POLİTİKA - 08 Nisan 2022 Cuma 13:58

AK Parti’li Ünal: "Önce bu milletle gönül bağı kuracaksınız"

A
A
A
AK Parti’li Ünal: "Önce bu milletle gönül bağı kuracaksınız"

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, İstanbul ve Ankara’da otobüs ve ekmeğe yapılan zamları eleştirirken, "Öyle algı operasyonlarıyla, göz boyamalarıyla, reklam faaliyetleri ile 250 bin trole aylık maaş verip dijitalde fenomenlere yatırım yaparak bu millet sizi iktidara getirmez" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, İstanbul ve Ankara’da otobüs ve ekmeğe yapılan zamları eleştirirken, "Öyle algı operasyonlarıyla, göz boyamalarıyla, reklam faaliyetleri ile 250 bin trole aylık maaş verip dijitalde fenomenlere yatırım yaparak bu millet sizi iktidara getirmez" dedi.


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesince 56 milyon değerinde 73 aracın hizmete alım töreninde konuşan Ünal, Ankara ve İstanbul’daki zamlara tepki gösterdi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesince ulaşıma ve ekmeğe zam yapılmadığını belirten Ünal, istenildiği zaman her şeyin mümkün olacağını söyledi.


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör’ün, ’Kahramanmaraş Modeli’ni çok önemsediğini belirten Ünal şunları kaydetti:


"Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi hem ulaşıma hem de ekmeğe ciddi zamlar yaparken, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi yapmadı. Yapmadığı gibi kendi kaynaklarından bunu sübvanse etmeyi başardı. Demek ki oluyormuş. Demek ki bu yapılabiliyormuş. Yani özellikle İstanbul düşündüğümüzde, insanların otobüsleri ittiği, her köşe başında yolda kalan bir otobüs gördüğümüz, hatta bazı otobüslerin gerekli bakımlarının yapılmadığı için sık sık yanma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Kaynaklarını maalesef altyapıya, ulaşıma ayırmak yerine daha çok reklam bütçesine ayrıldığı ve artık algı belediyeciliği dediğimiz ve insanların algılarıyla oynayarak başarılı görünmek çabasının da sürdürülebilir olmadığını biliyoruz. Yani 1 gün, 2 gün, 3 gün, 5 ay, 10 ay bunu yaparsınız ama bunu sürekli yapamazsınız. Yani vatandaşı dijitalde, konvansiyonelde ayırdığınız 600-700 milyon dev bütçelerle yaptığınız reklamlarla algı operasyonlarıyla bunu sürdüremezsiniz."



"Vatandaşın algısı ile bir yere kadar oynayabilirsiniz"


Ankara ve İstanbul gibi şehirlerde yatırımın sürekli gereklilik olduğuna değinen Ünal şöyle konuştu:


"Hele hele Ankara gibi İstanbul gibi büyük şehirlerde, şehrin sürekli büyüdüğü geliştiği ihtiyacının sürekli planlanması gerektiği; ulaşımından altyapı hizmetlerine kadar her bir noktada önemli planlamaların ve yatırımların yapılması gerektiği şehirlerde vatandaşın algısıyla bir yere kadar oynayabilirsiniz. Ondan sonra, yalancı çoban misali durumunuz ortaya çıkar. Bütün Türkiye’de biz şunu söylüyoruz; AK Parti’yi iktidara getiren yerel yönetimlerdeki başarısıdır. AK Parti’yi iktidara getiren şehirlerimizde ortaya koyduğu yüksek hizmetlerdir. Yatırımlar ve şehremaneti gibi şehri emanet alan ve şehri için gece gündüz hizmet eden şehrine aşık belediye başkanlarıdır. Bakın kendine aşık değil, şehrine aşık belediye başkanları. Kendi için siyaset yapan değil birtakım siyasi istikbal hevesi ile değil ’bu bana emanet verildi; bu şehir bana emanet’ düşüncesiyle şehri ve insanı için siyaset yapan özverili, feragatli belediye başkanları ile AK Parti 94’te Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu belediyecilik anlayışıyla ciddi anlamda Türkiye’de bir hizmet modeli ortaya koydu.”



