Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere ve bölgesel gerilimlere rağmen büyüme eğilimini sürdürdüğünü belirten Gülsoy; "Ekonomimiz, karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen pozitif büyüme performansını üst üste 23’üncü çeyreğe taşıyarak büyük bir başarıya imza atmıştır" dedi.
TÜİK verilerine göre, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 oranında bir büyüme kaydettiğini ifade eden Başkan Gülsoy, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi; "Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH’nin bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1, takvim etkisinden arındırılmış GSYH’nin ise yıllık yüzde 2,6 artması, ekonomimizin dinamizmini koruduğunun açık bir göstergesidir. Cari fiyatlarla GSYH’miz ilk çeyrekte 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL’ye ulaşırken, dolar bazında ise 389 milyar 598 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Yıllıklandırılmış milli gelirimizin 1,6 trilyon doları aşması geleceğe dair umutlarımızı tazelemektedir."
Başkan Gülsoy, sektörel bazda büyüme rakamlarını analiz eden Gülsoy, en hızlı büyümenin teknoloji ve dijitalleşmenin öncülüğünde yaşandığına dikkat çekerek; "2026 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre; bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 9,5, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5,2, tarım sektörü yüzde 4,6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,0 artış göstermiştir. Hizmet ve tarım sektörlerindeki pozitif seyre rağmen sanayi sektöründeki daralmaya vurgu yapan Gülsoy, "Küresel konjonktür ve takvim etkilerinin de rol oynadığı bu dönemde sanayi sektörü yüzde 0,8 azaldı. Küresel talepteki yavaşlama ve jeopolitik riskler sanayicimizin üzerindeki baskıyı artırıyor" ifadelerini kullandı.
"Küresel savaş atmosferi ve enerji maliyetleri üretimi zorlaştırıyor"
Özellikle ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan gerilim ve savaş atmosferinin dünya ekonomisini derinden sarstığını belirten Başkan Gülsoy; "Enerji fiyatlarında yaşanan öngörülemez durum ve tırmanan maliyetler, tüm dünyada korumacı politikaları beraberinde getirmektedir. Bu durum üretim ve ihracat kapasitemizde düşüşlere yol açıyor. Üretim maliyetlerindeki artışlar, işçilik yükleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar sanayicimizi ve tüccarımızı zorlamaktadır. Değişen küresel ekonomik yapıda Türkiye’nin rekabet gücünü koruyabilmesi için acilen reel sektörün yeni destek paketleriyle canlandırılması gerekmektedir" dedi. Ekonomi yönetiminin kararlı duruşunu ve bütçe disiplinini takdirle karşıladıklarını belirten Gülsoy; "Yılın ilk 4 ayında faiz dışı bütçe dengesinin geçen yıla göre fazla vermesi takdire şayandır. Enflasyonla mücadelede geçici yavaşlamalar olsa da fiyat istikrarını kalıcı hale getirme hedefini sonuna kadar destekliyoruz. Türkiye’yi uluslararası firmalar için bir üretim üssü ve bölgesel merkez haline getirecek yeni düzenlemeleri heyecanla bekliyoruz. İş dünyası olarak ülkemizin refah seviyesini artıracak, yüksek katma değerli üretimi teşvik edecek her adımda devletimizin yanındayız" ifadelerini kullandı.








