EKONOMİ - 09 Nisan 2022 Cumartesi 16:02

Yerin yüzlerce metre altından çıkarılan leonardit, topraklara bereket oluyor

A
A
A
Yerin yüzlerce metre altından çıkarılan leonardit, topraklara bereket oluyor

Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesindeki linyit sahasında yerin yüzlerce metre altından çıkarılan leonardit, çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra organik gübre olarak dünya çiftçisinin kullanımına sunuluyor.

Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesindeki linyit sahasında yerin yüzlerce metre altından çıkarılan leonardit, çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra organik gübre olarak dünya çiftçisinin kullanımına sunuluyor.


Firmanın kurucu müdürü Ömer Polat, kimyevi gübre fiyatlarındaki ciddi artışın, çiftçileri alternatif olarak leonardite yönlendirdiğini dile getirdi.


Yurt içi piyasada 81 ile ürün götürdüklerini ifade eden Polat, ihracatta da Suriye ve Irak’ın başı çektiğini belirterek, "Dünyanın birçok ülkesindeki topraklara bereket ulaştırıyoruz" dedi.


Linyit kömürü sahalarından elde edilen leonardit, kimyevi gübreye en büyük alternatif olarak gösteriliyor. Elbistan ve Afşin bölgesindeki linyit ocaklarından çıkarılan ve organik bir ürün olan leonarditin, çiftçilerin kullanımına sunulması için en büyük yatırımlardan biri özel sektör tarafından yapıldı.


Firmanın Kurucu Müdürü Ömer Polat, ilçeye bağlı Çoğulhan Mahallesi’nde bulunan fabrikalarında başta bölge çiftçisi olmak üzere ülke ve dünya pazarında da aranılan kalite ve özellikte ürün ürettiklerini anlattı.


Leonarditin, Türk tarımında suni gübre kullanımını büyük ölçüde azaltacak potansiyeli olduğunun bilimsel olarak ispatlandığını dile getiren Polat, tarlaya göre ürün hazırlayabildiklerini vurguladı.


Kimyasal gübreye rakip olabilecek değerlerde ürün elde ettiklerini anlayan Polat, şöyle devam etti:


“Leonardit, toprak için başlı başına bir besin kaynağı. Toprağı havalandırır, su tutma kapasitesi yüksektir. Toprakta çözünemeyen maddeleri çözebilme özeliğine sahip. Yüzde 25-30 arasında verim artışı sağlıyor. Özellikle sera yetiştiriciliğinde yüzde 70’in üzerinde verim artışı sağlar. Leonarditin organik olduğu yıllar öncesinden biliniyor. Hayvan gübresinden daha iyi olduğu kanıtlanmış durumda. İlk başta toz olarak satmaya başladık. Daha sonraki dönemlerde araştırma yaparak granürle birlikte yeni bir ürün ortaya çıkarmak için girişimde bulunduk. Çinko, sülfat, kükürt, organik azot gibi maddeleri de katarak leonarditi zenginleştirecek bir ürün ortaya çıkarmaya çalıştık. Bu alanda ülkemizdeki tüm arazilerin toprak analizine göre ürün hazırlayabiliyoruz.


Tek başına da satılabilen ve kullanılabilen bir ürün. Biz, leonarditi zenginleştirerek kimyasal gübrelere yakın değerlerde organomineral gübre üretiyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izinli olarak bu ürünleri üretiyoruz. Çiftçi, tahlil sonrasında toprakta hangi mineral az ise ona göre biz karışımı hazırlıyoruz. Tamamen toprağa, ihtiyacı olan elementleri veriyoruz. Bir bakıma tarlaya göre gübre üretiyoruz.”


Leonardit veya organomineral gübre kullanımının, suni gübre kullanımını yarı yarıya azalttığının altını çizen Polat, fiyat yönünden de büyük avantaj sunduğunu söyledi.


