ÇEVRE - 21 Ekim 2025 Salı 10:21

İzmir’de zemin araştırmaları için 32 bin deney yapıldı

A
A
A
İzmir’de zemin araştırmaları için 32 bin deney yapıldı

İzmir’de 3 yıl önce Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan deprem araştırmaları, çok yönlü olarak sürüyor. Bornova’nın zemin yapısını belirlemek için 7 bin hektarlık alanda tamamlanan mikrobölgeleme projesi kapsamında alınan numuneler, Egeşehir Laboratuvarı’nda incelendi. Yaklaşık 3 yıl boyunca 32 bin deney gerçekleştirildi. Elde edilen veriler sonucu bölgedeki hangi zeminlerin riskli olduğu saptanacak.


İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından sürdürülen yapı envanteri, zemin çalışmaları, kara ve denizde yapılan depremsellik araştırmaları, kente dair önemli verilerin elde edilmesini sağladı. Çok yönlü olarak devam eden çalışmalarda, sahadan alınan numuneler Ege Şehir Yapı Planlama Müşavirlik ve Teknoloji AŞ (Egeşehir) laboratuvarında inceleniyor. Bornova’nın zemin yapısını belirlemek için başlatılan ve tamamlanan mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında 7 bin hektarlık alan tarandı. İlçede yer alan Evka 3, Işıkkent, Mevlana, Kazım Dirik ve Altındağ çevresi ile Bornova merkezi olmak üzere geniş bir alanda 1375 adet sondaj kuyusu açıldı. Bu kuyulardan alınan numunelerle zemin mekaniği kapsamında yaklaşık 20 bin, kaya mekaniği kapsamında ise yaklaşık 12 bin deney yapıldı. Elde edilen veriler, uzmanlar tarafından değerlendirildikten sonra Bornova bölgesinin jeolojik yapısı ortaya çıkacak ve hangi zeminlerin riskli olduğu saptanacak. Ayrıca bu sonuçlar, yeni yapılacak yapıların tasarım parametreleri için de rehber niteliğinde olacak.



Bornova’nın zemin yapısı 3 boyutlu modellenecek


Çalışmalara dair bilgi veren Egeşehir Laboratuvarı’nda görevli Teknik Şef Gökçe Nazlı Kalbaz, Bornova mikrobölgeleme çalışmasını bir bütün olarak ele aldıklarını belirterek, "Bu kapsamda jeolojik ve jeofizik çalışmalar, tıbbı jeoloji, hidrojeoloji, tektonik alanda yapılan çalışmalar, paleosismolojik çalışmalar, dinamik analizler mevcut. Bornova bölgesinde yapılan çalışmalardan elde edilen veriler sonucunda ilçeye ait deprem tehlikesi, zemin davranışı ve yerleşime uygunluk durumunun değerlendirilmesi amaçlandı. Nihai hedef ise kentsel planlama, afet yönetimi ve inşaat mühendisliği uygulamaları için destek sistemi oluşturmak" dedi.



Bin 375 sondaj kuyusu açıldı


Mikrobölgeleme için ilçede toplam 1375 sondaj kuyusu açıldığını vurgulayan Gökçe Nazlı Kalbaz, "Laboratuvarda zemin mekaniği kapsamında yaklaşık 20 bin, kaya mekaniği kapsamında ise 12 bin adet deney yaptık. Toplamda 32 bin deneyi tamamlamış olduk. Bu çalışmayı 20 kişilik ekiple 3 yıl boyunca sürdürdük. Deneyler tamamlanarak, raporlandı" dedi.


Sahada alınan jeofizik ölçümlerin, yapılan paleosismik çalışmaların Bornova’nın zemin yapısının 3 boyutlu olarak tasarlanmasında çok önemli role sahip olduğuna dikkat çeken Kalbaz, şunları söyledi: "Elde edilen verilerle kent planlamasına doğrudan veri sağlayacak haritalar da oluşturuldu. Bölgenin sıvılaşma potansiyelini anlatan haritalar, zemin büyütmesine ait haritalar, yer ivmesi kayıtları ve yerleşime uygunluk ile ilgili oluşturulan haritalar Bunlar afet ve risk yönetiminin yanı sıra kent planlamasına doğrudan veri olarak aktarılacak ve kullanılacak veriler. Bornova mikrobölgeleme projesinin ardından Karşıyaka’dan elde edilecek numuneler üzerinde deney yapmaya başlayacağız."



