GÜNDEM - 06 Ocak 2026 Salı 14:18

Akademik akıl ile ticari zekâ buluştu

A
A
A
Akademik akıl ile ticari zekâ buluştu

Kayseri Ticaret Odası (KTO) öncülüğünde hayata geçirilmesi planlanan Teknoloji ve İnovasyon Merkezi Projesi kapsamında, üniversite-iş dünyası iş birliğini kurumsal zemine taşıyan önemli bir adım atıldı. Kayseri’nin teknoloji, inovasyon ve nitelikli üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen proje ve Kayseri Ticaret Odası KOSGEB Tekmer Destek programı Başvurusu çerçevesinde; Erciyes Üniversitesi (ERÜ) ve Abdullah Gül Üniversitesi (AGÜ) ile İş Birliği Sözleşmesi imzalandı.


İmzalanan sözleşme ile üniversitelerin akademik bilgi birikimi ve araştırma altyapısının, iş dünyasının ihtiyaçları ve uygulama tecrübesiyle doğrudan buluşturulması amaçlanıyor. Teknoloji Merkezi Kampüsü Projesi kapsamında; ortak Ar-Ge çalışmaları, yenilikçi ürün geliştirme süreçleri, girişimcilik ve nitelikli insan kaynağının desteklenmesine yönelik somut iş birliklerinin hayata geçirilmesi hedefleniyor.


Kayseri Ticaret Odası Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen imza törenine; KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ve AGÜ Rektörü Prof. Dr. Cengiz Yılmaz katıldı.


"Üniversite-iş dünyası iş birliği bir zorunluluktur"


İşbirliği imza töreninde konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Gülsoy, "KTO Teknoloji Merkezi Projesi’ni, şehrimizin iki güzide bilim yuvası; Erciyes Üniversitesi ve Abdullah Gül Üniversitesi ile yapacağımız işbirliği sözleşmesi ile taçlandırıyoruz" dedi.


Dünyanın artık kas gücüyle değil, akıl gücüyle döndüğünü vurgulayan Başkan Gülsoy şunları söyledi:


"Hedefimiz net; Kayseri’yi sadece ticaretin merkezi değil, teknoloji ve inovasyonun da kampüsü haline getirmek. Bu projenin başarısı için üniversite-iş dünyası iş birliğini bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüyoruz. Üniversitelerimiz bilginin kaynağı, iş dünyamız ise bu bilgiyi katma değere dönüştüren saha gücüdür. Akademik aklın, ticaretin pratik zekasıyla birleştiği bu kampüs, Kayseri’nin ’yeni ekonomi’ hikayesinin yazıldığı yer olacaktır. Bu iş birliği, sadece bugünün değil, yarınlarımızın da projesidir. Bu proje Genç girişimcilerimizin, inovatif fikirlerin üretime, ihracata ve istihdama dönüşmesinin önünü açacaktır. Bu vesileyle, üniversitelerimizle kurduğumuz bu güçlü ortaklıktan dolayı büyük memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Vizyonumuza ortak olan Erciyes Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Fatih Altun’a ve Abdullah Gül Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Cengiz Yılmaz’a şahsım ve üyelerimiz adına teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki; Bu merkez, şehrimizin girişimcilik ekosistemine büyük değer katacak ve ülkemizin teknoloji yolculuğunda örnek bir model olacaktır."


Erciyes Üniversitesi’nin sadece yerelde değil, uluslararası alanda da projeleriyle söz ettiren bir araştırma kurumu olduğunu vurgulayan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ise, "Ben Kayseri TEKMER olarak duyduğumda çok hoşuma gitti. Detaylar anlamında üniversite teknopark üzerinden bu süreçleri hakim olan ve Türkiye’nin ilk 5’inde yer alan Teknopark tecrübemizle, KTO TEKMER’in iş dünyasıyla kuracağı bu köprüde biz de varız. Üniversitelerin iş dünyası ile iş birliğine çok güzel bir pencere olacağını düşünüyorum. Bunun Güzel sonuçları olacağını ifade etmek istiyorum. Böyle bir işbirliği protokolünün hayata geçmesi anlamında da biz Erciyes Üniversitesi olarak bütün imkanlarımızla üzerimize düşen ne ise araştırmacılarımızla birlikte bunu yapmaktan tarafız. Üniversiteler için AR-GE en temel başlıktır. Bu protokol sayesinde sahip olduğumuz ciddi altyapı ve imkanları, araştırmacılarımızla birlikte sanayimizin hizmetine sunacağız. Sürekli artan üniversite-sanayi iş birliği ivmemizi bu proje ile daha da yukarı çekeceğimize inanıyorum" dedi.


