YEREL HABERLER - 13 Nisan 2012 Cuma 19:13

İZMİR VALİLİОİ`NDEN ŞİDDETLİ YAОIŞ UYARISI

A
A
A
İZMİR VALİLİОİ`NDEN ŞİDDETLİ YAОIŞ UYARISI

İzmir Valiliği, halka ve üreticilere şiddetli yağış uyarısında bulundu.
İzmir Valiliği`nden yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi: "Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü`nden alınan bilgiye göre; İlimizde bu gece başlayacak olan yağışların kıyı ilçelerimizde yarın (14.04.2012 Cumartesi) akşam saatlerinden itibaren kuvvetli gökgürültülü sağanak yağış olarak devam edeceği ve kuvvetli yağışın etkisini 15.04.2012 (Pazar) günü saat18.00`e kadar sürdüreceği beklenmektedir. Kıyı ilçelerimizde etkili olan yağışların aralıklarla 18.04.2012 (Çarşamba) gününe kadar devam edeceği beklenmektedir. İlimizin kıyı ilçelerinde etkili olması beklenen kuvvetli gökgürültülü sağanak yağışın neden olabileceği olumsuzluklara karşı (yüzey akışı, ani sel ve su baskını, yıldırım düşmesi, ulaşımda aksamalar v.b) gereken tedbirlerin alınması gerekmektedir."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak 30 yıllık çığ acısına yeni umut: Şırnak’ta afetzedeler için konut yapılacak Şırnak’ın Gabar Dağı eteklerinde bulunan Seslice köyünde 1992 yılında meydana gelen çığ felaketinin mağdurları için yeni konutların yapılacağı açıklandı. Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, afetzedeler için Aliker-Delave bölgesinde güvenli konutların inşa edileceğini duyurdu. 1992 yılında yaşanan çığ felaketinin mağdurları, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka’yı ziyaret etti. Ziyarette konuşan Başkan Yarka, Gabar Dağı eteklerinde bulunan Seslice köyünde meydana gelen çığ felaketinin acısının yıllar geçmesine rağmen hala hissedildiğini söyledi. O dönemde afetzedelerin Şırnak’ta misafir edildiğini hatırlatan Yarka, zor günlerin dayanışma ve kardeşlik ruhuyla aşıldığını belirterek, "1992 yılında Gabar Dağı eteklerinde, Seslice köyümüzde meydana gelen çığ felaketinin acısını bugün de yüreğimizde hissediyoruz. Bu elim afetten etkilenen kıymetli hemşehrilerimizi Şırnak’ta ağırlamış, o zor günleri dayanışma ve kardeşlik ruhuyla birlikte aşmıştık" dedi. Belediye meclisinin mart ayı olağan toplantısında alınan karar doğrultusunda önemli bir adım atıldığını ifade eden Yarka, afetzedeler için Aliker-Delave bölgesinde yeni konutların yapılacağını belirtti. Başkan Yarka, "Belediye meclisimizde alınan olumlu karar doğrultusunda, afetten etkilenen vatandaşlarımız için Aliker-Delave bölgesinde yeni ve güvenli konutlar inşa edilmeye başlanacaktır" diye konuştu. Devlet-millet dayanışmasının önemine dikkat çeken Yarka, vatandaşların yaralarını sarmak ve daha güvenli bir yaşam alanı oluşturmak için çalışmaların sürdürüleceğini belirterek, "Devlet-millet dayanışmasıyla hemşehrilerimizin yaralarını sarmaya, daha güvenli ve huzurlu bir yaşam için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Başkan Yarka, projenin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek yapılacak konutların vatandaşlara hayırlı olmasını temenni etti.
