ASAYİŞ - 04 Temmuz 2025 Cuma 20:51

Karaman’da traktör devrildi: 1 ölü

A
A
A
Karaman’da traktör devrildi: 1 ölü

Karaman’da traktörün devrilmesi sonucu altında kalan sürücü hayatını kaybetti.


Kaza, akşam saatlerinde merkeze bağlı Göçer köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Süleyman Dal (56), idaresindeki römork takılı traktör yokuş aşağı indiği esnada kontrolden çıkarak devrildi. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibi yaptığı kontörde Dal’ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Kaza yerinde yapılan incelemelerin ardından Süleyman Dal’ın cenazesi Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.


Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.



Karaman’da traktör devrildi: 1 ölü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Talas Millet Bahçesi, resmen ’Türk Dünyası Millet Bahçesi’ Talas Belediyesi Haziran Ayı Meclis Toplantısı, ilçenin geleceğine yön verecek önemli kararların yanı sıra Türk dünyasına yönelik anlamlı bir karara da sahne oldu. Belediye Meclisi, geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla açılışı gerçekleştirilen Talas Millet Bahçesi’nin adını oy birliğiyle ’Türk Dünyası Millet Bahçesi’ olarak değiştirdi. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın başkanlığında gerçekleştirilen haziran ayı olağan meclis toplantısında toplam 10 gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı. Toplantının en dikkat çeken gündem maddesi ise 80 bin metrekarelik yaşam alanının yeni ismi oldu. Talas Belediyesi son yıllarda hayata geçirdiği Türk Dünyası Yazar ve Şair Buluşmaları, kültürel etkinlikler ve uluslararası organizasyonlarla Türk dünyasıyla kurduğu güçlü bağları her geçen gün daha da pekiştiriyor. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Uluslararası Türkoloji Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Talas, aldığı bu kararla Türk dünyasına verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu. Türk Dünyası Millet Bahçesi adı, yalnızca bir park ismi olmanın ötesinde ortak tarih, ortak kültür ve ortak gelecek idealinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Mecliste görüşülen bir diğer önemli gündem maddesinde, Mevlana Mahallesi’nde Kayseri Üniversitesi arkasında yapımı tamamlanan cami alanında belediyeye ait 354,94 metrekarelik bölümün Diyanet İşleri Başkanlığına devri konusu kabul edildi. Talas’ın farklı bölgelerinde bulunan cadde ve sokaklara isim verilmesine ilişkin çalışma da meclis gündeminde yer aldı. İlçe genelinde belirlenen 24 farklı noktaya isim verilmesi konusu değerlendirilmek üzere ilgili komisyona havale edildi. Toplantıda yeni tabela ücret tarifesi de görüşülürken, Bosna Hersek’in Donji Vakuf şehrinde bu yıl 516’ncısı düzenlenecek Ayvaz Dede Şenlikleri’ne haziran ayı sonunda katılım sağlanması da oy birliğiyle kabul edildi. "Aldığımız kararlar Talas’a hayırlı olsun" Toplantının sonunda değerlendirmelerde bulunan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın; meclis üyelerinin Kurban Bayramı’nı tebrik ederek alınan kararların Talas’a ve vatandaşlara hayırlı olmasını temenni etti. Başkan Yalçın, Türk dünyasının ortak değerlerini yaşatan ve gelecek nesillere taşıyan projelere önem verdiklerini belirterek, Talas’ın kültür, tarih ve medeniyet ekseninde gelişimini sürdürmeye devam edeceğini ifade etti. Haziran ayı meclis toplantısında görüşülen tüm gündem maddeleri oy birliğiyle kabul edilirken, bir sonraki toplantının 6 Temmuz 2026 Pazartesi günü yapılacağı bildirildi.
