EKONOMİ - 16 Kasım 2018 Cuma 17:13

Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde Zeytin Hasadı Başladı

A
A
A
Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde Zeytin Hasadı Başladı

Kilis 7 Aralık Üniversitesinin Mercidabık Kampüsünde yağlık siyah zeytin hasadı başladı.

Kilis 7 Aralık Üniversitesinin Mercidabık Kampüsünde yağlık siyah zeytin hasadı başladı.


Zeytin ağaçlarının altına serilen şallara, klasik yöntemin yanında titreşimli vibratör ve mekanik çırpıcı ile yapılan hasatla hem insan gücü ve zaman konusunda tasarruf sağlanıyor, hem de ağaç dallarının maruz kaldığı zarar en aza indirgenmiş oluyor. Mercidabık Kampüsünde bulunan yaklaşık 800 zeytin ağacından 2 ton zeytinyağının elde edilmesi bekleniyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çıkan tartışmada damadını öldüren kavınvalide ve kızı adliyeye sevk edildi İstanbul’un Kağıthane ilçesinde kızını silahla yaralayan damadını bıçaklayarak öldüren kavınvalide ve kızı adliyeye sevk edildi. Kadının ifadesinde çocuklarını ve torununu korumak için müdahalede bulunduğunu söylediği öğrenildi. Olay, dün saat 15.30 sıralarında Kağıthane ilçesi Çeliktepe Mahallesi’nde meydana gelmişti. İddiaya göre hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Rüzgar E. (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (26) evine gelmişti. Çıkan tartışmada Rüzgar E. yanındaki ruhsatsız tabancayla eşine ateş etmiş, açılan ateş sonucu Nurşin E. boyun, yanak ve çene kısmından yaralanmıştı. Silahlı saldırının ardından evde bulunan baldızı Betül E. (32) ile kayınvalidesi Delal A.’yı (58) de darbetmeye başlayan Rüzgar E. ile aile arasında arbede çıkmıştı. Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale eden Delal A., Rüzgar E.’yi göğsünden bıçaklamıştı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede Rüzgar E.’nin hayatını kaybettiği belirlenmişti. Ağır yaralanan Nurşin E. ise, yapılan ilk müdahalenin ardından Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemelerde saldırıda kullanıldığı değerlendirilen ruhsatsız tabanca evde bulunmuş, yapılan çalışmalarda Rüzgar E.’nin ’tehdit’, ’hakaret’ ve ’mala zarar verme’ suçlarından, Nurşin E.’nin ise ’tehdit’ ve ’hakaret’ suçlarından sabıka kaydı olduğu belirlenmişti. Delal A. ve kızı Betül E., polis ekipleri tarafından gözaltına alınmıştı. Kayınvalide ve kızı adliyeye sevk edildi Olay öncesinde Rüzgar E.’nin Nurşin E.’ye tehdit mesajları attığı da öğrenildi. Silahla vurulması sonucu yaralanan Nurşin E.’nin sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenildi. Gözaltına alınan kayınvalide Delal A. ise, polis ekiplerine verdiği ilk beyanında çıkan arbedede kızlarını ve torununu korumak için bıçakla müdahalede bulunduğunu söyledi. Betül E. ve anne Delal A., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
İstanbul Hakan Bucak Gayrimenkul ‘Marinada Residence’ projesini tanıttı Hakan Bucak Gayrimenkul, İstanbul’un merkezinde marina yaşamını üst segment konut deneyimiyle buluşturan Marinada Residence projesini tanıttı. Sınırlı sayıda bağımsız bölümden oluşan proje, lokasyonu ve sunduğu yaşam standardıyla öne çıkıyor. Hakan Bucak Gayrimenkul, Ataköy Marina’da konumlanan Marinada Residence projesini tanıttı. Marina, otel, restoranlar ve sosyal alanlarla bütünleşen bir yaşam çevresinin parçası olarak konumlanan proje, denizle kurulan ilişkinin günlük hayatın doğal bir parçası haline geldiği seçili adreslerden biri olarak öne çıkıyor. Açıklamaya göre, toplam 72 konut ve 3 ticari üniteden oluşan Marinada Residence, sınırlı arzı, düşük yoğunluklu yerleşim anlayışı ve geniş metrekareli daire tipleriyle öne çıkıyor. 