GÜNDEM - 17 Nisan 2026 Cuma 12:47

Ticaretin Kökleri ve Geleceği Vizyon Çalıştayı Gön Han’da başladı

A
A
A
Ticaretin Kökleri ve Geleceği Vizyon Çalıştayı Gön Han’da başladı

Melikgazi Belediyesi ev sahipliğinde Kayseri’nin tarihi ticaret merkezi olan Gön Han, Kapalı Çarşı, Vezir Han ve Bedesten’i geleceğe taşıyacak olan ‘Ticaretin Kökleri ve Geleceği: Kayseri Kapalı Çarşı ve Hanlar Bölgesi Vizyon Çalıştayı’ Tarihi Gön Han’da başladı.


Çalıştaya ev sahipliği yapan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, açılış konuşmasında, "Çalıştayı bugün Tarihi Gön Han’da yapıyor olmamızın amacı, mimarlarımızla ve diğer paydaşlarımızla bu güzide eseri nasıl değerlendirebileceğimiz hususunda istişare etmek. Harita Mühendisiyim, şehir plancısıyım, inşaat mühendisliği bölümünde görev yaptım akademisyen olarak; teorik olarak birçok çalışma yaptık; ama belediye başkanlığında bizzat uygulamanın içine gidiyorsunuz. Bir şey hayal ediyorsunuz, uğraşıyorsunuz, projelendiriyorsunuz, birçok güçlükleri aşıyorsunuz ve bir şey ortaya çıkıyor; o ortaya çıkınca bütün yorgunluğunuz gidiyor. Gön Han’ın en eski halini gördüm ve yazgısına terk edilmiş halini gördüğümde üzüldüm. Muhtemelen bir deprem sonrasında yeniden ayağa kaldırılmayıp üstüne bir de kaçak depolar yapılarak esnaf kullanmaya başlamış. Gerçekten çok kötü durumdaydı. Hemen içerisine girerek fikir üretmeye başladım. İstanbul’da yaşayan vakıf mütevellisi ile görüştüm. Belirli görüşmelerin ardından kiraladık ve restorasyona başladık. Çalışma alanı olarak zor bir konumdaydı. 7000 kamyona yakın hafriyat çıkardık. Özenle çalıştık ve şehrimize kazandırdık. Henüz açılışını yapmadık, yakında yapacağız. Burada sosyal, kültürel faaliyetler yapacağız. Çay, kahve içeceğiz, müzikli programlarımız, söyleşilerimiz olacak. Yani yaşayan bir yer haline gelecek. Çalıştayın gündemi ticaret. Ticarete, kültüre, turizme en verimli şekilde katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Hedefimiz bütün Kapalı Çarşı‘nın fonksiyonunu yenilemek, Kayseri’ye, Türkiye’ye gerçekten güzel bir eser kazandırmak. Kazancılar Çarşısı’nı yeniledik, 700 yıllık Köşk Medrese’yi restore ettik. Bu çalışmalarımız hızla devam edecek" dedi.


Mimarlar Odası Kayseri Şube Başkanı Murtaza Er ise, "Kayseri’nin kalbinde yer alan Gön Han, Vezir Han, Kapalı Çarşı ve Bedesten sadece tarihi yapılar değildir. Buralar yüzyıllardır ticaretin emeğin ve ustalığın iç içe geçtiği yaşayan canlı alanlardır. Bu yönüyle kent kimliğimizin en güçlü parçalarından biridir. Bu çalıştay ile bu kıymetli mirası korurken bugünün ihtiyaçlarına uyumlu bir hale getirmek ve geleceğe güçlü bir şekilde taşımaya çalışmak istedik. Bu programın düzenlenmesinde bu fikre karşılık veren öncelikle Melikgazi Belediye Başkanımız Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu’na ve Kayseri Kent Konseyimize ayrı ayrı teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.


Ticaret şehri olan Kayseri’de bu çalıştayın düzenlenmesinin çok değerli olduğunu söyleyen TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Zeynep Eres Özdoğan ise şunları ifade etti:


"Uluslararası düzeyde gerçekleştirilen bu çalıştay ile birlikte Kayseri’nin merkezinde yer alan Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait hanların, kervansarayların odak noktasında olduğu bu tarihi ticaret yapılarının korunması ve yaşatılması ile ilgili bu güzel çalıştayda bir araya geldik. Biz TMMOB olarak kültürel mirasın korunması ve yaşatılması, gelecek kuşakların da bu kültür varlıkları deneyimleyebilmesi için sürekliliğin sağlanması anlamında çalışmalar yapıyoruz. O yüzden Kayseri’nin düzenlediği bu çalıştay çok değerli. Bu çalıştayda emeği olan herkese çok teşekkür ederim."


İlçedeki özverili restorasyon çalışmaları için Başkan Palancıoğlu’nu tebrik eden Melikgazi Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy da, "Kayseri Kültepe’den başlayarak 100. yılını kutladığımız Tayyare Fabrikası’nın Kayseri’de hayat bulması, Organize Sanayi Bölgeleri ile beraber Türk ticaretinde lokomotif bir il olarak bu coğrafyanın yazgısını yaşayan bir ildeyiz. Özellikle Mustafa Palancıoğlu Başkanımızı var olan güçlü tarihi mirasın ortaya çıkartılmasında ve özverili restorasyon çalışmalarından dolayı tebrik ediyor, kendilerine teşekkür ediyorum. Çalıştayımızın, Gön Han’ın geleceği konusunda hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.


