GÜNDEM - 14 Ekim 2025 Salı 14:18

İzmir’de 6.6 büyüklüğünde depreme, helikopterle müdahale tatbikatı

A
A
A
İzmir’de 6.6 büyüklüğünde depreme, helikopterle müdahale tatbikatı

İçişleri Bakanlığı’nın 2025 yılı tatbikat programı kapsamında, Manisa merkezli meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki deprem senaryosuna dayanan, bölgesel masa başı ve saha tatbikatı İzmir’de gerçekleştirildi. AFAD’ın düzenlediği tatbikatta, deprem senaryosu üzerinden ilerlenerek enkazdan yaralı tahliyesi ve helikopter destekli kurtarma çalışmaları yapıldı.


İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından muhtemel bir depreme hazırlık amacıyla geniş kapsamlı bir tatbikat düzenlendi. Masa başı ve saha uygulamalarından oluşan tatbikat, Manisa merkezli 6.6 büyüklüğünde bir depremin ardından yapılacak müdahaleleri konu aldı. Senaryo gereği depremin hemen ardından, aralarında emniyet, jandarma, sağlık ve belediye ekiplerinin de bulunduğu kurum temsilcileri, AFAD İl Müdürlüğü’nde toplanarak kriz masası oluşturdu. Masa başı koordinasyonun ardından arama kurtarma ekipleri sahada görev aldı. Yıkılmış bina enkazlarında yapılan çalışmalarda, arama kurtarma köpekleri ve ileri teknolojik cihazlar kullanıldı. Enkaz altında yaralı olarak senaryoya dahil edilen cansız mankenler, ekipler tarafından yürütülen çalışmalar sonucu çıkarıldı. Çatıya çıkartılan yaralı cansız manken Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait kara helikopteriyle gerçeği aratmayan bir operasyonla kurtarıldı.


İzmir özelinde Vali Dr. Süleyman Elban sevk ve idaresinde gerçekleştirilen tatbikatta; afet ve acil durumlara müdahale hazırlıklarının tatbikatlar yoluyla denenmesi, Ege Bölgesi’nde meydana gelebilecek muhtemel bir depremde Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında destek illerin intikali, il ve ilçe AFAD Yönetim Merkezleri’nin 0. (sıfırıncı) dakikadan itibaren, özellikle afet yönetiim süreçlerine katılımı amaçlandı. İl Afet müdahale planında görevli tüm paydaş kamu ve özel kurum ve kuruluşların müdahale kapasitesi ile koordinasyon içerisinde çalışma kabiliyetlerini geliştirmeyi ve planlarda görevli personelin eğitilmesini de amaçlayan tatbikatta, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinden elde edilen tecrübeyle kamu ve özel sektör kaynaklarının etkin kullanılması, tüm müdahale gruplarının afet yönetim süreçlerine katılımı, afet gruplarının imkân ve kabiliyetlerinin ihtiyaçlara göre ölçülmesi hedeflendi.


Tatbikata, İzmir İli Afet Müdahale Planı’nda yer alan İzmir AFAD Merkezi başta olmak üzere, senaryoya konu depremden etkilenen İzmir ilçelerinin de dahil edildiğini kaydeden Vali Dr. Süleyman Elban, "Tatbikat esnasında; Karşıyaka, Bornova, Bayraklı, Çiğli, Menemen, Aliağa, Kemalpaşa, Buca, Karabağlar, Konak, Gaziemir, Torbalı, Balçova, Menderes, Narlıdere, Bayındır, Tire, Foça, Bergama ve Kınık olmak üzere 20 ilçemizin ilçe AFAD yönetim merkezleri faaliyete geçirildi. İzmir İli Yerel Düzey 23 Afet Grubu ile birlikte fiili saha tatbikatımızı icra ettik. İl Afet ve Acil Durum Müdürü’müz Nazif Ekinci’den deprem senaryosuna göre ilk gelen bilgiler doğrultusunda genel durum hakkında bilgi aldıktan sonra, depremden etkilenen 20 ilçemizin kaymakamlarına video konferans ile canlı bağlantı kurarak ilçelerindeki son durumu öğrendik. Değerlendirmelerimizi yaptık. Tatbikatın sahadaki kısmında ise Menemen ilçemizde 2 enkaz, Bornova ilçemizde 1 enkaz ve Kemalpaşa ilçemizde 1 enkaz ve Akdeniz Kimya Fabrikası’nda; Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer (KBRN) tehditler tatbikatı fiilen icra ediliyor" dedi.



