ASAYİŞ - 23 Temmuz 2025 Çarşamba 11:52

Torununu bıçaklayan dedenin yargılanmasına devam edildi

A
A
A
Torununu bıçaklayan dedenin yargılanmasına devam edildi

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde arazi anlaşmazlığı sebebiyle çıkan tartışmada torununu bıçaklayarak yaralayan dedenin yargılanmasına devam edildi. Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasını istedi.


Olay, 5 Mayıs 2024 yılında Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine bağlı Kornopa köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, O.E. (67) ile torunu O.E. (21) arasında arazi anlaşmazlığı sebebiyle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine 21 yaşındaki O.E.’nin babası H.E. ile annesi H.E., 67 yaşındaki O.E.’nin eşi B.H.E. ve üvey oğlu M.H.E. de dahil oldu. Tartışmada O.E., evde bulunan bıçakla torunu O.E.’yi bıçaklayarak yaraladı. Bıçaklanan O.E., Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki tedavisinin ardından taburcu edilirken, dede O.E. ise tutuklandı. Sanık avukatının itirazı sonrasında O.E., ev hapsi verilerek tahliye edildi, diğer sanıklarında tutuksuz yargılanmasına karar verildi.


Ev hapsinde bulunan O.E. hakkında "altsoydan akrabayı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Ayrıca kavgaya karışan diğer sanıklar O.E., H.E., H.E., B.H.E. ve M.H.E. hakkında da Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "basit yaralama, kadına karşı basit yaralama, kasten yaralama" suçlarından dava açıldı.


Duruşmada Cumhuriyet Savcısı mütalaasını açıklayarak, ev hapsinde bulunan sanık O.E.’nin kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, diğer sanıklarında kasten yaralama suçlarından cezalandırılmalarını istedi.



"Dedeme yumruk atmadım"


Dedesine karşı kasten yaralama suçundan cezalandırılması istenen O.E., dedesinin kendisini öldürmek istediğini ve bir anda saldırarak kendisini bıçakladığını söyledi.


Dedesine karşı bir saldırısının olmadığını belirten O.E., "Ben, kavgada bıçaklandım. Bıçaklandıktan sonra kendimde değildim. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Ben, dedeme yumruk atmadım. Muhammed’e yönelikte bir eylemim olmadı. Suçlamaları kabul etmiyorum. Önceki ifadelerim geçerlidir. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum, tüm suçlamalardan beraatımı talep ediyorum" dedi.



"Beni evimden çıkartıp, başıma kazma ile vurdular"


Kendisini evinden çıkarttıklarını ve başına da kazma ile vurduklarını iddia eden 67 yaşındaki O.E. ise, "Tanıkların ifadelerinin tamamı yalan. Beni evimden çıkarmak için dövdüler. Beni evimden çıkardılar, başıma kazma ile vurdular. Bunların anlattıklarının tamamı yalan. Hepsi yalan konuşuyor. Üzerime atılan suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum" diye konuştu.


Tutuksuz yargılanan sanık B.H.E. de, "Benim elimde sopa yoktu. Tanıklar yalan konuşuyor. Ben olay yerine gelince bana da saldırdılar. Elimde bir sopa yoktu. Hasan, planlı bir şekilde gelip bizi öldürmeye çalıştı. Bize saldırdılar. Bize vurdular"



"Ben kendimi savundum, yoksa beni de öldüreceklerdi"


Kavgada kendisini savunduğunu belirten H.E., "Ben kendimi savundum. Yoksa beni de öldüreceklerdi. Oğlumu neredeyse öldürüyorlardı. Biz canımızı zor kurtardık. Oğlum O.E.’yi 4 yerinden bıçakladılar. Beni de kovaladılar. Elimde sopa vardı. Sopa ile eline vurarak bıçağı elinden düşürdüm. Bu sırada da Mohammed, bıçağı alıp babama tekrar verdi. Bizim onlara saldırmamız olmadı. Beyanlarını kabul etmiyorum. Kasten yaralama suçundan cezalandırılmam isteniyor, mütalaayı kabul etmiyorum, beraatımı istiyorum" şeklinde konuştu.


Tanık olarak dinlenen O.E. ise, "Olay günü evimin önündeydim. Sesleri duyunca eve gittim. O sırada Orhan bıçaklanmıştı. Dedeleri, Hasan abiye de bıçak sallamıştı. Dedelerinin elinde bıçak vardı. Hasan’a yönelik bıçağı savurdu. Hasan abide tahta parçası alıp babasına doğru savurdu. Dışarıda onlar kavga ederken ben bıçaklanan Orhan’ın yanına gittim. Orhan’ı alıp hastaneye götürdüm. Bu sırada Bahieh ile oğlu Mohammed, Hülya ile kavga ediyordu. Bahieh elinde sopa vardı" diye konuştu.


Tanık olarak dinlenen Ş.E. de, "Ben, evdeydim. Sesler olunca balkona çıktım. Bana seslenip yenge jandarmayı arayın, bizi öldürüyorlar diye bağırdılar. Dedeleri ile eşi ve üvey oğlunu kast ettiler. Sonra aşağıya indim, Orhan bıçaklanmıştı. Bizde Orhan’ın başına toplandık. Jandarmayı aradık deyince dedeleri olay yerinden kaçtı. Bizlerde Orhan’ı hastaneye götürdük. Elinde bıçak vardı. Herhangi birine bıçak salladığını ben görmedim. Ben olay yerine gittiğimde dedeleri de araca binip kaçıyordu" dedi.


Avukatla, mütalaaya karşı esas hakkında savunma yapabilmeleri için süre talebinde bulundu. Bunun üzerine mahkeme heyeti, O.E.’nin ev hapsinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Süre uzatıldı ama yoğunluk bitmedi: Trabzon’da 10 bin adet APP plaka değiştirildi İçişleri Bakanlığı tarafından standart dışı APP plakaların değiştirilmesine yönelik verilen sürenin 1 Nisan’a kadar uzatılmasına rağmen Trabzon’da sürücüler plaka değişimi için başvurularını sürdürüyor. Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası’nın plaka basım atölyesinde yoğunluk yaşanırken, kent merkezi ve ilçelerde şu ana kadar yaklaşık 10 bin adet plaka yeniden basıldı. Standart dışı APP plakaların değiştirilmesi için verilen sürenin uzatılmasına rağmen sürücüler plaka değişim işlemleri için başvurularını sürdürüyor. Sürenin dolmasına yaklaşık 20 gün bulunmasına rağmen birçok araç sahibi işlemlerini son günlere bırakmamak için plaka basım atölyelerine yöneliyor. Özellikle son günlerde artan taleple birlikte Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası’na bağlı plaka basım atölyesinde yoğunluk yaşanıyor. Günün büyük bölümünde atölyeye gelen sürücüler sıra oluşturarak araçlarına ait plakaların mevzuata uygun şekilde yenilenmesi için başvuruda bulunuyor. Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında Trabzon merkez ve ilçelerde yaklaşık 10 bin adet plaka basıldığı öğrenilirken, yoğunluğun önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ömer Hakan Usta ise, plaka basım atölyelerinde yoğunluğun olduğunu belirterek, "Sistemde biraz sıkıntı yaşıyoruz. Bazen kesintiye uğruyor. Dolayısıyla noterdeki işlemlerinin ardından bize gelen vatandaşlarımızın sistemden plaka çıktısını alamıyoruz. Sistem zaman zaman kesintiye uğradığı için vatandaşımıza yardımcı olamıyoruz. Bu plakalar ilçelerde de basılıyor. Of ilçesinden Beşikdüzü’ne kadar tüm ilçelerimizde plaka basım atölyelerimiz var. Orada da gidip plakalarını bastırabilirler. Elimizden geldiği kadar vatandaşlarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz" dedi. "Merdiven altı, mühürsüz, sahte hologramlı saçlara basılan plakalara sıkıntı var" Trabzon merkez ve ilçelerinde yaklaşık 10 bin adet plakanın değiştirildiğini kaydeden Usta, "Vatandaşlarımız 140 bin liralık cezayı bizim önümüze sunuyorlar. Şoförler ve Otomobilciler Odası’nın bastığı mühürlü ve barkotlu plakalara 140 bin liralık ceza söz konusu değil. Merdiven altı, mühürsüz, sahte hologramlı saçlara basılan plakalara sıkıntı var. Bizim bastığımız plakalarda bir problem yok. Emniyet Genel Müdürlüğümüzün yaptığı açıklama doğrultusunda süre 1 Nisan tarihine kadar uzatıldı. Ama maalesef çok kalabalık bir şekilde vatandaşlarımız bir an önce plakasını bastırıp işine dönmek istiyor. Bu süre uzatıldı, zamanımız var. Bu süreçte Trabzon’da ilçelerle beraber yaklaşık 10 bin plaka basıldı. Noterlerde yoğun. Vatandaşlar gelmeye devam ediyor. Yavaş yavaş bu süreci tamamlayacağız. 1 Nisan’a kadar bu yoğunluk devam edecek gibi gözüküyor" şeklinde konuştu. "Sabahtan beri burada bekliyorum" Plaka basım atölyesinde sırada bekleyen vatandaşlardan Yusuf Koçal, "Sabahtan beri burada bekliyorum. Plakalarımı değiştiremedim, gidiyorum. Bu konuda yardım bekliyoruz" diye konuştu. Yakup Kitapçı isimli vatandaş ise, "2 tane aracım var. İki plakanın da değişmesi gerekiyormuş. Yılbaşında plakasını değiştirdiğim aracımın bugün yine plakasını değiştireceğim. Şaşırdım. Mecbur kuyruğa gireceğim. İlk kez geldim. Çocuğum ‘baba gitme, orası çok kalabalık’ dedi. Bize sıra gelmesi zor gibi görülüyor" ifadelerini kullandı.