İzmir’de zemin araştırmaları için 32 bin deney yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Gödekmerdan’dan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı Sağlıkta Hak Sendikası Genel Başkanı İlim Gödekmerdan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Hayatın her alanında sevgiyi, fedakârlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınların, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşlarından olduğunu dile getiren İlim Gödekmerdan, Türk toplumunda kadının çok özel bir konuma sahip olduğu belirtti. Dünyadaki birçok ülkeden önce Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verildiğini belirten Gödekmerdan, Türk kadınının Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği üstün gayret ile dünya milletlerine örnek olduğunu ifade etti. Gödekmerdan, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Toplumsal hayatta önemli roller üstlenen kadınlarımızın hak ettikleri konuma gelmeleri, geleceğe güvenle bakmaları, sevgi ve hoşgörü ile yetiştirdikleri nesillerin mutluluklarının ve başarılarının ilk şartıdır. Kadınlarımız milletimizi geleceğe taşıyan evlatlarımızı yetiştirdikleri gibi, sendika, siyaset, ekonomi, iş hayatı ve pek çok alanda çok önemli görevler üstlenmektedirler. Kadınlarımız iş hayatında, siyasette, sendika ve sosyal hayatta ağırlıklarını ne kadar çok hissettirirse arzu edilen refah düzeyine o kadar kolay ulaşırız. Kendine özgüveni gelmiş, ekonomik özgürlüğe sahip kadınlarımızın sayısı arttıkça gelişmişlik düzeyimiz de o paralelde artacaktır. Son yıllarda kadınların hem iş hayatında, hem sendikal mücadelede, hem siyasette, hem de sosyal hayatta ön plana çıkmaya başladıklarını memnuniyetle görüyoruz ve ülkemizin geleceği açısından umutlarımız artıyor. Bu duygularla ülkemizde kadınların şiddete maruz kalan değil, başarı hikâyelerinin anlatılması temennisi ile yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren; sevginin, şefkatin ve özverinin timsali olan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum."
Tunceli Karayollarına kadın eli: En zor şartlarda sahada Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde 18 yıldır görev yapan ve Tunceli’de 86. Şube Şefi olarak çalışan Eda Yoltay, kadın yönetici olarak zorlu saha şartlarında görev yapıyor. Karayollarında kadın yönetici olarak sahada görev yapmak disiplin, teknik bilgi ve güçlü bir ekip yönetimi gerektiriyor. Yaklaşık 18 yıldır Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan ve son 7 yıldır Tunceli’de 86. Şube Şefi olarak çalışmalarını sürdüren Eda Yoltay, özellikle ağır kış şartlarında yürütülen karla mücadele çalışmalarında ekip koordinasyonunun ve özverinin belirleyici olduğunu vurguladı. Yol güvenliğinin sağlanması, ulaşımın aksamaması ve vatandaşların güvenli şekilde seyahat edebilmesi için gece gündüz sahada olduklarını belirten Yoltay, kadın idareci olmanın zorluklarının bilgiye hakimiyet ve kararlı duruşla aşılabildiğini ifade etti. "Vicdani yükü ve sorumluluğu ağır bir iştir" Özellikle 2026 kış sezonunun oldukça zorlu olduğunu belirten Karayolları 86. Şube Şefi Eda Yoltay, "Karayollarında kadın olmak zor ama zevkli bir iş olduğu için bunun zorluğunu yaşamıyorsunuz. Öncelikle ekibiniz sizi kabul ettiği andan itibaren hiçbir sıkıntı çekmeden rahat bir şekilde çalışmaya devam edebiliyorsunuz. Ekibi yönetirken adil olmak, kararlı olmak, onların sizi kabul etmesi açısından çok önemli. Tunceli Şube olarak bunu başarabildiğimizi