Üniversite ve iş dünyası iş birliğinin sabır, zaman ve ortak bir dil gerektirdiğine dikkat çeken Abdullah Gül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cengiz Yılmaz da, "Akademik dünya ile iş dünyasının farklı kaygı ve süreçlerini ortak bir noktada buluşturmak, güven oluşturmak zaman isteyen süreçlerdir. Abdullah Gül Üniversitesi olarak Kayseri iş dünyası ve özellikle Kayseri Ticaret Odası ile ilişkilerimiz çok güçlü, zengin ve çok boyutludur. Hali hazırda yürüttüğümüz pek çok ortak projemiz var. KTO TEKMER ile bu zenginliğe yeni bir halka ekliyor olmaktan son derece mutluyuz. Bu proje, aramızdaki güçlü güven bağının ve ortak dilin bir sonucudur" ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından üç kurum arasında ‘TEKMER Destek Programı İş Birliği Sözleşmesi’ imzalandı. Bu protokol ile başvurusu yapılan KTO TEKMER bünyesinde yer alacak girişimciler her iki üniversitenin akademik mentorluk desteğinden, laboratuvar imkanlarından ve teknik bilgi birikiminden doğrudan faydalanabilecekler.



Akademik akıl ile ticari zekâ buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Cumhurbaşkanı Erdoğan hediye etti, asaletin simgesi Devrek bastonu yeniden gündem oldu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın asırlık çınarlara hediye etmesiyle gündeme gelen dünyaca ünlü Devrek bastonu, hem asaletin simgesi hem de sağlamlığıyla dikkat çekiyor. Kızılcık ağacından kadın ustaların elinde hayat bulan bastonlar, dünyanın dört bir yanına devlet hediyesi olarak gönderiliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, AK Parti MYK toplantısı öncesinde Düzce’den gelen 100 yaşındaki Necati Yılmaz ve 96 yaşındaki Recep Taşkın ile görüşerek baston hediye etmesi, gözleri Zonguldak’ın coğrafi işaretli ürünü Devrek bastonuna çevirdi. Asaletin simgesi olarak kabul edilen ve Osmanlı’dan günümüze uzanan bu kültür, Devrek’teki ustaların el emeği göz nuruyla yaşatılmaya çalışılıyor. Hem ev hanımı hem baston ustası Devrek’te yaşayan Fatma Ayvacı, bir yandan evinin işlerini yürütürken diğer yandan atölyede kızılcık ağacına şekil veriyor. 2003 yılından bu yana eşine yardım ederken mesleği öğrenen ve ustalaşan Ayvacı, kadın elinin değdiği bastonların inceliklerini anlattı. Bastonun en önemli özelliğinin ham maddesi olduğunu belirten Ayvacı, "Bastonumuz kızılcık ağacından yapılıyor. Eskiden dedelerimiz de yekpare dediğimiz kendinden saplı bastonları bu ağaçtan yapardı. Kızılcık ağacı dışında yapılanlar çok sağlıklı olmuyor. Çünkü kızılcık esnektir, lifli bir yapısı vardır ve kolay kolay kırılmaz" dedi. Yılan ve kartal figürleriyle işleniyor Kızılcık dallarının atölyede uzun işlemlerden geçtiğini ifade eden Ayvacı, makineden geçirilen ağaçların daha sonra el işçiliğiyle sanat eserine dönüştüğünü söyledi. Ayvacı, bastonların üzerine yılan, kartal ve çeşitli geleneksel motiflerin büyük bir sabırla işlendiğini vurguladı. Ustaları sektörün yaşatılmasını istiyor Mesleğin geleceğinden endişe duyduğunu ve destek beklediklerini dile getiren Fatma Ayvacı, şunları söyledi: "Ben hem ev hanımlığı yapıyorum hem eşime yardım ediyorum. Kendi çapımda usta oldum. Ancak bu sanatın daha fazla ön plana çıkması için yetkililerden destek bekliyoruz. Açıkçası oğlum var ama onun bu işi yapmasını istemiyorum. Çünkü Devrek bastonu hak ettiği değeri görmüyor ve sektör ileriye gitmiyor. Oysa bu bastonlar Cumhurbaşkanımız aracılığıyla dünyanın birçok ülkesindeki devlet adamlarına hediye olarak gönderiliyor. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında kullanılıyor."