Tatbikata bin 299 personel 230 araç ve ekipman katılıyor


Tatbikatta, ilgili tüm kurum ve kuruluşların, önceden üzerlerine yüklenen görev ve sorumluluklar doğrultusunda hareket ettiğini vurgulayan Vali Elban, AFAD akrediteli sivil toplum kuruluşlarının da tatbikata dahil edildiğini belirterek, "Saha tatbikatına İzmir AFAD Arama ve Kurtarma Birliği, AFAD tarafından akredite edilen 18 kamu ve sivil toplum kuruluşu ekibiyle eğitimlerini tamamlamış 6 STK fiilen katılıyor. Tatbikatı 82 kurum ve kuruluştan bin 299 personel ve biri helikopter olmak üzere 230 araç ve ekipmanın fiilen katılımıyla icra ediyoruz" şeklinde konuştu.


Ülkemizin deprem başta olmak üzere bir dizi doğal afet riskiyle her an karşılaşabileceğini hatırlatan Vali Dr. Süleyman Elban, AFAD Başkanlığı tarafından hayata geçirilen ve geliştirilen Türkiye Afet Müdahale Planı’nın (TAMP), muhtemel afetlerde tüm vatandaşlarımızı doğrudan ilgilendiren oldukça önemli bir çalışma olduğunu ifade etti.



Vali Elban: "Afetlere karşı hazırlıklı olmalıyız"


İzmir’in deprem bakımından yüksek risk grubunda olduğunu anımsatan Vali Dr. Süleyman Elban, "Afetlerle mücadelede en etkili yöntem, risk gerçekleşmeden önce harekete geçmektir. Bu anlayışla hareket eden kamu kurumlarımız, akredite sivil toplum kuruluşlarımızla koordineli bir şekilde çalışarak, afet müdahale planlarını sürekli olarak gözden geçirip güncellemektedir. Hedefimiz, herhangi bir afet durumunda can ve mal kayıplarını en aza indirmek ve toplumun tüm kesimlerini bu sürecin aktif bir paydaşı haline getirmektir. Zira afetler sadece yıkıcı olaylar değil, aynı zamanda toplumsal dayanıklılığımızı sınayan ciddi birer sınavdır. Afetler gerçekleşmeden alınacak önlemlerin, afet sırasında gösterilecek refleksler kadar hayati olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle tüm kurumlarımız, muhtemel felaketlere karşı her an hazırlıklı olma bilinciyle sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmektedir. Temennimiz, güzel İzmir’imizin ve Aziz Milletimizin bir daha böylesi acı deneyimlerle karşılaşmamasıdır. Vatandaşlarımızdan da bu süreçte duyarlı davranmalarını, afetlere karşı hem bilinçli hem de hazırlıklı olmalarını özellikle rica ediyorum" şeklinde konuştu.



Çorumluoğlu: "Gerçeğini aratmayan bir tatbikat oldu"


Menemen ilçesindeki tatbikatın ardından açıklamalarda bulunan İzmir Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu, "Bildiğiniz gibi, bugün Manisa merkezli bir bölgesel tatbikat icra ediliyor. Bu Manisa merkezli bölgesel tatbikattan İzmir olarak 20 ilçemiz de etkileniyor. Bu ilçelerden 3 tanesinde canlı tatbikat planladık. Bunlar Menemen, Bornova, Kemalpaşa’dır. Biraz önce Kemalpaşa ilçemizde kimyasal bir tatbikat yaptık. Burada da kara havacılığın helikopteriyle bir kurtarma ve enkaz tatbikatını gerçekleştirdik. Gerçeği aratmayan bir tatbikat oldu. Ne kadar hazırlıklı olunduğunu da burada bir kez daha görmüş olduk. Şüphesiz ki biz İzmir’de bu çalışmaları yürütürken, kamu kurumlarının haricinde, sivil toplumdaki derneklerimiz ve kurtarma ekiplerimizle bir bütün olmaya çalışıyoruz. Çünkü Kahramanmaraş merkezli depremde gördük ki, geniş kapsamlı bir depremde ya da afette, yalnızca bizim birliklerimiz yeterli gelmiyor. Dolayısıyla, diğer kurtarma birliklerimizi ve ekiplerimizi akredite ediyoruz. Bu meyanda, hazırlıklarımızı en üst seviyeye çıkartmaya çalışıyoruz. Buradan da vatandaşlarımıza bir uyarıda bulunmak istiyorum. Bizim yapmak istediğimiz ve yaptığımız bütün bu çalışmalar, değerli arkadaşlar, afetin sonrasına yöneliktir. Afetten önce binalarımızın ve personelimizin hazırlıklı olması gerekiyor. Bu nedenle, vatandaşlarımızın da depreme hazırlıklı olmalarında büyük fayda görüyorum. İnşallah böyle büyük bir afet yaşamayız" diye ekledi.



