadelesidir, bunun ötesi yoktur. Canımız, ciğerimiz yanıyor" şeklinde konuştu. "Kaleminizi kırdılar, siz silahlarını kırın" Kızı Şeyma’ya seslenen Nazlı Sancar, "Şeyma kızım, eğer beni duyuyorsan, görüyorsan Allah rızası için bir telefon aç. Seni çok özledim. Dağdaki bütün çocuklara sesleniyorum; gelin devlet güçlerimize teslim olun. Bu mücadele oradaki bir kuru silahla devlet kuramazlar. Kaleminizi kırdılar ama siz onların silahını kırın. Gelin, kaldığınız yerden hayatınıza devam edin. Biz burada hasretle, özlemle sizi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Başka annelerin evi yıkılmasın" Eylemin sadece kendi evlatları için olmadığını belirten Sancar, "Bu mücadele sadece Şeyma için değil; bütün dağdaki çocuklar, torunlarımız, komşularımız, herkes içindir. Benim evim yıkıldı, başka annelerin evi yıkılmasın, gözyaşı dökmesinler. Yeter artık, edi besse (artık yeter) diyoruz" dedi.
Kocaeli Sıfır araç almak isteyen hekimlere müjde Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN), sıfır araç almak isteyen hekimler için harekete geçti. Bir firma ile yapılan anlaşma sayesinde sendika üyeleri, özel filo indirimleri ve kurumsal fiyat avantajlarıyla araç sahibi olabilecek. Hekimlerin yüzünü güldürecek net indirim oranlarının ise önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. HEKİMSEN, üyelerinin yaşam standartlarını yükseltmek ve ekonomik şartlara karşı alım güçlerini korumak amacıyla Otokoç ile işbirliği protokolü imzaladı. Hayata geçirilen yeni proje kapsamında HEKİMSEN üyeleri, Ford marka araçlara özel filo avantajları ve kurumsal satın alma fırsatlarıyla sahip olabilecek. Ciddi fiyat avantajları, güvenilir hizmet ağı ve sürdürülebilir destek modelini barındıran sözleşmedeki net indirim oranlarının önümüzdeki günlerde netleşerek kamuoyuyla paylaşılacağı öğrenildi. "Bu model, farklı sektörlerde kurulacak yeni işbirlikleriyle daha da genişletilecek" Projeye ilişkin HEKİMSEN’den yapılan açıklamada, sendikanın yalnızca mesleki hak mücadelesi yürütmediği, üyelerin ekonomik ve sosyal yaşamlarına doğrudan katkı sağlayacak projelerin de öncelikli hedefler arasında olduğu vurgulandı. Artan ekonomik şartlar karşısında sağlık çalışanlarının desteklenmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, "Hekimlerimizin yaşam standardı bizim için önceliktir. Alım gücünü korumaya yönelik geliştirdiğimiz bu model, önümüzdeki süreçte farklı sektörlerde kurulacak yeni işbirlikleriyle daha da genişletilecektir" ifadelerine yer verildi. Sağlık camiasına yönelik yeni projeler masaya yatırıldı Öte yandan, sağlık çalışanlarının ekonomik ve sosyal refahını artırmaya yönelik diplomatik temaslar da hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda AL-KON Konfederasyonu ve HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Ankara’da Ziver Holding Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Demirci ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede sağlık camiasına yönelik geliştirilebilecek projeler, kurumsal işbirlikleri ve sosyal sorumluluk alanlarındaki stratejik adımlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplumsal fayda odaklı projelerin geliştirilmesi ve sağlık alanında yeni vizyonların oluşturulması adına karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan toplantıda, AL-KON ve HEKİMSEN’in son dönemde ortaya koyduğu çözüm odaklı yaklaşım ile ekonomik projelerin geleceği ele alındı.