GÜNDEM - 29 Ekim 2025 Çarşamba 15:01

İzmir’de Cumhuriyet Bayramı coşkusu

A
A
A
İzmir’de Cumhuriyet Bayramı coşkusu

29 Ekim Cumhuriyet’in ilanının 102. yıl dönümü, İzmir’de Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle coşkuyla kutlandı.


İzmir’de Cumhuriyet Bayramı törenleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da Cumhuriyet Meydanı’nda yapıldı. Tören, İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, tören aracıyla halkı ve törene katılanların bayramını kutlamasıyla başladı. Törene, İzmir milletvekilleri, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam eden törende Türk bayrağı göndere çekildi. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu. Tören halk oyunlarıyla ve İzmirlilerin katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu.


"Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılındayız"


Bugünün tüm Türkiye için çok özel bir gün olduğunu belirten İzmir Valisi Süleyman Elban, "2 yıl önce Cumhuriyetimizin bir asrını tamamladık ve artık Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılındayız. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra küçük Anadolu coğrafyasına sıkışan bu milleti yok etmek için düşman son bir hamleyle hücuma geçti. Batıda, Güneyde, Doğuda, İstanbul’da ve yurdun dört bir yanında işgaller ve mezalimler başladı. Düşman, artık bu milletin tarih sahnesinden silineceğine inanmıştı. Hem dünyada hem de Anadolu topraklarında artık bu milletin hakimiyetinin kalmayacağını düşünüyorlardı. Uzun yıllar süren savaşlardan sonra bu milletin ne takati, ne askeri, ne elinde silahı, ne de mühimmatı kalmıştı. Mücadele gücünün tükenmek üzere olduğunun farkında hem düşman hem de milletimizdi. Ancak buna inanmayan biri vardı. Yüce Atatürk. O, her şeye rağmen bu milletin kendi gücüyle, kendi imkanlarıyla, damarlarındaki asil kandan gelen kuvvetle ve imanıyla düşmanı yenebileceğine, bu topraklardan kovabileceğine inanıyordu" dedi.


"Eşi benzeri görülmemiş bir zafere imza attı"


Açıklamalarına devam eden Elban, "Atatürk, bu azim ve inançla Samsun’dan başlattığı Anadolu Kurtuluş Hareketi’ni, üzerinde bulunduğumuz İzmir’de 9 Eylül günü düşmanı denize dökerek başarıyla sonuçlandırdı. Kendisine inanan millet, onun etrafında kenetlenerek tarihte eşi benzeri görülmemiş bir zafere imza attı. Ancak bu zafer yeterli değildi. Büyük Atatürk, büyük dehasıyla bunun farkındaydı. Çünkü bu topraklarda huzur içinde yaşayabilmek, bu coğrafyada tutunabilmek ve tarih sahnesinde her zaman şerefli, bağımsız ve özgür kalabilmek için, milletimizin medeni ülkeler seviyesini hızla yakalayıp geçmesi gerekiyordu. Bunun için öncelikle milletimizin karakterine ve özüne uygun bir rejim lazımdı. Atatürk, bu rejimin Cumhuriyet olduğunu gördü ve 28 Ekim 1923 günü "Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan ediyoruz" dedi. 29 Ekim 1923 günü, yani tam 102 yıl önce Cumhuriyet ilan edildi. Yaşasın Cumhuriyet" ifadelerini kullandı.


"Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun"


Atatürk’ün, sadece vatanı kurtarmak ve Cumhuriyeti kurmakla yetinilemeyeceğini bildiğini aktaran Elban, sözlerini şu şekilde noktaladı:


"Medeni ülkeleri yakalayıp geçmek için ilimde, fende, tarımda, sanayide, savunmada ve her alanda büyük başarılar elde etmek gerektiğini, bunun da çok çalışarak mümkün olacağını görüyordu. Bu nedenle her alanda hızlı ve köklü devrimler başlattı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok kısa sürede büyük atılımlar gerçekleştirdi ve dimdik ayağa kalktı. Aziz milletimize bu uğurda hep çalışacağımıza söz veriyoruz. Bu güzel vatanın kurtarılmasında, Cumhuriyetimizin ilanında ve devletimizin kurulmasında emeği geçen Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını, alın teriyle, akıl teriyle, kanıyla ve emeğiyle bu ülkeyi bize emanet eden tüm ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Ebediyete irtihal eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, şükran ve minnetle yad ediyorum. Hayatta olan gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum. Milletimiz kıyamete kadar bahtiyar, devletimiz de payidar olsun. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Uzmanı uyardı: "Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem aşıdır" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, Rota virüsünün 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebildiğini belirterek, "Bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir" dedi. Rota virüsü, özellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen en yaygın ishal nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Aşı takviminde zorunlu olmaması nedeniyle bazı aileler tarafından göz ardı edilerek önlemi alınmayan bu enfeksiyon, küçük yaş grubunda ciddi sıvı kaybına yol açarak hayati risk bile oluşturabiliyor. Hastalığın yalnızca ishal ile sınırlı kalmadığını; ateş, kusma ve karın ağrısı gibi şikayetlerin de tabloya eşlik ettiğini belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin bilinçli olması ve belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının büyük önem taşıdığını söyleyerek bilgiler verdi. Salgına yol açıyor Uzm. Dr. Çiğdem Şenol, toplu yaşam alanlarında hızla yayılabilen rota virüsünün kısa sürede birden fazla çocuğun etkilenmesine yol açabildiğini belirterek, "Hastalığın belirtileri genellikle kısa bir sürede ortaya çıkar ve ilk olarak ateş ve kusma ile başlar. Ardından sık tekrarlayan, sulu ve kötü kokulu ishal gelişir. Karın ağrısı da bu sürece eşlik edebilir. Şikayetler birkaç gün ile bir hafta arasında sürebilir. Virüs; hasta kişilerle temas, ortak kullanılan eşyalar ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi sonucu kolayca bulaşır. Kreş, okul ve hastane gibi kalabalık ortamlarda yayılım riski daha da artar. Özellikle 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebilen bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir. Pirinç, patates, yoğurt, muz ve anne sütü bu dönemde tercih edilebilecek besinler arasında yer alır. Gerekli durumlarda, doktor önerisiyle özel sıvı destekleri kullanılabilir. Sıvı kaybının ileri düzeyde olduğu durumlarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı verilmesi de gerekebilir" diye konuştu. Anne sütü korunmada yardımcı oluyor Anne sütü ile beslenen bebeklerin bu enfeksiyonu genellikle daha hafif geçirdiği iade eden Dr. Şenol, "Bu nedenle bebeklerin mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmeye devam etmesi önerilir. Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem ise aşıdır. Aşı, belirli bir yaştan itibaren ağız yoluyla uygulanır ve birkaç doz şeklinde tamamlanır. Uygulamanın zamanında yapılması, hastalığa karşı güçlü bir koruma sağlar. Rota virüsü aşısı, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukları ağır ishal ve buna bağlı gelişebilecek ciddi sıvı kaybına karşı korur. Aşı uygulandıktan sonra en yüksek koruyuculuk ilk 2 ila 3 yıl boyunca görülür. Bu dönem, çocukların hastalığı en ağır geçirme riskinin bulunduğu süreçtir. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk etkisi azalsa da aşılı çocuklar hastalığı genellikle daha hafif belirtilerle atlatır. Aşının temel amacı, enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, hastalığın ağır seyretmesini ve tehlikeli sonuçlar doğurmasını engellemektir" dedi. Aileler bilinçli olmalı Uzman Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin hem hijyen kurallarına dikkat etmesi hem de koruyucu sağlık uygulamaları konusunda bilinçli hareket etmesinin rota virüsünün oluşturabileceği riskleri önemli ölçüde azalttığını kaydederek şunları söyledi: "Özellikle küçük çocuklarda görülen ishal ve kusma durumlarında vakit kaybetmeden uzman görüşü almak, muhtemel sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir adımdır."
İzmir Göztepe’de Juan’ın yükselişi sürüyor Göztepe’nin Brezilyalı forveti Juan, ligde oynanan son 7 maçta 6 gole doğrudan katkı sağlayarak form grafiğini yükseltmeye devam etti. Göztepe, bu sezon Trendyol Süper Lig’de zaman zaman üretkenlik sorunu yaşasa da Brezilyalı golcü Juan, skorer kimliğiyle ön plana çıktı. Takımının en golcüsü olan 24 yaşındaki oyuncu, sezona sessiz bir başlangıç yapsa da ilerleyen haftalarda formunu buldu ve gollerini atmaya başladı. Sezon ortasında kısa süreli bir duraklama yaşayan Juan, ligin son bölümüne girilirken yeniden yükselişe geçti ve performansıyla dikkat çekti. Son 7 lig maçında Alanyaspor, Galatasaray, Kasımpaşa, Antalyaspor ve Trabzonspor karşılaşmalarında birer gol kaydeden Brezilyalı forvet, Kasımpaşa maçında bir de asist yaptı. Bu süreçte yalnızca Gençlerbirliği ve Kocaelispor karşılaşmalarında skor katkısı veremeyen Juan, son 7 maçta toplam 6 gole doğrudan etki ederek takımının topladığı puanlarda önemli rol oynadı. Gol sayısında yanına yaklaşan yok Bu sezon ortaya koyduğu performansla Göztepe taraftarının en beğendiği isimlerinden biri haline gelen Juan, ligde attığı 11 golle takımın en skorer oyuncusu konumunda yer alıyor. Brezilyalı futbolcu, bunun yanı sıra yaptığı 4 asistle birlikte toplamda 15 gole doğrudan katkı sağladı. 24 yaşındaki golcüyü, İzmir ekibinde 6 golle Janderson ve 4 golle Arda Okan Kurtalan takip ediyor. Öte yandan Juan, geçtiğimiz sezon sarı-kırmızılı formayla tüm kulvarlarda 8 golde kalırken, bu sezon hem Göztepe kariyerinin hem de profesyonel futbol yaşamının en golcü dönemini geçiriyor. Avrupa devlerinin radarında Kış transfer döneminde Fransız devi Lille’in kadrosuna katmak için 15 milyon euro teklif ettiği Juan’a, Avrupa’nın beş büyük liginden birçok kulübün de ilgi gösterdiği öğrenildi. Göztepe’nin, Brezilyalı oyuncuyu yaz transfer döneminde değerini bulması halinde satmaya sıcak baktığı ifade edildi. İzmir temsilcisi, Romulo transferinin ardından Juan’ı da yüksek bir bonservis bedeliyle elden çıkararak önemli bir gelir elde etmeyi hedefliyor.