Hatay Herkes altın aradığını sandı, o Hatay’ın unutulan lezzeti ’cara peyniri ve çökeleği’ni çıkardı Hatay’da yaşayan Murat Aracı, unutulmaya yüz tutan yöresel lezzet ’cara peyniri ve çökeleği’ni yeniden yaşatmak için testiye bastığı peynir ve çökeleği 6 ay boyunca toprağın altında bekletiyor. 6 ay sonra testiyi çıkardığı görüntüleri sosyal medyada paylaşan Aracı, herkesin kendilerini define aradığını sandığını ama hazinenin cara peyniri ve çökeleği lezzeti olduğunu söyledi. Antakya ilçesi Bozhöyük Mahallesi’nde yaşayan Murat Aracı, depremden sonra köye yerleşerek atalarından kalma ve unutulmaya yüz tutmuş lezzet olan ’cara peyniri ve çökeleği’ yapmak istedi. Çevresinden cara testisi alan Aracı, testinin içine; ayran çökeleği, tuzsuz kalıp peyniri ve siyah küncüyle testinin içine bastırıp ağzını çamurla kapatarak toprağın altına gömdü. Testiyi gömdüğü yerden çıkarmak için 6 ay bekleyen Aracı, kürekle toprağı kazıp testiyi çıkararak unutulmaya yüz tutmuş lezzeti gün yüzüne çıkardı. Testiyi çıkardığı anları sosyal medyada paylaşan Aracı, herkesin define aradığını sandığını ama hazinenin cara peyniri ve çökeleği lezzeti olduğunu belirterek unutulmuş lezzete coğrafi işaret tescili alınması gerektiğini söyledi. "Herkes bizi bir define arar gibi yargıladı ama bizim için cara peyniri ve çökeleği altından, defineden daha çok değerliydi" Herkesin altın aradığını sanarken testinin içinden unutulmuş lezzetin ortaya çıktığını belirten Murat Aracı, "Bu Hatay’a öz olan cara peyniridir. Çökelek ve peynirle oluşan, atalarımızdan kalma, geleneksel olarak eskiden basılıp kahvaltıda yenen bir lezzettir. Bir cara testisine bastık ve toprağın altına gömdük. Yaklaşık 6 ay 15 gün sonra toprağın altından çıkardık, güzel bir peynir haline geldi ve şu an tadına doyamıyoruz. İçerisinde sütle yapılan bildiğimiz özellikle ayran çökeleği olacak ve içinde tuzsuz kalıp peyniri kalıp peyniri olacak ve içine siyah küncü dediğimiz küncüyle koyarak basıp ağzını çamurla kapayıp suladıktan sonra toprağın altında 6 ila 7 ay kaldıktan sonra güzel bir ağız tadı ve lezzetiyle beraber yemesine doyamazsınız. Testinin kendi özelliğinde olan ve ağız tadını veren en güzel lezzeti oradadır. Özelliğini kıvamını alma amacıyla ne kadar çok bekletirsen kıvamını o kadar daha güzel ve lezzetli olmasını sağladığından 6 ila 7 ay kalması daha güzel olur. Normalde Antakya’ya has özel olan bir lezzettir ama atalardan dedelerden kaldığı için unutulmuştur. Depremden sonra bu köye yerleştik ve aklımıza geldi. Kendimize bir testi olan cara testisi dediğimiz elimize geçti. Bunun da içine biz kendimiz yaptık. Hatay’a öz ve Türkiye’ye duyurma adına böyle bir şey yaptık. Herkesin de bu tadı tatmasını isteriz. Herkes bizi bir define arar gibi yargıladı ama bizim için bu altından ve defineden daha çok değerliydi. Herkes bizi altın aramakla yargıladı ama öyle bir şey yok. Bunun tadını sadece yiyen bilir. Bunu herkes anlayamaz tatmak lazım. İsteriz ki bu lezzetin tescillenmesine ihtiyaç var. Çünkü bu Hatay’a öz olan bir lezzet, adı ve şanı unutulmuştu. Yeni nesile gösterin çoğu kişi bunun ne olduğunu bile bilmez ama tescillenmesini tabii ki isteriz" ifadelerini kullandı.
Erzurum Erzurum’dan dünyaya uzanan yardım eli Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) iş birliğiyle gerçekleştirilen 2026 yılı vekaletle kurban kesim organizasyonuna Erzurum halkı yoğun ilgi gösterdi. Erzurumlu vatandaşlar, toplamda 2 bin 664 hisse kurban bağışında bulunarak mazlum coğrafyalara umut oldu. Türkiye Diyanet Vakfı ve Diyanet İşleri Başkanlığı çatısı altında yürütülen küresel kurban organizasyonu bu yıl da milyonlarca ihtiyaç sahibinin yüzünü güldürdü. Hayırseverlerin vekalet verdikleri kurbanlar, İslami usullere uygun olarak kesilerek titizlikle dağıtıldı. Kampanya kapsamında Erzurum