SAĞLIK - 05 Eylül 2023 Salı 10:42

Dijital çağın madde bağımlılığı: ‘Nomofobi’

A
A
A

Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, akıllı telefondan ayrı kalma korkusunun kişiyi nomofobiye götürdüğünü belirterek, telefon bağımlılığının da madde bağımlılığı ile aynı belirtileri gösterdiğini söyledi.

Nomofobinin sosyal medya ve akıllı telefon bağımlılığı olarak adlandırılabileceğini söyleyen Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, “Günümüz dünyasında aslında bilgiye ulaşmanın en hızlı yolu gerçekten de teknoloji. Bu teknolojiye bağlı olarak da sosyal medyanın kullanımı çok avantajlı ve faydalı bir yerde duruyor. Özellikle zor zamanlarda, insanların birbirine ulaşması gereken zamanlarda ya da artık dijital çağın getirdiği birçok sektörde biz sosyal medyayı gerek iş olsun, gerek kişisel noktada olsun, gerek pazarlama noktasında olsun birçok alanda kullanıyoruz ve çok da faydasını görüyoruz.

Fakat artık sosyal medyanın bizim psikoloji alanında gördüğümüz bir nokta var; sosyal medya bağımlılığı. Bundan bahsedecek olursak ‘nomofobi’ diye bir şeyden bahsedebiliriz. Nomofobi dediğimiz şey akıllı cihazdan mahrum kalma korkusu, yani ulaşılabilir olmama, çevrimiçi olmama diyoruz biz buna. Herhangi bir şekilde telefonu kaybetme ya da bir anda şarjın bitmesi mesela. Bu tarz belirtiler aslında bizi nomofobiye götüren bir yerde. O yüzden sık sık telefonla uyuma ya da yatağa telefonla gitme, uyanılan anda telefona bakma, direkt bildirimleri kontrol etme gibi durumlar yaşanıyorsa nomofobiye yavaş yavaş yaklaşılıyor olabilir” dedi.

“Madde bağımlılığı ile aynı belirtileri gösteriyor”

Hamurcu, nomofobide de madde bağımlılığında olduğu gibi yoksunluk duygusunun ön planda olduğunu söyleyerek, “Bu neden oluşur diye baktığımızda dijital çağın getirdiği bir gereklilik olarak görüyoruz aslında. Sosyal medyayı şu anda sıfırlasak birçok hayatın durduğu yere gelebiliriz. O yüzden sıfırlamamamız için bunun belli başlı bazı yöntemleri var. Öncelikle bizim yapacağımız ilk şey burada uygulamaların sınırlandırılması gerek. Uygulamayı günde kaç saat ve ne için kullanıyoruz? Bizi hangi alanda ve ne oraya sürüklüyor? Çünkü baktığımızda evet sosyal medya çok faydalı ama günün sonunda bağımlılığa doğru götürüyor. Çünkü aynı madde bağımlılığında olduğu gibi onun olmadığında yoksunluk hissediyorsak bu bir bağımlılık tanımıdır. Yoksunluk ne demek? Bir kriz geçirme anı, ulaşamadığınızda hissettiğiniz o kalp çarpıntısı, çevrimiçi olunmadığında ya da karşı tarafa mesajda verilen tepki, mesaj alamamak gibi birçok nokta artık bizde ne yazık ki madde bağımlılığındaki aynı belirtileri gösteriyor. Bu yüzden biz istiyoruz ki bunun önüne geçebilelim ve bunu en azından mümkün olduğunca kontrol edebilmeye başlayalım” ifadelerini kullandı.

Dijital çağın madde bağımlılığı: ‘Nomofobi’

“Online yerine yüz yüze görüşmeler tercih edilmeli”

Telefonda ve ya sosyal medyada görüşmek yerine yüz yüze görüşmelerin tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Arzu Hamurcu, “Öncelikle sosyal medya için ya da bu noktada kötü hissedilen ilk anda tetikleyen şeyin ne olduğunu bulmak gerekiyor, tıpkı bağımlılıkta çalıştığımız gibi. Çünkü bağımlılık için de şunu çok iyi biliyoruz ki bağımlılık aslında bir bağ kurma problemidir. O yüzden eğer bağ kurmada sıkıntı yaşandığında akıllı telefonları elimize alınıyorsa, bağımlılık yolunda hızla ilerleniyor demektir. Tetikleyen şey bulunduğunda ve orada kişiyi rahatsız eden şeye yöneldiğinde telefonu biraz kenara bırakıp kendine dönebilir. Yine online buluşmalar yerine yüz yüze buluşmalar tercih edilebilir, fiziksel aktiviteler tercih edilebilir. Aynı şehirde olan arkadaşlarla telefonda konuşmak yerine yüz yüze görüşmeler tercih edilebilir. Zamanın yettiği ölçüde oturulup kaliteli muhabbetler edilebilir. Telefonlar bir kenara koyulup sadece sohbet edilebilir. Çünkü artık bunun ne kadar çok azaldığını fark ediyoruz. Bunun da insanların psikolojisi üzerinde çok farklı bir boyuta evrildiğini görüyoruz” dedi.

“Gerçek benlik yerine ideal benlik tercih ediliyor”

Hamurcu, sosyal medyada kişilerin gerçek benliğinden uzaklaşarak ideal benlikleri gibi davrandıklarını söyleyerek, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Artık ne yazık ki hiç kimse online muhabbetlerde aldıkları zevki yüz yüze muhabbette alamadıklarını söylüyor. Bunun sebebini çok açık bir şekilde söyleyebiliriz ki sanal gerçeklikte kurdukları ideal benlikten kaynaklanıyor aslında. Yani sanal gerçeklikte ideal bir benlik kuruyoruz. Nasıl olmak istiyorsak, nasıl görünmek istiyorsak, ne istiyorsak gerçek benliğimizden çok uzakta. Sosyal medyanın asıl bağımlılığa yönlendiren noktası da burası. İdeal benliğimizi kendi benliğimiz sanıyoruz ve ideal benlik peşinde koşarken, gerçekten ne hissettiğimizi ve ne istediğimizi unutuyoruz. Gerçekte kimiz ve ne yapıyoruz, ne yapmak istiyoruz? Çünkü sosyal medya uygulamasını kapattığımız anda huzursuz hissediyoruz. Sosyal medyadan çıktığımız ya da oradaki insanları gördüğümüz anda huzursuz hissediyoruz. Çünkü gerçek benlik ve ideal benlik arasındaki fark ne kadar büyürse bizim için patolojiler ortaya o kadar fazla çıkar.

O yüzden biz bunu genel olarak şöyle toparlayabiliriz; mümkün olduğunca dijital medya çağında olduğumuz için sosyal medya hesaplarını belki silemeyiz ama uygulamaları silebiliriz, bildirimleri kapatabiliriz. Mümkün olduğunca minimum seviyede iletişimi sağlayabiliriz. Günlük kotalar koyabiliriz ki aslında uygulamalar da bunu bize öneriyor. Belli bir kota geldiğinde bildirimle sizin onu kapatmanızı istiyor aslında. Bunun üzerinde ilerleme ve iyileştirmeler yapabiliriz. O kota dolduğunda artık kapatıp gerçekten kendi hayatımıza dönebiliriz. Kendimizin nelerden zevk aldığını ve gerçekten hayallerimizin ne olduğunu sosyal medyadan biraz uzaklaştığımızda bulabiliyoruz. Yoksa sosyal medyanın bize sundukları ile birlikte giderek yoksunluk krizleri çekmeye başlayabiliriz. Çünkü madde bağımlılığında olduğu gibi, ödüle ulaşmak gerçek hayattakinden çok daha kolay. Madde bağımlılığı da böyle başlıyor. Haz, zevk ve ödül duygusu gerçek hayattakinden çok daha hızlı olduğu için sosyal medyada da aslında biz bunun peşinden sürükleniyoruz. O yüzden öncelikle kendimizi durdurup neyin tetiklediğini bulmamız gerekiyor. Ne ihtiyaçla o telefonu elimize alıyoruz ve bu ihtiyacı gerçekten telefonu elimize almadan yapamaz mıyız. Başka yollardan, başka kişilerden, başka paylaşımlardan başkalarına değil de kendimize dönerek yapamaz mıyız?”

