TEKNOLOJİ - 12 Mayıs 2024 Pazar 10:04

Deprem bölgesinde heyelan riski modellemesi

A
A
A
Deprem bölgesinde heyelan riski modellemesi

Yaşar Üniversitesinde düzenlenen “Dünya Su Günü Zirvesi”ne katılan Washington Üniversitesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan İstanbulluoğlu, Adıyaman’da yürüttüğü projeyi anlattı. Proje kapsamında, deprem bölgesi olan Güneydoğu Anadolu’daki taşkın ve heyelan riskinin haritalandırılması için modelleme analizi geliştirilecek, ortaya çıkan risk haritası ise ilgili yerlerle paylaşılacak.


Washington Üniversitesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan İstanbulluoğlu, Adıyaman’da “6 Şubat Türkiye depreminin eş sismik heyelanları ve basamaklı tehlikeleri: Ön veri tabanı geliştirme ve modelleme analizi” adlı bir proje yürütüyor.


NASA tarafından desteklenen proje, kayıtlara göre, Türkiye’nin 10 ilini etkileyen ve ülkenin en büyük ulusal felaketi olarak değerlendirilen 6 Şubat depremin tetiklediği depremsel heyelanları araştırıyor. Depremden sonra meydana gelen sağanak fırtınanın, bölgedeki iki şehirde toprak kayması birikintilerini harekete geçirdiği, çamur akışları ve ani su baskınlarını tetiklediği görüldü. Proje kapsamında, deprem bölgesi olan Güneydoğu Anadolu’daki halkın yerleşim yeri, altyapı ve tarım arazilerinin bulunduğu yüksek maruziyet alanlarındaki heyelan, moloz akışı, su baskını gibi hidro-jeomorfik tehlikelerin haritalandırılması için modelleme analizi geliştirmeyi amaçlanıyor. AFAD iş birliği ile gerçekleşecek olan çalışmada, pilot sahalardaki model araştırmaları için artan tehlikelere maruz kalma potansiyeli yüksek olan hassas sahalar belirlenecek. Art arda gelen tehlikelerin savunmasız nüfuslar, altyapı ve yüksek değerli tarım arazileriyle örtüşeceği alanların haritası ortaya çıkarılacak. Sonuçlar ise web tabanlı ARAS heyelan duyarlılığı ve tehlike haritalaması sayesinde halka açık hale getirilecek.



“Modellemeyi tüm Türkiye’ye yaymak istiyoruz”


Yaşar Üniversitesinde konuşan Prof. Dr. Erkan İstanbulluoğlu, projeyle ilgili şunları söyledi:


“Deprem, zemini parçaladığından dolayı sonrasında yağışlarla beraber daha önce 50 milimetre heyelanlar oluyorsa şimdi 25 milimetre heyelanlar oluşmaya başlıyor. Deprem sonrası Adıyaman’da ve Şanlıurfa’da büyük bir taşkın felaketi oldu. Bunun nedeni de atmosferik nehir olayının Basra Körfezi’nden ülkemize gelip büyük miktarda yağış oluşturması sonucu oldu. Aşağı yukarı o bölgenin ortalama yağışına yakın bir miktar yağış, 1 buçuk gün içinde oluşarak taşkınlara neden oldu. Biz projemizde hem bu taşkın hem de depremden sonra yüzey şekillerinde gerçekleşen değişimi ve taşkın risklerini araştırıyoruz. NASA platformlarından iklim verileri, bitki örtüsündeki ve topraktaki değişiklikleri izliyoruz. Kendi geliştirdiğimiz açık kaynaklı Landlab adlı modeli bütün deprem bölgesi için kuruyoruz. Projemiz, NASA Afetler Programı hedeflerine katkıda bulunacak, çünkü sonuçlar, deprem bölgesindeki savunmasız insan popülasyonları, altyapı ve tarım arazilerinin bulunduğu yüksek maruziyet alanlarında afet müdahalesi ve basamaklı heyelan tehlikelerinin azaltılması çabaları için değerli bilgiler sağlayacak eyleme dönüştürülebilecek. Depremden etkilenen bölgelerde gelecekteki yerleşimlerin planlanması için bu tür ölçeklenebilir modelleme araçlarının geliştirilmesine çok acil bir ihtiyaç var. Türkiye’de geliştirilen heyelan ve sel etki veri setleri, NASA’nın Kooperatif Açık Çevrimiçi Heyelan Deposu’nda yayınlanacak. Bu çalışmanın bulguları, sahada yapılacak daha sonraki araştırmalara yol gösterme potansiyeline sahip olacak” dedi.