"Bu milletten yetki almak kolay değildir "


"İktidar hayali kuranların ilk önce şehirlerde sınav vermeleri gerekir” diyen Ünal, “Önce şehirleri adam gibi yönetmeleri, ihtiyaçlarını karşılamaları ve şehri bir reklam, şehri bir PR, şehri bir algı operasyonu alanı haline getirmemeleri gerekiyor. Şehrin kaynaklarını da kendi kişisel çıkarları ve istikbali için değil bizatihi şehir için kullanması gerekiyor. Bu arif millet ona ne versin; yetki versin. Bunu da öyle kolay kolay kimseye yetki vermez. Milletimizin bir özelliği vardır. Bir insanı sözünden değil, bizim insanımız gözünden anlar. 5 dakika içerisinde onu ölçer, biçer puanını verir. O yüzden bu milletten yetki almak kolay değildir. Bu millet yetkiyi öyle kolay ehil olmayana vermez. Şimdi AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan, 20 yıldan beri bu milletin teveccühüne mazhar oluyor. Önce durup şu soruyu soracaksın? Recep Tayyip Erdoğan ne yapıyor da 20 yıldan beri bu milletin teveccühüne mazhar oluyor? Bu soruyu soracaksınız. O zaman bu milleti anlarsınız. O zaman bu milletin hassasiyetlerini anlarsınız. O zaman bu milletin ruhunu anlarsınız. O zaman bu milletin ferasetini, irfanını anlarsınız. O zaman bu milletle bir gönül bağı kurarsınız” ifadelerini kullandı



“250 bin trole aylık maaş vererek bu millet sizi iktidara getirmez”


AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal konuşmasını şöyle tamamladı:


“O yüzden önce bu milletle gönül bağı kuracaksınız. Öyle algı operasyonlarıyla, göz boyanmalarıyla, reklam faaliyetleri ile 250 bin trole aylık maaş verip dijitalde fenomenlere yatırım yaparak bu millet sizi iktidara getirmez. Milletin önünde olacaksınız. Hesap vereceksiniz? Milletle gönül bağı kuracaksınız.”


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör de şehir içi ulaşımındaki otobüslere akaryakıt fiyat farkını veren tek belediye olduklarını belirterek, “Türkiye’de Özel Halk Otobüsüne en yüksek destek veren ve bu yılda akaryakıt fiyat farkını doğrudan otomatik olarak ödeyen tek Büyükşehir Belediyesiyiz. Türkiye’de Kahramanmaraş modelini yerleştirdik, esnafımızı mağdur etmeden bu desteğe devam edeceğiz” dedi.


