ASAYİŞ - 21 Nisan 2025 Pazartesi 19:27

Yenidoğan çetesinin yargılandığı duruşma yarına ertelendi

A
A
A
Yenidoğan çetesinin yargılandığı duruşma yarına ertelendi

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan "yenidoğan çetesi"nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davanın 4. duruşması ilk gününde tamamlandı.


İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan yenidoğan çetesi yöneticisi ve üyesi 58 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 4. duruşmada, düzenlenen yeni iddianame ile dava dosyasına dahil olan tıbbi sekreter Senanur Ünlü savunma yaptı. Sanık Ünlü ağlayarak yaptığı savunmasında "Yeni evlenmiştim ve paraya ihtiyacım vardı. Yeni doğan yoğun bakımında işe başladım. Sadece 10 ay çalışma sürem var. Bu 10 ayın son 3 ayında Fırat Sarı, İlker Gönen ve Hasan Basri Gök geldi. Ben ilk 7 ay ne iş yaptıysam son 3 ayda da o işi yaptım. Doktorların istediği tetkikleri sisteme işleme işini yaptım. Hemşire Hasan Basri’nin yaptığı tetkikleri sisteme işledim. Epikrizler konusunda herhangi bir bilgim yok. Ben doğum iznine ayrıldığım dönemde yardım istediler. Ben yardım etme amacıyla sadece bir gün mesai yaptım. Fırat Sarı bunun karşılığında benim hesabıma ücret attı. Hesap hareketimdeki para buna ilişkindir. Yeni doğum yapmış bir anneyim. 1 yaşında çocuğum var ve içerideyim. Çok zor durumdayım. Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Hiçbir alakam yok" dedi.


Sanık Aslı Alemdağ ise, "Reyap Hastanesi’nde bir dönem çalıştım. Yeni doğan yoğun bakım servisinde tıbbi sekreter olarak çalıştım. Doktor söylüyordu hastaların girişlerini yapıyordum. Hastaların dosyalarını düzenliyordum. 2 çocuğum var. Onlardan aylardır mahrumum. Tahliyemi talep ediyorum" şeklinde konuştu.


Özel Avcılar Hospital’de tıbbi sekreter olarak çalışan tutuklu sanık Gözde Polat savunmasında, "Tıbbi sekreter olarak 15 ay çalıştım. Bana ne derlerse onu yaptım. Benim karar alma verme yetkim yoktu. Yeni doğan yoğun bakımında doktorların benden istediği laboratuvar tetkiklerinin barkodlarını çıkarırdım. Epikriz raporlarını da hastane sistemine yüklerdim. Bu raporların SGK’ya faturalandırmasını yapan başka personeller vardı. Ben yapmadım. Hastanenin maili üzerinden Hasan Basri Gök bana bu epikrizleri gönderirdi. Sonra aleyhimde beyanda bulunup epikrizi benim de yazdığımı söylemişler ama ben böyle bir şey yapmadım" ifadelerini kullandı.


Sanık savunmalarının ardından duruşma 2. oturumuna devam edilmek üzere yarın saat 10.00’a ertelendi.