Samsun Türkiye’de 4 merkezde var: Sanal anjiyografi yapabilen yapay zekalı tomografi Samsun’da Samsun Şehir Hastanesi, Türkiye’de yalnızca dört merkezde bulunan 640 kesit teknolojisine sahip yeni nesil tomografi cihazını hizmete aldı. Yapay zekâ destekli sistem, daha düşük radyasyon dozu ile yüksek çözünürlüklü görüntüler sağlarken; kalp damarlarının kateter kullanılmadan görüntülenebildiği sanal anjiyografi başta olmak üzere birçok hastalığın hızlı ve güvenilir şekilde değerlendirilmesine imkan tanıyor. Samsun Şehir Hastanesi, ileri teknoloji görüntüleme altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Türkiye’de sadece dört merkezde bulunan, 320 dedektörlü ve 640 kesit teknolojisine sahip yapay zekâ destekli yeni nesil tomografi cihazı hastanede hizmete girdi. Yüksek kesit kapasitesi sayesinde çok kısa sürede geniş bir alanı tarayabilen cihaz, özellikle kalp ve damar hastalıklarının tanısında önemli avantajlar sunarken; daha düşük radyasyon dozu ile yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilmesine imkan sağlıyor. Yeni teknoloji ile birlikte Samsun Şehir Hastanesi’nde koroner BT anjiyografi başta olmak üzere birçok ileri görüntüleme işlemi hızlı ve konforlu şekilde gerçekleştirilebilecek. "Sanal anjiyografi yapabiliyor" Hizmete giren cihazla ilgili bilgi veren Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mesut Öztürk, "Tomografi cihazları vücudumuzun içini çok ince dilimler halinde görüntüler. Bu dilimlerin sayısı ne kadar fazla olursa, aynı anda taranan alan o kadar genişler. Daha geniş bir alanı çok daha kısa sürede tarayabilmek de özellikle kalp gibi sürekli hareket eden organların görüntülenmesinde büyük bir avantaj sağlıyor. Cihazımız en önemli kullanım alanlarından biri koroner BT anjiyografi çekimleridir. Bu yöntemle kalp damarlarını klasik anjiyografide olduğu gibi kasıktan ya da el bileğinden damara girerek değil, tamamen dışarıdan görüntüleyebiliyoruz. Yani hastaya kateter yerleştirmeden, ameliyathane ortamına ihtiyaç duymadan ’sanal anjiyografi’ yapabiliyoruz. 640 kesit teknolojisi sayesinde kalp damarlarını tek kalp atımı içinde görüntülemek mümkün olduğu için görüntü kalitesi artıyor, hareketten kaynaklanan bozulmalar azalıyor ve tanı süreci hızlanıyor. Koroner damarlardaki darlıklar, plaklar ve muhtemel tıkanıklıklar yüksek çözünürlükle değerlendirilebiliyor; ayrıca işlem sonrası yatış gerektirmemesi ve hastanın çekimden hemen sonra günlük yaşamına hızlı dönebilmesi önemli bir konfor sunuyor. Özellikle düşük ve orta riskli hastalarda göğüs ağrısının nedenini hızlıca aydınlatmak ve ciddi damar hastalığını güvenilir şekilde dışlamak açısından sanal anjiografi son derece değerli bir yöntemdir" dedi. "Birçok hastalıkta hızlı ve yüksek çözünürlük görüntümeler sağlıyor" Cihazın birçok hastalıkta hızlı ve yüksek çözünürlük görüntümeler sağladığını belirten Doç. Dr. Mesut Öztürk, "Bu teknoloji sadece kalp hastalıklarında değil, büyük damar hastalıkları, travma hastaları ve onkolojik değerlendirmelerde de hızlı ve yüksek çözünürlüklü görüntüleme imkanı sunuyor. Bu kapasiteye sahip bir cihazın Samsun’da hizmet vermesi bizim için de büyük bir gurur. Amacımız erken tanıyı güçlendirmek, hastalarımıza en doğru ve en hızlı teşhisi koymak ve ileri teknolojiye herkesin erişebilmesini sağlamaktır. Samsun Şehir Hastanesi Radyoloji Kliniği olarak bölgemizde ileri teknoloji sağlık hizmetini en üst seviyede sunmaya devam edeceğiz. Bu cihazımızdan Türkiye’de 4 merkezde var. Bu 4 merkezin bir tanesi de Samsun Şehir Hastanesi’dir. Cihazımın yüksek dedektör ve kesit sayısına sahip. Yapay zeka ile donatılmış bir cihaz. Yapay zeka sayesinde daha az radyasyon dozu ile daha yüksek çözünürlüklü daha yüksek kalitede görüntüler bizlere sunuyor. Karadeniz Bölgesi’nde ve çevre illerde Rize’den Ankara’ya kadar bu kadar yüksek dedektör ve kesit sayısına sahip bir cihazımız yok. Bu neden bu cihaz bölgede en yüksek dedektörlü, kesit sayısına sahip olma özelliğini taşıyor" diye konuştu.