Suni gübre fiyatlarındaki artışın çiftçiyi zorlar hale geldiğini ifade eden Polat, “Günlük, ortalama toz olarak 150 ton üretim yapabiliyoruz. Dünyanın birçok ülkesinde aranılan ve tercih edilen bir ürünümüz var. Ülkemizde de ürünümüzün ulaşmadığı yer yok diyebiliriz. Çiftçilerimizde de bu konuda farkındalık düzeyi artıyor. Suni gübrelerdeki artışla birlikte özellikle verim noktasında büyük fayda sağlaması ve organik olması nedeniyle ürünlerimize büyük rağbet var” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Foça’da okul çevrelerine sıkı denetim: Kaymakam Aydın’dan "Güvenli Eğitim" talimatı İzmir’in Foça ilçesinde, son dönemde ülke genelinde okul çevrelerinde meydana gelen üzücü olaylar sonrası harekete geçildi. Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın imzasıyla yayınlanan talimat doğrultusunda, öğrencilerin fiziksel ve ruhsal güvenliğini korumak amacıyla eğitim kurumları, emniyet ve jandarma birimleri eşgüdümlü bir çalışma başlattı. Kaymakam Aydın’ın talimatında, güvenliğin sadece yüksek duvarlar ve kameralarla sağlanamayacağı, sürecin pedagojik boyutuyla bir bütün olduğu vurgulandı. Bu kapsamda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde, rehberlik servisleri, öğrencilerin ders başarılarındaki ani düşüşleri ve içe kapanma durumlarını mercek altına alacak, akran zorbalığına karşı tavizsiz bir tutum sergilenirken; öğrencilerin sosyal medya paylaşımları, resim ve kompozisyon çalışmaları şiddet eğilimi açısından uzmanlarca incelenecek ve müfredat dışı etkinliklerle ’Sosyal ve Duygusal Öğrenme’ faaliyetlerine öncelik verilerek okul ikliminde sevgi dili hakim kılınacak. Okullarda ’tek giriş’ ve 24 saat takip Fiziki güvenlik zafiyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla okul yerleşkelerinde sıkı bir denetim modeli uygulanacak. Alınan kararlar uyarınca: Okul giriş ve çıkışları kontrollü olarak tek noktadan sağlanacak, ziyaretçi kayıtları dijital ve yazılı olarak eksiksiz tutulacak. ve tüm kör noktaları kapsayan kamera sistemleri 24 saat kesintisiz kayıt yapacak. Evdeki silahlara sıkı denetim Saha güvenliği boyutunda ise İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri mesai gözetmeksizin görev başında olacak. Özellikle dijital mecralarda gençler arasında yayılan ’silahlanma özentisi’ ve ’çeteleşme’ faaliyetlerine karşı önleyici siber devriyeler gerçekleştirilecek. Risk grubunda olduğu değerlendirilen öğrencilerin aileleriyle kolluk birimleri koordinesinde hassas görüşmeler yapılacak. Bu görüşmelerde, ev ortamında ateşli silaha erişim imkanının olup olmadığı ve silahların mevzuata uygun muhafaza edilip edilmediği titizlikle kontrol edilecek. Kurumlar arası "tek seslilik" ilkesiyle yürütülen bu geniş çaplı operasyonla, Foça’daki eğitim yuvalarının tamamen güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
Ankara Adalet Bakanı Gürlek: "Konkordato süreci kötüye kullanılıyor" Adalet Bakanı Akın Gürlek, konkordato sürecinin kötüye kullanıldığını, bu konuda yeni bir düzenleme yapmayı düşündüklerini belirterek, "Bir defadan sonra şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da iflasına karar vereceğiz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ege Bölgesi milletvekilleriyle Ankara Hakimevi’nde düzenlenen istişare toplantısında bir araya geldi. Bölge milletvekilleriyle yapılan toplantıların faydalı geçtiğini ifade eden Gürlek, "Bu toplantılar hem bölgenin sorunlarını anlamak açısından hem de eksiklikleri görmek açısından bize fayda getiriyor" diye konuştu. Milletvekillerinin öneri ve değerlendirmelerinin önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, "İstişarede fayda var" ifadelerini kullandı. "Konkordato süreci kötüye kullanılıyor" Konkordato uygulamasının kötüye kullanıldığına dikkat çeken Bakan Gürlek, "Konkordato aslında iş adamlarına, fabrika sahiplerine, iş dünyasına bir anlamda yaşama