TEKNOLOJİ - 02 Haziran 2026 Salı 14:00

Gökyüzünün genç mimarları

A
A
A
Gökyüzünün genç mimarları

Kocasinan Belediyesi İnovasyon Merkezi’nde gençler kendi uçak ve insansız hava araçlarını tasarlayarak üretim yapıyor.


Kayseri’de Kocasinan Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kocasinan İnovasyon Merkezi, bilim ve teknoloji alanında çocuklar ile gençlere yönelik yürüttüğü çalışmalarla dikkat çekiyor. 2024 yılından itibaren aktif olarak hizmet veren merkezde gençler kendi tasarladıkları hava araçlarını yapma imkanı buluyor. Kocasinan İnovasyon Merkezi Havacılık Eğitmeni Furkan Kılıç, merkezde çocuktan gençlere kadar hava araçları ile ilgili bilgiler verdiklerini kaydederek; "2024 yılından beri faaliyette olduğumuz bu merkezde belirli İHA’lar ve sabit kanatlı projeler üretiyoruz. 2024 yılından beri yapmış olduğumuz projelerde çocuklar ile beraber, ilkokul seviyesinden üniversite seviyesine kadar öğrenciler ile insansız hava araçları, dronler ya da RC araçlar üzerine eğitimler veriyoruz. Gelişen çağda çocuklarımızın insansız hava araçları ile başlayarak günümüz şartlarında havacılığa ilk adımlarını atmalarını sağlıyoruz. İnsansız hava araçlarını öğrenip kendileri evde nasıl yapabileceklerini, ileride bunu nerelerde kullanabileceklerine dair tüm bilgileri çocuklarımıza aşılamaya çalışıyoruz. Burada yapmış olduğumuz projeler kapsamında Teknofest’e katılıyorlar. TÜBİTAK’a katılan öğrencilerimiz oluyor, üniversite takımlarında yurt dışına giden öğrencilerimiz oluyor. Yapmış oldukları projeler ile beraber hem kendilerini geliştiriyorlar. Kendilerini geliştirdikleri takdirde iş hayatlarında insansız hava araçlarını ve uçakları kullanabilecekleri, nasıl yapabilecekleri hakkında temel bilgilere sahip oluyorlar. Faaliyet verdiğimiz bu tesiste yaklaşık 6 tane üniversite takımımız mevcut. Bu takımlarımız ile beraber Teknofest, TÜBİTAK ve Amerika’daki SUAS gibi yarışmalarda faaliyet gösteriyoruz. Takımlarımız kendi insansız hava araçlarını, döner kanatlı entegrasyonu platformlar olmak üzere geliştiriyorlar. Bunları tamamen buradaki kendi imkanlarımız sayesinde oluşturuyoruz. Burada kullanmış olduğumuz malzemelerin tamamı Kocasinan Belediyesi tarafından tahsis ediliyor ve buradaki yazıcılar, bilgisayarlar vb. aletler sayesinde çocuklar ile beraber projeler gerçekleştiriyoruz" dedi.



"8 motorlu dronlar tasarlıyoruz"


Katıldıkları yarışmalarda dereceler elde ettiklerini belirten Kılıç; "İnovasyon merkezi olarak Kayseri’de biz daha çok döner kanatlı platformlar oluşturuyoruz. Döner kanatlı platformlardan kastımız dronlar. Dronlara taktiksel olarak baktığımız zaman, herhangi bir piste ihtiyaç duymadıkları için her bir bireyin özel bir şart oluşturmadan uçurabileceği bir platform demek. Şu anda yapmış olduğumuz sistemlere baktığımız zaman, 8 motorlu oktokopter dediğimiz dronlar tasarlıyoruz. Bu daha önce Kayseri’de yapılmamış bir projeydi. Şu an yapmış olduğumuz cihazımızda ise tamamen kendi geliştirmiş olduğumuz kartı kullanmak üzere çalışmalar sürdürülüyor. Uçuş kontrol kartlarımızı, motorlarımızı ve sürücü kartlarımızın tamamını burada öğrencilerimiz ile beraber tasarlıyoruz. Şu anda kullanamıyoruz ama önümüzdeki dönemlerde onları da tamamen yerlileştireceğiz. Şu anda yapmış olduğumuz yerli yazılımlar sayesinde tamamen otonom bir şekilde 8 kilometreyi herhangi bir pilot müdahalesi bulunmadan cihazlarımız gidip gelebiliyor. Otonom inişler yapabiliyor, görev bırakma sistemleri yapabiliyor. Yapmış olduğumuz bu sistemler içerisinde geçen yıl da katıldığımız bir yarışmada bin 400 projenin içinde ilk 10’a girerek Ankara’dan davet almışlardı. Yapmış olduğumuz sistemde Türkiye’de yapılmış en büyük kanat açıklığına sahip, tamamı 3D yazıcılardan üretilmiş bir model ile katıldık. Yapmış olduğumuz sistemin arka kuyruk konisinde kaldırma kuvveti oluşturabilecek bir konfigürasyon çalışmaları sonucunda olumlu dönüşler aldık. Ek bir kaldırma kuvveti oluşturduğu için bu da yarışma komisyonunun çok ilgisini çekmişti. Gövdemizin tamamı 3D yazıcılarla üretildiği ve eklemeli imalat teknolojisini kullandığımız için, iniş sırasında yaşanacak olan olumsuzlukları engellemek amacıyla süspansiyon iniş takımları tercih ettik. Yaptığımız bu sistemi Kayseri’de bulunan üniversite öğrencilerimiz ile beraber tasarlayıp hem onların gelişmelerini hem de onlarla beraber bir projenin içerisinde bulunmak için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Yapay zeka ile desteklenmiş cihazlarla gökdelenler platform olmadan temizleniyor"


Kendi geliştirdikleri yapay zekayla desteklenmiş cihazlar sayesinde platform olmadan gökdelen tarzı yüksek bina temizliklerinin de yapılabildiğini sözlerine ekleyen Kılıç; "Hâlihazırda dış cephe temizliği yapan dronlar tamamen manuel şekilde kontrol ediliyorlar. Manuel şekilde kontrol edilen platformların bazı dezavantajları bulunuyor. Yerden görerek kullanmış olduğumuz cihazlarda ister istemez pilotaj hataları yapabiliyoruz. Temizlenmeyen, işlem yapılmayan yerler oluyor. İster istemez bu durum bize hatalar doğuruyor. Öğrenciler ile beraber geliştirmiş olduğumuz sistemde, üzerine koymuş olduğumuz yapay zeka sistemi sayesinde kamera ile beraber işlem yaptığı esnada yüzeyleri görüntü işleme sayesinde kendi içerisine işliyor ve üzerinde bulunan otonom uçuş kartına bu verileri iletiyor. Herhangi bir şekilde yerden müdahalede bulunmadan makine, gökdelen tarzı binaları platform olmadan temizleyebiliyor. Yapmış olduğumuz sistemin en büyük özelliği otonom uçabilmesi. Ek olarak eklediğimiz konfigürasyon sayesinde de yapay zeka ve görüntü işleme sayesinde dış cepheleri boyayabiliyoruz. Bu da Türkiye’de hâlihazırda bulunan platformların yapamadığı bir durum. Yine bu platform sayesinde yüksek ağaçlardaki meyveleri ilaçlayabiliyoruz. İlaçlama yaparken hem ağacın verimini artırıyoruz hem de tarımsal alanda ve çok farklı alanlarda bize fayda sağlayabiliyor" diye konuştu.



Gökyüzünün genç mimarları

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği’nin ortak projesi "Dünya için lazım" birinci yılını tamamladı Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği’nin hayata geçirdiği "Dünya İçin Lazım" projesi ilk yılını tamamladı. Proje kapsamında 37 tonu aşkın elektronik atık geri dönüşüme kazandırılırken, doğayı koruma eğitimleriyle 75 binden fazla kişiye ulaşıldı. Yeni dönemde 68 bin çocuğa daha ulaşılması ve 50 ton e-atığın geri dönüştürülmesi hedefleniyor. Vodafone, elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik etmeye ve bu konuda farkındalık oluşturulmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin e-atıkların geri dönüştürülerek hem doğanın korunması hem de doğa bilinci yüksek, sorumlu nesillerin yetişmesi amacıyla, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle başlattığı "Dünya İçin Lazım" projesi bir yılı geride bıraktı. Bu süreçte 37 tonu aşkın e-atık geri dönüşüme kazandırılırken, projeye destek veren gönüllü sayısı 500’ü, doğayı koruma eğitimleriyle ulaşılan kişi sayısı ise 75 bini aştı. Projenin ikinci yılında 650 gönüllü eğitmen ile 68 bin çocuğa daha ulaşılması ve 50 ton e-atığın geri dönüşüme kazandırılması hedefleniyor. "Dünya İçin Lazım" projesinin yeni dönem hedefleri, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcıları Hasan Süel ve Meltem Bakiler Şahin’in yanı sıra WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula ve Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Koyuncu’nun katılımıyla, 5 Haziran Dünya Çevre Günü öncesi düzenlenen toplantıda paylaşıldı. Proje hakkında bilgi veren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, "Şirket olarak, ‘Herkes için dijital ve yeşil bir gelecek inşa etme’ vizyonumuz doğrultusunda doğayı korumak en önemli amaçlarımız arasında. Şirketimizde döngüsel ekonomi yaklaşımını benimsiyor; operasyon, ürün ve hizmetlerimiz sonucu ortaya çıkan e-atıkların hem oluşmasını azaltmaya, hem de geri dönüşümünü artırmaya odaklanıyoruz. Şirket içinde olduğu gibi şirket dışında da e-atık konusunda önemli çalışmalar yapıyoruz. Bir yıl önce, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle ‘Dünya İçin Lazım’ projesini hayata geçirdik. Amacımız, e-atıkları dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak ve doğayı koruma eğitimleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Projemizin gördüğü yoğun ilgi sayesinde, toplamayı hedeflediğimiz e-atık miktarına hedef tarihimizden önce ulaştık ve bugüne kadar toplam 37 tonu aşkın e-atığı geri dönüşüme kazandırdık’’ dedi. Proje ile 50 ton e-atığı daha geri dönüşüme kazandırmayı hedeflediklerini ifade eden Süel, ‘‘Projemizin ölçülebilir sosyal değerini de hesapladık. Buna göre, projemize yapılan her 1 TL’lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti. Elde ettiğimiz sonuçlar, oluşturduğumuz etkinin yalnızca erişimle sınırlı kalmadığını; ölçülebilir ve kalıcı bir dönüşüme dönüştüğünü gösteriyor. Projenin ikinci yılında amacımız, geliştirdiğimiz eğitim müfredatıyla 81 ilde yüz yüze ve online eğitimler ile 68 bin çocuğa daha ulaşmak ve 50 ton e-atığı geri dönüşüme kazandırmak. Yeni dönemde de aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmalarımıza devam ederek etkimizi büyütmeyi hedefliyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nden hemen önce paylaştığımız, projemizin çevresel ve sosyal etkileri ile gururluyuz. Müşterimiz olsun olmasın herkesi bir gün lazım olur diye çekmecelerde duran e-atıkları getirerek projemize destek vermeye davet ediyoruz" diye konuştu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin ise "Şirket olarak, içinde bulunduğumuz çevresel ekosisteme karşı taşıdığımız sorumluluğun her zaman farkındayız. Bu farkındalıkla, ticari aksiyonlarımızın yanı sıra sürdürülebilirlik odaklı aksiyonlarımıza da büyük önem veriyoruz. Bu düşünceyle, sürdürülebilirlik ekibimizle beraber pazarlama departmanı olarak, ‘Dünya İçin Lazım’ projesi için de güçlü bir lansman planı yaptık. Medya stratejimizi TV, radyo, açık hava, dijital ve basılı mecraları kapsayan 360 derece bir yapı üzerine kurduk. Projeyi mobil uygulamamız Yanımda ve mağaza kanallarımızda yaptığımız çalışmalarla da destekledik. Projemize destek veren tüm Vodafone’lu müşterilerimiz Yanımda uygulaması üzerinden form doldurarak e-atıklarını bağışladıktan sonra 5 GB hediye kazandı. Türkiye’nin dört bir yanındaki 760 mağazamızın tamamında aktif olarak e-atık topladık. Bir yılda topladığımız toplam 37 ton atığın 32 tonu mağazalarımızdan geldi. Sürdürülebilirliği önceliklendiren kurum olma vizyonumuz doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz’’ ifadelerini kullandı. Projenin paydaşlarından WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula da "Dünya İçin Lazım diyerek çıktığımız yolculukta, attığımız adımların, bugün çocukların üretimlerinde, okulların dönüşümünde, yerelin ve kamuoyunun ilgisinde karşılık bulduğunu görmek son derece kıymetli. ‘Dünya İçin Lazım’ projesi kapsamında geçtiğimiz yıl doğa koruma, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, e-atık ve ileri dönüşüm konularında çocuklara yönelik eğitim içerikleri geliştirdik. Yeni dönemde ise bu içerikleri daha da güçlendirerek daha fazla çocuk ve öğretmene ulaşmayı, doğa koruma bilincinin daha geniş bir alanda yaygınlaşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Çocukların doğayla kurduğu bağı güçlendirmeyi yalnızca bir eğitim hedefi olarak değil, geleceğe dair ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu nedenle, çocukların aktif katılımını ön plana çıkaran uygulamalarla doğa elçileri yaklaşımını daha da güçlendirmek istiyoruz. Çünkü doğa korumanın; kurumların, sivil toplumun, öğretmenlerin, gençlerin ve çocukların birlikte hareket ettiği bir gelecekte mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu yolculukta birlikte ürettiğimiz ve etkiyi büyüttüğümüz, operatör ve dernek başta olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam ediyoruz" açıklamasında bulundu. Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Koyuncu ise "Dünya İçin Lazım projesi, ilk yılında yalnızca geniş bir erişim oluşturmakla kalmadı; çocukların bilgi, tutum ve davranışlarında ölçülebilir bir dönüşüm sağladı. Dernek olarak Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllü ağımız ve saha deneyimimizle bu dönüşümün uygulama tarafında yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Vodafone ve WWF-Türkiye işbirliğiyle yürüttüğümüz ‘Dünya İçin Lazım’ projesiyle, ikinci yılımızda da yalnızca çevre farkındalığı oluşturmayı değil; bilgi, tutum ve davranış dönüşümünü birlikte destekleyen kalıcı bir etki oluşturmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz bir yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanında gönüllü eğitmenlerimizle birlikte yürüttüğümüz eğitimler, atölyeler, web seminerleri ve üretici etkinliklerle 75 bini aşkın kişiye ulaştık. Çocukların çevre konularını yalnızca öğrenmesini değil; günlük yaşamlarında davranışa dönüştürmesini hedefledik. Sosyal etki analizimizde ortaya çıkan sonuçlar da bu yaklaşımın güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdi. Katılımcıların bilgi düzeyinde ortalama 50 puanlık artış ve sürdürülebilir davranış oranında 60 puanlık yükseliş sağlandı. Yeni dönemde 650 gönüllü eğitmenimizle 68 bin çocuğa daha ulaşmayı; Doğa Elçileri Programı, AI For Planet, Dünya İçin Lazım Festivali ve güncel eğitim modüllerimizle çocukların doğayla bağını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bizim için Dünya İçin Lazım, bir eğitim projesinden öte; çocuklardan ailelere, öğretmenlerden gönüllülere uzanan güçlü bir toplumsal dönüşüm hareketi. Biz inanıyoruz ki sürdürülebilir bir gelecek yalnızca bilgi aktarmakla değil; kalıcı alışkanlıklar oluşturmakla mümkün olabilir" şeklinde konuştu. Hem çocuklara hem yetişkinlere eğitimler verildi "Dünya İçin Lazım" projesi kapsamında, ülke genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, ebeveynlere ve eğitmenlere e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla eğitimler verildi. Doğayı koruma eğitimlerinin