İddianameden


Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 47 sanığa ve 19 sağlık kuruluşuna yer verilirken 10 bebeğin ise hayatını kaybettiği belirtildi. İddianamede Fırat Sarı liderliğindeki ve yöneticiliğini İlker Gönen ile Gıyasettin Mert Özdemir’in yaptığı suç örgütünün esas amacının işletmesini devir aldıkları yeni doğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini bertaraf ederek doluluğunu sağlamak, hastaların basamakları ile oynama yaparak SGK’dan üst sınırdan ödeme almak olduğu açıklandı. İddianamede çetenin hastaların mevcut durumlarını, evrak işlemlerine farklı yansıtarak evrak sahteciliği yapıp SGK’ya fatura ettiği, hastaların mevcut durumlarını olduğundan daha ağır göstererek daha uzun süre yatış sağlayıp SGK’dan yüksek ücret tahsil ettiği ve bazı hasta yakınlarından fazladan ücret adı altında para almak gibi işlemlerle maddi çıkar elde ettiği de aktarıldı. İddianamede 112 sevk sistemi bertaraf edildiği için bebek hastaların uygun sağlık hizmeti almasını sağlayacak hastanelere sevki yerine şüphelilerin seçtiği örgüt adına karlı gördüğü hastanelere yatışının yapıldığı, bu noktada amacın bebeklerin sağlık durumunun iyileştirilmesi değil maddi olarak en fazla kazanç elde edilmesi olduğu belirtildi. Bebeklerin her türlü enfeksiyona açık olan yeni doğan yoğun bakım ünitelerinde yatırılmasının kimi bebeklerde enfeksiyon kapma gibi rahatsızlıklara kimi bebeklerde ise ölüme dahi sebep olduğu da iddianamede kaydedildi. Şüphelilerin usulsüz şekilde düşümünü yaptıkları currosurf, infasurf gibi ilaçları hastaneden çıkartarak satıp maddi kazanç elde ettikleri, Özel Hastaneler Yönetmeliği’ne aykırı şekilde işletme devri yapılarak danışmanlık hizmeti adı altında Fırat Sarı liderliğindeki Yenidoğan Suç Örgütü’nün çok sayıda hastaneye az sayıda doktorla hizmet vermeye çalışması nedeni ile aslında sağlık hizmetinin doğrudan hemşire ve hatta hemşire yardımcıları ile verildiği bu nedenle bebek ölüm sayılarının arttığı da iddianamede kaydedildi. İddianamede hemşirelerin kendisini doktor olarak tanıttığı, bir kısım örgüt mensuplarının yenidoğan yoğun bakımlarını kapasitenin üzerinde doldurduğu, hemşireler eli ile usule aykırı gerçek olmayan epikriz raporları yazıldığı da açıklandı. Soruşturma kapsamında incelenen dijital materyallerde ise şüphelilerin "kötü hasta değerleri, iyi hasta değerleri" gibi şablon hasta değerlerinin yer aldığı ve çoğu zaman hastaların kan gazı, kan değerleri, enfeksiyon olup olmadığı gibi konularda gerçekte bir tetkik veya tahlil yapmadan kendi gözlemlerine göre bebeği iyi veya kötü olarak kategorize edip raporlarını şablon olarak tek elden, merkezden, hastane dışından yazdıkları iddianamede kaydedildi. Bu nedenle hangi bebeğe hangi tedavinin uygulanacağı yönünde tereddütler yaşandığı ve bebeklerin hayatını kaybetmesine kadar varan telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğduğu iddianamede kaydedildi. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından ilgili hastaneler ve suç örgütünün faaliyetlerini incelemek ve raporlamak için görevlendirilen müfettişlerin bebek ölümleri ile ilgili olarak alanında uzman neotologlardan oluşan uzman heyetten aldığı görüşe göre hastanelerde tıbbi imkansızlıklar, erken teşhis ve tedavi olmaması, birebir yakın hekim kontrolü olmaması, gerekli tetkik ve tahlillerin yapılmaması, hayati öneme sahip ilaçların kesilmesi, 3. düzey olmamasına rağmen 3. düzey hasta kabulü yapılması, doktorların hastaların klinik takip ve tedavisini üstlenmedikleri, ölüm sebeplerinin doktorlar tarafından örtbas edilmesi, TPN sıvısı içerisine lipit multivitamin, fosfor ve magnezyum destekleri verilmemesi sonucu yeterli enerji protein desteği alamadığı için hastaların beslenme bozukluğuna sebep olunduğu, bebeğin