EĞİTİM - 14 Ekim 2025 Salı 19:42

Kastamonu Üniversitesi Küre Dağları’ndaki su kalitesini araştıracak

A
A
A
Kastamonu Üniversitesi Küre Dağları’ndaki su kalitesini araştıracak

Kastamonu Üniversitesi, Küre Dağları Milli Parkı ve Azdavay Saray Şelalesi çevresindeki su kaynaklarının kalitesini ve sürdürebilirliğini araştıracak.


Kastamonu Üniversitesi, çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki bilimsel çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Üniversite dışındaki kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde yürütülecek "Küre Dağları Azdavay Saray Şelalesi’nde Su Kalitesinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Analizi" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı.


16 ay sürecek ve 399 bin 742 TL bütçeyle desteklenen araştırma projesinin yürütücülüğünü, Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ekrem Mutlu üstleniyor. Projede Dr. Elif Seda Özbek danışman, Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal proje koordinatörü olarak görev yaparken; Kastamonu Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Büşra Kırcı, Dr. Öğretim Üyesi Esma Mutlu ve yüksek lisans öğrencileri Yasin Boztepe ile Dilara Kıvanç araştırmacı olarak yer alıyor.


Proje kapsamında, Küre Dağları Milli Parkı ve Azdavay Saray Şelalesi çevresindeki su kaynaklarının kalitesi, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak mekânsal analizlerle değerlendirilecek. Çalışma sonucunda elde edilecek bilimsel veriler, bölgedeki doğal kaynakların korunması, su kalitesinin izlenmesi ve sürdürülebilir çevre stratejilerinin geliştirilmesi süreçlerine katkı sağlayacak. Ayrıca, analiz sürecinde su kalitesi parametreleri ve metal dağılımı, CBS tabanlı haritalama ve görselleştirme teknikleriyle ortaya konulacak.


Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projenin üniversitenin sürdürülebilirlik politikalarıyla uyumlu olduğunu belirterek, "Üniversitemiz, sahip olduğu akademik bilgi birikimini çevre, ekoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde somut projelere dönüştürmeye devam ediyor. Küre Dağları ve Azdavay Saray Şelalesi, Kastamonu’nun doğal mirası açısından büyük önem taşıyor. Bu değerli alanın su kalitesinin bilimsel yöntemlerle incelenmesi hem çevresel koruma hem de yerel yönetim politikaları açısından yol gösterici olacaktır. Proje ekibimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Uzmanı uyardı: "Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem aşıdır" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, Rota virüsünün 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebildiğini belirterek, "Bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir" dedi. Rota virüsü, özellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen en yaygın ishal nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Aşı takviminde zorunlu olmaması nedeniyle bazı aileler tarafından göz ardı edilerek önlemi alınmayan bu enfeksiyon, küçük yaş grubunda ciddi sıvı kaybına yol açarak hayati risk bile oluşturabiliyor. Hastalığın yalnızca ishal ile sınırlı kalmadığını; ateş, kusma ve karın ağrısı gibi şikayetlerin de tabloya eşlik ettiğini belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin bilinçli olması ve belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının büyük önem taşıdığını söyleyerek bilgiler verdi. Salgına yol açıyor Uzm. Dr. Çiğdem Şenol, toplu yaşam alanlarında hızla yayılabilen rota virüsünün kısa sürede birden fazla çocuğun etkilenmesine yol açabildiğini belirterek, "Hastalığın belirtileri genellikle kısa bir sürede ortaya çıkar ve ilk olarak ateş ve kusma ile başlar. Ardından sık tekrarlayan, sulu ve kötü kokulu ishal gelişir. Karın ağrısı da bu sürece eşlik edebilir. Şikayetler birkaç gün ile bir hafta arasında sürebilir. Virüs; hasta kişilerle temas, ortak kullanılan eşyalar ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi sonucu kolayca bulaşır. Kreş, okul ve hastane gibi kalabalık ortamlarda yayılım riski daha da artar. Özellikle 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebilen bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir. Pirinç, patates, yoğurt, muz ve anne sütü bu dönemde tercih edilebilecek besinler arasında yer alır. Gerekli durumlarda, doktor önerisiyle özel sıvı destekleri kullanılabilir. Sıvı kaybının ileri düzeyde olduğu durumlarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı verilmesi de gerekebilir" diye konuştu. Anne sütü korunmada yardımcı oluyor Anne sütü ile beslenen bebeklerin bu enfeksiyonu genellikle daha hafif geçirdiği iade eden Dr. Şenol, "Bu nedenle bebeklerin mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmeye devam etmesi önerilir. Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem ise aşıdır. Aşı, belirli bir yaştan itibaren ağız yoluyla uygulanır ve birkaç doz şeklinde tamamlanır. Uygulamanın zamanında yapılması, hastalığa karşı güçlü bir koruma sağlar. Rota virüsü aşısı, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukları ağır ishal ve buna bağlı gelişebilecek ciddi sıvı kaybına karşı korur. Aşı uygulandıktan sonra en yüksek koruyuculuk ilk 2 ila 3 yıl boyunca görülür. Bu dönem, çocukların hastalığı en ağır geçirme riskinin bulunduğu süreçtir. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk etkisi azalsa da aşılı çocuklar hastalığı genellikle daha hafif belirtilerle atlatır. Aşının temel amacı, enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, hastalığın ağır seyretmesini ve tehlikeli sonuçlar doğurmasını engellemektir" dedi. Aileler bilinçli olmalı Uzman Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin hem hijyen kurallarına dikkat etmesi hem de koruyucu sağlık uygulamaları konusunda bilinçli hareket etmesinin rota virüsünün oluşturabileceği riskleri önemli ölçüde azalttığını kaydederek şunları söyledi: "Özellikle küçük çocuklarda görülen ishal ve kusma durumlarında vakit kaybetmeden uzman görüşü almak, muhtemel sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir adımdır."
İzmir Göztepe’de Juan’ın yükselişi sürüyor Göztepe’nin Brezilyalı forveti Juan, ligde oynanan son 7 maçta 6 gole doğrudan katkı sağlayarak form grafiğini yükseltmeye devam etti. Göztepe, bu sezon Trendyol Süper Lig’de zaman zaman üretkenlik sorunu yaşasa da Brezilyalı golcü Juan, skorer kimliğiyle ön plana çıktı. Takımının en golcüsü olan 24 yaşındaki oyuncu, sezona sessiz bir başlangıç yapsa da ilerleyen haftalarda formunu buldu ve gollerini atmaya başladı. Sezon ortasında kısa süreli bir duraklama yaşayan Juan, ligin son bölümüne girilirken yeniden yükselişe geçti ve performansıyla dikkat çekti. Son 7 lig maçında Alanyaspor, Galatasaray, Kasımpaşa, Antalyaspor ve Trabzonspor karşılaşmalarında birer gol kaydeden Brezilyalı forvet, Kasımpaşa maçında bir de asist yaptı. Bu süreçte yalnızca Gençlerbirliği ve Kocaelispor karşılaşmalarında skor katkısı veremeyen Juan, son 7 maçta toplam 6 gole doğrudan etki ederek takımının topladığı puanlarda önemli rol oynadı. Gol sayısında yanına yaklaşan yok Bu sezon ortaya koyduğu performansla Göztepe taraftarının en beğendiği isimlerinden biri haline gelen Juan, ligde attığı 11 golle takımın en skorer oyuncusu konumunda yer alıyor. Brezilyalı futbolcu, bunun yanı sıra yaptığı 4 asistle birlikte toplamda 15 gole doğrudan katkı sağladı. 24 yaşındaki golcüyü, İzmir ekibinde 6 golle Janderson ve 4 golle Arda Okan Kurtalan takip ediyor. Öte yandan Juan, geçtiğimiz sezon sarı-kırmızılı formayla tüm kulvarlarda 8 golde kalırken, bu sezon hem Göztepe kariyerinin hem de profesyonel futbol yaşamının en golcü dönemini geçiriyor. Avrupa devlerinin radarında Kış transfer döneminde Fransız devi Lille’in kadrosuna katmak için 15 milyon euro teklif ettiği Juan’a, Avrupa’nın beş büyük liginden birçok kulübün de ilgi gösterdiği öğrenildi. Göztepe’nin, Brezilyalı oyuncuyu yaz transfer döneminde değerini bulması halinde satmaya sıcak baktığı ifade edildi. İzmir temsilcisi, Romulo transferinin ardından Juan’ı da yüksek bir bonservis bedeliyle elden çıkararak önemli bir gelir elde etmeyi hedefliyor.