1+1’den penthouse’a uzanan farklı tipolojilerdeki daireler, geniş yaşam alanları ve seçili ünitelerde öne çıkan deniz ve marina manzarasıyla bulunduğu segmentte farklılaşıyor. Proje, Ataköy Marina içindeki konumuyla sahil hattı, sosyal yaşam alanları ve seçkin çevresiyle bütünleşen bir yaşam kurgusu sunuyor. Proje, şehrin merkezinde yer alırken ana ulaşım akslarına yakınlığıyla da günlük yaşamda önemli bir kolaylık sağlıyor. Bu yönüyle denizle kurulan güçlü bağ ile şehir hayatının dinamizmi arasında dengeli bir yaşam sunuyor. Projenin mimari tasarımı Tabanlıoğlu Mimarlık imzası taşıyor. Deniz odaklı yerleşim anlayışı, malzeme kalitesi ve detay çözümleriyle öne çıkan proje, yüksek yoğunluklu konut anlayışından ayrışarak daha seçili ve rafine bir yaşam kurgusu ortaya koyuyor. Güncel yönetmeliklere uygun mühendislik yaklaşımı ve güçlü teknik altyapısıyla proje, sunduğu yaşam standardını güven boyutuyla da destekliyor. "Toplam projenin değeri 250 milyon dolar" Hakan Bucak Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Bucak, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Proje Ataköy Marina’da yer alıyor, denize sıfır konumda. Daireler 1+1’den penthouse’a kadar değişiyor. 1+1, 5+1 arasında daire tiplerimiz var, 72 dairenin tipleri de birbirinden farklı. 5+1 villa da var, normal 5+1 flat daire de var. 1+1 dairenin metrekaresi 202 metrekareden başlıyor, brüt bin 260 metrekareye kadar giden bir penthouse dairemiz de var. 72 rezidansın 20 tanesi satıldı, ilk lansmanla beraber. Artık 52 tane dairenin satışıyla operatif olarak ilgileneceğiz. Lüks gayrimenkul yatırımcısı tarafından yoğun bir talep var. Direkt anahtar alıp oturabileceğiniz bir proje. Dolayısıyla satış operasyonu başlattık diyebiliriz. Projenin toplam değeri 250 milyon dolar, şu an satışta kalan stokun değeri 175 milyon dolar" şeklinde konuştu. "Yabancı yatırımcı şu an yüzde 25’imizi kapsıyor" Bucak, sözlerine şöyle devam etti: "Yabancı yatırımcı şu an yüzde 25’imizi kapsıyor, özellikle Orta Doğu’daki savaştan sonra yabancıların ilgisini sahada çok ciddi anlamda görmeye başladık. Körfez ve İranlı yatırımcılar, özellikle Dubai’de yaşayan expatlar şu anda Türkiye’ye gelmeye başladılar. Şu an çok yoğun olmasa da geçmişe nazaran, 3 ay öncesine nazaran iki kat bir talep görüyoruz. Ama toplam projede yüzde 25 yabancı yatırımcı yüzde 75 yerli yatırımcı olarak tamamlayabiliriz. Buranın metrekare fiyatı 9 bin 500 dolar bandına geliyor. Fiyatlarımız deniz kenarı projelere göre orantılı" ifadelerini kullandı. "Projemiz sadece konut değil yaşam deneyimi sunuyor" Hakan Bucak Gayrimenkul Genel Müdürü Levent Deveci ise "Marinada Residence, düşük yoğunluklu yerleşim anlayışıyla planlanmış, geniş metrekareli daire seçenekleri sunan bir proje. Seçili ünitelerde öne çıkan deniz ve marina manzarası, güçlü mimari altyapısı ve yüksek malzeme kalitesiyle bulunduğu segmentte ayrışıyor. Marina, otel, restoranlar ve sosyal alanlarla birlikte çalışan yapısı sayesinde kullanıcılarına yalnızca bir konut değil, günün farklı anlarına yayılan bir yaşam deneyimi sunuyor. Bu bütüncül yapı, projeyi hem kullanım hem de değer perspektifinde güçlü bir noktaya taşıyor" dedi.
