ASAYİŞ - 13 Ekim 2025 Pazartesi 21:42

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yolsuzluk davasında savcı mütaalasını açıkladı

A
A
A
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yolsuzluk davasında savcı mütaalasını açıkladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’a yönelik soruşturmada kooperatiflerdeki usulsüzlük iddiaları ile ilgili açılan davanın 2’inci duruşmasında savcı mütaalasını açıkladı. Mütalaada, tutuklu bulunan 6 sanıktan 5’inin tutukluluk halinin devamı, 1 sanığın ise tahliyesi talep edildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi (İZBB) iştiraklerinden İZBETON AŞ’de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz’da geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan kapsamlı soruşturma kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verilldi. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınanlar arasında dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 139 şüpheli yer aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Soyer ve Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu 60 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 58 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kalan şüpheliler ise herhangi bir tedbir uygulanmadan serbest bırakıldı.

İddianame hazırlandı

İzmir’in farklı ilçelerinde yürütülen kentsel dönüşüm projelerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede, Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe-Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları yer aldı. Soruşturma kapsamında 449 mağdur, 7 müşteki ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ’nin de suçtan zarar görenler arasında olduğu belirtildi. Aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 6’sı tutuklu toplam 65 şüpheli hakkında her biri için 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

5 tahliye

Soyer, Kaya ve Aslanoğlu’nun aralarında bulunduğu 11 tutuklu 65 sanık gecen ay İzmir Adliyesi 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı. Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen ve 3 gün süren duruşmanın ardından İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Levent İşler, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Sevcan Tınaztepe, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Sertaç Dölek, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Gürhan Özata ve eski İZBETON Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Alphan Bozan tahliye edildi. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, SS İş Dünyası Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Cihangir Lübiç, eski İZBETON Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Şimşek, eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İZBETON Yönetim Kurulu Başkanvekili Barış Karcı ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, savunması alınan tüm tutuksuz sanıkların adli kontrol şartları da kaldırıldı.

İZBB’den mahkemeye yazı

Suçtan zarar görenler listesinde bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden mahkemeye sunulan yazıda seyahat bedeli, konaklama ve organizasyon harcamalarındaki usulsüzlük iddiaları ile ilgili kamu zararına rastlanılmadığını belirten yazının geldiği ve dosyaya konduğu belirtildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, SS İş Dünyası Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Cihangir Lübiç, eski İZBETON Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Şimşek, eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İZBETON Yönetim Kurulu Başkanvekili Barış Karcı ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler, CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, sanık yakınları ve partililer katıldı. Aralarında Şenol Aslanoğlu, Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu 6’sı tutuklu 65 sanıklı davada 2. duruşma bugün görüldü. Duruşma, ifadesi alınmayan sanıkların ifadeleriyle başladı. Mahkemede söz alan Soyer, Aslanoğlu ve Kaya, savunmalarını mütalaanın sunulmasının ardından yapacaklarını beyan etti. Verilen 1 saatlik aranın ardından duruşma, mağdur beyanlarının alınmasıyla sürdü.

Mağdurlardan Hediye Aksu, "Şu an 1 lira ödeyecek durumum yok. Ben 815 bin TL ödedim. Genel Kurula katıldık ancak herhangi bir şeye imza atmadım. Para istediklerini duyunca toplantıyı terk ettim. Eskalasyon bedeli olarak 1 milyon ödeme istediler. Ben 30 bin lira kirayı veremiyorum. Barınmamı sağlayacak bir gelirim yok. Ben isim olarak kimseyi tanımıyorum. Sanıklardan davacı ve şikayetçiyim" dedi.