Kocaeli Eski eşini bıçaklayan sanık: "Onun yaraları geçti ancak benim yüreğimin ağrısı geçmedi" Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde olaydan bir hafta önce boşandığı eski eşini sokak ortasında 15 yerinden bıçaklayan sanık, aldatıldığını iddia ederek, "Onun yaraları geçti ancak benim yüreğimin ağrısı geçmedi. Olay günü sinir krizindeydim" dedi. Müşteki eski eşi ise, "Onu aldatmadım. ’Benim kıyamadığım gözlerine şimdi kim bakacak?’ diyerek evlilik sürecinde ona hediye ettiğim bıçakla beni bıçakladı" ifadelerini kullandı. Olay, 1 Şubat’ta Şirinköy Mahallesi Halide Edip Adıvar Caddesi’nde meydana geldi. Tuba Y. (30), yeni boşandığı eski eşi Tuncay H. (38) tarafından sokak ortasında çeşitli yerlerinden defalarca bıçaklandı. O anları gören mahalleli, sopalarla şahsı linç etmeye çalıştı. Yerden kalkarak eski kocasını linç etmeye çalışan vatandaşları uzaklaştırmaya çalışan kadın, "O benim çocuklarımın babası" dedi. Olay yerine gelen polis ekipleri, havaya ateş açarak kalabalığın elinden kurtardığı Tuncay H.’yi gözaltına aldı. Emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Tuncay H., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili hazırlanan iddianamede, tarafların 24 Ocak’ta anlaşmalı şekilde boşandıkları, olay sebebiyle Tuba Y.’nin vücudunda 15 bıçak yarası ve kemik kırığı olduğu bilgisine yer verildi. "Olayda kullandığı bıçağı evlilik sürecinde kendisine ben hediye etmiştim" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın 3. duruşmasına "kadına ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanan tutuklu sanık Tuncay H., müşteki Tuba Y. ve taraf avukatları katıldı. Sanıktan şikayetçi olan Tuba Y., "Tuncay kıskanç biridir, onu aldattığımı iddia ediyordu. Ancak evlilik birliği içerisinde kendisini hiç aldatmadım. Olaydan bir hafta kadar önce boşandık. Çocukların velayetini Tuncay aldı. Olay günü çocuklarım ile görüş günümdü. Onları almak için yola çıktım. Tuncay, beni arayarak, ’Çocukları almaya gelmeyecek misin?’ dedi. Ardından akıllı saatlerinin şarjı olmadığını ve bu şekilde onları gönderemeyeceğini söyledi. Tuncay ile yolda karşılaştık. İlk bıçak darbesini elime vurdu. Bu bıçağı evlilik sürecinde kendisine ben hediye etmiştim. Tır şoförlüğü yaptığı için meyve sebze doğraması için almıştım. Açılır kapanır bir bıçaktı. ’Motordan in, konuşacağız’ dedi. Elime bıçak darbesini vurduktan sonra cebine koydu. Daha sonra evin tam tersi istikametine, ıssız yere beni götürmek istedi ancak gitmek istemedim" dedi. "’Benim kıyamadığım gözlerine şimdi kim bakacak?’ diyerek beni bıçakladı" Birçok yerinden bıçaklandığını söyleyen Tuba Y., "Daha sonra sırtıma, böbreğime ve bacaklarım olmak üzere birçok yere bıçağı sapladı. Ben de tekmeleyerek onu engellemeye çalıştım. ’Benim kıyamadığım gözlerine şimdi kim bakacak?’ diyerek beni bıçakladı. Bıçağı kalbime saplayacakken avucumu açtım ve onu engellemeye çalıştım ancak avucumdan bıçaklandım. Yerde yatar vaziyetteyken bıçağı boğazıma dayadı, o esnada insanlar beni kurtardı. Hatta insanlar onu linç etmeye çalıştığı esnada, ’Yapmayın, o çocuklarımın babası’ dedim. Onun, ’Beni bırakın, ambulans çağırın’ dediğini duymadım. Kendisini aldatmadım. ’Adam olsaydın sen yapsaydın’ gibi cümleler kurmadım. Evlilik birliği içinde aldatmak söz konusu değildir. Buna dair telefonumun incelenmesine, HTS baz istasyonundan kayıtların alınmasına rızam vardır. Elimde kalıcı hasar oluştu, şikayetçiyim" diye konuştu. "Onun yaraları geçti ancak benim yüreğimin ağrısı geçmedi" Savunması için söz verilen Tuncay H. ise, "Tuba beni aldattığı için kendisinden boşandım. Olay anında kendimde değildim. Onun yaraları geçti ancak benim yüreğimin ağrısı geçmedi. Olay günü sinir krizindeydim. Ben kendime yeni rota çizdim. Bundan sonra onun yüzünü görmeyeceğim" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. "Bana ’Adam olsaydın’ dedi" Öte yandan, sanık ilk duruşmadaki savunmasında olay gününe ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı: "Olay günü eski eşim çocukları görmek için bana gelecekti. Çocuğum epilepsi hastası, o yüzden ben GPS özellikli kol saati almıştım, gerektiğinde çocuklarımı takip edebilmem için. Oğlum kol saatini bulamayınca bulana kadar çocuğu göndermeyi düşünmedim. Bunun üzerine kızım da bunu annesine haber vermiş. Annesi de bu duruma sinirlenmiş olacak ki bana, ’Çocukları senden alacağım o zaman, sen göreceksin çocuk nasıl gösterilmiyormuş’ şeklinde sözler söyledi. Bu sırada evin önüne gelmiş miydi hatırlamıyorum. Ben de çocuklar bunları duymasın diye dışarıya çıktım, neden böyle yaptığını sordum. ’Çocuk hasta GPS cihazı olmazsa çocuğu nasıl takip edeceğiz’ dedim. Tartıştık. ’Sen yaptıklarından utanmıyorsun, bir de beni tehdit ediyorsun. Madem alacaktın mahkemede neden çocukları verdin?’ dedim. Bu şekilde tartıştık. ’Ben seni aldatmadım’ diyordu. ’Hani bana kendini ispatlayacaktın’ dedim, o da bana ’Adam olsaydın’ dedi. Bu lafın üzerine sinirlendim, o andan sonrasını hatırlamıyorum. Cebimde eşimin bana hediye olarak aldığı cep çakısı vardı. Onu hep yanımda taşırdım, çünkü tornavida ve pense özelliği vardı. O an özel olarak yanıma almamıştım, o an nasıl bıçakladığımı hatırlamıyorum. Olay esnasında bir an kendime geldim. Ellerimdeki kanı görünce elimdeki bıçağı yere attım. Etraftaki insanlar bana saldırdıklarında, ’Beni bırakın, ona yardım edin, ambulans çağırın’ diye bağırdım. Pişmanım, beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum."
