ASAYİŞ - 15 Haziran 2025 Pazar 11:10

Karaman’da elektrikli bisiklet park halindeki otomobile çarptı: 1 yaralı

A
A
A
Karaman’da elektrikli bisiklet park halindeki otomobile çarptı: 1 yaralı

Karaman’da park halindeki otomobile çarpan elektrikli bisikletin sürücüsü yaralandı.


Kaza, Yeşilada Mahallesi Zeytin Dalı Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.E.E.’nin (19) kullandığı elektrikli bisiklet seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi soncu devrildi. Kaza sonrası sürüklenen elektrikli bisiklet park halindeki otomobile çarparak durabildi. Kazada bisiklet sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü ambulansla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.


Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.



Karaman’da elektrikli bisiklet park halindeki otomobile çarptı: 1 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştay’ın 164’üncü Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, devletin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay’ın 164’üncü seneyi devriyesinin ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi. "Sayıştay, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir" Sayıştay’ın her ne kadar Sultan Abdülaziz Han’ın iradesiyle ve Divan-ı Muhasebat adıyla kurulmuş olursa olsun köklerinin çok daha eskilere dayandığını dile getiren Erdoğan, "Divan-ı Muhasebat’ın temelleri Karahanlılardan Selçuklu ve Gaznelilere, geçmişte kurduğumuz devletlerde mali denetim vazifesini yerine getiren Divan-ı İşraf kurumuna dayanıyor. Neredeyse bin 200 yıllık köklü bir birikimden, hafıza ve kurumsal tecrübeden söz ediyoruz. Bu yönüyle Sayıştay Başkanlığımız, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir. Kamuda hesap verme sorumluluğu ile mali şeffaflığa katkı sağlamak üzere denetim, yargı ve rehberlik faaliyetlerini yürüten Sayıştay’ımızı tebrik ediyor mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum" dedi. "Kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor" Toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesi, kendisini nesilden nesile aktarabilmesi için bazı kurumların tesis ve muhafazasının zaruri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devletin sebebi vücudu, yani varlık gayesi evvel emirde adalettir, devamında emniyettir. Son noktada huzur ve selamettir. Bizim zihin haritamızda bu kavramların her biri, insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti mülkün yani devletin temeli olarak gören ecdat, tam da bu yüzden ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ demiştir. Buradan hareketle devletlerin kudreti, hem beşeri sermayenin hem de mevcut kaynakların hikmeti de kuşatan rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine bağlıdır. Kaynaklarını etkin ve verimli kullanamayan devletlerin muktedir ve müessir olması elbette mümkün değildir. Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor" ifadelerini kullandı. "15 Temmuz darbe girişiminin faturası 350 milyar dolardan fazla, gezi olaylarının maliyeti 1,5 milyar dolardır" Türkiye’nin geçmişte, savrukluk, özensizlik ve popülizm sıkıntısını çok çeken bir ülke olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Milletin dişinden tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırlıyoruz. SSK’nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık. Tamahkarlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur. Geçen hafta 66’ncı yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm anti-demokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye’yi geride bırakmıştır. İşte en son FETÖ’nün elebaşılığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Milli iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan Gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı maliyeti ise on milyarlarca doları bulmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların da hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları, ister FETÖvari terör örgütleri, isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun; milli iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor. Türkiye’nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi, aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır" açıklamasında bulundu. "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli iradenin savunulmasını namus borcu olarak gördükleri gibi kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine ve ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummadıklarının altını çizerek, "Bu konuda bizim tavrımız, duruşumuz gayet nettir. Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır. Garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payı vardır. Beytülmal aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir. Makamı, unvanı, mevkii ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar, kimsenin babasının malı değildir. Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın, hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı hepimiz sorumluyuz" dedi. "Sayıştayımızın veriye dayalı bir yaklaşımla nice yıllar hizmet sunacağına inanıyorum" Sayıştay’dan beklentilerinin bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkmak ve rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı’nın inşasına aktif katkı yapmak olduğunu belirten Erdoğan, "Ulusal stratejilerin hazırlanması başta olmak üzere Sayıştayımızın, idarenin takdirini de gözeterek hazırlayacağı raporlara duyulan ihtiyaç günden güne artıyor. Farklı kurumları, süreçleri ve yöntemleri aynı anda görebilme imkanına sahip Sayıştayımızın veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar milletimize ve devletimize önemli hizmetler sunacağına inanıyorum" diye konuştu. "Ekonominin büyümesi kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir" Modern kamu yönetiminin vatandaş ile devletin göz hizasında iletişim kurduğu, şeffaf ve hesap vermeye dayalı bir sistem olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu sistemde mali denetim ne kadar sıkı, planlı ve sonuç odaklı olursa kamu hizmetleri de o kadar verimli olur. Ekonominin büyümesi, refah seviyesinin yükselmesi, huzur ve güven ikliminin her alanda tesis edilmesi, kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir. Sayıştay burada da kritik rol oynamaktadır. Son 23 yılda attığımız adımlarla Sayıştay’ın kapsam alanını daha da genişlettik. Özellikle 2010’da çıkardığımız 6085 sayılı kanunla Sayıştayımızı 21. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap veren, uluslararası standartlara göre şekillenen bir yapıya kavuşturduk. Bu düzenleme ile Sayıştay Başkanlığımızın yüksek denetim organı ve yüksek hesap yargı mercii olarak kendisini yenilemesini sağladık. Anayasal hukuk devletini güçlendirme yönünde hayata geçirdiğimiz demokratikleşme reformları sayesinde Sayıştay, kamu kaynağı kullanan kurum ve kuruluşları denetleme yetkisine sahip oldu" ifadelerine yer verdi. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Sayıştay; dijital denetim, yeni teknolojilerin sisteme entegrasyonu ve veri analitiğinin yaygınlaştırılması olmak üzere her birini destekler nitelikteki üç alanda önemli bir dönüşüme imza attı. Kamu yararı üretmeyen bürokratik süreçleri devre dışı bırakılarak verimliliği artırmaya dönük her çabayı son derece kıymetli buluyoruz. Geçtiğimiz Kasım ayında; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sayıştaylarının katılımıyla İstanbul’da kurulan Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği’nden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin üç yıl boyunca dönem başkanlığını yürüteceği birliğin, Türk dünyasıyla ilişkilerimize farklı bir boyut kazandıracağına inanıyorum. İnşallah sonbaharda ülkemizin ev sahipliğinde düzenleyeceğimiz Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi ile yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız."
Nevşehir Cenaze çıkışındaki silahlı kavgada tutuklama, 180 bin lira ceza uygulanacak Nevşehir’de cenaze çıkışında trafikte yaşanan yol verme tartışmasının silahlı kavgaya dönüşmesi sonucu bir kişinin yaralandığı olayla ilgili gözaltına alınan şüpheli tutuklanarak 180 bin TL idari para cezası uygulandı. Şüphelinin tabancayla rastgele ateş ettiği anların görüntüleri de ortaya çıktı. Olay, dün Cami Cedit Mahallesi Belediye Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yakınlarının cenazesine katılan kişiler, Kurşunlu Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından defin işlemleri için mezarlığa giderken iddiaya göre, trafikte yol verme meselesi nedeniyle U.T. ile E.K. arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüşürken, U.T. aracında bulunan tabanca ile ateş açtı. Açılan ateş sırasında olay yerinden geçmekte olan Harun İ., kurşunların isabet etmesi sonucu yaralandı. Silah seslerinin duyulması üzerine çevrede panik yaşanırken, vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Yaralı Harun İ., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Nevşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından çalışma başlatan polis ekipleri, silahlı saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen U.T. ile kavgaya karışan E.K.’yi mezarlıkta gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden U.T. bugün adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan U.T. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan, olayda silah kullandığı belirlenen şüpheli hakkında trafik kanununun ilgili maddeleri kapsamında 180 bin lira idari para cezası uygulanacağı öğrenildi. Şahsın kavga sırasında rastgele ateş ettiği anların görüntüleri de ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Manisa Zeybek kültürü Obasya’da anlatıldı Yunusemre Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen "Geleceğe Kalacak Adımlar-Zeybekler" programında, Ege’nin köklü kültürel mirası zeybeklik geleneği akademik söyleşiler ve halk dansları gösterileriyle ele alındı. Yunusemre Belediyesi’nin destekleriyle Halk Dansları Topluluğu tarafından düzenlenen "Geleceğe Kalacak Adımlar - Zeybekler" programı, Ortaköy Obasya Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirildi. Ege Bölgesi’nin köklü kültürel miraslarından biri olan zeybeklik geleneğinin ele alındığı program, farklı şehirlerden gelen akademisyenler, üniversite toplulukları ve halk dansları ekiplerini bir araya getirdi. Afyonkarahisar, Muğla, Uşak ve Pamukkale başta olmak üzere çeşitli üniversitelerden gelen katılımcıların yer aldığı etkinlikte, zeybek kültürünün tarihi geçmişi, toplumsal önemi ve günümüze kadar uzanan kültürel mirası üzerine söyleşiler gerçekleştirildi. Alanında uzman akademisyenler tarafından yapılan sunumlarda zeybekliğin yalnızca bir halk oyunu olmadığı, aynı zamanda Anadolu’nun cesaret, dayanışma, özgürlük ve vatan sevgisini yansıtan önemli bir kültürel değer olduğu vurgulandı. Program kapsamında zeybek kıyafetlerinin tarihi gelişimi, kullanılan motiflerin anlamları ve bölgelere göre değişen zeybek gelenekleri de katılımcılarla paylaşıldı. Üniversitelerden gelen öğretim üyeleri ve araştırmacılar, zeybek kültürünün korunmasının ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Söyleşilerin ardından sahne alan halk dansları toplulukları, hazırladıkları gösterilerle izleyicilere görsel bir şölen sundu. Ege’nin farklı yörelerine ait zeybek oyunlarının sergilendiği gösteriler, katılımcılardan büyük beğeni topladı.