ÇEVRE - 28 Aralık 2025 Pazar 10:07

Yaban domuzları arpa ve buğday ekili tarlayı adeta haritaya çevirdi

A
A
A
Yaban domuzları arpa ve buğday ekili tarlayı adeta haritaya çevirdi

Karaman’ın Madenşehir köyünde yaban domuzları, arpa ve buğday ekili tarlaya zarar verdi. Havadan görüntülenen tarla ise adeta bir haritayı andırdı.


Şehir merkezine yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki Madenşehir köyünde yaşayan çiftçi Hüseyin Tanrıverdi, 50 dekar arazisine arpa ve buğday ekti. Ekinleri kontrol etmek için tarlasına gelen Tanrıverdi, arazisine yaban domuzu sürüsü tarafından zarar verildiğini gördü. Tanrıverdi, gazetecilere, 50 dekar alanda arpa ve buğday ektiğini, yaklaşık 30 dönümlük alanın zarara uğradığını söyledi.


Yaban domuzlarının kendilerini ciddi zarara uğrattığını belirten Tanrıverdi, önlem alınmasını isteyerek, "Burayı yaklaşık 20 gün önce ektim. Baktım tarlaya domuz dadanmış ve tarumar etmiş. Domuzları kovaladığımız halde yine geliyor. Yetkililerden önlem almalarını rica ediyorum. Çünkü ileride daha kötü olacak. Tohumlarımızı yüzeye çıkarmışlar. Hemen hemen 50 dekarın 30 dekarına zarar vermişler. Buraya gelen domuzlar benim gördüğüm kadarıyla 15-20 hayvanlık bir grup. Yalnız dağda bunların yüzlercesi olduğunu tahmin ediyorum. Bundan önce nohut ekiyorduk. Nohutları kesinlikle alamadık ve zarar ettik. Tarlayı tekrar ekmem lazım. Ekstra gübre, mazot, tohum zararımız var. Domuzlar bahar aylarında da bahçelerimizi talan ediyor. Nohut ekildiği zaman nohutlara zarar veriyor. Ağaçların dallarını kırıyor" dedi.


Yaban domuzlarının zarar verdiği tarlada incelemelerde bulunan Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram ise yaban domuzlarının çiftçilerin ürünlerine ciddi manada zarar verdiğini ve buna karşı önlemler alınmasını istedi.