Bursa Bursa’da oyun parkındaki ’yorgun mermi’ davasında flaş gelişme Bursa’da 4 ay önce parkta oyun oynadığı sırada yorgun merminin isabet etmesi sonucu yaralanan 6 yaşındaki çocuğun davasıyla ilgili tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan zanlı hakkında 6,5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Olay, 14 Eylül’de Demirtaş Sakarya Mahallesi Merhum Halil Satık Parkı’nda meydana geldi. Parkta oynayan İsmail K. (6), vücuduna isabet eden yorgun mermiyle yaralandı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Demirtaş Polis Merkezi Amirliği ekipleri tarafından başlatılan soruşturmada, merminin İsmetiye Mahallesi tarafından ateşlendiği belirlendi. Bölgede yapılan araştırmada boş bir arazide 38 boş kovan bulundu. Balistik incelemede kovanların E.K.’ye ait tabancadan ateşlendiği tespit edildi. Şüpheli E.K. gözaltına alınarak Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Tedavisi tamamlanan küçük İsmail’in sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, çocuğun kalçasından çıkarılan mermi çekirdeğinin incelenmek üzere Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’na gönderildiği öğrenildi. Balistik incelemede kovanların E.K.’ye ait tabancadan ateşlendiği tespit edildi. Şüpheli, adresinde yakalanıp gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.K., yöneltilen suçlamayı kabul etmeyip, "Olaydan iki gün önce düğünde havaya ateş etmiştim. O gün evimde maç izliyordum" dedi. Şüpheli, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Yürütülen soruşturmanın ardından olaya ilişkin iddianame hazırlandı. İddianameye, İsmail K.’nin yaralandıktan sonra annesi ile arasında geçen konuşma da girdi. Yaralı çocuğun ’Anne acıyor’ demesi üzerine anne Dilfua K.’nin (40) yaptığı kontrolde, oğlunun sol kalçasında 1 santimetre çapında delik, deri kalkması ve kanama olduğunu gördüğü, önce eşini ardından da 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığı öğrenildi. Çocuğun kalça kısmından 9 santimetre çapında 1 adet mermi çekirdeğinin çıkarıldığı kaydedildi. İddianamede, şüpheli E.K.’nin ifadelerine de yer verildi. Silahının bulundurma ruhsatı olduğu, olaydan 1 gün önce İsmetiye Mahallesi’nde düğün sırasında boş arazide yaklaşık 15 kez ateş ettiğini belirten E.K., düğünden olayı 2 gün sonra sosyal medyada gördüğünü, konu ile ilgisinin olmadığını söyledi. İsmail K.’nin yaralandığı saatlerde evde maç izlediğini ve o gün ateş etmediğini iddia eden E.K., evinin olay yerine 2 kilometre uzaklıkta olduğunu söyleyerek, suçlamaları reddetti. İddianamede, şüphelinin suça konu silah ile mağdurun yaralandığı gün atış yapmadığını belirtmesine rağmen E.K.’nin bu beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, tanık beyanlarından atışın olay günü yapıldığı, uzmanlık raporunda da mağdurdan çıkan merminin şüpheliye ait silahtan ateşlenmiş olduğu belirtilerek, ’kasıtla yaralama’ ve ’ateşli silahlar kanununa muhalefet’ suçlamasıyla 6,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması talep edildi. İddianame, Bursa 29. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometre" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bugün fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometreye yani dünyanın çevresinin yaklaşık 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaşmış durumda" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Vodafone Business Tech Connect Ankara Etkinliği’ne katıldı. Vodafone Business tarafından Ankara’da özel bir otelde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’de 1 Nisan 2026 itibarıyla Vodafoneluların 5G teknolojisine geçeceği açıklanırken, sürecin hızlı bir şekilde tamamlandığı belirtildi. Etkinlikte, 5G altyapısına ilişkin kamu ve özel sektör ihalelerinin geride kaldığı, artık uygulama ve devreye alma sürecine geçildiği ifade edildi. Burada açıklamalarda bulunan Uraloğlu; dünyanın, endüstriyel robotlardan özelleştirilmiş mobil şebekelere, kritik altyapı yönetiminden