EĞİTİM - 05 Mayıs 2026 Salı 12:05

KBÜ’de İlk ve Acil Yardım Programı akreditasyon başarısı elde etti

A
A
A
KBÜ’de İlk ve Acil Yardım Programı akreditasyon başarısı elde etti

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı, Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği(MEDEK) tarafından tescillendi.


Karabük Üniversitesi’nde yürütülen kalite çalışmaları kapsamında, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı, MEDEK tarafından 2 yıl süreyle akreditasyona layık görüldü.


Verilen akreditasyon belgesine göre programın eğitim-öğretim süreçleri, akademik kadro yapısı, uygulama imkânları ve mesleki yeterlilik çıktılarının belirlenen kalite standartlarını karşıladığı tescillendi.


Değerlendirme sürecinde ayrıca programın sektörel ihtiyaçlara uygunluğu ve öğrencilere sunulan uygulamalı eğitim imkânları da dikkate alındı.


Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversitenin kalite odaklı eğitim anlayışını güçlendirmeye devam ettiğini belirterek, akreditasyonun öğrencilerin mesleki yetkinlikleri ve mezunların istihdam imkanlarına katkı sağlayacağını ifade etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Eylem Tok’un ‘Aileyle helalleştik’ sözlerine baba Özer Aci’den yanıt: "Benim öyle bir anlaşmam yok, davamın arkasındayım" İstanbul Eyüpsultan’da 17 yaşındaki Timur Cihantimur’un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci, Eylem Tok’un "aileyle helalleştik" mektubuna yanıt verdi. Baba Özer Aci, ’’Biz kan bağı varisleriyiz. İnsani bir davranış olarak benimle irtibata geçmediler, bu saatten sonra geçemezler de. Benim öyle bir anlaşmam yok, ben davamın arkasındayım, ben davama bakıyorum. 2 yıl sonra mı aklı başına gelmiş? Hep benim çocuğum, benim çocuğum, halen benim çocuğum; üniversiteye gidiyormuş, çok iyi çocukmuş. Ya bizim çocuğumuz kötü mü? Benim bir buçuk yaşında yetim kalan evladım kötü çocuk mu?’’ dedi. İstanbul Eyüpsultan’da 1 Mart 2024 gecesi meydana gelen kazada, Timur Cihantimur’un kullandığı araç Oğuz Murat Aci’ye çarpmıştı. Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci hayatını kaybederken Cihantimur ile annesi Eylem Tok birlikte ABD’ye kaçmıştı. Hakkında kırmızı bülten çıkartılan anne ve oğlu, 2024 yılında Boston’da yakalanarak gözaltına alınmıştı. ABD’de tutuklu bulunan Eylem Tok, cezaevinden bir mektup yazdı ve Tok’un yazdığı bu mektup avukatı aracılığıyla sosyal medyada paylaşıldı. Eylem Tok mektubunda kullandığı "Bu olayda en büyük acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Bir anne olarak, onların yaşadığı acının tarifi olmadığını tüm kalbimle hissediyorum. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyorum. Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim’’ ifadeleri Aci ailesini çileden çıkardı. "İnsani bir davranış olarak benimle bir irtibata geçmediler, bu saatten sonra geçemezler de’’ Eylem Tok’un mektubunda öne sürdüğü ‘aileyle helalleştik’ iddialarına yanıt veren baba Özer Aci, "Eylem Tok’lar yaklaşık iki yıldır Amerika’da hapisteler. Yasal varisler dediği bir buçuk yaşındaki çocuk ve bir buçuk yıllık evli eşi. Biz kan bağı varisleriyiz. Benimle bir anlaşma veya insani bir davranış olarak benimle bir irtibat geçmediler, bu saatten sonra geçemezler de. Bu anlaşmayı, bir yıl önce yaptılar. Bir yıl önce Mayıs ayında, yine böyle bir Mayıs ayıydı; bir para ödendiği söylenmişti. Sonradan para rakamları ortaya çıktı. Benim öyle bir anlaşmam yok, ben davamın arkasındayım, ben davama bakıyorum. İki yıl sonra mı aklı başına gelmiş? Hep benim çocuğum, benim çocuğum, halen benim çocuğum; üniversiteye gidiyormuş, çok iyi çocukmuş. Ya bizim çocuğumuz kötü mü? Benim bir buçuk yaşında yetim kalan evladım kötü çocuk mu? Kendi çocuğu iyi de bizim çocuklarımız kötü çocuk mu? ’Ben olay yerine gitmedim’ diyor utanmadan. Çocuğunu olay yerinden aldın gittin, ’telefonu almadım’ diyor, peki telefon kimin arabasında çıktı Eylem Tok? Bunu niye izah etmiyorsun?’’ şeklinde konuştu. ‘’Ben oğlumun maddi ve maneviyatını satacak kadar alçalmadım’’ Baba Özer Aci konuşmasının devamında, ‘’Bunu da izah etsin. Aradan neredeyse iki yıl geçmiş yeni mi aklı başına geliyor? Yazıklar olsun. Bu olaylar bugün mü hatırına geldi? Vicdani rahatsızlık duymalar vicdanlarını rahatlatacakmış, yumuşatacakmış. Ben bugün yine mezardan geldim. Oğlumun mezarında gözyaşı döktüm. Onun çocuğu yaşıyor şükretsin. Ben konuşmalarımda ’kendi çocuğunu diri diri toprağa gömdüler. Gelsin şu adalete teslim olsunlar’ dedim. Gelmediler. Çekecekler, Allah beter eylesin. Çekecekler, çekmek zorundalar. Kusura bakmasınlar. Ben onlardan şunu beklerdim; bir insani, bir merhametli davranış. İki sayfa mektup yazıyor, kendi evladından bahsediyor. Bana ne senin evladın, benim evladım ölmüş. Benim bir buçuk yaşında evladım yetim kalmış. İnsafsızlar, merhametsizler, vicdansızlar. Varisleriyle anlaşmışlar, neyle anlaşılır? Ben oğlumun maddi ve maneviyatını satacak kadar alçalmadım. Hiçbir zaman da alçalmam. Eğer bir para, bir şey alınırsa da bunu açık açık hiç çekinmeden söylerim. Allah’ıma şükürler olsun ona da bir ihtiyacım yok’’ dedi. ‘’Her şey cep telefonu kayıtlarında çıkacaktır" Eylem Tok’un mektubundan yer alan "olay yerine gitmedim, telefon almadım" sözleriyle ilgili olarak da konuşan Baba Özer Aci, "Doğru söylüyor, gerçekler açık olarak raporlarda yer almaktadır; kendi telefonu, getirdi şoförü polise teslim etti. Kendi aracından çıktı ‘Ben almadım’ dediği telefon. O zaman onun telefonu o arabada ne geziyor? Peki orada yaralıları kime teslim etmiş? Oğlu ölü var, ölü SOS kayıtlarında var. Peki neden o zaman ‘Anne burada bir yaralı var, ağır yaralı ölüyor, babamı çağırın yarasına bir parmak basın’ niye dememiş? Neden kaçıyor, neden? İnsani davranış olarak hareket etseydi benim çocuğum şu an yaşıyordu. Eylem Tok olayın olduğu noktada takılı kalmış. Benim çocuğum 81 dakika sonra hastaneye gidiyor. İstanbul’da 9 dakika 112’nin hizmeti. Kusura bakmasın, iyi marifet etmiş olay yerine gitmemiş. Ben gittiğinden eminim. Her şey cep telefonu kayıtlarında çıkacaktır. Onun mahkemesi de 13 Temmuz’da var, orada hesap verecektir" ifadelerini kullandı.
Nevşehir 19 bin kilometrelik dostluk yolculuğunun yeni durağı Kapadokya oldu Almanya’dan başlayarak yaklaşık 19 bin kilometrelik güzergah sonunda Nepal’de tamamlanacak olan Doğu Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi kapsamında Türkiye’ye gelen sporcuların yeni durağı Kapadokya oldu. 27 Nisan’da Almanya’dan yola çıkan ve birçok ülkeden katılımcının yer aldığı ralli ekibi, Ankara’daki programın ardından Nevşehir’e geldi. Kapadokya bölgesine ulaşan sporcular, peribacaları ve doğal güzellikleriyle ünlü bölgede mola verdi. Tarihi İpek Yolu rotasını modern araçlarla yeniden canlandırmayı amaçlayan organizasyona katılan ralliciler, Kapadokya’nın eşsiz manzarası eşliğinde fotoğraf çektirerek bölgeyi gezdi. Sporcular ayrıca bölgenin tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Yaklaşık 19 bin kilometrelik parkuru tamamlayacak olan ralli ekibi, Türkiye etabında Kapadokya’nın ardından Nemrut Dağı, Ahlat ve Ani Harabeleri gibi önemli tarihi noktalardan geçecek. Türkiye’den ayrılacak konvoy, İran ve Türkmenistan üzerinden Orta Asya’ya ilerleyerek yaklaşık bir buçuk ay sonra Nepal’de yolculuğunu tamamlayacak. Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, rallinin her yıl düzenlendiğini belirterek, "Bu yıl 19 ülke ve 64 şehirden geçiyoruz. Yaklaşık 19 bin kilometrelik bir yolculuk yapıyoruz. 19 ülkeden geçmek, farklı kültürleri tanımak anlamına geliyor" dedi. Türkiye’nin doğu ile batı arasında bir köprü görevi gördüğünü ifade eden Serin, "Savaşların yaşandığı bir dönemde bu tür projelerin dünya barışına katkı sağlayacağına inanıyoruz. İnsanların birbirini tanıması ve önyargılarını kırması çok önemli" diye konuştu. Rallinin dünyanın en uzun rallilerinden biri olduğunu kaydeden Serin, "Bizim için araçların markası ya da modeli önemli değil. Önemli olan araçlarımızın bakımını iyi yapmak ve güvenli şekilde yolculuğu tamamlamak. Zorlu hava şartlarına rağmen hazırlıklıyız. Hedefimiz Nepal’e kazasız belasız ulaşmak" ifadelerini kullandı. Organizasyona Sırbistan’dan katılan Ana Jankovic ise Türkiye’ye 11’inci kez geldiğini belirterek, "İstanbul ve Ankara’nın ardından Kapadokya’da mola verdik. Böyle bir deneyim yaşattıkları için organizasyona teşekkür ediyorum. Yolculuk çok keyifli geçiyor" dedi. Polonyalı Agnieszka Trolese de Kapadokya’ya hayran kaldığını belirterek, "İstanbul dünyanın en canlı şehirlerinden biri. Kapadokya ise benim en sevdiğim turizm bölgelerinden biri. UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu bölge gerçekten benzersiz" diye konuştu. Barış; dostluk ve kültürel etkileşim mesajı taşıyan İpek Yolu Rallisi’nin Kapadokya etabı, bölge halkı ve turistlerin de ilgisini çekti. Sporcular, Kapadokya ziyaretinin ardından rotalarına devam etti.
Samsun Samsun polisi uyardı: "Hediye kazandınız", "Borcunuz var" tuzağına dikkat Samsun Emniyet Müdürlüğü ekipleri dolandırıcılık olaylarına karşı vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla çalışma başlattı. Kentin en yoğun bölgesinde sahaya inen ekipler, vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıtarak dikkat edilmesi gereken hususları anlattı. Dağıtılan broşürlerde; internet üzerinden araç, ev ve arsa alım-satımlarında dikkat edilmesi gereken kurallar, online alışverişte güvenli site kullanımının önemi ve sahte ilanlara karşı uyarılar yer aldı. Ayrıca oto kiralama işlemlerinde sahte internet sitelerine karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Ekipler, özellikle sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden gönderilen linklere karşı temkinli olunması gerektiğini belirterek, "Hediye kazandınız", "borcunuz var" gibi ifadelerle para talep eden kişilere kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğini ifade etti. Sahte icra takibi mesajlarıyla vatandaşların korkutulmaya çalışıldığına dikkat çekildi. Broşürlerde ayrıca kendisini polis, asker, savcı veya kamu görevlisi olarak tanıtarak para ya da altın talep eden kişilerin dolandırıcı olduğu belirtilirken, hiçbir kamu görevlisinin vatandaşlardan bu şekilde talepte bulunmayacağı hatırlatıldı. "Bilinçli Sosyal Medya Kullanımı" başlığı altında ise vatandaşlara; saygılı iletişim kurmaları, şüpheli içeriklere karşı sorgulayıcı yaklaşmaları ve kişisel bilgilerini paylaşmamaları yönünde uyarılar yapıldı. Yetkililer, dolandırıcılık girişimleriyle karşılaşılması halinde 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini belirterek, vatandaşların bilinçli hareket etmelerinin bu tür suçların önüne geçilmesinde büyük önem taşıdığını vurguladı.