Mağdurlardan Furkan Umur Zengin ise, "Kooperatif seçimleri öncesinde benim numaramı bulan birileri, 6 ay öncesinden beni arayarak kamuoyu oluşturmaya çalıştılar. ‘Diğer etaplarda yolsuzluk tespit edildi, dördüncü etapta da olduğunda dair bilgimiz yok ama şüphelerimiz var. Bize oy verin, biz bu yolsuzlukları ortaya çıkartalım’ denildi. Sebeplerini sordum, bilgi vermediler. Ben maddi olarak mağdurum ve canım yandı ama suçluların şu an sanık sandalyesinde oturanlar olduğuna emin değilim. Şikayetçi ve davacı değilim" diye konuştu.

Mütaala açıklandı

Mağdurların ifadelerinin ardından savcı mütaalasını açıkladı. Savcılık makamı, Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Arzu Özçelik hakkında zorla getirme kararı talep etti. Mütalaada mağdurlar ve suçtan zarar gören müştekilerin katılma taleplerinin kabulü, adli kontrolün kaldırılması taleplerinin reddi ve bilirkişi raporu, Danıştay ve Sayıştay raporları uyarınca sanıkların sosyo ekonomik seviyeleri ve konumları itibarıyla delilleri etkileme ihtimali, delillerin yeteri kadar toplanmamış olması, bilirkişi raporu ile delillerin artma ihtimali itibarıyla Barış Karcı, Heval Savaş Kaya, Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu, Cihangir Lübiç’in tutukluluk hallerinin devamı ve Hüseyin Şimşek’in tahliyesi ve adli kontrolü talep edildi.

