EKONOMİ - 09 Şubat 2026 Pazartesi 15:47

Türkiye’nin en çok satan otomobili ‘Clio’, yeni nesliyle Türkiye’de

A
A
A
Türkiye’nin en çok satan otomobili ‘Clio’, yeni nesliyle Türkiye’de

Türkiye’nin en çok tercih edilen otomobili Renault Clio, yenilenen tasarımı ve gelişmiş teknolojik özellikleriyle Türkiye pazarında satışa sunuldu. Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen model, lansmana özel fiyat ve kampanya seçenekleriyle bayilerdeki yerini aldı.


Türkiye pazarında 2025 yılında 51 bin 717 adetlik satış rakamına ulaşarak en çok satan otomobil unvanını koruyan Renault Clio, altıncı nesliyle kullanıcıların beğenisine sunuldu. Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen ve dünyaya ihraç edilen Yeni Clio, "evolution plus" ve "esprit Alpine" donanım seviyeleriyle Türkiye yollarına çıktı.


Lansmana özel fiyatlar ve kampanya seçenekleri


Yeni Clio, 1 milyon 799 bin TL liste fiyatıyla satışa sunuldu. Lansmana özel olarak ilk bin müşteri için fiyatlar 1 milyon 749 bin TL’den başlarken, mevcut Clio sahiplerine özel 50 bin TL takas desteği ile bu rakam 1 milyon 699 bin TL’ye kadar iniyor. Kampanya kapsamında ayrıca 200 bin TL’ye kadar 6 ay yüzde 0 faizli kredi imkanı sağlanıyor.


Bursa’da üretilip dünyaya ihraç ediliyor


Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Yeni Clio, markanın küresel üretim üssü olma özelliğini taşıyor. Günde bin adetten fazla Clio’nun banttan indiği tesiste bugüne kadar 5 milyondan fazla Clio üretildi. Fabrikanın satın alma hacminin yüzde 50’sinden fazlasının 90 farklı yerel tedarikçi tarafından karşılandığı belirtildi. Ayrıca Renault Technology Türkiye mühendislik merkezi de aracın geliştirme süreçlerinde aktif rol aldı.


Yeni motor seçenekleri ve teknik özellikler


Yeni Renault Clio, 115 beygir güç ve 190 Nm tork üreten 1,2 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motorla satışa sunuldu. EDC 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzımanla kombine edilen motor, 0’dan 100 kilometre hıza 10 saniyede ulaşıyor. Aracın ortalama yakıt tüketimi 100 kilometrede 5,0 litre olarak açıklandı.


Ürün gamına 2026 yılında 160 beygir gücündeki "Full Hybrid E-Tech" ve benzin/LPG çift yakıtlı "Eco-G 120 EDC" motor seçeneklerinin de ekleneceği bildirildi.


Tasarım ve boyutlar


CMF-B platformu üzerinde geliştirilen Yeni Clio, önceki nesle göre büyüyen boyutlarıyla dikkat çekiyor. Uzunluğu 4 bin 116 milimetreye, genişliği bin 768 milimetreye ulaşan aracın aks mesafesi ise 2 bin 591 milimetre olarak ölçüldü. Bagaj hacmi ise 391 litreye çıkarıldı. Araçta 10,1 inçlik çift ekran, Google Entegre OpenR Link sistemi ve 25 adet gelişmiş sürüş destek sistemi (ADAS) standart veya opsiyonel olarak sunuluyor. İlerleyen dönemde sisteme yapay zeka asistanı Gemini’nin de entegre edileceği belirtildi.


"Başarı grafiğini sürdürmeyi hedefliyoruz"


Yeni modelin lansmanı hakkında değerlendirmelerde bulunan MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, Clio modelinin Renault dünyasında kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.