Yaban domuzları arpa ve buğday ekili tarlayı adeta haritaya çevirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Altay Bayındır: "Hedefimiz kupayı almak" Milli kaleci Altay Bayındır, FIFA Dünya Kupası’nda yer almanın büyük gurur olduğunu belirterek, "Elimizden geleni yapacağız. Hedefimiz kupayı almak. Canımızı, varımızı yoğumuzu sahada koyacağız" dedi. 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında A Milli Futbol Takımı, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Spor Kompleksi’nde karşılaştığı Kuzey Makedonya’yı 4-0’lık skorla mağlup etti. Maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan milli kaleci Altay Bayındır, "Bizim için güzel bir başlangıç oldu. İnşallah devamını getiririz. Önemli olan devamını getirmek. Bu bir hazırlık maçıydı ama hazırlık maçları aynada kendini görmek için her zaman önemlidir. Dolayısıyla biz de hocamızın söylediklerini sahada yansıttığımızı düşünüyorum. Önde bastık, erken bir gol bulduk. O golün getirdiği öz güvenle de iyi bir futbol sahaya sergiledik. Şükür bizim açımızdan iyi geçti fakat dediğim gibi bu bir hazırlık maçıydı. Önümüzde önemli ve uzun bir periyot var. İnşallah bu oynadığımız futbolu önümüze de yayar en güzel galibiyetleri alır; ülkemizi, vatanımızı sevince boğarız. Hep güzel şeyler yaşarız hep birlikte" ifadelerini kullandı. "Benim görevim kurtarmak" Maçta yaptığı kurtarışının hatırlatılması üzerine Bayındır, "Benim görevim kurtarmak. Sağ olsun hocam da bu maç şans verdi. Ben de zaten kendimi her gün her an hazırlıyordum Dünya Kupası için. Kaleci için bir süre oynamamak tabii ki bazı sorular yapabiliyor kafada. Fakat ben böyle bir şeyin doğru olduğunu düşünmüyorum. Benim için zorlu bir süreçteydim. Oynamadığım dönemler benim için gerçekten de çok zor geçti. Fakat aynı şekilde çalışmaya da devam ettim. Benim mentalim güçlü. İnşallah bundan sonraki süreçte de yapılması gereken şeyleri yapıp, doğru yoldan kariyerimizi olması gerektiği gibi ilerletirim. Sahada daha çok süre almaya devam ederiz" şeklinde konuştu. "Burada çok güzel şeyler yaşadım" Kadıköy’deki atmosferin sorulması üzerine ise 28 yaşındaki file bekçisi, "Ben burada çok güzel şeyler yaşadım. Taraftarlarımız da sağ olsun, çok güzel şeyler yaşadım. Gönül tabii ki de ister ki daha fazlasını, daha güzellerini yaşamak. Fakat nasip olmadı. İlerleyen süreçte de önümüzdeki dönemlerde de Fenerbahçe’ye de canı gönülden başarılar diliyorum. İnşallah güzel süreçler yaşarlar. Çünkü burada çok güzel anılar biriktirdim. Ambiyans çok güzeldi. Taraftarlarımız zaten milli maçlarda gerçekten de herkes son dakikaya, son saniyeye kadar, sonuna kadar efor veriyor. Bu da bizim için arkamızda büyük bir güç oluyor. İnşallah Amerika’da da bu desteği arkamızda daha iyi bir hissederiz. Biz de sahada mücadelemizi veririz hep birlikte. Güzelce götürürüz inşallah" diye cevap verdi. "Hoca kime şans verirse, çıkıp sonuna kadar mücadelesini edecek" Milli takımdaki kaleci rekabeti için de konuşan Altay Bayındır, "Saha içinde rekabet var. Antrenmana çıktığımızda rekabet var ama saha dışında yani, bilmiyorum medyada nasıl konuşuluyor ama çok güzel bir arkadaşlığımız var. Çünkü burada bir tane bayrak var, herkes bu bayrağa hizmet ediyor. Hoca kime şans verirse, çıkıp sonuna kadar mücadelesini edecek. Kim oynuyorsa da oynamayan kişi sonuna kadar destek verecek. Yani bugüne kadar benim geldiğim her dönemde benim yaptığım şey buydu. Şans verildiği zaman çıkar oynarım. Verilmediği zaman da oynayana sonuna kadar destek veririm. Antrenmanlarda da çıkar elimden geleni yaparım. Bu kadar basit. Uğurcan da oradaydı. Uğurcan ile beraber atladık. Biz hepimiz sevineceğiz. Biz kazanacağız, başkası değil. Ne yapalım, hep beraber olduk mu güzel oluyor. Önemli olan birliktelik ve sürdürülebilir bir birliktelik. Önemli olan o" değerlendirmesinde bulundu. "Dünya Kupası çok büyük bir gurur" 2002 Dünya Kupası’nda 4 yaşında olduğunu söyleyen Bayındır, "Dünya Kupası çok büyük bir gurur. Biz elimizden geleni yapacağız. Hedefimiz kupayı almak. Canımızı, varımızı yoğumuzu sahada koyacağız. Tabii bir gerçeklik de var, bu da bir futbol. Herkes mücadele verecek. İnşallah verdiğimiz mücadelenin, verilen mücadelenin karşılığını veren, karşılığını alan bizler