verilebilmesi için eğitmen eğitimleri, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının hem evde hem okulda desteklenmesi amacıyla ebeveyn ve eğitmenlere yönelik web seminerleri düzenlendi. Çocuklarda sürdürülebilirlik farkındalığı oluşturmak amacıyla yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla "Dünya İçin Lazım - GreenFest" etkinliği gerçekleştirildi. Diğer yandan, çocukların doğayla bağ kurmasını; e-atık ve çevre konularına yönelik farkındalık geliştirmesini; gözlem, düşünme ve üretim yoluyla öğrenmesini desteklemek üzere "Doğa Elçileri" adıyla yeni bir program da başlatıldı. Bu program kapsamında seçilen toplam 23 Doğa Elçisi, mentorlarıyla birlikte e-atık, doğa koruma, sürdürülebilirlik odaklı üretici eserlerini dijital bir sergi için üretmeye devam ediyor. Projenin yeni döneminde 20 Doğa Elçisi daha seçilecek. Proje için yaklaşık 40 milyon TL’lik medya yatırımı yapıldı Yapılan açıklamaya göre, "Dünya İçin Lazım" projesinin ilk yılında, toplumun her kesiminde e-atık farkındalığını artırmaya yönelik 360 derece iletişim faaliyetleri yürütüldü. Proje hakkında verilen bilgilere göre, operatörün marka yüzü Demet Evgâr’ın rol aldığı reklam filmi, televizyonda 38 milyon, dijital mecralarda 50 milyon kişiye ulaştı. Bu film aynı zamanda son 2 yıllık dönemde operatörün tüm reklamları arasında en yüksek performansı gösteren reklam filmi oldu. İletişim döneminde yapılan testte (YouTube Search Lift) "e-atık" aramalarında yüzde 30, "elektronik atık" aramalarında yüzde 27 artış görüldü. Vodafone, çocuklarda çevre farkındalığını artırmak ve e-atıkların eğitime dönüşümünü desteklemek amacıyla toplamda yaklaşık 40 milyon TL’lik medya yatırımı yaptı. E-atık bağışlayana internet hediye edildi "Dünya İçin Lazım" projesi, Yanımda mobil uygulaması ve operatör mağazalarında yapılan çalışmalarla da desteklendi. Vodafone’lular Yanımda uygulaması üzerinden form doldurarak e-atıklarını bağışladıktan sonra 5 GB mobil internet hediyesi kazandı. Kampanyaya destek vermek isteyen herkes operatör mağazalarını ziyaret ederek e-atık bağışlarken, mağazaya gitme fırsatı bulamayanlara e-atıklarını kargoyla ulaştırma opsiyonu sunuldu. Ülke genelinde 760 Vodafone mağazasında e-atık toplanarak kampanya penetrasyonunun yüzde 100’e ulaşması sağlandı. Bir yılda toplanan toplam 37 ton atığın 32 tonu mağazalardan geldi. E-atık toplama kampanyasına toplam 15 bin kişi katıldı ve kişi başı ortalama 2,5 kg’lık atık toplandı. Her 1 TL’lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti "Dünya İçin Lazım" projesinin sosyal etki analizi de yapıldı. Buna göre, projeye yapılan her 1 TL’lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti. Proje katılımcılarının bilgi düzeyinde ortalama 50 puan artış sağlanırken, e-atık konusunda farkındalık oranı yüzde 39’dan yüzde 81’e yükseldi. Bu öğrenme etkisi, günlük yaşamda uygulanabilir davranışlara dönüştü. Davranışa dönüşme oranı yüzde 90’ın, e-atık toplama davranışı yüzde 86’nın, çevreyi korumaya yönelik adım atma oranı yüzde 95’in üzerine çıktı. Proje sayesinde, kararsız ve dağınık tutumlar olumlu ve bilinçli yaklaşımlara dönüşürken; katılımcıların çevresel sorumluluk algısı güçlendi ve "çevre için bireysel katkı" bilinci arttı. Bu sonuçlar, "Dünya İçin Lazım" projesinin yalnızca farkındalık oluşturan bir eğitim programı olmadığını; aynı zamanda ölçülebilir öğrenme çıktıları üreten, tutumları dönüştüren ve davranış değişikliği potansiyeli oluşturan güçlü bir sosyal etki modeli sunduğunu ortaya koydu. Doğayı korumak için yapay zekâdan yararlanılacak "Dünya İçin Lazım" projesinin yeni döneminde "AI for Planet" adı verilen yeni bir modül devreye alınacak. Buna göre, kırsal bölgelerde yer alan 4 ilde operatör ve proje gönüllülerinin katkılarıyla etkinlikler düzenlenecek. Bu etkinliklerde yapay zekâ, iklim ve sürdürülebilirlik temalarına odaklanan içerikler katılımcılarla buluşturulacak. Söz konusu faaliyetler, hedef yaş grubundaki çocukların bu alanlarda farkındalık kazanmalarını ve temel bilgi edinmelerini desteklemeyi amaçlıyor.