otonom sürüş teknolojilerine kadar uzanan bir dönüşümün eşiğinde olduğunu belirtti. Ayrıca Uraloğlu, bu yeniliklerin yalnızca teknolojik bir sıçrama değil, insanlığın geleceğini şekillendiren yepyeni bir eşik olduğunu ifade etti. "Bu yenilikler sürdürülebilir kalkınmanın da anahtarıdır" 5G ağlarının işletmelerin kendi ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bağlantı çözümleri sunarak operasyonel mükemmelliği de mümkün kıldığını aktaran Uraloğlu, "Bu teknolojiler, birbirine bağlı bir ekosistem oluşturarak, günlük hayatımızı, ekonomileri ve toplumları kökten değiştiriyor. Bu yeniliklerin önemi, yalnızca verimlilik artışı ile sınırlı değil; aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın da anahtarıdır" ifadelerini kullandı. "2030 sonunda 6,3 milyar 5G abonesine ulaşılması bekleniyor" Küresel 5G bağlantı sayısının 2029 yılına kadar 8,3 milyara ulaşacağını ve bu rakamın tüm kablosuz teknolojilerin yaklaşık yüzde 59’unu temsil edeceğini öngördüklerini belirten Uraloğlu, "Abonelik bazında ise 2030 sonunda 6,3 milyar 5G abonesine ulaşılması, bu sayının toplam mobil aboneliklerin yüzde 67’sini oluşturması bekleniyor. Küresel 5G altyapı pazarının değeri de 2025 yılında yaklaşık 47 milyar ABD doları olarak tahmin ediliyor. Bu rakam, bu teknolojilerin yalnızca bir araç değil, ekonomik büyümenin motoru olduğunu da özellikle hepimize göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometre" Küresel dönüşümde seyirci kalmak yerine aktif bir oyuncu olmak istediklerini dile getiren Uraloğlu, "Eşsiz altyapı hamleleriyle Türkiye’yi dijital dönüşümün küresel öncüsü yapacak büyük yürüyüşü başlattık ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Bugün fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometreye yani dünyanın çevresinin yaklaşık 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaşmış durumda. Geniş bant internet abone sayımız 98,2 milyona, mobil abone sayımız ise 99,1 milyona yükseldi. Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz. Bu rakamlarla, Avrupa’da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle durumdayız. Yıl sonuna kadar fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre arttırarak 750 bin kilometreye, geniş bant abone sayımız 106 milyonun üstüne, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona yaklaşık olarak çıkacaktır bunları hedefliyoruz" açıklamasında bulundu. "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" 5G teknolojisinin devreye alınarak mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesini çağın gerekleriyle buluşturduklarını söyleyen Uraloğlu, "Bu geçişle birlikte iletişim hızımız yaklaşık 10 kat artacak; vatandaşımız daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkanına da kavuşmuş olacaktır. Bu stratejik dönüşümün mali ve kurumsal zeminini de sağlam biçimde oluşturmuş durumdayız. Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un rekabetiyle 16 Ekim’de gerçekleştirdiğimiz 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik. 1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini de 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında hizmete sunar hale getirmeyi hedefliyoruz. Yoğun cihaz bağlantısı kapasitesiyle 5G, Türkiye’yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacaktır" diye konuştu. "5G, ülkemizin üretim gücünü yükselten bir kalkınma altyapısı olmuş olacak" Uraloğlu, bu teknolojinin pek çok alanda fayda sağlayacağını aktararak sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu teknolojiyle tam otonom sürüş ve akıllı yol uygulamaları, uzaktan ameliyatlar gibi hayati uygulamalar, gerçek zamanlı veri aktarımıyla mümkün hale gelecektir. Sanayide akıllı fabrikalar, üretim süreçlerini optimize ederek verimliliği zirveye