GÜNDEM - 10 Mart 2026 Salı 10:10

EKOAYRA’dan afet uyarısı: "Bu işin şakası yok"

A
A
A
EKOAYRA’dan afet uyarısı: "Bu işin şakası yok"

İzmir’de afet riskinin azaltılmasına yönelik çalışmalar yapmak amacıyla İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) bünyesinde kurulan EKOAYRA, ilk danışma kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Deprem, yangın, kuraklık ve sel gibi doğal afetlere karşı dirençli bir kent oluşturulması için yapılacak projelerin ele alındığı toplantıda konuşan EKOAYRA Müdürü Prof. Dr. Gökhan Kılıç, "Sadece depreme odaklanamayız, İzmir’de tüm afetlere hazırlıklı olmalıyız. Daha önce nadir görülen afet türleri, son yıllarda art arda yaşandı. İzmir, doğadan gelen ciddi bir uyarıyla karşı karşıya. Bu işin şakası, kaybedecek zaman yok" dedi.


İzmir Ekonomi Üniversitesi Afet Yönetimi ve Risk Azaltma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (EKOAYRA) yoğun katılımla düzenlenen danışma kurulu toplantısı, kampüste gerçekleştirildi. Toplantıda; İzmir Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu, AFAD İl Müdürü Nazif Ekinci, İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Ceylan Öner, İEÜ Önceki Dönem Rektörü Prof. Dr. Murat Aşkar, Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Levent Eren, Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Doç. Dr. Sıtkı Egeli, Dr. Ebru Dığrak, Dr. Meriç Karagözler, Öğretim Görevlisi Dr. Serkan Bolat ve Nursun Üstünkarlı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Alper Baba ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) Afet Yönetimi Uzmanı Mert Aşçı hazır bulundu.



Uzaktan bağlantı ile katıldılar


AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu United States Geological Survey’den Prof. Dr. Mehmet Çelebi ve Washington Geological Survey’den Dr. Recep Çakır da çevrim içi bağlantı ile toplantıya katılarak bilgi, tecrübe ve önerilerini paylaştı.



Dirençli yerleşim alanları


Yaklaşık 2 saat süren toplantıda, İzmir’de afetle mücadele alanında atılması gereken adımlar ve çözüm önerileri konuşuldu. Kent genelinde afet riskinin azaltılmasının yanı sıra dirençli yerleşim alanlarının oluşturulması, toplumsal farkındalığın artırılması ve akademik bilginin İzmir için faydaya dönüşmesi için hayata geçirilecek yol haritasının da görüşüldüğü toplantıda; akademi, kamu ve özel sektör arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesinin önemine de vurgu yapıldı.



Somut adımlar atılmalı


Toplantıda, merkezin yapısı ve hedeflerine ilişkin bir sunum yapan EKOAYRA Müdürü Prof. Dr. Kılıç, İzmir için bütüncül bir risk azaltma yaklaşımının zorunlu hale geldiğini ifade etti. İzmir’in son yıllarda deprem, yangın, sel ve kuraklık gibi farklı afet türlerini yaşadığını hatırlatan Prof. Dr. Kılıç, "Bu tablo, İzmir’in doğrudan ve açık bir tehdit altında olduğunu gösteriyor. Bu nedenle yapılması gereken, yalnızca afet sonrası müdahaleyi konuşmak değil; afet gerçekleşmeden önce riskleri azaltacak somut adımları da hızla atmak" diye konuştu. Afetlere hazırlıksız bir kentin ekonomik olarak da kırılgan hale geleceğini belirten Prof. Dr. Kılıç, afet risk azaltımının aynı zamanda bir kalkınma ve sürdürülebilirlik meselesi olduğunu ifade etti.