Eren Kan


 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Fatih Tekke: "Yarın takım olarak en güçlü ve en istekli halimizle sahada olacağız" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Ziraat Türkiye Kupası Finali öncesi yaptığı açıklamada, "Yarın takım olarak en güçlü ve en istekli halimizle sahada olacağız. Trabzonspor olarak bu kupayı camiamıza hediye etmek istiyoruz" dedi. Trabzonspor ile Konyaspor arasında yarın oynanacak 64. Ziraat Türkiye Kupası Finali öncesinde Corendon Airlines Park Antalya Stadı’nda ortak basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, "Bu, bizim için 2,5 yılda oynadığımız ikinci final maçı. Açıkçası oyuncularım, ben ve ekibim yarın kupayı çok istiyoruz. Yarın takım olarak en güçlü ve en istekli halimizle sahada olacağız, bu kesin. Bu arada Konyaspor Teknik Direktörü’nü ve ekibini de tebrik ediyorum. Gerçekten zorlu mücadeleleri kazanarak finale geldiler. Yarın umarım kazasız, belasız ve sakatlıksız bir gün olur. Herkesin futbol konuştuğu, keyif aldığı, hakemin konuşulmadığı bir maç yaşanmasını diliyorum. En önemlisi, herkesin evine sağ salim döndüğü bir karşılaşma olsun. Trabzonspor olarak bu kupayı camiamıza hediye etmek istiyoruz. Umarım istediğimiz gibi olur. Hayırlısı olsun" şeklinde konuştu. "Final yeri önemli değil önemli olan futbolun konuşulması" Finalin Antalya’da oynanmasının doğru bir tercih olup olmadığı sorusuna Tekke, şöyle cevap verdi: "Bu soruyu daha önce de yanıtlamıştım. Benim için en önemli olan şey takımımın final oynamasıdır ve bu da nasip oldu. Finalin Antalya’da ya da başka bir şehirde oynanması çok önemli değil. Önemli olan centilmence bir oyun sergilenmesi. Hakem yönetimi de çok önemli. Sahada hakemin ve benzeri unsurların konuşulmadığı, sadece futbolun konuşulduğu bir maç olmalı. Bugün burada iki takım var ve buralara gelmek aslında dün için soru işaretiyken bugün gerçekleşti. Allah bize nasip etti, arka arkaya ikinci finalimiz. Yeri çok önemli değil. Elbette bize düşen biraz daha fazla sorumluluk var. Zor bir maç olacak. Rakibimiz de son maçta bizi yenmiş, iyi bir teknik adama sahip Konyaspor. Kolay bir karşılaşma olmayacağını düşünüyoruz ancak Trabzonspor olarak galibiyeti çok istiyoruz." "Kupayı kazanırsak ‘başardık’ diyebilirim" Önümüzdeki sezon için, yarın oynanacak kupa finalinin planlamalarını ne ölçüde etkileyeceğine ilişkin soruya Fatih Tekke, "İnsanlar, göreve geldikten sonra yaşadığımız süreci genel olarak başarılı değerlendirdiler. Ancak başarı konusunda camiamızın yanlış düşünmemesi gerekiyor. Trabzonspor’da üçüncülük bir başarı mıdır? Kesinlikle değildir. Trabzonspor tarihinde çok sayıda üçüncülük vardır, ikincilik de aynı şekilde başarı olarak görülemez. Özellikle bu sezona atıf yaparak söylüyorum geldiğimiz nokta gerçekten iç açıcı değildi. Şu an Trabzonspor’un önünde bir kupa var. Bu kupayı kazanamadığınızda başarılı sayılmazsınız. Geçtiğimiz hafta gerekli rotasyonu yapamadık ve mağlup olduk, buna rağmen ciddi eleştiriler aldık. Büyük takımlarda kupa finallerini kaybetmek, eleştiriyi ve başarısızlık algısını beraberinde getirir. Bu da benim açımdan kabul edilebilir bir durumdur. Ancak yönetimimizle birlikte elimizdeki tüm riskli şartları değerlendirerek önemli bir çaba ortaya koyduk. Bu kupayı kazanmamız gerekiyor. Kupayı kazanırsak ‘başardık’ diyebilirim, kazanamazsak da rakibimizi tebrik eder ve başaramadığımızı kabul ederiz. Dolayısıyla doğru ve yanlışları takımımızla birlikte değerlendiririz" diye cevapladı.
Bartın Bartın’da 5 yol, 15 ev ve iş yerinde su baskını yaşandı, mahsur kalan 32 kişi kurtarıldı Bartın’da sarı kodla yapılan sağanak uyarısının ardından il genelinde 5 anayol su altında kalırken, sağlık ocağı ve bir araçta mahsur kalan toplam 32 kişi kurtarıldı. 15 ev ve iş yerinin su basmasına ve bir yolda çökmeye neden olan yağışların faciaya dönüşmesini ise kentteki boş barajlar ve tersip bentlerinde suyun hızının düşürülmesi önledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından öğlen saatlerinde Bartın için sarı kodla sağanak yağış uyarısının ardından Bartın Valisi Nurtaç Arslan önderliğinde koordinasyon sağlanarak, harekete geçildi. AFAD, DSİ, Karayolları, İl Özel İdaresi, polis, jandarma ve belediye çalışanlarından oluşan toplam 150 araç ve 7000 personelden oluşan ekipler, alarma geçti. Öğleden sonra şiddetini arttıran sağanak yağışlar nedeniyle Bartın ırmağını besleyen dere ve çaylarda taşma yaşandı. Yaka sellerinin de etkisiyle Kozcağız Belde merkezinde, Bartın’ın Terkehaliller ve Topalali köyleri ile Arıt bölgesinde yaka selleri yaşanırken, çok sayıda tarım arazileri, ormanlık alanlar ve meyve bahçeleri, mahalle ve karayolları su içerisinde kaldı. Mahsur kalan 32 kişi kurtarıldı Ekipler, artan yağışla birlikte peş peşe gelen toplam 27 ihbara müdahale etti. Bartın ve Kozcağız beldesi ile Amasra ilçesinde yaşanan toplam 5 anayol, 15 ev ve işyerine su baskını ve, Ulus ilçesinde 1 yol çökmesi yaşanırken, ekipler Kozcağız Sağlık Ocağı’nda ve Bartın Dırazlar Köyü’nde araç içerisinde bulunan toplam 32 kişiyi ise sağ salim kurtarmayı başardı. Koordinasyon merkezinden ihbarları ve müdahaleleri takip eden Bartın Valisi Nurtaç Arslan, su baskınlarının yaşandığı bölgelerde inceleme yaptı. Vali Arslan, Kozcağız Sağlık Ocağı’nda mahsur kalan 30 sağlık çalışanı ve hastanın başarılı şekilde tahliye edildiği bölgede inceleme yaparak, olayın sebebi ve yürütülen çalışmalar konusunda bilgi aldı. Vali Arslan, gazetecilere yaptığı açıklamada, metrekareye saatte 45 kilogram yağmurun düştüğünü belirtrek ’’Hepimize geçmiş olsun. Meteorolojinin bize saat öğlen saat 12:00 sıralarında sarı kodla uyarı vermesinin ardından bizde hızlıca gereken uyarılarımızı yaparak, koordinasyon toplantısı gerçekleştirdik. Yaka selinden kaynaklı taşkınlar yaşıyoruz. Şuan 27 ihbar var. Yaklaşık 700 personel ve 150 araçla sahadayız. AFAD, DSİ, karayolları, İl Özel İdaresi, belediyelerimiz, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla sahadayız. Şuan için büyük bir sıkıntı söz konusu değil, bir araç mahsur kalmıştı onu da kurtardık. Vatandaşlarımızın ihtiyaç yaşaması durumunda Kredi Yurtlar Kurumu’nda misafir olabilirler. Allah beterinden korusun’’ diye konuştu. Faciayı barajlar ve tersip bentleri önledi Meteorolojik verilere akşam saatlerinde yağışın sona ermesini beklediklerini kaydeden Vali Arslan, faciaya yol açacak sel, su baskını ve taşkınların oluşmamasında ise daha önceden yapılan barajlar ve tu tersip bentlerinin etkisi olduğunu kaydetti. Yağış beklenmiyor, taşkın tehdidi sürüyor Yağışa rağmen şehirdeki 3 barajın da doluluk oranının yüzde 25-30 olduğunu ifade eden Arslan, barajlarda ve tersib bentlerinde tutulan suyun debisinin düşürülmesi ile yıkım ve hasarın en aza indirildiğini de sözlerine ekledi. Öte yandan akşam saatlerinde yağmurun şiddeti azalırken, yağış durma noktasına geldi. Şehrinin ortasından ikiye bölen Bartın Irmağını besleyen Avu, Arıt, Karaçay gibi derelerin yüksek su seviyesi ve debi nedeniyle sel riski henüz geçmezken, ekipler tarafından ırmak ve derelerdeki su seviyesi sürekli gözetim altında tutuluyor. Yarım saatte bir ırmak çevresinde devriye atan ekipler, su seviyesini kontrol edip, fotoğraflayarak, koordinasyon merkezine bilgi veriyor
Bartın Bartın’da sel alarmı ucuz atlatıldı: Mahsur kalan 32 kişi kurtarıldı Bartın’da sarı kodla yapılan sağanak uyarısının ardından il genelinde 5 anayol su altında kalırken, sağlık ocağı ve bir araçta mahsur kalan toplam 32 kişi kurtarıldı. 15 ev ve iş yerinin su basmasına ve bir yolda çökmeye neden olan yağışların faciaya dönüşmesini ise kentteki boş barajlar ve tersi bentlerinde suyun hızının düşürülmesi önledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından öğlen saatlerinde Bartın için sarı kodla sağanak yağış uyarısının ardından Bartın Valisi Nurtaç Arslan önderliğinde koordinasyon sağlanarak, harekete geçildi. AFAD, DSİ, Karayolları, İl Özel İdaresi, polis, jandarma ve belediye çalışanlarından oluşan toplam 150 araç ve 7000 personelden oluşan ekipler, alarma geçti. Öğleden sonra şiddetini arttıran sağanak yağışlar nedeniyle Bartın ırmağını besleyen dere ve çaylarda taşma yaşandı. Yaka sellerinin de etkisiyle Kozcağız Belde merkezinde, Bartın’ın Terkehaliller ve Topalali köyleri ile Arıt bölgesinde yaka selleri yaşanırken, çok sayıda tarım arazileri, ormanlık alanlar ve meyve bahçeleri, mahalle ve karayolları su içerisinde kaldı. Mahsur kalan 32 kişi kurtarıldı Ekipler, artan yağışla birlikte peş peşe gelen toplam 27 ihbara müdahale etti. Bartın ve Kozcağız beldesi ile Amasra ilçesinde yaşanan toplam 5 anayol, 15 ev ve işyerine su baskını ve, Ulus ilçesinde 1 yol çökmesi yaşanırken, ekipler Kozcağız Sağlık Ocağı’nda ve Bartın Dırazlar Köyü’nde araç içerisinde bulunan toplam 32 kişiyi ise sağ salim kurtarmayı başardı. Koordinasyon merkezinden ihbarları ve müdahaleleri takip eden Bartın Valisi Nurtaç Arslan, su baskınlarının yaşandığı bölgelerde inceleme yaptı. Vali Arslan, Kozcağız Sağlık Ocağı’nda mahsur kalan 30 sağlık çalışanı ve hastanın başarılı şekilde tahliye edildiği bölgede inceleme yaparak, olayın sebebi ve yürütülen çalışmalar konusunda bilgi aldı. Vali Arslan, gazetecilere yaptığı açıklamada, metrekareye saatte 45 kilogram yağmurun düştüğünü belirtrek ’’Hepimize geçmiş olsun. Meteorolojinin bize saat öğlen saat 12:00 sıralarında sarı kodla uyarı vermesinin ardından bizde hızlıca gereken uyarılarımızı yaparak, koordinasyon toplantısı gerçekleştirdik. Yaka selinden kaynaklı taşkınlar yaşıyoruz. Şuan 27 ihbar var. Yaklaşık 700 personel ve 150 araçla sahadayız. AFAD, DSİ, karayolları, İl Özel İdaresi, belediyelerimiz, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla sahadayız. Şuan için büyük bir sıkıntı söz konusu değil, bir araç mahsur kalmıştı onu da kurtardık. Vatandaşlarımızın ihtiyaç yaşaması durumunda Kredi Yurtlar Kurumu’nda misafir olabilirler. Allah beterinden korusun’’ diye konuştu. Faciayı barajlar ve tersib bentleri önledi Meteorolojik verilere akşam saatlerinde yağışın sona ermesini beklediklerini kaydeden Vali Arslan, faciaya yol açacak sel, su baskını ve taşkınların oluşmamasında ise daha önceden yapılan barajlar ve tu tersib bentlerinin etkisi olduğunu kaydetti. Yağış beklenmiyor, taşkın tehdidi sürüyor Yağışa rağmen şehirdeki 3 barajın da doluluk oranının yüzde 25-30 olduğunu ifade eden Arslan, barajlarda ve tersib bentlerinde tutulan suyun debisinin düşürülmesi ile yıkım ve hasarın en aza indirildiğini de sözlerine ekledi. Öte yandan akşam saatlerinde yağmurun şiddeti azalırken, yağış durma noktasına geldi. Şehrinin ortasından ikiye bölen Bartın Irmağını besleyen Avu, Arıt, Karaçay gibi derelerin yüksek su seviyesi ve debi nedeniyle sel riski henüz geçmezken, ekipler tarafından ırmak ve derelerdeki su seviyesi sürekli gözetim altında tutuluyor. Yarım saatte bir ırmak çevresinde devriye atan ekipler, su seviyesini kontrol edip, fotoğraflayarak, koordinasyon merkezine bilgi veriyor (SD-SD-