düşünüyoruz. Özellikle 2026 kışını konuşmak gerekirse çok yoğun ve zorlu bir mücadele gerektirdi. Ekipler olarak bunu çok iyi koordine ettik. Çok şükür yollarımız üzerinde herhangi bir trafik kazası, can ve mal kaybına neden olacak herhangi bir olumsuz durum yaşamadık. Ekiplerimiz özverili çalıştılar. Karayolculuğunun geneli odur, özveriyle çalışmaktır. Çünkü vicdani yükü ve sorumluluğu ağır bir iştir. Trafiğin aksamadan ulaşımın sağlanması, yollarımızın sürekli olarak açık bulunması, insanların evlerine ya da gidecekleri yerlere sağlıkla ulaşabilmesi bizim en öncelikli hedefimiz. Bunu çoğu zaman başarabiliyoruz. Tabi ki ufak tefek aksamalar olabiliyor. Özellikle tipinin görüşü kestiği durumlarda yolu komple trafiğe kapatabiliyoruz, kısa süreli oluyor. Ekiplerimiz bu noktada çok profesyoneller. Hiçbir zorluk yaşamadan yapıp bitiriyoruz" dedi. "Trafik açısından olumsuz hiçbir unsur bulunmadan akışı sağlamak bizim için en önemli şey" Teknik kurumlarda kadın yönetici olmanın zor olduğunu ancak mevcut kurumda herhangi bir zorluk yaşamadığını ifade eden Yoltay, "Özellikle teknik kurumlarda kadın idareci olmak zor. Ama teknik bilgiye hakimseniz, onu iyi yönetebiliyorsanız, kullanabiliyorsanız, gelişime açıksanız hiçbir zaman bir zorluğunu yaşamazsınız. Kurum olarak da sürekli olarak bunun pozitif ayrımcılığını hissettim. Kurumum beni hiçbir zaman kadınım diye ikinci planda tutmadığı gibi her zaman ön planda tutmaya çalıştı. O yüzden onlara ayrı müteşekkirim. Güzel, teknik bir kurum ama severek yapılması gereken bir iş. Karayolculuk severek yapılmadığı zaman, zevk alınmadığı zaman, insanların bir yerden bir yere rahat ve sağlıklı bir şekilde ulaştığını görmediğiniz zaman yapılabilecek bir iş değil. Onun haricinde büyük bir mutlulukla yollarımızın açıldığını görmek, bakım ve onarımını yapmak, yolda trafik açısından olumsuz hiçbir unsur bulunmadan akışı sağlamak bizim için en önemli şey" şeklinde konuştu.
Kars Susuz Kaymakamı Tutal, öğrencilerle iftarda buluştu Susuz Kaymakamı Muhammed Emin Tutal, kurum amirleri ile birlikte öğrencilerle iftarda buluştu. Kaymakam Muhammed Emin Tutal, Kars’un Susuz ilçesi İncesu köyünde bulunan 75. Yıl Borsa İstanbul Yatılı Bölge Ortaokulu’nda düzenlenen iftar programına katıldı. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen programda öğrenciler, öğretmenler ve idarecilerle aynı sofrayı paylaşan Kaymakam Tutal, öğrencilerle yakından ilgilendi. İftar öncesinde okul yönetimi ve öğretmenlerle kısa bir değerlendirme yapan Kaymakam Tutal, okulun eğitim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. İftar programı sonrasında öğrencilerle bir araya gelen Kaymakam Tutal, gençlerle samimi bir sohbet gerçekleştirerek onların eğitim hayatına dair düşünce ve hedeflerini dinledi. Öğrencilerin talep ve önerilerini dikkatle dinleyen Tutal, devletin her zaman öğrencilerin yanında olduğunu vurguladı. Öğrencilere derslerinde başarılar dileyen Kaymakam Tutal, azim ve disiplinle çalışmanın önemine değindi. Programda konuşan Kaymakam Tutal, yatılı bölge okullarının özellikle kırsal bölgelerde eğitim fırsatlarının artırılmasında önemli bir rol üstlendiğini belirterek, öğrencilerin en iyi şartlarda eğitim alabilmesi için gerekli desteklerin sürdürüleceğini ifade etti. Sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen iftar programı, öğrencilerle çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