Afet hazırlık modeli


Önümüzdeki dönemde hayata geçebilecek bazı projelere ilişkin hazırlık yaptıklarını ve tüm detaylar netleştikten sonra bunları kamuoyu ile paylaşacaklarını söyleyen Prof. Dr. Kılıç, "Okullar, kampüsler, sanayi bölgeleri ve kamu binaları için afet hazırlık modeli geliştirilebilir. EKOAYRA olarak, bu konuda pilot uygulamalar yaparak İzmir geneline örnek olacak bir sistem kurabiliriz. Toplumsal farkındalık ve eğitim de çok önemli. Afet riskini azaltmak, sadece teknik bir konu değil. Davranış değişikliği ve toplumsal bilinç de gerekli. Bu amaçla öğrencilere, ailelere ya da işletmelere yönelik düzenli eğitimler, atölye çalışmaları ve saha uygulamaları yapılabilir. Tüm bunları, ne derece uygulayabiliriz diye düşünüp planlamayı yapacağız" diye konuştu.



‘Dijital ikiz’ modeli gelebilir


Üzerine yoğunlaşmayı düşündükleri bir "dijital ikiz" çalışmasının da bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Kılıç, "Dijital ikiz; bir yerleşim yerinin fiziksel, çevresel ve işleyişsel unsurlarının analiz edilerek dijital ortamda bir kopyasının oluşturulması anlamına geliyor. Yani bölgedeki yolların, binaların, altyapının, nüfus hareketlerinin, trafik akışının ve su hatlarının dijital ortamda modellenip analiz edildiği bir sistem. Bu yaklaşım, afet meydana gelmeden önce risklerin görülmesini ve azaltılmasını hedefliyor. Bir bölgenin dijital ikizinin oluşturulabilmesi için drone fotogrametrisi, LiDAR taramaları, uydu görüntüleri, belediyelere ait GIS verileri, yapı envanteri ve sensör verileri gibi farklı kaynakların entegre edilmesiyle bölgenin detaylı bir sayısal modeli oluşturulmalı ve kapsamlı envanter bilgileri toplanmalı. Bölge yeterince tanındıktan sonra ise afet anında kaçış yollarının neresi olacağı, ilk müdahalenin hangi bölgelere yapılacağı, trafiğin ne yönde akacağı gibi farklı senaryolar üzerinde çalışılarak çözüm önerileri geliştirilebilir. Ayrıca farklı afet türleri için de ayrı senaryolar hazırlanabilir. Bazı pilot bölgelerde bunu hayata geçirme fikrimiz var. Planlamalar sürüyor; bunu başarabilirsek İzmir geneli için de örnek bir model ortaya koymuş oluruz" dedi.



EKOAYRA’dan afet uyarısı: "Bu işin şakası yok"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Dağ yöresinin hamisi Mustafa Bozbey’dir Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Keles ilçesinde düzenlenen iftar programında vatandaşlarla aynı sofrayı paylaşan Başkan Mustafa Bozbey, "Artık dağ yöresinin de Keles’in de hamisi var. Bu hami de Mustafa Bozbey’dir. Halkımıza her türlü desteği vermeye hazırız" dedi. Ramazan ayı boyunca her gün farklı bir ilçede düzenlediği iftar programıyla yüzlerce insanı buluşturan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kardeşlik sofrasını bu kez Keles ilçesinde kurdu. Keles Spor Salonu’ndaki programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey, CHP Keles İlçe Başkanı Cevat Acar, Tarım Peyzaj AŞ Genel Müdürü Sedat Akar, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İlçede büyük bir coşkuyla karşılanan Başkan Mustafa Bozbey, masaları tek tek dolaşarak Keleslilerle sohbet etti. Kardeşliği güçlendiren buluşma On bir ayın sultanı Ramazan ayının bereketini ve huzurunu ilçelerde düzenledikleri programlarla paylaşmaya devam ettiklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, gönüllerin birleştiği, kardeşliğin güçlendiği, bereketin çoğaldığı ve güzel sohbetlerin paylaşıldığı sofrada Keleslilerle buluşmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Dağ yöresinin hamisi Mustafa Bozbey’dir Kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda birçok hizmeti gerçekleştirdiklerini anlatan Başkan Bozbey, "4 dağ ilçesinin güzel insanlarına bir kez daha sesleniyorum. Yakın gelecekte toprağın her bir santimetresi çok kıymetli olacak. Toprağınıza sahip çıkın. Mazottan fide desteğine, sulama borusundan gübre desteğine kadar birçok konuda Büyükşehir Belediyesi olarak çiftçimizin yanındayız. Artık dağ yöresinin bir hamisi var. Keles’in de hamisi var. Bu hami de Mustafa Bozbey’dir. Üretim yaptığınız müddetçe yanınızdayız. Kol kola çalışıyoruz. Her türlü desteği vermeye hazırız" diye konuştu. 25 yıldır yapılamayan yolları tamamladık Dağ bölgesinin turizm potansiyelini artırmak için projeler geliştirdiklerini vurgulayan Başkan Bozbey, Keles’in doğasıyla, üretimiyle ve kültürel zenginliğiyle potansiyeli güçlü olan bir ilçe olduğunu belirtti. Dağ ilçelerine sağlanan arı kovanı desteğine kadınların büyük ilgi göstermesinin de sevindirici olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, arıcılık yapacak olan kadınların Türkiye’ye örnek olacağını söyledi. Tüm ilçelerde olduğu gibi Keles’te de altyapı hizmetlerini aralıksız sürdürdüklerini hatırlatan Başkan Bozbey, "Eksiklikleri biliyoruz. Muhtarlar bizim hizmette yol arkadaşlarımızdır. 25 yıldır yapılamayan yolları kısa sürede içerisinde tamamladık. Yörenin her bir santimetresine sahip çıkmanız çok önemli. Hayırlı Ramazanlar diliyorum. Şimdiden Ramazan Bayramınızı kutluyorum" dedi.
İstanbul Küçükçekmece’de iftar sofralarına ve Ramazan etkinliklerine yoğun ilgi Küçükçekmece’de 6 farklı noktada kurulan iftar sofralarına ve iftariyelik dağıtım noktalarına vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Küçükçekmece Belediyesi tarafından ilçenin 6 farklı noktasında kurulan iftar sofralarına ve iftariyelik dağıtım noktalarına vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Ramazan ayının manevi atmosferine uygun olarak Sefaköy ile Cennet Kültür ve Sanat Merkezleri’nde gerçekleştirilen geleneksel ve kültürel etkinliklere de 7’den 70’e yetmişe vatandaşlar katılım sağlıyor. Fatih, Kanarya, Halkalı Merkez ve Yarımburgaz mahalleleri Taziyevi ve Çok Amaçlı Salonlarında kurulan iftar sofralarında yüzlerce kişi Ramazan’ın bereketini aynı sofrada paylaşıyor. Ayrıca iftara yetişemeyen vatandaşlar için gerçekleştirilen sıcak yemek dağıtımında uzun kuyruklar oluşuyor. İftar sofralarında vatandaşları yalnız bırakmayan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, "Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın ve gönüllerin birleştiği mübarek bir aydır. Her yıl olduğu gibi bu yılda iftar sofralarında komşularımla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. Ramazan ayının ruhunu Küçükçekmece’de yaşatmak adına iftar sofraları kuruyor, geleneksel ve kültürel etkinlikler düzenliyoruz. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul etsin, birlik ve beraberliğimizi daim etsin’’ dedi. Ramazan etkinlikleri devam ediyor Her yaştan Küçükçekmeceliye hitap eden ve Ramazan ayına uygun olarak düzenlenen yetişkin ve çocuk atölyeleri ile sahne gösterileri ilçede Ramazan boyunca hız kesmeden devam edecek.
