GÜNDEM - 07 Mayıs 2026 Perşembe 15:09

Vali Dallı: "Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin kurduğu Şabaniyye kolunun Endonezya’da Samaniyye adıyla bir kolu var"

A
A
A
Vali Dallı: "Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin kurduğu Şabaniyye kolunun Endonezya’da Samaniyye adıyla bir kolu var"

Kastamonu’da, 31. Uluslararası Şeyh Şab’an-ı Veli ve Kastamonu Evliyaları Anma Haftası kapsamında gerçekleştirilen konferansta konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Halveti tarikatının Şabaniyye kolunun Endonezya’da da Samaniyye adıyla bir kolu olduğunu belirterek, "Hz. Pir’in etkisinin, tesirinin nerelere kadar gittiğini, ne kadar büyük bir zat olduğunu görmüş olduk" dedi.


Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kastamonu Valiliği ile Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı iş birliğinde gerçekleştirilen 31. Uluslararası Şeyh Şab’an-ı Veli ve Kastamonu Evliyaları Anma Haftası kapsamında, Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde konferans gerçekleştirildi. Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı’nın konuşmacı olarak katıldığı konferans öncesinde Araştırmacı Yazar Mustafa Gezici tarafından oluşturulan "Hicaz Demir Yolu" konulu sergisinin açılışı yapıldı. Sergide Hicaz Demir Yolu’nun tarihini anlatan belge ve fotoğraflar katılımcılardan büyük ilgi gördü.



"Esma-i Hüsna listelerinde Allah’ın emrediciliğini ifade eden bir sıfat yoktur"


Serginin ardından başlayan konferansta konuşan Prof. Dr. Emin Maşalı, "İlahi Rahmetin Gölgesinde Kulluk Bilinci" başlığıyla yaptığı konuşmasında, "Allah kelimesini zikrettiğim zaman içinizde Cenab-ı Hakkın rahmeti, şefkati, merhameti mi şekilleniyor. Duygu olarak zihinlerinizde, gönül dünyanızda yok ise Cenab-ı Hakkın emrediciliği, yasak koyuculuğu mu zihinlerinizde, gönüllerinizde vücut buluyor? Öyle tahmin ediyorum; Allah kelimesini zikrettiğimde, zihinlerinizde, gönüllerinizde şekillenen şey, daha ziyade bir takım emirler gönderen ya da bir takım yasaklar koyan yüce irade şekillenir. Ama size bir şey söyleyeyim, mesela Esma-i Hüsna listelerinde Allah’ın emrediciliğini ifade eden ya da Allah’ın yasaklayıcılığını ifade eden, emreden ve yasak koyan şeklinde bir sıfat yoktur. Birinci sırada Rahman, Rahim ve Amir, Nahi, emreden ve yasak koyan şeklinde bir Esma-i Hüsna arasında bir isim, bir sıfat bulunmamaktadır. Ama ilginçtir, Cenab-ı Hakkın bütün isim ve sıfatlarını anlamlı kılan, onlara esas teşkil eden Rahman sıfatı bizim Allah’la irtibatımızı tesis etmezken, Esma-i Hüsna listelerinde yer almayan Amir ve Nahi sıfatları bizim Allah ile irtibatımızı daha çok şekillendirmektedir. Bu aslında bizim Allah ile irtibatımızı Kur’an-ı Kerim’in kurduğunu, sünnetin kurduğunu ifade eder. Peygamber Efendimizin(sallallahu aleyhi ve sellem) kurduğu yerden kurmuyoruz, oradan bağlamıyoruz demektir" dedi.


Konferansta konuşan Vali Meftun Dallı ise Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin Anadolu’nun dört manevi direğinden birisi olduğunu hatırlatarak, "Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerini, sadece bölgemizde veya Anadolu coğrafyamızda değil, Kuzey Afrika’dan Orta Doğu’ya, Afganistan’a varıncaya kadar müntesipleri olduğunu biliyoruz. Fakat birkaç ay önce İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi Başkanımız Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç hocamız, Kastamonu’ya geldiğinde, türbeyi ziyarete gittik. Hocamız Endonezya’da büyükelçiyken bir gün birkaç gencin yanına geldiğini söyledi. Demişler ki ’siz Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisisiniz, orada Kastamonu diye bir yer var, orada da Şeyh Şaban-ı Veli adında bir büyük zat var, onu duydunuz mu?’ Hoca bu konuyu enine boyuna bilen birisi. ’Ben biliyorum da siz nereden biliyorsunuz’ demiş. Demişler ki, ’Halvetiyye bugün çok büyük tarikatlarımızdan bir tanesi.’ Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin kurduğu Şabaniyye kolunun Endonezya’da da Samaniyye adıyla bir kolu var. Bunu da ilk defa öğrenmiş olduk. Bu da son derece önemli bir şey. Hz. Pir’in etkisinin, tesirinin nerelere kadar gittiğini, ne kadar büyük bir zat olduğunu görmüş olduk. İnşallah bundan sonraki yıllarda da bu kıymetlerin bizden sonraki nesillere aktarılması için bu haftanın hayırlara vesile olacağını, katkısı olacağını biliyoruz. Hep beraber elimizden gelen gayreti göstereceğiz" diye konuştu.


Konferansın sonunda Vali Dallı, Prof. Dr. Maşalı’ya plaket takdim etti.



Vali Dallı: "Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin kurduğu Şabaniyye kolunun Endonezya’da Samaniyye adıyla bir kolu var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Kızından Kıbrıs Gazisi babasına veda: "Babamla gurur duyuyorum" Bayburtlu Kıbrıs Gazisi ve emekli öğretmen Ömer Doğan, Manas köyünde düzenlenen resmi törenle son yolculuğuna uğurlandı. Doğan’ın acılı kızı Demet Temur, babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu belirterek, "Babamla gurur duyuyorum" dedi. 74 yaşında hayatını kaybeden Doğan için öğle namazına müteakip köyde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazının ardından Doğan’ın naaşı, resmi tören eşliğinde defnedilmek üzere köy mezarlığına götürüldü. Doğan’ın kızı Demet Temur, babasının savaş yıllarına ilişkin hatırlarını çok fazla anlatmayı sevmediğini belirterek, "Çok ketumdu, anlatmayı sevmezdi ama biz anlatsın diye babamı sıkıştırırdık. Savaş döneminde yaşadığı bazı olaylardan, komutanlarından, izne gelirken memleketine ve ailesine kavuşmak için verdiği mücadeleden bahsederdi. Çok ayrıntı vermezdi" dedi. Babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu ifade eden Temur, "Yiğit bir adamdı benim babam. Çok dürüsttü. Doğruya doğru, yanlışa yanlış derdi. Kimse için başını eğmedi. Bize de öyle öğretti. Babamla gurur duyuyorum. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun" diye konuştu. Cenaze törenine katılan Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Gazi Selami Köksal ise Doğan’ı son yolculuğuna uğurladıklarını belirterek, "Kıbrıs Gazisi Ömer ağabeyimiz aynı zamanda eğitim camiamıza yıllarca hizmet etmiş bir büyüğümüzdü. Allah mekânını cennet eylesin, yakınlarına sabırlar versin" ifadelerini kullandı. Törene il protokolü, Doğan’ın ailesi ile yakınları, gaziler, STK temsilcileri, siyasi parti başkanları ve vatandaşlar katıldı. Okunan duaların ardından Gazi Doğan, köy mezarlığında toprağa verildi.
Bursa Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği sempozyumda, Anadolu’nun binlerce yıllık seramik geleneği uzman isimler tarafından kültürel, sanatsal ve tarihi yönleriyle konuşuluyor. Osmanlı’nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihi gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. "Seramik sanatı, geçmişle gelecek arasında kültür köprüsüdür" Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır" dedi. "Değerlerimizi yaşatmayı sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü’nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, "Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz" diye konuştu. "Çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi" Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, "Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.