Karabük Karabüklü lise öğrencilerinden Türkçe pop müziğe dilbilimsel analiz Karabük’te lise öğrencileri tarafından hazırlanan ve son 50 yıldaki Türkçe pop şarkılarının zaman kipleri açısından incelendiği araştırma, İstanbul’da düzenlenecek 8. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde sözlü bildiri olarak sunulacak. Karabük Alparslan Gazi Anadolu Lisesi’nde Öğretmen Nur Kabave Kutlu danışmanlığında yürütülen çalışmada öğrenciler, 1975’lerden günümüze kadar farklı dönemlerde öne çıkan Türkçe pop şarkılarının sözlerini analiz etti. Araştırmada, şarkı sözlerinde kullanılan geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman kiplerinin eserlerin kalıcılığı üzerindeki etkisi incelendi. Python tabanlı veri analiziyle gerçekleştirilen çalışmada toplam 12 bin 397 fiil değerlendirildi. 9. sınıf öğrencisi Esmanur Ergin, daha önce şarkı sözleri üzerine sosyolojik araştırmalar yapıldığını ancak konunun dilbilimsel yönünün yeterince incelenmediğini düşündüklerini belirterek, "Müzik toplumu yansıtıyor ama aynı zamanda etkiliyor. Biz bunu bilimsel verilerle ortaya koymak istedik" dedi. Projede yazılım kısmında görev alan Emir Demirer ise yüzlerce şarkı sözünü Python kodlarıyla analiz ettiğini ifade ederek, "Normal şartlarda elle yapılması yıllar sürebilecek bir çalışmayı, yazdığım kodlar sayesinde çok daha kısa sürede tamamladım. Şarkı sözlerinde kullanılan zaman kiplerini tek tek ortaya çıkardım" diye konuştu. Demirer, araştırmanın kendisine hem yazılım hem de proje geliştirme açısından önemli katkılar sağladığını söyledi. Araştırma kapsamında şarkı sözlerini derleyen Defne Dursun da eski şarkıların hala dinlenmeye devam ettiğini, yeni şarkıların ise kısa sürede gündemden düştüğünü fark ettiğini dile getirdi. Dursun, "Bu farkın şarkı sözlerinin içinde saklı olabileceğini düşündüm. Yaptığımız analizler sonucunda değişimin özellikle kullanılan zaman kiplerinden kaynaklandığını fark ettik" ifadelerini kullandı. "Dijitalleşme, hızlı tüketim kültürü ve sosyal medyanın anlık vurgusu şarkı sözlerine de yansıdı" Çalışmanın danışman öğretmeni Nur Kabave Kutlu ise dilin toplumsal değişimin en hassas göstergelerinden biri olduğunu kaydederek, "Bu değişimi en beklenmedik yer olan şarkı sözlerinde aradık. Eski şarkılar neden hâlâ dinleniyor, yeniler neden bu kadar çabuk tüketiliyor sorusundan yola çıktık. Elde ettiğimiz veriler, şimdiki zaman kipi kullanımının son 50 yılda iki kattan fazla arttığını gösterdi" ifadelerine yer verdi. Türkçe pop müziğinin evrensel anlatımdan anlık anlatıma doğru belirgin bir geçiş yaşadığını ifade eden Kutlu, dijitalleşme, hızlı tüketim kültürü ve sosyal medyanın anlık vurgusunun şarkı sözlerine de yansıdığını söyledi. Kutlu, "Türk toplumunun kolektivist yapıdan bireyselleşen bir yapıya dönüşümünü dilbilimsel olarak ortaya koyduk. Biz artık sadece şarkı sözlerini dinleyen değil, onların dilini çözen bir nesil yetiştiriyoruz" diye konuştu. Araştırmada Türkçe pop müziğinin son 50 yıllık süreç içerisinde iki ayrı dönem halinde incelendiğini kaydeden Kutlu, ilk dönemde daha çok geniş zaman kullanımının öne çıktığını, son yılları kapsayan ikinci dönemde ise şimdiki zaman kullanımının belirgin şekilde arttığını ifade etti. Çalışma sırasında en büyük zorluğun eski şarkı sözlerini derlemek olduğunun altını çizen Kutlu, "1975’ten 2000 arasındaki en çok dinlenen ve güçlü sözlere sahip şarkıları doğru kaynaklardan elde etmekte zorlandık" dedi. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde kabul alan çalışma, öğrenciler tarafından İstanbul Aydın Üniversitesi’nde sözlü bildiri olarak sunulacak.
Kayseri Vali Çiçek: "Ölümlü trafik kazalarında yüzde 60’lık bir düşüş var" Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri’de 1 yıl içerisinde ölümlü trafik kazalarında yüzde 60’lık bir düşüşün olduğunu kaydetti. Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Trafik Haftası kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda bir dizi etkinlik düzenlendi. Etkinliğe katılan Kayseri Valisi GÖkmen Çiçek ve Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkkılıç, açılan stantları ziyaret ederek, incelemelerde bulundu. Burada açıklamalarda bulunan Vali Çiçek, "Güzel bir haber verebilirim. Ölümlü trafik kazalarında yüzde 60’lık bir düşüş yakaladığımızı büyük bir mutlulukla söyleyebilirim. Geçen yılın mayıs ayından bu yılın mayıs ayına kadar olan süreci kıyasladığımızda yüzde 60’lık bir ölümlü trafik kazalarında düşüş olduğunu gösteriyor. Hem kazanın olduğu yerdeki ölümlerde hem kazadan sonraki hastane ölümlerinde yüzde 60’lık bir düşüş olduğu büyük bir memnuniyetle görünüyor. Bunda hızların kontrolü, yeni