SAĞLIK - 04 Aralık 2018 Salı 11:43

Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri zehir saçıyor

A
A
A
Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri zehir saçıyor

Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerine dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr.

Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerine dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Şenay Çitim, "Dumansız ve kokusuz olan bu cihazlar öğrenciler arasında hızla yayılmaktadır. E-sigara toksik ve kanserojen birçok madde içerir. Türkiye e-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin satışı yasak olmasına rağmen farklı yollarla getirilip piyasaya sürülmektedir" dedi.


Son yıllarda tütün kontrolü konusunda gösterdiği başarılı ve kararlı çalışmalar ile dünyada en etkili tütün kontrolü uygulayan ülkelerden biri olan Türkiye, alternatif yollarla geliştiren tütün endüstrisinin hedefi durumuna geldi. Sigara kullanımı hızla düşerken, sigarayı bırakmaya yardımcı olduğu iddia edilen; ancak en az sigara kadar zararlı olan tütün ürünlerinin zehir saçtığı belirtildi.


Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin özellikle ABD’de flash bellek şeklinde ufak, bilgisayar ve elektronik cihazlarla şarj edilebilir şekilde satışa sunulması nedeniyle öğrenciler arasında oldukça yaygın olduğunu söyleyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Şenay Çitim, "Dumansız ve kokusuz olan bu cihazlar öğrenciler arasında hızla yayılmaktadır. Türkiye e-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin satışı yasak olmasına rağmen farklı yollarla getirilip piyasaya sürülmektedir. Özellikle dumansız ve kokusuz olan ısıtılmış tütün ürünleri son dönemde gençler arasında hızla yayılmaktadır. Ailelerin çocuklarını sadece sigara konusunda değil e-sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri konusunda da uyarmaları ve gözlem altında tutmaları gerekmektedir" dedi.



"Renkleri ve tatları ile cezbediyor"


E-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin sosyal medyada ve bazı TV kanallarında özellikle sigarayı bırakmak için daha az zararlı veya sigarayı bırakmaya yardımcı ürün olarak olarak tanıtıldığının altını çizen Uzman Dr. Çitim, "Bu tür ürünler sigarayı bıraktırmadığı gibi hiç sigara içmemiş kişiler için bile renkleri ve tatlarıyla cezbedici olabiliyor. Bu durumda sigara bağımlılığını azaltmak yerine aksine arttırıyor" diye konuştu.



"Normal sigaradan farkı yok"


E–sigaranın iddia edildiği gibi zararsız bir ürün olmadığını vurgulayan Uzman Dr. Çitim, e-sigaranın zararlarını şöyle sıraladı:


"E-sigara ile nikotin alımı sürdüğü için (her nefeste 0,1-30 mg arası) nikotin bağımlılığının ortadan kalkması söz konusu değildir. E-sigara toksik ve kanserojen birçok madde içerir. Klasik sigarada bulunan toksik maddeler, kanserojen olduğu bilinen özellikle tütün spesifik nitrozaminler, formaldehit, asetaldehit, eser miktarda veya hiç bulunmayan nikel, kurşun, kadminyum demir gibi bazı ağır metallerin e-sigaradan çekilen buharın içinde yer aldığı görülmüştür. Sıvı kitlerin içinde bulunan nikotin dışındaki aroma verici katkı maddeleri akciğerdeki fibroblast denilen hücrelere, embriyo kök hücrelerine ve kalp kası hücrelerine toksik etkide olduğu, özellikle en çok toksisiteyi tütün ve tarçın aromalı ürünlerin yaptığı bilinmektedir. E-sigara yanmadığı için pasif içiçiliğe yol açmadığı düşünülür; oysa ki e-sigara tüketiminin olduğu oda havasında yapılan ölçümlerde nikotin ve birçok kansorejen madde saptanmıştır. Özellikle çocukların ve gebelerin yanında içilmesi oldukça sakıncalıdır. E-sigara dumanına ve klasik sigara dumanına maruz kalan pasif içicilerin nikotin yıkımı ile açığa çıkan serum kotinin seviyeleri benzer oranda bulunmuştur" şeklinde konuştu.



"E-sigara ve nargileden uzak durulmalıdır"


E-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin davranış değişikliği oluşturmadığı, nikotin bağımlılığını devam ettirdiği için sigara bırakma yöntemi olarak kullanılamayacağına dikkat çeken Uzman Dr. Çitim, son olarak şu şekilde devam etti:


"Nikotin, kokain ve alkolden bile daha kuvvetli ve daha kolay bağımlılık yapan güçlü bir zehirdir. Nikotinin güvenilirlik dozu olmaması nedeniyle her dozu bağımlılık yaratıp ölümcül hastalıklara neden olabilir. Bu nedenle nikotinin her türlü kullanımından, özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşan E-sigara ve nargileden uzak durulmalıdır."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.
Mersin Mersin’deki fabrika yangınına köpüklü müdahale Mersin’de 1 işçinin hayatını kaybettiği yağ üretim ve enerji depolama tesisindeki yangına köpüklü müdahale gerçekleştirildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu tanktaki alevlerin büyük bölümü kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için Adana ve Niğde’den de takviye itfaiye ekipleri gönderildi. Ayrıca Mersin’in çeşitli ilçelerinden destek ekipleri bölgeye yönlendirildi. Tanktaki benzin nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmaları güçlükle yürütüldü. Akşam saatlerinde yangına köpükle müdahale edilirken, tanktaki alevlerin kısmen söndürüldüğü ve bölgede yoğun şekilde soğutma çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, olayla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi.