TEKNOLOJİ - 15 Mayıs 2025 Perşembe 09:52

Gıdanın geleceği için buluştular

A
A
A
Gıdanın geleceği için buluştular

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın (TTGV) öncül programlarından İklim Lab Komünite Programı, İklim Teknolojileri Panel serisinin on birincisi İzmir’de düzenledi. Yaşar Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen oturumlarda alternatif protein teknolojileri, yatırımlar ve gelecek öngörüleri üzerine alanında uzman isimler bir araya gelirken, kamu, özel sektör, akademi ve girişim dünyası buluştu.


TTGV Geliştirme Programları Direktörü Evren Bükülmez ve Yaşar Üniversitesi BTTO Müdür Vekili Necip Atılgan’ın açış konuşmalarını yaptığı etkinlik Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. EIT Food Güney Ortaklık Yöneticisi Carmen Galindo Rodriguez’in Avrupa’daki gıda inovasyonu üzerine ana konuşmacı olarak açışını yaptığı panel serisinde ortak nokta yaşanabilir bir dünya için sürdürülebilirlik çatısında herkesin elini taşın altına koyması gerektiği oldu.


Moderatörlüğünü İklim Lab Uzmanı Esra Boran’ın üstlendiği EIT Food: Tarım ve Gıda Ekosisteminde Yenilikçi Oturumlar Paneli’nde Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, EIT Food Türkiye Temsilcisi, Impact Hub İstanbul ve Foodback Kurucu Ortağı Ayşe Sabuncu ve Biopols Kurucusu Sena Tarım Yalçınkaya yer aldı.



Gıdada yeşil teknoloji uygulamaları


İklim değişikliğinin sonuçları ve nüfus artışıyla birlikte güvenilir gıdaya erişimin giderek zorlaştığını bu nedenle iklim teknolojilerinin önemli bir fırsat alanı olarak öne çıktığını ifade eden Uzel, gıdalarda yeşil teknoloji uygulamaları, döngüsel gıda sistemleri ve alternatif protein teknolojileri gibi alanların dikkat çektiğini vurguladı.


EIT Food Türkiye temsilcisi Sabuncu ise EIT Food yapısı altında gıda ve tarım sektöründe keşfedilmeye değer pek çok fırsat olduğunun altını çizerken, girişimciler, araştırmacılar ve öğrenciler için bu alanın büyük fırsatlar sunduğuna bunun için kendilerinin de mentörlük çalışmaları yürüttüklerini iletti.


Gıda ambalaj sektörü için gıda israfının önlenmesi amacı ile geliştirdiği solüsyon ile meyve ve sebzelerin gıda ömrünü uzattığını belirten Biopols Kurucusu Tarım ise biyopolimer malzemelerin yaygınlaştırılmasının sürdürülebilir bir dünya için önemli olduğuna dikkat çekti. EIT Food çatısı altında hibe almasının yanı sıra işbirliği yapabileceği paydaşlar ile ağ kurması ve mentörlük destekleri açısından da bir çok kazanım elde ettiğini belirtti.



Gıdada ticarileşme fırsatları


Panel serisinin ikinci oturumu Değişen Gıda Değer Zincirinde Yenilikçi Teknolojiler ve Ticarileşme Fırsatları üzerine İklim Lab Uzmanı Buse Hıdıroğlu moderasyonunda TTGV Yenilikçi Teknoloji Programları Direktörü Dr. E. Serdar Gökpınar, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü, Kök Projekt Kurucu Ortağı ve TTGV İklim Lab İklim Öncüsü Semi Hakim ve Çamlı Yem Besicilik Yem İş Ünitesi Müdürü Tamer Ermiş’in katılımları ile gerçekleştirildi.


Oturumda İTB Genel Sekreteri Güdücü İzmir Tarım Teknolojileri Merkezi’ndeki bitkisel üretim, akıllı seracılık uygulamaları, agrivolkaik ve kontrollü üretim sistemleri teknolojilerinin detaylarını paylaşırken; Ermiş, Türkiye’deki yem sektörüne dair güncel durumu, yemin besin zincirindeki yeri ve alternatif yem teknolojilerine dair gelişmeleri paylaştı. Kök Projekt kurucusu Hakim’in global ölçekte tarım-gıda ekosistemindeki deneyimlerini anlattığı oturumda TTGV Direktörü Gökpınar vakıfta öne çıkan iklim teknolojileri çalışmalarının yanı sıra dünyanın ve Türkiye’nin güncel durum değerlendirmesi ve gelecek öngörülerini aktardı.



Gıdanın geleceği için buluştular

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.