Kars Kaymakam Akköz başkanlığında Arpaçay’da asayiş toplantısı gerçekleştirildi Arpaçay’da güvenlik ve asayiş konularının ele alındığı toplantı, Kaymakam Muhammed Burak Akköz, başkanlığında gerçekleştirildi. Kaymakamlık makamında düzenlenen toplantıya İlçe Jandarma Komutanı Gökhan Gülveren ile İlçe Emniyet Amiri Aykut Bağcı katıldı. Toplantıda, ilçede vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik kolluk kuvvetleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. İlçe genelinde gerçekleştirilen genel asayiş uygulamaları, güvenlik tedbirleri ve suçun önlenmesine yönelik faaliyetler hakkında Kaymakam Akköz’e bilgilendirme yapıldı. Kolluk birimlerinin ilçede huzur ve güven ortamının korunması amacıyla yürüttüğü denetim ve uygulamaların ele alındığı toplantıda, mevcut durum değerlendirilerek alınabilecek ilave tedbirler de görüşüldü. Vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması için jandarma ve emniyet ekiplerinin koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdürdüğü vurgulandı. Toplantıda ayrıca, ilçede kamu düzeninin korunmasına yönelik sürdürülen faaliyetlerin kararlılıkla devam edeceği belirtilirken, güvenlik güçlerinin sahadaki çalışmalarının etkinliğinin artırılması adına kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekildi. Kaymakam Muhammed Burak Akköz, toplantı sonunda ilçede huzur ve güvenliğin sağlanması için görev yapan tüm kolluk kuvvetlerine çalışmalarında başarılar dileyerek, vatandaşların güvenliğinin her zaman öncelikli olduğunu ifade etti.
Sinop Gençler kaçıyor, emekliler yerleşiyor: Sinop’ta çalışan sayısı, emeklilerin gerisinde kaldı Türkiye’nin en yaşlı nüfusuna sahip vilayeti Sinop, sosyal güvenlik kayıtlarına göre emekli sayısının çalışan sayısını geçtiği iller sıralamasında Türkiye 2.’si oldu. Her bir çalışana karşılık 1,17 emeklinin düştüğü şehirde vatandaşlar; asayiş olaylarının azlığı, komşuluk ilişkilerinin güçlü olması ve yüksek huzur için Sinop’u tercih ediyorlar. Aktif çalışma hayatını bırakanların, güvenlik ve uygun fiyatlar için tercih ettiği Sinop, emekli şehri ünvanını almaya başladı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, Sinop’taki demografik değişimi bir kez daha gözler önüne serdi. Emekli sayısının aktif sigortalı sayısını geçtiği iller sıralamasında Zonguldak zirvede yer alırken, Sinop 57 bin 5 çalışana karşılık 66 bin 273 emekli ile 2. sıraya yükseldi. Listenin üçüncü sırasında ise Balıkesir bulunuyor. İHA muhabirine konuşan emekliler, Sinop’un huzurlu yapısının emekliler için bir çekim merkezi olduğunu, ancak çalışan genç nüfusun azalmasının şehri bir "emekli kenti" haline getirdiğini vurguladı. Karavanımın kapısı dahi açık, hırsızlık nedir görmedim Emekli olduktan sonra yazlarını Sinop’ta karavanda geçiren İsmail Hakkı İlik, şehrin güvenliğine dikkat çekerek, "Genelde yazları Sinop’ta geçiriyorum. Sinop’un emekliler için cazip hale gelmesinin sebebi güvenli, sakin, ortamının ve denizinin güzel olması. İnsanlarının anlayışlı, hoşgörülü olması. Karavanda kalıyorum, karavanımın kapısı dahi açık; hiçbir zaman hırsızlık, kapkaç gibi olaylara rastlamadım. Benim burayı tercih etmemin nedeni güvenli, düzenli ve denizinin temiz olması. İnsanların güvenli bir şekilde yaklaşması" dedi. Kapımın üstünde anahtarımı unutuyorum, komşum kapımı çalıyor Aslen Antalyalı olan ve 44 yıl önce tayini çıkarak geldiği Sinop’a emekliliğinde yerleşme kararı alan Mahmut Yücedağ, kenti şu sözlerle anlattı: "Sinop sakin bir yer emekliler için. Tekstil ürünlerinin fiyatı biraz yüksek ama emekli olarak rahat bir şekilde gezilecek yerleri var. Konuşulacak elit insanları da var. Bir arada yaşayabileceğin çok sosyal bir kentimiz. Ben Sinop’a 1982’de geldim o zaman Ayancık’ta göreve başladım. 2021’de merkeze geldim. Sinop o zaman 28 bin nüfusluydu şimdi 60 bin nüfuslu olmuş. Sinop’a yerleşme kararı verdim, şu an Sinop’tayım. Sinop’ta emeklinin olması bu nedenle doğal bir şey. Ben kapımı hiç kilitlemesem, kapımın üstünde anahtarım kaldığı zaman, komşum hemen kapımı çalıyor ’sen anahtarını unutmuşsun’ diyor. Ama benim geldiğim yerde gündüz evdeyken arkadan kapıyı kilitlememişsen kapını açıp içeri giriyorlardı. Sinop’ta herkes birbirini tanıyor, az nüfus olduğu için rahatız. Bu nedenle Sinop tercih edilir bir şehirdir."