Ankara Büro Memur-Sen Başkanı Yazgan: "Kamuda şiddetin önlenmesi için tek yasa çıkarılmalı" Büro Memurları Sendikası (Büro Memur-Sen) Genel Başkanı Yusuf Yazgan, "bütün kamu görevlilerini kapsayan, caydırıcı tedbirler içeren, şiddeti katalog suç kapsamına alan düzenleme kaçınılmazdır" dedi. Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, Ankara’da bir otelde düzenlenen iftar programında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Programda konuşan Yazgan, çalışma hayatı, kamu personellerinin sorunu ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran-ABD-İsrail savaşının herkeste tedirginlik oluşturduğunu belirten Yazgan, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına değinerek, savaşın bir an önce bitmesi temennisinde bulundu. TÜİK’in önceki gün açıkladığı enflasyon rakamlarına göre 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,96 artış olduğunu da hatırlatan Yazgan, "Enflasyon rakamlarını ayrıntılı incelediğimizde en önemli artışların zorunlu tüketim ürünlerinde olduğunu görüyoruz. Kamu görevlileri ve emeklileri ekonomik açıdan zor şartlarda hayatlarını sürdürüyor. 2026 yılı ilk altı ayı için Hakem Kurulu’nun verdiği zam yüzde 11, iken; Ocak ayı enflasyonu yüzde 4,84, Şubat enflasyonu 2,9 olarak gerçekleşti. 6 aylık zammın neredeyse dörtte üçü iki ayda enflasyon karşısında erimiş oldu" şeklinde konuştu. "3600 ek gösterge birinci dereceye gelen bütün kamu görevlilerine verilmeli" Kamu görevlilerinin gündeminde olan başka bir konunun ise 3600 Ek Gösterge olduğunu belirten Yazgan, "3600 Ek Göstergenin teklifi de, toplu sözleşme kararı da Memur-Sen ve Büro Memur-Sen’e aittir. Toplu Sözleşmede mutabakat altına aldığımız bu konuda gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız gerekse Sayın Cumhurbaşkanımız bu talebimizin hayata geçirilmesi sözünü vermiştir. Yasama yılı bitmeden bu konuda yasal düzenlemenin yapılarak verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Geçinemeyen emeklinin maaşı kiraya yetmiyor" Emeklilerin durumuna da dikkat çeken Yazgan, "Emeklilerimizin yıllarca hizmet verdikten sonra aldıkları maaş, değil geçinmek kirayı karşılayamayacak seviyededir. Emeklilerimizin maaşlarında artış yapılmalı, insan onuruna yaraşır bir yaşam hakkına sahip olmaları sağlanmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. Büyük şehirlerdeki memurların kira bakımından zorluk yaşadığını belirten Yazgan, özellikle turistik bölgelerde kiralık ev bulmanın imkansız olduğunu ifade etti ve kamu görevlilerine lojman desteğinin yanı sıra kira yardımı yapılması talebini dile getirdi. "Kamuda şiddetin önlenmesi için tek yasa çıkarılmalı" Kamuda şiddetin kanayan bir yara olduğunu da belirten Yusuf Yazgan, şiddeti önlemek için bütüncül bir şiddetle mücadele yasası çıkarılması gerektiğini kaydetti. Meslek gruplarına yönelik düzenlemelerin şiddeti önleyemediğini belirten Yazgan, "Meslek gruplarına yönelik çıkarılan şiddetle mücadele yasaları, diğer kamu görevlilerine yönelik, ‘daha az değerli’ algısını oluşturmaktadır. Bu ayrımcılığa son verilerek bütün kamu görevlilerini kapsayan, caydırıcı tedbirler içeren, şiddeti katalog suç kapsamına alan düzenleme kaçınılmazdır. Bu caydırıcı tedbirlerin başında da tutuklu yargılama gelmelidir" şeklinde konuştu. Yazgan ayrıca, İstanbul Çekmeköy’de, bir öğrencinin bıçakla yaralaması sonrası hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’e Allah’tan rahmet, yaralı öğretmen ve öğrenciye de acil şifalar diledi. "Her zaman Cumhurbaşkanımızın yanındayız" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşa da değinen Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, "Ortadoğu’da yanan ateş, dünyayı ısıtmaya da yakmaya da yetiyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanımızın bu ateşin ülkemize sıçramaması yaptıkları çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Katil ve terörist devlet İsrail, arzı mevud hayaliyle bölgeyi sürekli ateşe atmaktan vazgeçmelidir. İşgal ettiği toprakları gerçek sahiplerine bırakmalıdır. Sömürge devletler ellerini bölgeden çekmedikçe bölgemizde oyunlar da savaşlar da eksik olmayacaktır. Bir gün sıranın bize gelmesini istemiyorsak; birlik ve beraberliğimizi artırmalı, kenetlenmeliyiz. İçimizdeki hainlere fırsat vermemeliyiz. İç ve dış her türlü tehdide karşı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında ve destekçisi olduğumuzu bir kez daha dile getiriyoruz. Sendikal mücadelemiz kendi mecrasında yürürken, milli konulardaki duruşumuz nettir. Her zaman milli idare ve iradenin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.