İstanbul Beylikdüzü’nde çifte kadın cinayeti davası karara bağlandı, 2 sanık müebbet hapis cezasına çarptırıldı Beylikdüzü’nde eşini 38 defa bıçaklayıp ardından boğazını kesen, uyuyan baldızını ise 22 defa bıçaklayarak öldüren Ferhat Boduroğlu ve ona yardım ettiği iddia edilen arkadaşı Arif Türkan’ın yargılandığı davada karar açıklandı. Heyet, sanık Ferhat Boduroğlu’nu takdiri indirimle müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanık Arif Türkan’ın ise bir suçtan müebbet hapsine, bir suçtan ise beraatına hükmetti. Beylikdüzü’nde 17 Eylül 2022’de meydana gelen olayda, Ferhat Boduroğlu (31), boşanma aşamasında olduğu Vildan Boduroğlu’nu (23) evlerinde 38 kez bıçaklayıp boğazını kestikten sonra üst katta uyuyan ve eşinin kendisinden ayrılmasından sorumlu tuttuğu 18 yaşındaki baldızı Fatma Zehra Koyun’u da 22 yerinden bıçaklayarak öldürmüştü. Boduroğlu eşini ve baldızını öldürdükten sonra fotoğraflarını çekerek eşinin ailesine yollamıştı. Sanık Boduroğlu cinayetten sonra kızıyla bir fotoğrafını ise sosyal medya hesabından "Kızımla son foto geldik be kızım" notuyla paylaşmıştı. Öte yandan Boduroğlu’nun arkadaşı Arif Türkan’ın ise cinayete yardım ettiği iddia edilmişti. Boduroğlu ve Türkan’ın yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Ferhat Boduroğlu ile Arif Türkan hazır bulundu. Duruşmaya cinayete kurban giden kız kardeşlerin babası Mustafa Koyun ile taraf avukatları da katıldı. Sanık hakkında müebbet hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Ferhat Boduroğlu hakkında, ‘eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ardından ise bu cezada sanığın tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak takdiri indirimle müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Sanık Boduroğlu ayrıca, maktul Fatma Zehra Koyun’a yönelik takdiri indirim uygulanarak ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın cezasında takdiri indirim uygulandı Heyet, sanık Arif Türkan’ın ise Fatma Zehra Koyun’a karşı üzerine atılı ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan suçun canavarca hisle ve eziyet çektirme unsurlarının oluşmadığı, sanığın eyleminin, ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçu kapsamında kaldığı gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, bu cezanın ise takdiri indirim uygulanarak müebbet hapis cezasına indirilmesine hükmetti. Heyet, sanık Türkan’ın maktul Vildan Boduroğlu’na yönelik ise ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek eşe karşı kasten öldürmeye iştirak’ suçundan sanığın üzerine atılı suçta mahkumiyetine yeterli derecede her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunamadığı gerekçesiyle beraatına hükmetti. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, evli olan Vildan Boduroğlu ve Ferhat Boduroğlu’nun aralarında bir süredir geçimsizlik olduğu ve ayrılma aşamasında oldukları, bu sebeple Vildan’ın çocuğunu alarak kardeşi Fatma Zehra Koyun’la birlikte yaşamaya başladığı anlatılmıştı. Olay günü sanık Ferhat ve maktul Vildan’ın buluşmak için anlaştıkları, Vildan ve kız kardeşi Fatma Zehra’nın yanlarında çocukla birlikte Ferhat’ın evine gittikleri, ayrıca evde diğer sanık Arif Türkan ve tanık Emre’nin de bulunduğu iddianamede belirtilmişti. İddianamede, sanık ve maktullerin gece geç saatlere kadar alkol aldıkları, ertesi gün Ferhat Boduroğlu ve Vildan Boduroğlu’nun tartışmaya başladıkları, tartışma esnasında sanık Ferhat’ın maktul Vildan’ı 38 kere bıçakladığı ve boğazını kestiği aktarılmıştı. Hazırlanan iddianamede, Ferhat Boduroğlu’nun üst katta uyuyan maktul Fatma Zehra Koyun’u da eşinin kendisinden ayrılması ve kötü hayat yaşaması nedeniyle suçladığı ve 22 defa bıçaklayarak öldürdüğü açıklanmıştı. Sanığın ardından kızını yanına alarak evden çıktığı iddianamede belirtilmişti. İddianamede Arif Türkan’ın sanık Ferhat’tan 24 dakika önce evden çıktığı ancak çelişkili beyanlarına göre olay anında evde bulunduğu ve cinayete yardım ettiği düşünüldüğü belirtilmişti. Ferhat Boduroğlu hakkında ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek eşini kasten öldürme’ ve ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, sanık Arif Türkan hakkında 2 kez ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan 40 yıla kadar hapis cezası istenmişti.