Tatoğlu, "Modelin ilk üretildiği günden bugüne kadar dünya genelinde 17 milyon araç banttan indirilmiştir. Bu üretimin Türkiye açısından en gurur verici yanı, 5 milyon adedinin Bursa’daki Oyak Renault fabrikasında gerçekleştirilmesidir. Söz konusu araçların 600 bin adedi Türkiye pazarında tüketicilerle buluşturuldu. 2025 yılında hem Türkiye’de hem de Avrupa’da en çok satılan otomobil olma başarısını gösteren Clio 5, Clio 6’ya son derece güçlü bir miras devretmektedir. Clio 6’nın da önümüzdeki dönemde bu başarı grafiğini sürdürmesini hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce DTSO Çözüm Masası çözüm sağlıyor DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Çözüm Masası toplantıları üyelerin yaşadığı sorunların çözüme katkı sağlıyor. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) İkinci Meslek Komitesi (İnşaat müteahhitleri, inşaat malzemeleri satışı, yapı denetimi, savunma sanayi, teknik hizmetler) tarafından organize edilen Genişletilmiş Çözüm Masası toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan DTSO Başkan yardımcısı İbrahim Canpolat, "Düzce Belediye Başkanımız Dr. Faruk Özlü’nün katılımı ile geçtiğimiz aylarda gerçekleştiğimiz toplantıda sektörümüzün önemli sorun ve taleplerini kendilerine iletmiştik. Bu konularda çözüm yönünde atılan adımlar bizler için son derece kıymetli. Destekleri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Önceki toplantıya katılamayan üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda, daha geniş katılımlı bir program yapma kararı aldık. Bugün de inşaat sektörümüzde yaşanan gelişmeleri, karşılaştığımız sorunları ve ihtiyaçları birlikte değerlendirmek üzere bir araya geldik" ifadelerinde bulundu. DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, farklı sektörlerde Çözüm Masası programlarına devam ettiklerini belirterek, "Üyelerimizin belediye ve diğer kurumlarla alakalı birçok talepleri ve çözüm bekleyen birçok gündemleri oluyor. Belediye başkanımızla yapmış olduğumuz istişarelerde yüz yüze toplantı yapmanın ve hemen aksiyon almanın daha yararlı olacağı kanaatine vardık. İkinci Meslek Grubumuzla başladığımız toplantılara Gümüşova OSB ile devam ettik. Bugün de yine ikinci meslek grubumuz ile bir aradayız" dedi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, toplantıda yaptığı konuşmada bir araya gelmenin, ortak akıl üretmenin ve sorunlara anında çözüm yolları aramanın faydalı olacağını belirterek, bu ve benzer birliktelikleri önemli bulduklarını ifade etti. Toplantı, üyelerin sorun ve taleplerini gündeme getirmesi ile devam etti. Mutfak Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya; Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Günden, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Nurhan Kartal, DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Başkan Yardımcısı İbrahim Canpolat, yönetim ve meclis üyeleri, Düzce Belediyesi İmar Müdürü Kalender Aydın ve DTSO üyeleri katıldı.
Van Van’da el emeğiyle üretilen bağlamalar birçok ülkeye gönderiliyor Van’da bağlama ustası Tevhid Topal tarafından tamamen el emeğiyle üretilen ve 25-30 yıl kullanılabilen bağlamalar, Amerika ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye gönderiliyor. Van’da bağlama ustalığı yapan Tevhid Topal, 1979 yılında Erzurum’da babası Aşık Dermani olarak bilinen İbrahim Topal ile başladığı mesleğini 1992 yılında Van’a taşıdı. Babasından devraldığı bağlama yapımını kültürel bir miras olarak sürdüren Topal, atölyesinde tamamen el emeğiyle kişiye özel ve üst düzey bağlamalar üretiyor. Makine kullanmadan çalışan Topal’ın atölyesinden ayda ortalama bir ya da bir buçuk bağlama çıkıyor. Seri üretim yerine kaliteyi önceleyen usta, bağlama yapımında ağacın seçimi, kuruluğu ve işçiliği ön planda tutuyor. Ürettiği bağlamalar 25-30 yıl kullanılabiliyor. Üretilen her bağlama teslim edilmeden önce detaylı şekilde test ediliyor. Ses dengesi ve performansı kontrol edilen enstrüman, ardından sahibine ulaştırılıyor. Amerika, Almanya ve Yeni Zelanda başta olmak üzere birçok ülkeye bağlama gönderen Topal, Türkiye’nin farklı illerinden de özel sipariş alıyor. İHA muhabirine konuşan bağlama ustası Tevhid Topal, 1979 yılında babasıyla birlikte Erzurum’da bağlama yapımına başladıklarını belirtti. Şu anda ağırlıklı olarak özel sipariş üzerine çalıştığını ifade eden Topal, "Yurt dışına da gönderiyorum, il dışına da. Kişiye özel, üst düzey bağlamalar üretiyorum. Yaptığım bağlamalar 25-30 yıl kullanılabiliyor. Örneğin geçen yıl, 28 yıl önce yaptığım bir bağlama bakım için tekrar bana geldi. Bu da işi doğru ve sağlam yaptığımızın bir göstergesidir. Amerika, Almanya, Yeni Zelanda gibi ülkelere bağlama gönderdik; hatırladıklarım bunlar. Ayda ortalama bir ya da bir buçuk bağlama yapıyorum; iki olmuyor. Çünkü her şeyi elle yapıyorum, makine kullanmıyorum. Sonuç güzelse ki yüzde 98 oranında güzel oluyor elhamdülillah. Bağlama yaptığımız müşteri mutlu olduğunda biz daha da mutlu oluyoruz. Çok güzel duygular yaşıyoruz" dedi. "Bir ağaca ses vermek anlatılmaz bir duygu" Yaptığı bağlamaları ilk etapta kendisinin test ettiğini dile getiren Topal, "İnceliyorum, çalıyorum, deneyimliyorum; ardından müşterimize teslim ediyoruz. Bir ağaca ses vermek anlatılmaz bir duygu. Gerçekten harika bir histir. Şu ana kadar yaklaşık 10 çırak yetiştirdim. Ancak bu işi doğrudan meslek edinmek için gelen çırak pek yok. Bu biraz üzücü. Yine de gönüllü, hobi olarak yapan arkadaşlar var; bildiğimiz her şeyi onlara aktarıyoruz" diye konuştu. Fabrikasyonla günde 15-20 bağlama üretildiğini hatırlatan Topal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Genelde büyük şehirlerde, belli başlı iki ilde yapılıyor bu üretim. Bende ise ayda bir bağlama çıkıyor. Aradaki fark; ağacın seçimi, kuruluğu, kalitesi ve işçilikten kaynaklanıyor. Başta da söylediğim gibi, benim yaptığım bağlama 30 yıl kullanılırken, seri üretim bir bağlama en fazla 5 yıl, hatta 2-3 yıl içinde ömrünü tamamlayabiliyor."