Türkiye genelinde kullanılması amaçlanıyor


Prof. Dr. İstanbulluoğlu, “Bu modellemeyi bütün Türkiye genelinde kullanmak ve yaymak istiyoruz. Modellerimizde, orman yangınları sonucu ortaya çıkabilecek olan yüzey su akışlarındaki artış, taşkın ve erozyon riskleri bulunuyor. Yıllarca teoriyle uğraştık, artık daha büyük alanlara belirsizlik ve risk metotları uygulayarak yaygınlaştırabiliriz. Geliştirdiğimiz model ve teorinin ortaya konması ve bunun insanlar için faydalı olmasını istiyorum. Bu proje, yerleşim yerlerinin değiştirilmesinde ve bundan sonra seçilecek yerleşim yerlerinin seçiminde ve genel olarak tabiatı anlamada kullanılabilir” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Mardin’de TÜGVA "İhtisas Akademi Lansman Programı" Mardin’de Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından "İhtisas Akademi Lansman Programı" düzenlendi. Artuklu Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı’nda konuşan Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, şehrin köklü eğitim geleneğine vurgu yaptı. Zinciriye, Kasımiye ve Hatuniye medreselerinin ilim yolculuğundaki önemine değinen Akkoyun, bu mirasın en güçlü taşıyıcılarının gençler olduğunu ifade etti. TÜGVA’nın gençlere yönelik çalışmalarını "gönüllere dokunan bir irfan hareketi" olarak nitelendiren Akkoyun, vakfın sadece projelerle değil gençlerin karakter gelişimine katkı sağlayan faaliyetleriyle de öne çıktığını söyledi. Gençlerin ilmi, ahlaki ve sosyal yönden gelişimini esas alan bu tür programların medeniyet tasavvurunun temelini oluşturduğunu dile getirdi. "İlk emri ‘oku’ olan bir medeniyetin mensuplarıyız" diyen Akkoyun, okuma kültürünün önemine dikkat çekerek, düşünme ve üretme becerilerinin gençlere kazandırılması gerektiğini belirtti. Vali Akkoyun, gençlerin geçmişi bilen, geleceğe yön veren bireyler olarak yetişmesinin önemine işaret etti. Konuşmasında bilim insanlarına da değinen Vali Akkoyun, El-Cezeri ve Aziz Sancar gibi isimlerin izinden gidecek yeni nesillerin yetişeceğine inandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine de vurgu yapan Vali Akkoyun, Türkiye’nin küresel gelişmelere karşı adalet ve vicdan eksenli bir duruş sergilediğini belirtti. Mazlumların yanında olmanın ve haksızlıklara karşı durmanın önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Gençlere yönelik yatırımların süreceğini ifade eden Akkoyun, Mardin’de çocukların ve gençlerin refahı için çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini kaydetti. Vali Akkoyun, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek, "İhtisas Akademi Programı"nın gençler için hayırlı olmasını temenni etti. Mardin TÜGVA İl Başkanı Emin Kurtay ise, gençliğin sadece geleceğin değil, bugünün de en büyük gücü olduğunu vurguladı. Mardin’in tarihi ve kültürel zenginliğine dikkat çeken Kurtay, "Mardin, tarihin taşlarla nakşedildiği, inançların ve kültürlerin aynı gökyüzü altında kardeşçe yaşadığı kadim bir şehir. Bu şehirde genç olmak sadece bir yaş aralığı değil; bir mirası taşımak, bir medeniyeti omuzlamak demektir" ifadelerini kullandı. Türkiye Gençlik Vakfı olarak gençliğe bakış açılarını da paylaşan Kurtay, gençlerin yalnızca geleceğin teminatı olarak görülmediğini belirterek, "Gençlik bugünün en büyük gücü, en sahici hakikati ve en büyük umududur" dedi. İhtisas Akademi Programı’nın önemine değinen Kurtay, programın sadece bir eğitim faaliyeti olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "İhtisas Akademi’yi bir akademi programı olmasının ötesinde bir ufuk, bir istikamet ve bir inşa süreci olarak görüyoruz. Bu programla hedefimiz; gençlerimizin entelektüel birikimini güçlendirmek, düşünce dünyasını ve hayallerini derinleştirmek, sadece bilgiyle donanmış değil aynı zamanda hikmetle yoğrulmuş bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır." Programa katılan TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, TÜGVA’nın yaklaşık 13 ana proje ile gençlere ulaştığını belirterek, bu projeler arasında en kıymetlisinin İhtisas Akademi olduğunu ifade etti. Programın mottosunu da paylaşan Beşinci, "Her yerde olan hiçbir yerdedir. Bir yerde olan her yerdedir" sözleriyle ihtisaslaşmanın önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın programın içeriğini, üslubunu ve hedefini yansıttığını belirten Beşinci, gençlerin belirli alanlarda uzmanlaşmasının gerekliliğini vurguladı. Gençlerin kişisel gelişimlerine katkı sunmayı amaçladıklarını dile getiren Beşinci, İhtisas Akademi kapsamında eğitimler, alanında uzman isimler ve tecrübeli gazetecilerle gençlerin bir araya getirileceğini söyledi. Bu buluşmalar sayesinde bilgi ve tecrübe paylaşımının sağlanacağını ifade etti.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, nefretin dili yerine; barışın evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" dedi. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde bölgesel ve küresel gelişmelere yönelik açıklamaları; birlik, kardeşlik ve ortak değerler etrafında kenetlenmemizin tarihi bir sorumluluk olduğunu açıkça ilan etmektedir. Ülkemiz uluslararası alanda ‘Güvenli Liman Türkiye’ olarak anılıyorsa bu, ırk, mezhep, din ve dil ayrımlarını reddeden; insanlık ortak paydasını önceleyen duruşumuzun neticesidir. Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin mazlumların yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Duran, "Bu çerçevede ülkemiz, krizlerin ortasında istikrarı temsil eden, kaos ve savaş çığırtkanlıklarının içinde ‘Barışın Anahtarı’ olmayı sürdürmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği üzere, ülkemiz hakikati korkusuzca dile getiren, mazlumun yanında duran ve küresel barış için sorumluluk üstlenen bir duruş sergilemektedir. Dün olduğu gibi bugün de bölgesel ve küresel gelişmeleri doğru okuyan, sağduyulu ve ilkeli politikalarıyla öne çıkmaktadır. Bu anlayışla; insani ve vicdani duruşumuzu esas alarak nerede bir mazlum varsa yanında olmaya, barış ve istikrar için tüm imkânlarımızla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.