oluruz. Çünkü buna gerçekten çok ihtiyacımız var. Ülke olarak mutluluğa, güzel bir coşkuya bu hisleri yoğun, en yoğun şekilde yaşamaya çok ihtiyacımız var. İnşallah yaşarız" açıklamasında bulundu. "Şartlar ne olursa olsun elimizden geleni yapmamız lazım" ABD’deki kamp yerinin sıcak olmasıyla ilgili gelen soruya ise milli kaleci, "Sıcak tabii ki de zorluk anlamında farklı bir seviyede olacak. Ama bizler profesyonel futbolcularız. Şartlar ne olursa olsun, şartlara ayak uydurup, elimizden geleni yapmamız lazım. Artık antrenmanlarda biraz kolsuz atletlerle vs. çıkarız, yaparız. Şartlar ne olursa olsun, biz çalışmaya mücadeleye devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara Bakan Bayraktar: "İhtiyacımız olan tek şey; güçlü siyasi irade, kararlılık ve güçlü liderliktir" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji alanındaki projelerin hayata geçirilmesine ilişkin konuşmasında "İhtiyacımız olan tek şey; güçlü siyasi irade, kararlılık ve güçlü liderliktir" dedi. Bakan Bayraktar, Bakü Enerji Haftası marjında "Dirençli ve Çeşitlendirilmiş Bir Enerji Geleceği için Uluslararası İş Birliği" temasıyla gerçekleşen Bakanlar Oturumu’na iştirak etti. Çeşitlendirme ve bağlantısallık Son yıllarda dünyanın çok sayıda krizle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Bakan Bayraktar, mevcut tablonun "yeni normal" olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Krizler ve belirsizlikler çağında yaşıyoruz. Kendimizi bu yeni normale ve bu gelişmelere hazırlamamız gerekiyor" diye konuştu. Bu süreçte enerji güvenliğinin sağlanabilmesi için iki temel unsurun öne çıktığını ifade eden Bayraktar, "Bu durumu yönetebilmek için iki şeye ihtiyacımız var, çeşitlendirme ve bağlantısallık. Çeşitlendirme ve daha fazla enterkoneksiyon bir arada yürütülmeli" dedi. Kapasiteler artabilir Mevcut enerji altyapısının daha etkin kullanılmasının önemine vurgu yapan Bakan Bayraktar, Trans Anadolu Boru Hattı’nın (TANAP) halen önemli ölçüde kullanılmayan kapasiteye sahip olduğunu dile getirdi. Sınırlı yatırımlarla mevcut hatların kapasitesinin artırılabileceğine işaret eden Bakan Bayraktar, Kerkük’ten Basra’ya uzanacak ilave bağlantılarla Irak-Türkiye Boru Hattı’nın tam kapasiteyle kullanılabileceğini belirtti. "İhtiyacımız olan tek şey; güçlü siyasi irade, kararlılık ve güçlü liderliktir" Yeni altyapı ve enterkoneksiyon projelerinin de enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Bakan Bayraktar; Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan arasında planlanan elektrik enterkoneksiyon projesine işaret etti. Söz konusu projenin gelecekte Orta Asya’ya kadar uzanabileceğini ifade eden Bayraktar, bunun bölgesel ölçekte elektrik ticaretini ve enerji güvenliğini güçlendireceğini kaydetti Enerji alanındaki projelerin hayata geçirilmesi için siyasi kararlılığın önemli olduğuna dikkati çeken Bakan Bayraktar, "İhtiyacımız olan tek şey; güçlü siyasi irade, kararlılık ve güçlü liderliktir" açıklamasını yaptı. Azerbaycan ile örnek iş birliği Bakan Bayraktar, Forum’da basın mensuplarına açıklamalarda da bulundu. Bakan Bayraktar, dünyada yaşananların enerji güvenliğini daha da ön plana çıkardığını ve dünyanın zorlu bir süreçten geçtiğini belirtti. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki enerji iş birliğinin örnek teşkil ettiğine işaret eden Bakan Bayraktar, "Boru hatları gibi projelerle Türkiye ve Azerbaycan hakikaten örnek iş birliği yapıyor. Enerjide uzun dönemli iş birliklerinin temelinde üretici, taşıyıcı ve tüketici ülkelerin dengeli bir şekilde bu süreci paylaşması yatıyor. Türkiye, Azerbaycan ile birlikte hem kendi arz güvenliğine hem de Avrupa’nın arz güvenliğine önemli katkı sunuyor" dedi. Hem doğal gazda hem elektrikte Forum kapsamında yeni projelerin de ele alındığını ifade eden Bakan Bayraktar, Türkmenistan gazının Türkiye’ye ulaştırılmasına yönelik imza töreninin önemli olduğuna vurgu yaptı. Türkiye’nin bir yandan arz güvenliğini sağlamaya yönelik anlaşmalar yaptığını, diğer yandan da komşu ülkelerle enerji bağlantılarını güçlendirmeye çalıştığını ifade eden Bayraktar, "Avrupa’yla bağlantımızı güçlendirip hem doğal gazda hem elektrikte bunu artırmaya çalışıyoruz" dedi. TANAP’ın elektrik versiyonu Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan arasında planlanan elektrik bağlantı projesine de değinen Bakan Bayraktar, "Ben ona ‘TANAP’ın elektrik versiyonu’ diyorum. TANAP projesi gibi gazı değil, buradaki elektrik kaynaklarını, Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya götürme projesini önümüzdeki haftalarda ve aylarda daha yoğun şekilde duyacaksınız" dedi. "Türkmen gazının Azerbaycan üzerinden Türkiye’ye ve Avrupa’ya gitmesine herkesin ’evet’ diyeceği bir zamandayız" Bakan Bayraktar, "Türkmen gazının artık Azerbaycan üzerinden Türkiye’ye ve Avrupa’ya gitmesinin zamanının geldiği noktasında ifadeler oldu. Bütün mevkidaşlarımız bu konulara son derece ilgili. Belki zamanlama olarak da artık herkesin ’evet’ diyeceği bir zamandayız" ifadelerini kullandı. Türkiye hazır Şu anda dünyanın arz güvenliği ve enerji kaynaklarına erişimle alakalı çok önemli bir süreç yaşadığına dikkati çeken Bakan Bayraktar, "Türkiye bu konuda hazır. Bugüne kadar yaptığımız projeler ve sunduğumuz katkılarla bunu ortaya koyduk. Geçtiğimiz yıldan bu yana Nahçıvan Boru Hattı’nı devreye aldık, Suriye’ye doğal gaz vermeye başladık. Bunlar, bunun küçük örnekleri. İnşallah bunu artırarak devam etmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Kurulu gücün yüzde 60’tan fazlası yenilenebilir kaynaklardan Bakan Bayraktar, 31. Bakü Enerji Forumu kapsamında Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından düzenlenen "Orta Asya’da Yenilenebilir Enerji Odaklı Enerji Dönüşümünün Teşvik Edilmesi" başlıklı panelde de değerlendirmelerde bulundu. Orta Asya’nın tarihi bir kavşakta bulunduğunu ifade eden Bayraktar, bölgenin sahip olduğu yüksek yenilenebilir enerji potansiyelinin, enerji dönüşümü hedeflerine ulaşılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde aktif rol üstlendiğini belirten Bakan Bayraktar, "Mart ayı itibarıyla toplam kurulu gücümüz 125 gigavatı aşmıştır ve bunun yüzde 60’tan fazlası yenilenebilir kaynaklardan oluşmaktadır" bilgisini verdi. Rüzgar ve güneş enerjisindeki gelişimin cesur politikaların somut sonucu olduğuna vurgu yapan Bayraktar, Türkiye’nin güneş enerjisi ekipmanlarında yüzde 75, rüzgar enerjisi ekipmanlarında da yüzde 70’in üzerinde yerlilik oranına ulaştığını dile getirdi. Bakan Bayraktar, "Bu kurumsal uzmanlığımızı, deneyimimizi, ihale modellerimizi ve sanayi altyapımızı komşu ülkelerimizle paylaşmaya tamamen hazırız" dedi. Bakan Bayraktar, Bakü’deki temasları kapsamında Ukrayna Başbakan Birinci Yardımcısı ve Enerji Bakanı Denys Shmyhal, Özbekistan Enerji Bakanı Jurabek Mirzamahmudov ve Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Karim Badawi ile görüşmeler de gerçekleştirdi.
Giresun Fındık fiyatlarındaki düşüş sürüyor: Gözler yeni sezonda Giresun’da serbest piyasada fındık fiyatları, Kurban Bayramı sonrasında da düşüşünü sürdürdü. Bayram öncesinde 230 lira seviyelerinden işlem gören fındık, önce 210 liraya, bayram sonrası ise 195 liraya kadar geriledi. Sezonun sonuna yaklaşılmasına rağmen fiyatlardaki düşüşün devam ettiğine dikkat çeken fındık sanayicisi Mustafa Demirci, yeni sezonun mevcut fiyat seviyelerinden başlayacağını ifade etti. Demirci, "Bayram öncesinde başlayan düşüş halen devam ediyor. Fındık fiyatı, TMO’nun açıkladığı fiyatların da altına gerilemesine rağmen Avrupalı sanayicilerden yeterli talep gelmiyor. İhracat gerçekleşmeden fiyatların yükselmesi mümkün görünmüyor. Avrupalı sanayiciler sezon başında fındık fiyatlarını yüksek bulduğu için alternatif arayışlara yöneldi. Hatta çikolata üretiminde fındıkla birlikte badem gibi farklı ürünler kullanılmaya başlandı. Geçmiş yıllarda da fiyat politikamız karşısında farklı katkı maddelerine yöneldikleri olmuştu. Görünen o ki mevcut şartlarda pazarımız risk altındadır. Dolayısıyla fındık fiyatlarındaki düşüşün temel nedeni ihracattaki gerilemedir" dedi. Yeni sezon değerlendirmesinde de bulunan Demirci, "Fındıkta yeni sezon her zaman kapanan fiyat seviyesinden başlar. Sezonun sonuna yaklaşırken fiyatların düşmeye devam etmesi dikkat çekiyor. Şu anki rakamlar geçen yılın da altında. Üretici ve tüccarın elindeki stok miktarı ile rekolte beklentisi birlikte değerlendirildiğinde, yeni sezon fiyatlarının da bundan etkilenmesi kaçınılmaz olacaktır" diye konuştu.