ASAYİŞ - 24 Haziran 2025 Salı 13:13

Karaman’da patlayan telefon bataryası az kalsın aracı yakacaktı

A
A
A
Karaman’da patlayan telefon bataryası az kalsın aracı yakacaktı

Karaman’da park halindeki otomobilde bulunan telefon bataryasının aşırı sıcaktan dolayı patlaması sonucu çıkan yangın büyümeden söndürüldü.


Yangın, öğle saatlerinde Kirişçi Mahallesi 45. Sokak’ta bulunan Türk Dili Parkı yanındaki açık otoparkta yaşandı. Edinilen bilgiye göre, park halindeki otomobilden dumanların çıktığını gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekibi aracın ön camını kırarak yangına müdahale edeceği esnada arabasının yanına gelen araç sahibi panikle itfaiye ekibine "dur" diyerek ekibin yangına suyla müdahale etmesini istemedi. Ardından aracındaki yangın tüpünü alarak yangını kendi imkanıyla söndürmeye çalıştı. İtfaiye ekiplerinin uyarıları sonrasında araç sahibinin müdahaleye izin vermesiyle, ekipler aracın torpido kısmındaki yangını motor bölümüne sıçramadan kısa sürede söndürdü. Araçta küçük çapta maddi hasar meydana gelirken, yangına araç içindeki patlayan telefon bataryasının yol açtığı tespit edildi.



Karaman’da patlayan telefon bataryası az kalsın aracı yakacaktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.