Açılış konuşmalarının ardından İTÜ Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, "Tarihi Kentlerin Ticari Merkezlerinin Çağdaş Yaşama Uyarlanması" konulu tematik sunum yaptı.


Tarihi Ticaret Bölgelerinde Koruma, Kullanım ve Yönetim İlişkisi konulu açılış panelinde ise, Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, TMMOB Mimarlar Odası Kayseri Şube Başkanı Murtaza Er, Kayseri Kent Konseyi Başkanı Ahmet Serdar Altuntuğ konuşmalarını gerçekleştirdi.



Ticaretin Kökleri ve Geleceği Vizyon Çalıştayı Gön Han’da başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Değişen Transferler ve Scouting Dünyası Paneli gerçekleştirildi Futbolun oyuncu gözlemleme ve transfer yapma noktasıyla ilgili "Değişen Transferler ve Scouting Dünyası Paneli" gerçekleştirildi. Fulya Acıbadem Sports’ta yapılan panele Teknik Direktör Abdullah Avcı, Acıbadem Sağlık Grubu İcra Kurulu Üyesi Mustafa Eröğüt ve Companisonator CEO’su Tarkan Batgün katıldı. İlk olarak Türkiye’deki scout süreci ve bu departmana dair bilgiler aktaran Teknik Direktör Abdullah Avcı, "Süreçle alakalı son 11 senedir mesafe katediliyor. A milli takım sürecinde ve Başakşehir’de ekip çalışması yapmaya çalıştım. Ekip çalışmasının bu anlamda önemli olduğunu bildiğim için, ekip içinde yüklerin eşit dağılmasını sağlayacak bir organizasyondu. Bu iş her şeyin sonucunda iyi oyuncuyla oynanıyor. Bu departmanlar bunun için var. Bizim zamanımızda tavsiyelerle yapılan transferler artık verilerle, datalarla yapılıyor. Bugün futbolun gittiği nokta bence şu; ne teknik adam ne de futbolcu, buna tamamen bu departmanın karar vermesi. Bir teknik adamın yoğunluğu şu an çok fazla" diye konuştu. Transfer yapma süreçlerine dair de bilgiler veren Avcı, "Bugün oyunun gittiği noktada fizikle tekniğin dengeli olması gerektiğini savunan biriyim. Fiziksiz olmuyor. Topa sahip olduğunda da teknik kapasitesi iyi oyuncular işi çözebiliyor. Transferlerle ilgili son olay tabii ki teknik direktör onayından geçecek ama detaylı araştırmayı ekip yapacak. Bazen ‘Bu şehrin takımı böyle oynar’ derler. Bugün öyle bir şey kalmadı. Senin 6 numaran nasıl, 8’in özellikleri ne? Bunları scout ekibiyle paylaşırsın. Havuzu oluşturacak ekip onlardır. Ne yönetici ne de teknik direktör değil ekibin karar vermesi gerekir" ifadelerini kullandı. Mustafa Eröğüt: Kulüplerin sürdürülebilirliğini doğru bir scouting ile yapabiliriz" Scouting sistemini Başakşehir’de Abdullah Avcı ile nasıl ilerlettiklerini ve Togolu eski futbolcu Emmanuel Adebayor’un transfer sürecini anlatan Mustafa Eröğüt, "Abdullah hocayla çalışmaya 2006 yılında başladım. O yılda sürdürülebilirlik kavramı bizim için kağıtları boşa harcamamak, ışıkları açık bırakmayın gibi bir kavramdı. Ama Abdullah hoca daha o zamandan bu departmanlaşmayı kuruyordu. Bütün departmanlar ayrı oluyordu. Bu departmanlaşma yönetişimsel sürdürülebilirliğin en önemli tabanı olarak görünüyor. Kulüplerin sürdürülebilirliğini doğru bir scouting ile yapabiliriz. Başakşehir’in 12 yılda 10 kere Avrupa kupalarına katılımının temelleri böyle atıldı. Daha o günden biz yurt dışında farklı bölgelere scout’lar gönderirdik. Cd’ler veya dvd’lerle oyuncu izlerdik. Başakşehir’de olduğumuz dönem devre arasında bir rapor geldi. Mehmet Batdal ile ilgiliydi ve oynayamayabilir deniliyordu. Merkezde uzun topları alacağımız bir oyuncu lazımdı. Devre arası son 2 günde transfer yapabilmek çok zordur, büyük bonservisler vermeniz ya da neden boşta olduğunu bilmediğiniz oyunculara yönelmeni gerekir. Adebayor öyle bir oyuncu. Crystal Palace’tan ayrılmış, 6 aydır futbol oynamıyordu. Hemen iletişime geçtik. Crystal Palace’ta Alan Pardew ile çalışmıştı. Emre Belözoğlu’ndan rica ettik. O Newcastle’da Pardew ile çalışmıştı ve son durumuyla ilgili bilgi aldık. Risk denilebilecek bir transferi gerçekleştirdik. Oyunu ve opsiyonları değiştirdi. Medyada ve kamuyorunda ‘Adebayor’u almak için scouta mı ihtiyaç var’ diye algı oluyor. Aslında scout evet demekten çok hayır diyebilme sanatıdır. Okan buruk dönemi benzer bir scout ile Skrtel’i almıştık. Skrtel Atalanta ile anlaşmıştı. Merkez savunmayı bulamadık. ‘Gasperini 3-5-2 oynuyor ben oynamam, ben gelmek istiyorum’ dedi ve geldi" şeklinde konuştu. Yapılacak transferlerin takıma uzun vadeli getiriler sağlaması gerektiğini de belirten Eröğüt, "Haaland enteresan bir örnek. Haaland U20 Dünya Kupası’nda oynarken bulundu. Norveç’te oynayan bir oyuncuydu. 