İzmir’de 6.6 büyüklüğünde depreme, helikopterle müdahale tatbikatı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da vatandaşlar kendini polis ve savcı olarak tanıtıp 15 milyon lira dolandıran şüpheliler yakalandı Ankara’da kendini polis ve savcı olarak vatandaşları 15 milyon lira dolandıran bir grup şüpheli polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyon sonucu suçüstü yakalandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, Etimesgut İlçe Emniyetince yürütülen çalışmalar kapsamında, kendilerini polis ve savcı olarak tanıtarak Ankara’da vatandaşları dolandıran şüpheliler gerçekleştirilen operasyon sonucu suçüstü yakalandı. Yapılan tespitlerde, vatandaşların yaklaşık 15 milyon lira değerinde para ve ziynet eşyasını bir şüpheli şahsa elden teslim ettiği anlaşıldı. Şüpheli şahıslar mağdur kadını kilometrelerce uzakta kamerasız bir bölgeye çekti. Soruşturma kapsamında Şüphelilerin; mağduru korku ortamına sokarak döviz ve ziynet eşyası talep ettikleri anlaşıldı ve vatandaşın döviz ve ziynet eşyalarını verdikten hemen sonra dolandırıldığını anlaması sonrasında yapılan çalışmalarda şüphelinin adresi tespit edildi. Şüpheli şahsın mağdurdan aldığı ziynet ve paraları başka şahıslara teslim edeceği tespit edildi, parayı teslim almak için şahsın ikametine gelen şahıslarda asayiş ekiplerince suçüstü yakalandı. Şüphelilerden ele geçirilen döviz ve ziynet eşyaları sahiplerine teslim edildi. Yakalanan şüpheliler, işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilirken, olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "28 Şubat sürecinde yaşanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Kadınların inançlarından dolayı iş ve eğitim hayatının engellendiği ve açıkça dışlandığı dönemlerde ne yazık ki yaşanmıştır. 28 Şubat sürecinde yaşanan üniversite hayatından kamuya ve özel sektöre kadar uzanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla siyasetten iş dünyasına, spordan sanata, fabrikadan tarlaya, evden okula, hayatın her alanında var olan, emeğini, yüreğini, sabır, şefkat ve özveriyle ortaya koyarak hayata dokunan kadınlarımızın hikâyesini fotoğraflarla görünür kılmak amacıyla "Hayata Dokunan Kadınlar" sergisi düzenlendi. 5 Mart 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında gerçekleştirilen "Hayata Dokunan Kadınlar" sergisi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekerken aynı zamanda tarihe tanıklık eden kareler aracılığıyla kadınların toplumsal yaşamın her alanındaki varlığını ve emeğini gözler önüne sererek kadınların cesareti, azmi ve kararlılığıyla şekillenen hikâyelerini geçmişten bugüne taşıyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın açılışını yaptığı sergide çay hasadı yapan kadınlardan, seramik fabrikasında çalışan kadınlara, Ankara Radyosu’nda yayın yapan kadın spikerden Türkiye’nin ilk kadın taksi şoförüne, eğitimden sanata, kamusal alandan gündelik yaşama kadar hayata dokunan kadınlarımızın arşiv fotoğraflarına yer veriliyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı dijital görsel arşivinden derlenen siyah beyaz fotoğraflardan oluşan sergide 1934-1986 yılları arasında kadınların yaşamın farklı alanlarında iz bıraktığı anlara tanıklık eden 41 fotoğraf karesi yer alıyor. Serginin açılış programında konuşan İletişim Başkanı Duran, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle düzenlediğimiz bu sergide sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyorum. Elbette bugün sadece bir takvim günü değil. Kadın emeğinin, kadın aklını, kadın iradesini ve kadınların bu ülkenin geçmişindeki ve geleceğindeki üstlendiği belirleyici rolü güçlü bir biçimde ortaya koymak için toplandık. Sergimizde yer alan görseller, kadın emeğinin tarihsel dönüşümünü ve hayatın her alanında üstlendikleri sorumluluğu açıkça göstermektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim. Kadının onuru, emeği ve toplumsal kıymeti bizim için modern bir hak arayışının ötesinde medeniyetimizin temel değerleri arasında yer alan köklü bir anlayışın ifadesidir" diye konuştu. "Bizim kültürümüzde kadın, toplumu kuran, dönüştüren ve ayakta tutan asli bir öznedir" Türk kültüründeki kadının yerinin vurgulayan İletişim Başkanı Duran, "Bizim kültürümüzde kadın yalnızca önemli bir değer değil, toplumu kuran, dönüştüren ve ayakta tutan asli bir öznedir. Yakın ve uzak tarihimiz bunun en açık şahididir. Kurtuluş Savaşı’ndan, Cumhuriyet’in inşasına, 28 Şubat’tan, 15 Temmuz direnişine kadar kadınlarımız milletimizin kader anında önemli sorumluluklar almış ve