GÜNDEM - 11 Nisan 2024 Perşembe 10:47

İzmir’in göbeğinde can çekişen bir tarih: Basmane

A
A
A
İzmir’in göbeğinde can çekişen bir tarih: Basmane

Bir zamanlar İzmir’in gözbebeği olan ve ticaretin merkezinde bulunan Konak’taki tarihi Basmane semti, şimdilerde virane durumdaki konakları ve binaları ile eski günlerinden çok uzak durumda. Birçok yapıda asılı bulunan ‘Dikkat Yıkılabilir’ tabelalarıyla görenlerin içini acıtan semtin kültürel dokusu, gün geçtikçe yok olmaya bir adım daha yaklaşıyor.

İzmir’in göbeğinde can çekişen bir tarih: Basmane

Osmanlı döneminde, Basmane semti İzmir’in ticaret merkezlerinden biriydi. Limana yakınlığı ve demiryolu bağlantısıyla stratejik bir konuma sahip olan semtte, çeşitli dillerden, dinlerden ve ırklardan insanlar bir arada yaşardı. Ticaretin canlı olduğu dönemlerde semtte; Rumlar, Yahudiler, Türkler ve diğer etnik gruplar barış içinde bir arada yaşarlarken, Cumhuriyet döneminde ise Basmane semti, İzmir’in modernleşme sürecine paralel olarak gelişti ve demiryolu ulaşımının önemi nedeniyle de semtin ticari ve ekonomik hayatı da canlılığını korudu.

İzmir’in göbeğinde can çekişen bir tarih: Basmane

Yıllar içerisinde semtin önemi azaldı ve geçmişten günümüze kadar süregelen ihmaller ve plansızlık nedeniyle Basmane’nin tarihi dokusu adeta bir harabe haline geldi. Semt, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmaktan çıktı, birçok tarihî konak ve bina her an yıkılacak duruma geldi. Sokaklarında dolaşırken geçmişin izlerini görebileceğimiz semt yok olma tehlikesiyle karşı karşıyayken, şimdilerde semtin en çok ağırladığı misafirleri ise kaçak göçmenler olmuş durumda.

İzmir’in göbeğinde can çekişen bir tarih: Basmane

“Burası böyle yüzüstü bırakılarak öksüz çocuk oldu”

Yıllardır İzmir’de yaşadığını ve bölgenin eski halini de çok iyi bildiğini belirten 81 yaşındaki Şemsettin Ülkümen, “İzmir’de belirli yerlerle ilgilenildi ancak burası böyle yüzüstü bırakılarak öksüz çocuk oldu. Buralar harika, çok güzel yerlerdi. Ama bugün bakıyorum yıkıntı haline gelmiş buralar, eski halini bildiğimiz için üzülüyor insan tabii. Burada görülen Paşa Oteli çok güzel eski, tarihi bir binaydı. Ama şimdi şu hale bak ‘yıkılır’ deniyor. İzmir’in kalbidir burası. Arka tarafta tarihi yerleri var. Zaten ismi ‘Agora’dır buranın. Ama eski durumu kalmadı” dedi.

İzmir’in göbeğinde can çekişen bir tarih: Basmane

“İzmir’in çok büyük bir ayıbı”

1960 yılında İzmir’e yerleştiklerinde 7-8 yaşında olduğunu ve hâtıralarını tazelemek için büyüdüğü bölgeye geldiğini ifade eden 73 yaşındaki Esin Ülkümen ise “Eskiden İzmir’in en güzel yeri, en seçkin semtlerinden biriydi burası. Çok keyifliydi, bütün İzmir’in kalbi burasıydı. Ama şimdi bakıyorsunuz içiniz acıyor. Buraya mutlaka bir an önce el atılması gerekiyor benim gördüğüm kadarıyla. Bu İzmir’in çok büyük bir ayıbı. Eski bina çok fazla ama bunların renove edilebilecek olanları bir defa renova edilmeli her şeyden önce. O eski doku muhafaza edilmeli. Eskimiş, çürümüş olanlar var, onlar bakımı belki olamayacak ama en azından daha farklı bir yapılar yapılabilir” diye konuştu.

Hakan Gözalan - Mustafa İç

İzmir’in göbeğinde can çekişen bir tarih: Basmane

İzmir’in göbeğinde can çekişen bir tarih: Basmane

İzmir’in göbeğinde can çekişen bir tarih: Basmane

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.