YEREL HABERLER - 29 Şubat 2012 Çarşamba 14:13

ARAÇ`A KURULACAK JİPS OCAĞINA ONAY

A
A
A
ARAÇ`A KURULACAK JİPS OCAĞINA ONAY

Kastamonu’nun Araç ilçesine bağlı Belen köyünde, özel bir firma tarafından yürütülen alçı madeni arama çalışmalarına itiraz eden köylülere Araç Kaymakamlığından kötü haber geldi.
Araç ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıkta 50 haneli 120 kişinin yaşadığı Belen köyünde özel bir firma tarafından yürütülen alçı madeni kazıları nedeniyle can güvenliklerinin olmadığını iddia eden köylüler, kazı çalışmalarının durdurulması için Araç Kaymakamlığı’na müracaat etmişlerdi. Köylüler, evlerine çok yakın bir bölgede yapılan alçı madeni kazı çalışmalarının kayma, heyelan ve kaya yuvarlanması gibi tehlikelere yol açtığını söyleyerek, bölgede madencilik yapılmasına karşı olduklarını, ayrıca böylesi bir çalışma olacaksa bile konunun Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) toplantılarıyla ele alınması gerektiğini iddia ederek, Araç Kaymamalığı’na konunun araştırılması için şikayette bulunmuştu. Araç Kaymakamlığı, köylülerin şikayetini yerine değerlendirerek yazılı açıklamada bulundu. Belen köyüne yapılması planlanan jips ocağı ile ilgili şikayetlerin incelenmesi için ilgili kurumlara konunun iletildiği kaydedildi. Bunun üzerine kurumlarca yapılan inceleme sonucu hazırlanan raporda, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nce, “Taş ocağı ile evler arası mesafenin 150 metreden fazla olduğu ve taş ocağının bulunduğu jeolojik birimin heyelan gelişimine müsait olmadığı ve taş ocağı hafriyat çalışmalarının köyde heyelan tehlikesi oluşturmayacağı tespit edilmiştir. Kurumumuzca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır” denildi.
Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü’nce ise, “İlgili Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yerinde incelettirilmiş olup, uygun görülerek tasdik edilen rapor kroki ve eklerin incelenmesi sonucunda, talep edilen orman alanının istenilen maksada uygun kullanılmasına izin verilmesi uygun görülmüştür” denildi.
Samatlar Orman İşletme Müdürlüğü’nce de, “Sahada izin verilen alan dışında her hangi bir işlem yapılmadığı, sahada her hangi bir olumsuz çalışma yapılmadığı suç teşkil edecek fiil ve davranış bulunmadığı konusuna varıldığı kanaati ile inceleme raporu bağlanmıştır” denildi.
İl Çevre ve Orman Müdürlüğü de, “ÇED Yönetmeliğinin 17. Maddesi gereği, ’Çevresel etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı’ verildi” denildi. İl Özel İdaresi teknik elemanlarınca hazırlanan raporda da şu görüşlere yer verildi:
“Terke köyü yolu üzerinde ve Belen Köyü Küçük Belen mahallesi altında, 2.derece asfalt Köy yolu üzerinde Maden Ocağından Kaynaklanan pasa malzemenin temizlenerek yolun trafiğe açıldığı, taşımalı eğitim güzergahının olduğu, ocak giriş ve çıkışlarına işaret ve levhaları konduğu, küçük Belen mahallesindeki evlerin hali hazırda heyelan tehlikesinin olmadığı ve sulama suyu kaynaklarının kesilebileceği tespit edilmiştir.”
Bunun üzerine yazılı açıklamada bulunan Araç Kaymakamlığı, ilgili kurumlardan alınan bilgiye göre, mevcut maden sahasındaki çalışma ile ilgili su kaynağına olumsuz etkisi dışında her hangi bir olumsuzluğun görülmediğini belirterek, “Bu yüzden maden faaliyetinin engellenmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Su kaynağına etkisi konusunda ise ayrı bir teknik çalışma yapılacak ve ilgili firmadan bu konuda dikkatli olması istenerek, bu konu üzerinde çalışma yapılması gerekmektedir” denildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.