belirleyici rol üstlenmiştir. Hepimizin malumu Cumhuriyet’le birlikte kadınlarımız seçme ve seçilme hakkına birçok Batı ülkesinden önce kavuşmuş, kamusal ve mesleki hayatta erkeklerle eşit şartlarda varlık göstermeye başlamıştır. Ancak açıkça ifade etmek isterim ki, kadının güçlenmesi yalnızca hukuki kazanımlarla değil, toplumsal gerçeklikle örtüşen politikalarla mümkündür" şeklinde konuştu. "28 Şubat sürecinde yaşanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" 28 Şubat döneminde kadınların yaşadığı zorlukların sona erdirildiğini hatırlatan Duran, "Nitekim kapsamlı sosyolojik araştırmalar, kadınların iş hayatına katılım konusunda güçlü bir irade ortaya koyduğunu, aynı zamanda çalışma hayatında eşit muamele beklentisinin hala tam anlamıyla karşılanamadığını göstermektedir. Bununla birlikte, kadınların inançlarından dolayı iş ve eğitim hayatının engellendiği ve açıkça dışlandığı dönemlerde ne yazık ki yaşanmıştır. 28 Şubat sürecinde yaşanan üniversite hayatından kamuya ve özel sektöre kadar uzanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde inanç özgürlüğünün önündeki tüm engeller ortadan kaldırılmıştır" ifadelerini kullandı. "Artık Türkiye’de kadınlar, karar alma mekanizmalarında da daha etkin biçimde yer almaktadır" Türkiye’nin son 25 yılda kadın haklarını güçlendirmek için neler yaptığını aktaran Duran, şunları kaydetti: "Türkiye özellikle son 25 yılda kadın haklarını güçlendirmeye yönelik kamu politikaları ve anayasal düzenlemelerle kadın erkek eşitliğini müesses hale getirme adına önemli adımlar atmıştır. Yine bu süreçte kadın istihdamını arttırmaya yönelik teşvikler hayata geçirilmiş, girişimci kadınların kredi ve hibe programları sunulmuş, doğum süt izni ve çocuk yardımı gibi uygulamalarla hukuki eşitliğin fiili zemini güçlendirilmiştir. Artık Türkiye’de kadınlar yalnız sahada değil, karar alma mekanizmalarında da daha etkin biçimde yer almaktadır. Bizim için kadınlarımızın gerçek anlamda güçlenmesi, şiddetten arındırılmış bir hayat, sosyal ve siyasal hayata etkin katılıp ekonomik güvence ve saygın bir çalışma ortamıyla doğrudan ilgilidir. Zira güçlü kadının güçlü aileyi, güçlü ailenin de güçlü toplumu inşa edeceğini düşünmekteyiz." "Kadının güçlenmesiyle ailenin güçlenmesi, birbirini tamamlayan iki unsur olarak görülmelidir" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Duran, "Kadının güçlenmesiyle ailenin güçlenmesi birbirine alternatif değil, birbirini tamamlayan iki unsur olarak görülmelidir. Bu minvalde, İletişim Başkanlığı olarak sorumluluk alanımız çerçevesinde aile değerlerimizin medyada ve iletişimin her sahasında görünür ve özendirici olması için son derece gayret gösteriyoruz. Bu konuda her birimizin sergilemiş olduğu katkıyı ve hassasiyeti değerli buluyorum. Bunun için sizlere teşekkür ediyorum. İletişim ve medya alanında yürüttüğümüz her çalışmada kadın çalışma arkadaşlarımızın emeği ve sorumluluk bilinci kurumumuzun taşıyıcı kolonlarından biridir. Bu katkı niceliksel olduğu kadar niteliksel bir güçtür. Bu düşüncelerle hepinizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyorum. Hepinize teşekkür ediyor, saygılar diliyorum" dedi.
Osmaniye Kadirli OSB’de tavuk fabrikasında çıkan yangın sabaha karşı söndürüldü Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bulunan Kadirli Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) faaliyet gösteren tavuk fabrikasında çıkan yangın sabaha karşı söndürülürken, soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Yangında can kaybı yaşanmadı. Edinilen bilgilere göre, Kadirli OSB içerisinde bulunan Şen Piliç’e ait tavuk fabrikasında gece saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın, rüzgarın da etkisiyle fabrikanın farklı noktalarına yayıldı.Fabrikadan yükselen dumanları fark eden çalışanlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve güvenlik ekibi sevk edildi. Yangına ilk müdahale Kadirli ve Osmaniye Belediyesi itfaiye ekipleri tarafından yapılırken, yangının büyümesi üzerine çevre il ve ilçelerden de takviye itfaiye ekipleri çağrıldı. Yangın söndürme çalışmalarına Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait arazözler de destek verdi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu yangın sabaha karşı kontrol altına alınarak söndürülürken, bölgede soğutma çalışmalarının devam ettiği öğrenildi. Öte yandan Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti ile Kadirli Kaymakamı Erdinç Dolu da yangın bölgesine gelerek yetkililerden söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.