şansı tanımak, iflastan önceki bir adım ama maalesef bu süreç kötüye kullanılıyor" dedi. Konkordato konusunda yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirten Gürlek, "Bir bilirkişi raporuyla konkordato kararı alıyorlar. Ondan sonra sistemi kilitliyorlar" ifadelerini kullandı. Konkordato kararının yalnızca bir kez alınabilmesine yönelik düzenleme düşündüklerini kaydeden Gürlek, "Bir defadan sonra da artık şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da artık şirketin iflasına karar vereceğiz" şeklinde konuştu. "5 günde tebligat yapılmış sayılacak" E-Tebligat düzenlemesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, söz konusu yasanın halen TBMM gündeminde olduğunu belirterek, "Yeni düzenleme ile artık 5 günlük süre içerisinde tebligat yapılmış sayılacak" dedi. 12’nci Yargı Paketi hazırlıklarının sürdüğünü ifade eden Gürlek, "Özellikle bu kanun paketinde bölgelerin ihtiyaçları ve milletvekillerimizin önerileri bizim için çok önemli. Bu konu henüz bitme aşamasına gelmedi" diye konuştu. Sosyal medyada kimlik doğrulama sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, sosyal medya platformlarıyla görüşmeler yapıldığını belirtti. Gürlek, sosyal medyaya kimlikle giriş konusunda bir geçiş süreci öngördüklerini ifade etti. Bakan Gürlek ayrıca, "Yargının Etkinliği Bürosu" ile "Alo Adalet" sistemlerinin uyumlu hale getirilmesi için çalışma yürüttüklerini söyledi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan Fatih Keleş’in oğlu: "Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş’in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı. Sanık Mustafa Keleş, "Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 34. oturumunun görülmesine devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda sanık savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada, iddianamede ‘rüşvet alma’ suçunu işlediği öne sürülen ve İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş’in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı. "Benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok" Sanık Keleş savunmasında, babasının 13 aydır, amcasının ise 12 aydır tutuklu olduğunu belirterek, "11 ay sonra burada konuşabilme fırsatı bulabildim. Bana savcılıkta rüşvet alıp almadığım soruldu. Ben de rüşvet almadığımı söyledim. Bana, örgütle ilgili bir soru sorulmadı. Kuzenimle beraber hakimlik sorgusuna girdik ve beraber tutuklandık. Kuzenimle ben aynı anda gözaltına alındık. Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Savcılık beni, ‘örgütü denetleyen örgüt üyesi’ olarak betimliyor. Bir örgüt yok ve ben bu örgütün üyesi değilim. Babamın tanıdığı olan Murat Gülibrahimoğlu’nun firmasında alma personeli olarak çalıştım. Bu işe başladığımda 23 yaşındaydım. İşten çıkarıldığım 2025 yılına kadar bu firmada kaldım. Bu durum, HTS kayıtlarından bakılabilir. Benim işim, hırdavat malzemeleri, ofis mobilyaları gibi şirkete gerekli ürünleri şirkete satın almaktı. Cebeci Maden firmasında çalışmadığım açıktır. Bu husus yapılan tespitlerle ortadadır. Benim muhasebe programlarına erişimim yoktur. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Ekrem İmamoğlu duruşmada söz aldı Mustafa Keleş’in savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. Sanık İmamoğlu ağlayarak Mustafa Keleş’e, "Sevgili Mustafa, değerli oğlum. Bu olaylar yaşanmasaydı, bir bayramda karşılaşsaydık ’Okulun nasıl gidiyor?’ diye sorabilirdim sana. Benim adıma ‘örgüt lideri’ olarak bir firmayı denetlediğini yazmış bu lanet iddianame. Seninle hayatımız boyunca çocukluğundan beri bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu? Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın" diyerek soru yöneltti. Keleş ise bu soruya, "Hayır" yanıtını verdi. Duruşma, diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilebilmesi için 11 Mayıs Pazartesi gününe ertelendi.