Kars Arpaçay’da "Zimem Defteri" Projesiyle ihtiyaç sahiplerinin borçları kapatılıyor Arpaçay’da Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu yaşatmak amacıyla hayata geçirilen "Zimem Defteri" Projesi, ihtiyaç sahibi vatandaşlara umut olmaya devam ediyor. Arpaçay Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, hayırsever vatandaşların destekleriyle ilçedeki bakkallara veresiye yazdırılan borçlar tek tek kapatılıyor. Kars’ın Arpaçay ilçesinde Kaymakamlık koordinasyonunda İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından hayata geçirilen Zimmen Defteri Projesi ile Ramazan ayının yardımlaşma ve dayanışma geleneği yaşatılıyor. Özellikle dar gelirli ailelerin bakkallara olan borç yükü hafifletilirken, ihtiyaç sahibi vatandaşların yüzü güldürülüyor. İlçe genelindeki esnaflar ziyaret edilerek veresiye defterlerinde bulunan borçlar, hayırseverlerin katkılarıyla ödeniyor. Proje kapsamında yapılan desteklerin gizlilik ve hassasiyet içerisinde gerçekleştirildiği vurgulanırken, ihtiyaç sahibi vatandaşların mahremiyetine de büyük önem verildiği kaydedildi. Ramazan ayı boyunca devam edecek olan proje ile daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşma hedefleniyor. Hayırsever vatandaşlara da çağrıda bulunulurken, "Bir Defter de Sen Kapat" sloganıyla yürütülen projeye destek vermek isteyen vatandaşların Arpaçay Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile iletişime geçmeleri istendi. Ramazan ayının bereketini ve paylaşma kültürünü yaşatan proje sayesinde Arpaçay’da birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının daha da güçlenmesi bekleniyor.
Hatay Öğretmen, boğazına yiyecek kaçan Suriyeli öğrencisini heimlich manevrası ile kurtardı Hatay’da boğazına yiyecek kaçarak zor anlar yaşayan ilkokul öğrencisi Suriyeli Ali Hamis’i, öğretmeni Nazime Demiray’ın heimlich manevrası yaparak kurtardığı anlar kameraya yansıdı. Savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Anne Beyhan Hamis, oğlunu heimlich manevrası yaparak hayatını kurtaran öğretmene minnettar olduğunu söyledi. Olay, Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde bulunan Serinyol 110. Yıl İlkokulunda yaşandı. İlkokul 2.sınıf öğrencisi Ali Hamis, yemek yediği esnada boğazına yiyecek kaçtı. Boğazına yiyecek kaçan Hamis’in nefes almakta zorlandığını gören öğretmeni Nazime Demiray, öğrencisini nefes almadığını fark etti. Öğrencisinin nefes alamadığını gören Nazime öğretmenin, heimlich manevrası uygulayarak öğrencisinin hayatını kurtardığı anlar kameraya yansıdı. Oğluna heimlich manevrası yaparak hayatını kurtaran öğretmene, anne Beyhan Hamis teşekkür ederek minnettar olduğunu söyledi. "Oğlum okulda yemek yerken boğazına kaçtı, öğretmeni geldi ve oğluma yardım etti" Oğlunu heimlich manevrası yaparak kurtaran öğretmene minnettar olduğunu ifade eden anne Beyhan Hamis, "Oğlum okulda yemek yerken boğazına kaçtı ve nefes alamadı. Sonra öğretmen geldi ve oğluma yardım etti. Öğretmene çok teşekkür ederim ve Allah ondan razı olsun. Biz 9 yıldır Türkiye’deyiz. Türk halkından çok memnunum ve herkese çok teşekkür ederim" dedi. "Öğretmen geldi, heimlich manevrası yapıp sırtına vurdu ve kardeşimi kurtardı" Kardeşini öğretmeni heimlich manevrası yaparak kurtardığını söyleyen Lirrasim Hamis, "Kardeşim, ilk başta yemek yemiyordu ve sonra boğazında kaldı. Su içiyordu ama yiyecek geçmiyordu. Öğretmen geldi ve heimlich manevrası yapıp sırtına vurdu. Öğretmen kardeşimi kurtardı" ifadelerini kullandı.