4-5 milyon Euroluk da bir bedeli vardı. Haaland’lar esasında gözümüzün önünde. Önemli olan Haaland’a bu bonservisi vermenin kulübün geleceğinde neler sağlayacağını bilmek ve bir yapı kurmak. Scout ekipleri böyle listeler kurup inceliyor. Hocaların da talepleri oluyor. Clichy vegandı. Onun için özel vegan aşçı alınmıştı. Takımda vegan olmalar başlamıştı. Ama Başakşehir kulübünün kültürünü değiştirdi. Bu tip oyuncular takımı yukarı çekerken başka oyuncular da aşağı çeker. Bunları belirlemek çok önemli" sözlerini dile getirdi. Tarkan Batgün: "Pandemiden sonra Avrupa’da transfer azaldı ama scouting arttı" Tarkan Batgün de Türkiye’deki scouting sürecine ilişkin bilgiler aktarırken, "Oyuncular özellikle son zamanlarda hiç görmeden sadece platformlarda görülerek alınır. Oyuncu bir okul yaptırmışsa, insanlara iyilik yapmışsa o iyi bir oyuncudur, alabilirsiniz. Ama bu iş nasıl yapılır? Kapıkule’den çıktığınızda scouting departmanları var. Bulgaristan Süper Ligi’nde her takımın bir scouting departmanı, sportif direktörü ve scout şefi var. Türkiye’ye ilk geldiğimde 2007-2008 sezonunda ilk ziyaret ettiğim hoca Abdullah hocaydı. Recep Uçar da vardı. Herhalde Türkiye’nin ilk scout ekibi buydu. Recep hoca sürekli uçağa biner ve oyuncu izlemeye giderdi çünkü Abdullah hoca tüm oyuncuların canlı izlenmesini isterdi. Pandemiden sonraki finansal daralmayla Avrupa daha az transfer yaptı ama scoutinge daha çok önem verilmeye başlandı" şeklinde konuştu. Öte yandan Tarkan Batgün, "The Book of Scouting - Volume One" isimli kitabının sunumu yapıp içeriğiyle ilgili bilgiler aktardı. Panel, soru-cevap kısmının ardından sona erdi.
Samsun Bafra Devlet Hastanesi enerjisini güneşten sağlıyor: Günlük 50 bin TL tasarruf Samsun’un Bafra ilçesinde hizmet veren Bafra Devlet Hastanesi, yenilenebilir enerji yatırımıyla dikkat çekiyor. Yaklaşık iki yıldır sürdürülen güneş enerji santrali (GES) projesi tamamlanarak tam kapasiteyle elektrik üretimine başladı. Hastanenin enerji ihtiyacına önemli katkı sağlayan sistem sayesinde günlük elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ı güneşten karşılanıyor. Yetkililerden alınan bilgilere göre günlük 6,48 MW seviyesine ulaşan üretim, ciddi bir ekonomik avantaj sunuyor. Nisan ayı verilerine göre sistemin sağladığı tasarruf günlük yaklaşık 50 bin TL, aylık ise 1,5 milyon TL seviyesine ulaştı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Başhekim Alaiddin Domaç, projenin hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük kazanımlar sunduğunu belirtti. Domaç, "Yaklaşık iki yıllık yoğun bir çalışmanın ardından GES projemizi tamamlayarak tam kapasiteyle üretime geçmiş bulunuyoruz. Hastanemizin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını artık yenilenebilir kaynaklardan karşılıyoruz. Bu durum hem bütçemize ciddi katkı sağlıyor hem de çevreye duyarlı bir sağlık kurumu olma hedefimizi güçlendiriyor" dedi. Projede emeği geçen personele de teşekkür eden Domaç, hastanenin kendi enerjisini üreten ve doğayı koruyan bir yapıya kavuşmasının gurur verici olduğunu ifade etti. GES yatırımıyla birlikte Bafra Devlet Hastanesi, sürdürülebilir sağlık hizmetleri alanında örnek kurumlar arasında gösterilmeye aday hale geldi. Yenilenebilir enerji projelerinin önümüzdeki dönemde diğer kamu kurumlarına da yayılması bekleniyor.