kalbi düşmesine rağmen adrenalin kullanılmaması, hastaların uzun süre yatışı yapılıp uygun merkezlere sevk edilmemesi, ilaç hazırlanması ve saklanmasında ihmal gösterilmesi, hastalara protein ve lipit desteği yapılmaması, gerekli ilaçların uygun şekilde verilmemesi, uygun şekil ve süre canlandırma desteği uygulanmaması, sahte hasta dosyası düzenlenmesi, hastaya pasif ötenazi uygulanması nedeniyle bebeklerin hayat haklarının ellerinden alındığı şeklinde tespitler olduğu aktarıldı. İddianamede bazı bebeklerin yoğun bakıma girdikten sonra kilo alması gerekirken aksine ciddi kilo kaybı yaşadığı da aktarılırken, Yenidoğan Suç Örgütü’nün ve örgüte yardım eden hastane yönetimlerinin sırf giderleri azaltmak ve maddi menfaat temin etmek adına bebeklere yeterli besin verme işlemini yerine getirmedikleri, tapelerde "TPN tüketimini azaltın" şeklinde talimatların yer aldığı da açıklandı. İddianame kapsamında sanıklar Fırat Sarı’nın 10 kez ‘kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’, ‘nitelikli dolandırıcılık’, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ ve 11 kez ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından toplamda 177 yıl 6 aydan 582 yıl 9’ar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Sanık Gıyasettin Mert Özdemir’in ise ‘kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’, ‘kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi’, ‘kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapis istendi. İddianamede diğer sanıklar hakkında benzer suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edildi. Öte yandan yenidoğan çetesine yönelik düzenlenen 2. dalga operasyonda yakalanan şahıslar hakkında da iddianame düzenlendi. Çete lideri Fırat Sarı’yla birlikte hareket ettiklerini belirlediği 13 sanık hakkında hazırlanan iddianamede çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Mauro Icardi: "Kazanmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" Galatasaray Kaptanı Mauro Icardi, Turkcel Süper Kupa’nın hem kulüp hem de taraftar için önemli olduğunu belirterek, kazanmak için her şeyi yapacaklarını söyledi. Turkcell Süper Kupa finalinde Galatasaray yarın saat 18.45’te Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda Fenerbahçe ile mücadele edecek. Bu maç öncesinde Türkiye Futbol Federasyonu’nun Riva’da bulunan Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Kaptanı Mauro Icardi, finallerin önemli olduğunu söyleyerek, "Son yıllarda birçok şampiyonluk yaşadık. Yarın da şampiyonluk yaşamak istiyoruz. Güzel bir maç olmasını diliyorum. Bu kupa hem kulübümüz hem de taraftarımız için çok önemli. Kazanmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" şeklinde konuştu. "Kolektif oynadığınız zaman bireysel ödülleri kazanıyorsunuz" Bireysel performanstan daha çok takım oyununa vurgu yapan Icardi, "Ben forvetim ve işim gol atmak. Kaptan olduğum için çok onur duyuyorum ve şanslı hissediyorum. Türkiye’ye geldiğimden beri takımıma yardımcı olamaya çalıştım. Futbol, kolektif bir oyun. Kolektif oynadığınız zaman onun sonucunda bireysel ödülleri kazanıyorsunuz" ifadelerini kullandı. Türkiye’deki derbilerle ilgili sorulan soruya 32 yaşındaki futbolcu, "Arjantinli olarak futbolun tutkusunu dünyanın her yerinde çok iyi biliyorum. 4 yıl önce geldiğimiz zaman da Arjantinli olarak yaşadığım atmosfere şaşırmıştım. Özellikle derbilerdeki atmosfer, çok iyi ve çok farklı. Taraftarımız için bu tür maçlar çok önemli. Onları yarın tekrardan çok mutlu etmek istiyoruz. Zaten birçok kupa kazandık. Daha fazlasını da kazanmak istiyoruz" diye cevap verdi.