taşıyacak. Tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretimi bu vesileyle sağlamış olacağız. Bizim sesimizi herkese duyuran medya sektöründe ise gazeteciler 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapabilecek, muhabirlerimiz olay yerinden saniyeler içinde yüksek kaliteli görüntü ve veri aktarma imkanına sahip olacaklar. Başka bir ifadeyle 5G, ülkemizin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısı olmuş olacak." "5G çekirdek şebeke, servis ve operasyonel yazılım ürünlerini geliştirdik" Önceliklerinin yerli ve milli imkanlarla ürün üreten bir Türkiye olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı: "5G teknolojisine geçiş sürecinde, hem kamu hem de özel sektör olarak yerli üreticilerimizi en güçlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz. Şebeke altyapılarımızda mümkün olan en yüksek oranda yerli ve milli ürünlerin kullanılmasını stratejik bir hedef haline getiriyoruz. Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın ortak bir platformda buluşturan Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesinde (HTK) 60’tan fazla firma ve 8 binden fazla çalışanıyla sektörümüzün rekabet gücünü arttırmayı, ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamayı, küresel yerli markalar çıkarmayı ve yerli milli kalkınmayı desteklemeyi amaçlamaktadır. 2023 yılında Bakanlığımız tarafından yapılan 5G proje çağrısı kapsamında, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı’nın Ar-Ge fonundan yerli firmalarımıza destek sağlıyoruz. HTK ve TÜBİTAK iş birliğiyle 2018 yılında başlatılan ‘Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi’ kapsamında, 5G altyapıları için kritik öneme sahip 5G çekirdek şebeke, baz istasyonu, özel yönetim, servis ve operasyonel yazılım ürünlerini geliştirdik. Bunlarla birlikte, UDHAM tarafından desteklenen karayolları akıllı ulaşım sistemleri HASDAL projesinde TÜRKSAT tarafından projelendiren çalışmalarda; görüldüğü üzere, 5G teknolojisini destekleyen yerli malı belgesine sahip ve milli haberleşme ürünü tanımına uygun ürünler geliştirerek ya da geliştirmekte olan çok sayıda yerli üretici firmamız var biz de bunları desteklemeye devam edeceğiz." Düzenlenen etkinliğe, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanı sıra, BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Vodafone yetkilileri de katılım sağladı.
Muğla Turizmci Kaya’nın samimi açıklamaları programa damgasını vurdu İş dünyasının tanınan isimlerinden turizmci Bülent Kaya, Gökay Kalaycıoğlu’nun konuğu olduğu programda özel hayatına ve geçmişine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Daha önce kamuoyuyla paylaşmadığı konulara değinen Kaya’nın samimi ifadeleri, programın en çok konuşulan bölümleri arasında yer aldı. Yılın yarısını Montenegro’da geçirdiğini belirten Bülent Kaya, röportajda bu ülkede yaşanan sürece ilişkin önemli detaylar paylaştı. Türk halkının bölgede beklenmedik şekilde mimlendiğini söyleyen Kaya, yaşananların zamanla bir onur meselesine dönüştüğünü ifade etti. O dönemde Montenegro’da bir bakan tarafından arandığını ve kendisine "Sakın evden dışarı çıkma" uyarısı yapıldığını aktaran Kaya, sürecin ciddiyetine dikkat çekti. Kariyerindeki ani kararlarıyla da bilinen Kaya, bir anda verdiği "Tamam, yapalım" kararıyla bir müzik yapım şirketi kurduğunu anlattı. Bu tür ani adımların hayatının yönünü birçok kez değiştirdiğini vurgulayan Kaya, risk almaktan hiçbir zaman çekinmediğini dile getirdi. Programın en duygusal anlarından biri ise Kaya’nın erken yaşta hayatını kaybeden abisiyle ilgili sözleri oldu. "Abime çok büyük kinim var, daha yapacak çok şeyimiz varken bizi bırakıp gitti" ifadeleriyle içinde taşıdığı kırgınlığı açıkça dile getiren Kaya, izleyenleri derinden etkiledi.