Konuşmaların ardından, hizmete giren araçlar yerinde incelendi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Foça’da okul çevrelerine sıkı denetim: Kaymakam Aydın’dan "Güvenli Eğitim" talimatı İzmir’in Foça ilçesinde, son dönemde ülke genelinde okul çevrelerinde meydana gelen üzücü olaylar sonrası harekete geçildi. Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın imzasıyla yayınlanan talimat doğrultusunda, öğrencilerin fiziksel ve ruhsal güvenliğini korumak amacıyla eğitim kurumları, emniyet ve jandarma birimleri eşgüdümlü bir çalışma başlattı. Kaymakam Aydın’ın talimatında, güvenliğin sadece yüksek duvarlar ve kameralarla sağlanamayacağı, sürecin pedagojik boyutuyla bir bütün olduğu vurgulandı. Bu kapsamda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde, rehberlik servisleri, öğrencilerin ders başarılarındaki ani düşüşleri ve içe kapanma durumlarını mercek altına alacak, akran zorbalığına karşı tavizsiz bir tutum sergilenirken; öğrencilerin sosyal medya paylaşımları, resim ve kompozisyon çalışmaları şiddet eğilimi açısından uzmanlarca incelenecek ve müfredat dışı etkinliklerle ’Sosyal ve Duygusal Öğrenme’ faaliyetlerine öncelik verilerek okul ikliminde sevgi dili hakim kılınacak. Okullarda ’tek giriş’ ve 24 saat takip Fiziki güvenlik zafiyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla okul yerleşkelerinde sıkı bir denetim modeli uygulanacak. Alınan kararlar uyarınca: Okul giriş ve çıkışları kontrollü olarak tek noktadan sağlanacak, ziyaretçi kayıtları dijital ve yazılı olarak eksiksiz tutulacak. ve tüm kör noktaları kapsayan kamera sistemleri 24 saat kesintisiz kayıt yapacak. Evdeki silahlara sıkı denetim Saha güvenliği boyutunda ise İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri mesai gözetmeksizin görev başında olacak. Özellikle dijital mecralarda gençler arasında yayılan ’silahlanma özentisi’ ve ’çeteleşme’ faaliyetlerine karşı önleyici siber devriyeler gerçekleştirilecek. Risk grubunda olduğu değerlendirilen öğrencilerin aileleriyle kolluk birimleri koordinesinde hassas görüşmeler yapılacak. Bu görüşmelerde, ev ortamında ateşli silaha erişim imkanının olup olmadığı ve silahların mevzuata uygun muhafaza edilip edilmediği titizlikle kontrol edilecek. Kurumlar arası "tek seslilik" ilkesiyle yürütülen bu geniş çaplı operasyonla, Foça’daki eğitim yuvalarının tamamen güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
Ankara Adalet Bakanı Gürlek: "Konkordato süreci kötüye kullanılıyor" Adalet Bakanı Akın Gürlek, konkordato sürecinin kötüye kullanıldığını, bu konuda yeni bir düzenleme yapmayı düşündüklerini belirterek, "Bir defadan sonra şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da iflasına karar vereceğiz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ege Bölgesi milletvekilleriyle Ankara Hakimevi’nde düzenlenen istişare toplantısında bir araya geldi. Bölge milletvekilleriyle yapılan toplantıların faydalı geçtiğini ifade eden Gürlek, "Bu toplantılar hem bölgenin sorunlarını anlamak açısından hem de eksiklikleri görmek açısından bize fayda getiriyor" diye konuştu. Milletvekillerinin öneri ve değerlendirmelerinin önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, "İstişarede fayda var" ifadelerini kullandı. "Konkordato süreci kötüye kullanılıyor" Konkordato uygulamasının kötüye kullanıldığına dikkat çeken Bakan Gürlek, "Konkordato aslında iş adamlarına, fabrika sahiplerine, iş dünyasına bir anlamda yaşama şansı tanımak, iflastan önceki bir adım ama maalesef bu süreç kötüye kullanılıyor" dedi. Konkordato konusunda yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirten Gürlek, "Bir bilirkişi raporuyla konkordato kararı alıyorlar. Ondan sonra sistemi kilitliyorlar" ifadelerini kullandı. Konkordato kararının yalnızca bir kez alınabilmesine yönelik düzenleme düşündüklerini kaydeden Gürlek, "Bir defadan sonra da artık şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da artık şirketin iflasına karar vereceğiz" şeklinde konuştu. "5 günde tebligat yapılmış sayılacak" E-Tebligat düzenlemesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, söz konusu yasanın halen TBMM gündeminde olduğunu belirterek, "Yeni düzenleme ile artık 5 günlük süre içerisinde tebligat yapılmış sayılacak" dedi. 12’nci Yargı Paketi hazırlıklarının sürdüğünü ifade eden Gürlek, "Özellikle bu kanun paketinde bölgelerin ihtiyaçları ve milletvekillerimizin önerileri bizim için çok önemli. Bu konu henüz bitme aşamasına gelmedi" diye konuştu. Sosyal medyada kimlik doğrulama sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, sosyal medya platformlarıyla görüşmeler yapıldığını belirtti. Gürlek, sosyal medyaya kimlikle giriş konusunda bir geçiş süreci öngördüklerini ifade etti. Bakan Gürlek ayrıca, "Yargının Etkinliği Bürosu" ile "Alo Adalet" sistemlerinin uyumlu hale getirilmesi için çalışma yürüttüklerini söyledi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan Fatih Keleş’in oğlu: "Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş’in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı. Sanık Mustafa Keleş, "Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 34. oturumunun görülmesine devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda sanık savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada, iddianamede ‘rüşvet alma’ suçunu işlediği öne sürülen ve İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş’in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı. "Benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok" Sanık Keleş savunmasında, babasının 13 aydır, amcasının ise 12 aydır tutuklu olduğunu belirterek, "11 ay sonra burada konuşabilme fırsatı bulabildim. Bana savcılıkta rüşvet alıp almadığım soruldu. Ben de rüşvet almadığımı söyledim. Bana, örgütle ilgili bir soru sorulmadı. Kuzenimle beraber hakimlik sorgusuna girdik ve beraber tutuklandık. Kuzenimle ben aynı anda gözaltına alındık. Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Savcılık beni, ‘örgütü denetleyen örgüt üyesi’ olarak betimliyor. Bir örgüt yok ve ben bu örgütün üyesi değilim. Babamın tanıdığı olan Murat Gülibrahimoğlu’nun firmasında alma personeli olarak çalıştım. Bu işe başladığımda 23 yaşındaydım. İşten çıkarıldığım 2025 yılına kadar bu firmada kaldım. Bu durum, HTS kayıtlarından bakılabilir. Benim işim, hırdavat malzemeleri, ofis mobilyaları gibi şirkete gerekli ürünleri şirkete satın almaktı. Cebeci Maden firmasında çalışmadığım açıktır. Bu husus yapılan tespitlerle ortadadır. Benim muhasebe programlarına erişimim yoktur. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Ekrem İmamoğlu duruşmada söz aldı Mustafa Keleş’in savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. Sanık İmamoğlu ağlayarak Mustafa Keleş’e, "Sevgili Mustafa, değerli oğlum. Bu olaylar yaşanmasaydı, bir bayramda karşılaşsaydık ’Okulun nasıl gidiyor?’ diye sorabilirdim sana. Benim adıma ‘örgüt lideri’ olarak bir firmayı denetlediğini yazmış bu lanet iddianame. Seninle hayatımız boyunca çocukluğundan beri bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu? Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın" diyerek soru yöneltti. Keleş ise bu soruya, "Hayır" yanıtını verdi. Duruşma, diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilebilmesi için 11 Mayıs Pazartesi gününe ertelendi.