genelinden 2 bin 664 hisse kurban bağışı toplanarak büyük bir dayanışma örneği sergilendi. Dünya Genelinde 36 Milyon Kişiye Ulaşıldı 2026 yılı kurban çalışmaları kapsamında yurt içinde ve yurt dışında toplam 882 bin 44 hisse kurban, titizlikle paketlenerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Yapılan planlamalar doğrultusunda, dünya genelinde açlık ve sefaletle mücadele eden 36 milyon 604 bin 826 kişiye kurban eti dağıtımı yapılarak bayram sevinci yaşatıldı. Filistin Unutulmadı: 1.4 Milyon Kardeşimize Destek Bu yılki organizasyonda, işgal ve abluka altında zor günler geçiren Filistin halkına yönelik özel bir çalışma yürütüldü. İnsani krizin derinleştiği bölgede, 1 milyon 460 bin Filistinliye kurban eti ve insani yardım ulaştırılarak Türkiye’nin şefkat eli Gazze ve çevresinde hissettirildi. Yetkililer, organizasyonun başarıyla tamamlanmasında Erzurum halkının gösterdiği büyük hassasiyetin ve fedakarlığın önemine dikkat çekerek tüm bağışçılara teşekkür etti.
Mersin Mersin’de sahiplendirme kampanyasıyla bin 927 köpek yeni yuvasına kavuştu Mersin Büyükşehir Belediyesinin ‘Yaşamı Sahiplen Destek Büyükşehirden’ kampanyası kapsamında bugüne kadar bin 927 köpek sahiplendirilirken, kedi ve köpeklerde toplam sahiplendirme sayısı yaklaşık 2 bin 500’e ulaştı. Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Başkan Vahap Seçer öncülüğünde 23 Ağustos 2024 tarihinde başlatılan ‘Yaşamı Sahiplen Destek Büyükşehirden’ kampanyası, sahipsiz hayvanların sıcak yuvalara kavuşmasını sağlıyor. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanununda yapılan değişiklikle birlikte köpeklerin doğaya bırakılmasının yasaklanmasının ardından sahiplendirme çalışmalarını artıran belediye, Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Sahipsiz Hayvanlar Şube Müdürlüğü aracılığıyla can dostları ailelerle buluşturuyor. Kampanya kapsamında hayvan sahiplenen vatandaşlara çeşitli destekler de sunuluyor. Sahiplendirilen hayvanlar için 3 ayda bir kuru mama desteği verilirken, iç ve dış parazit uygulamaları ile kuduz aşıları 2 yıl boyunca ücretsiz yapılıyor. Uzun tüylü hayvanlara 6 ayda bir pet kuaför hizmeti sağlanırken, tüy ve tırnak bakımları da düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Ayrıca yavru kedi ve köpeklerin 1 yaşına geldiklerinde kısırlaştırma işlemleri de belediye tarafından karşılanıyor. Kaşlı Hayvan Bakımevinde görev yapan Sahiplendirme Bölümü Sorumlusu Altay Atlı, kampanyanın başladığı Ağustos 2024’ten bu yana bin 927 köpeğin yeni yuvalarına kavuşturulduğunu belirtti. Atlı, "Kediyle birlikte ortalama 2 bin 500 hayvanımızı sahiplendirdik. Sahiplendirme ile birlikte mama, pet kuaför, aşı ve kısırlaştırma gibi birçok hizmeti de ücretsiz sunuyoruz. Tüm vatandaşlarımızı sahiplendirme için bekliyoruz" dedi. Kampanya kapsamında ’Terrier’ cinsi bir köpek sahiplenen Yaldız Ailesi ise satın almak yerine sahiplenmeyi tercih ettiklerini ifade etti. Aile, ‘Fındık’ adını verdikleri köpeğin kısa sürede yeni yuvasına alıştığını belirtti. Hayvanları çok sevdiklerini dile getiren Gözde Yaldız, "Satın almak yerine sahiplenmeye karar verdik. Buraya geldiğimizde aslında barınaktan değil, sevgi dolu bir yuvadan bir dost edindik. Şimdi evimiz çok daha neşeli olacak" diye konuştu. Fındık’ın ilk günlerde çekingen davrandığını ancak zamanla aileye alıştığını söyleyen Yaldız, "Fındık’ı sahiplendiğimiz andan itibaren bize güvendiğini görmek bizi çok mutlu etti. Sokakta ya da bakım altında yaşayan tüm canların bir yuvaya kavuşması çok önemli. Bir canın hayatına dokunmak tarif edilemez bir mutluluk. Ona bir yuva olduk ama o da bizim hayatımıza mutluluk kattı" ifadelerini kullandı.