Abdurrahman Derici



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Sahte yatırım uygulamasıyla milyonluk vurguna 8 tutuklama Kocaeli merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda, kendilerini yatırım firması yöneticisi olarak tanıtan şüphelilerin, vatandaşları sahte uygulamalar üzerinden dolandırarak milyonlarca lirayı paravan şirket hesapları ve kripto borsaları aracılığıyla yurt dışına aktardığı tespit edildi. Operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden 8’i tutuklandı. Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, siber suçların önlenmesi ve faillerin yakalanmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar kapsamında yatırım dolandırıcılığı yapan şebekeyi takibe aldı. Yapılan incelemelerde, yabancı şahıslar adına çıkarılan telefon hatları üzerinden vatandaşlarla iletişime geçen şüphelilerin, kendilerini borsa yatırım firmalarının yöneticisi olarak tanıttıkları belirlendi. Şüphelilerin mağdurlara "ticaret" isimli uygulamayı yükleterek yatırım vaadinde bulunduğu, gönderilen paraları ise kurdukları paravan şirketlerin banka hesaplarına aktardıkları tespit edildi. Hesaplara yatırılan paraların banka şubelerinden çekildiği, ardından döviz olarak yurt dışındaki hesaplara ya da çeşitli kripto para borsalarına transfer edildiği öğrenildi. 1 milyon liradan fazla para transferi tespit edildi Soruşturma kapsamında Kocaeli’de yaşayan bir vatandaşın, şüphelilere ait hesaba 1 milyon 46 bin 813 lira gönderdiği belirlendi. Elde edilen deliller doğrultusunda 5 Mayıs tarihinde 6 farklı ilde 10 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı. Ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile suç unsuruna el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından şüphelilerden biri serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen 8 şüpheli ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Bartın BARÜ’de dijital çağda dezenformasyonla mücadele anlatıldı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) alanında uzman isimler tarafından dijital çağda doğru bilgiye ulaşmanın önemi ve dezenformasyonla mücadele çok yönlü perspektifle ele alındı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Bartın Üniversitesi (BARÜ) Dezenformasyonla Mücadele Kulübü iş birliğinde Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES programı kapsamında bir etkinlik düzenlendi. BARÜ İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Hakikat Ötesi Çağda Gerçeklik: Algoritmalar ve Biz" başlıklı panelde dijitalleşmenin bilgiye erişim ve hakikat üzerindeki etkileri değerlendirildi. Dezenformasyonla mücadele Programın açılışında konuşan İletişim Başkanlığı Ankara Bölge Müdürü Ahmet Ali Soylu, "Hakikat ötesi dediğimiz bu dijital çağda bilginin en hızlı şekilde yayıldığı, bununla birlikte bilgi kirliliği ve dezenformasyonun da onlarca kat hızlı yayıldığı bir zamanda yaşıyoruz. Kamu gücü olarak bununla mücadele etmek İletişim Başkanlığının görevidir. Bu nedenle İletişim Başkanlığı ile üniversitelerin bünyesinde bulunan dezenformasyonla mücadele kulüplerinin çalışmalarını çok kıymetli ve verimli buluyorum. Çünkü hakikat mücadelesinin birer parçası durumundalar. Ankara Bölge Müdürlüğü olarak İletişim Başkanlığının ulusal çapta vermiş olduğu dezenformasyonla mücadeleyi yerel bazda gazetelerin, internet haber sitelerinin, dergilerin, kamu kuruluşlarının nezdinde biz veriyoruz. Dezenformasyonla mücadele bu nedenle çok önemli bir konu ve bugün burada yapılacak olan panelin gençlerimizin hoşlanacağı, seveceği bir platform oluşturacağına inanıyorum." dedi. Rektör Akkaya: "Dezenformasyon ve manipülasyona karşı bilinçli olmalıyız." Algı ve geçeklik BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise "Algı ve gerçeklik iki farklı kavram. Maalesef insanoğlu gerçekliği aramak yerine algılar peşinde. Algı oluşturma peşinde diğer bir ifadeyle propaganda peşinde. Bizler bu noktada çok hassas davranmalıyız. İhtiyaçlarımız, amaçlarımız doğrultusunda okumalı, eleştirel düşünmeliyiz. Eleştirel düşünen insan; iyiyle kötüyü, güzelle çirkini, doğruyla yanlışı ayırt edebilen fakat bunu kanıtlara dayalı yapan insandır. İşte bu noktada dezenformasyonun etkileri devreye giriyor. Mesela bilgi çarpıtmaları. Algoritmalarla çok fazla yalan haber ve manipülasyona açık durumla karşılaşıyoruz. Bizler işin gerçeğine vâkıf olmalı ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz. Bu konuda Üniversitemiz bünyesinde Dezenformasyonla Mücadele Kulübümüz eğitimler sunuyor, projeler geliştiriyor. Bugün de kulübümüzün düzenlediği bu etkinlikte yapay zekâ, algoritmalar, manipülasyonlar ve dezenformasyon üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapılacak." diye konuştu. Algoritmalar, yapay zekâ ve medyanın etkileri Ardından geçilen panelin moderatörlüğünü BARÜ Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Özkan Avcı yaparken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) Daire Başkanı Mustafa Ermiş, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden Avukat Rabia Gürer ve gazeteci Güngör Yavuzaslan konuşmacı olarak yer aldı. Panelde ilk olarak Mustafa Ermiş, "Teknoloji Çağında İnsan Odaklı Dönüşüm: Yeni Nesil Yetkinlikler" konu başlığında BTK Akademi altyapısında bulunan eğitim içerikleri hakkında bilgiler vererek öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Yapay zekânın iş hayatına etkisine de değinen Ermiş, teknolojinin meslekleri ortadan kaldırmayacağını ancak yapay zekâyı etkin kullanan kişilerin avantajlı konumda olacağını belirtti. Avukat Rabia Gürer, İletişim Başkanlığı tarafından dezenformasyonla mücadele konusunda yürütülen faaliyetlere değindi. Gürer, suç teşkil eden konuları örnekler vererek açıklarken sürecin hukuki boyutuna dair bilgilendirmelerde bulundu. Güngör Yavuzaslan ise sanal medya ve sosyal medya farkını anlatarak gerçeklikle yalan arasındaki durumu gazeteci perspektifinden ele aldı. Ayrıca Yavuzaslan, gençlerin dezenformasyon konusunda bilinçli olmaları gerektiğini güncel olaylar üzerinden aktararak yapay zekânın ve sanal medyanın esiri olmamaları gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.