İstanbul Okan Buruk: "Çok çekişmeli bir maç bizi bekliyor" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Turkcell Süper Kupa finalinde Fenerbahçe oynayacakları maçın çok çekişmeli olacağını söyledi. Turkcell Süper Kupa finalinde Galatasaray yarın saat 18.45’te Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda Fenerbahçe ile karşılaşacak. Bu müsabaka öncesinde Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Türkiye Futbol Federasyonu’nun Riva’da bulunan Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe ile birlikte bu toplantıyı yaptıkları için mutlu olduğunu söyleyen Buruk, "Bir önceki Süper Kupa finalinde bir arada olamamıştık. Geçekten şu anda bir arada olduğumuz için Fenerbahçe yönetimine, teknik direktörüne ve oyuncusuna teşekkür ederim. Vereceğimiz mesajlar çok önemli. Sadece bir final oynamıyoruz. Bu sene sahadaki rekabetin çok yüksek olduğu ama dışarıdaki dostluk, birliktelikle vereceğimiz mesajların önemli olduğu bir yoldan geçiyoruz. Dışarıdaki insanların tepkilerine çok fazla yol açmadan bu rekabetin saha içinde devam etmesi en büyük dileğim. Yarın da böyle bir maç olacak. İnşallah güzel bir maç olsun. Yarı finallerde bunu gördük. İki finali hak eden takım karşı karşıya gelecek. Bu maçı kazanan olan sadece kupa kazanacak. Ligdeki yarışımız sürüyor. Psikolojik anlamda avantaj olarak faydasını görüyorsunuz. Burada dostluk içerisinde Olimpiyat Stadyumu’nda güzel bir gece olsun. En büyük dileğim bu" şeklinde konuştu. Maçın oynanacağı stadyumla ilgili sorulan soruya deneyimli teknik adam, "Bu saatten sonra bunu konuşacak durumda değiliz. Yarın bu statta oynayacağız. İki takım buna olarak hazır. Psikolojik ve fiziksel anlamda hazırız" diye cevap verdi. "Çok çekişmeli bir maç bizi bekliyor" İki takımın da yarı final maçlarında Süper Kupa’yı ne kadar çok istediğini sergilediği oyunla gösterdiğini ifade eden Okan Buruk, sözlerine şöyle devam etti: "Her takım kazanmak için sahaya çıkıyor, berabere kalmak için, zevksiz bir futbol için sahaya çıkmıyor. Maç içerisinde sizin planlarınız dışında, oyuncuların da kaybetmemeye odaklandığı birçok maç gördük. Yarın bu anlamda iki takım da oyuna odaklanacak, kazanamaya odaklanacak. Çok çekişmeli bir maç bizi bekliyor. Yarı finale baktığımızda yarınki seyir zevkinin daha yüksek olacağını bekliyorum." Çok iyi bir oyuncu grubuna sahip olduklarını hatırlatan Buruk, "Yarın maça başlayacağımız, devam edeceğimiz önemli oyuncularımız var. Bu dönemler eksiklerimiz, Afrika Kupası’nda Osimhen ve Jakobs var. Onun dışında Singo olmayacak. Diğer oyuncularımız derbiyi oynamak için hazırlar" ifadelerini kullandı. "Doğru zamanda doğru oyuncuları takımımıza getireceğiz" Transfer çalışmalarının devam ettiğini belirten sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Transfer sadece sizin isteğinizle olmuyor. Ya çok yüksek paralar vereceksiniz ya da burada sözleşmeyle ilgili daha kolay çıkabilecek oyuncuları tercih etmek zorundasınız. Bu oyuncuları, Şampiyonlar Ligi’nde oynatamayacağımız için biraz daha istediğimiz oyuncular için zamana ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Doğru zamanda doğru oyuncuları takımımıza getireceğiz. Bununla ilgili çalışma yapıyoruz. Devamlı oyuncu izliyoruz. Başkanımız, yönetim kurulumuz, futboldan sorumlu Abdullah Kavukcu bu anlamda önemli çalışma içerisinde. En kısa zamanda istediğimiz oyuncuları kadromuza katacağız. Bu konuda kimsenin soru işareti olmasın" değerlendirmesinde bulundu. "Derbileri seven, derbilerde iyi oynayan bir takıma sahibim" Derbileri seven ve iyi oynayan bir takıma sahip olduğunu aktaran Okan Buruk, "Planlarımız var. Planlarımızı uygulamaya çalışıyoruz. Bunu da oynayacak iyi oyuncu grubuna sahibim. Odaklandığımız, daha fazla önemsediğimiz maçlar da oluyor. Planlarımızı yapıyoruz ama oyuncu kalitemiz, profilimiz bu derbileri oynamaya çok müsait. İyi oyuncular sayesinde bu derbileri kazanıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.