yolların açılması önemli. Ancak büyük bir şeffaflıkla "Kayseri’ye hep doğru bilgi vereceğiz" dedim. Yaralamalı trafik kazalarında ise maalesef yüzde 7’lik bir yükselişimiz var. Ölümlü trafik kazalarında yüzde 60’ın üzerinde düşüş yakalamakla beraber yaralamalı trafik kazalarında yüzde 7’lik bir yükseliş olduğu görülüyor. Nasıl ölümlü trafik kazalarında çok büyük bir düşüş yakaladıysak yaralamalı trafik kazalarında düşüş yakalamak zorundayız. Çünkü her bir kaza yaralanmalı da olsa bizim için çok büyük bir acı mesele olmuş oluyor. Bunun için hem emniyetimiz hem büyükşehir belediyemiz büyük bir çaba sarf etmekte" ifadelerini kullandı. "Kartal Kavşağı’nda endişe ettiğim sıkıntıyı yaşamadık" Vali Çiçek, "Kayseri trafiği ile ilgili son zamanlarda büyük bir endişem vardı. Çünkü Kartal Kavşağı yapılacaktı. Kartal Kavşağı’nın yapılmasıyla beraber o yolun kapanacak olması, Kayseri’nin en yoğun kullanılan yoluydu. Gelecekte çok büyük bir rahatlık sağlayacak olmasına rağmen acaba bu süreci nasıl geçireceğiz, trafik kitlenecek mi diye bir endişemiz vardı. Büyükşehir belediye başkanımız bu konuyla ilgili önceden iyi bir hassasiyet gösterip bütün halkımıza bu sıkıntıyı yaşatmamak adına çalışmalar yapmışlar. Özellikle askeriyenin oradan verdikleri yol, ara yollarla beraber çok şükür benim endişe ettiğim o sıkıntıyı yaşamamanın mutluluğunu da yaşadım" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da, "Trafik Haftasında çok büyük ilginin olduğunu görmekten bizler de keyif alıyoruz. Demek ki sorumluluk anlayışıyla vatandaşlarımız bu konulara eğilim gösteriyor ve yönelim gösteriyor. Cezalarımızın caydırıcı oluyor olması, vatandaşlarımızın trafik konusunda bilinçlendirilmesi, çocuk yaş grubunda bu sürecin başlaması önemli. Ulaşım ağını bizim daha sağlıklı bir şekilde hayata geçiren yaklaşımı sergilememiz yine trafik ve ulaşımla ilgili akıllı şehir projesi kapsamındaki merkezimizin, emniyetimizin trafik birimiyle iş birliği halinde hayata geçiriliyor olması bunların hepsi kazanım sağlıyor" diye konuştu. Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın da, ekiplerin çalışmaları ile ilgili bilgiler verdi.
İzmir Ege Üniversitesi ve Tüpraş iş birliği ile Temel Rafinericilik Staj Programı Enerji şirketi Tüpraş’ın Ege Üniversitesi iş birliği ile hayata geçirdiği Temel Rafinericilik Staj Programı başvuruları açıldı. Program, rafinericilik alanında kariyer yapmayı hedefleyen genç yeteneklerin teknik bilgi ve becerilerini sahada geliştirmelerine olanak sağlayan kapsamlı bir deneyim sunuyor. Tüpraş, rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversite iş birlikleriyle enerji sektörüne nitelikli iş gücü yetiştirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Ege Üniversitesi ile düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programı, öğrencilerin teorik bilgilerini saha deneyimiyle pekiştirmelerine imkân vererek mesleki gelişimlerini destekliyor. Üniversite bünyesindeki Aliağa Meslek Yüksekokulu ve Ege Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören Rafineri ve Petrokimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi öğrencilerinin başvurularına açık olan program 20 Temmuz - 14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Katılımcılar, Temel Rafinericilik Eğitimi’nin yanı sıra rafineri sahasında yürütülen işbaşı uygulamalara dahil olacak. Öğrenciler, üretim ve operasyon süreçlerini yerinde deneyimleyerek mesleki yetkinliklerini geliştirme imkanı yakalayacak. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılara, Tüpraş Akademi tarafından "Temel Rafinericilik Katılım Sertifikası" verilecek. Program sonunda Tüpraş İnsan Kaynakları ve rafineri yöneticileri, öğrencilere teknik kariyer yolculuğuna ilişkin deneyimlerini aktaracak. Protokolün imza töreni, Ege Üniversitesi Senato Salonunda gerçekleştirildi. Törene EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Murat Boyacı, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Mehmet Ali Yurdusev, Prof. Dr. Fevzi Bedir, Aliağa Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Sevil Şener, Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emre Ercan, Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ve Tüpraş Kurumsal İletişim Direktörü Çiler Teber katıldı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı iş birliği protokolüne ilişkin şunları söyledi: "Program, Meslek Yüksekokullarımızın Rafineri ve Petro-Kimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi programlarında eğitim gören öğrencilerimizi kapsıyor. Öğrencilerimiz, teorik eğitimlerini doğrudan sahada, sektörün profesyonelleriyle birlikte deneyimleme fırsatı bulacak. YÖK’ün uygulamalı eğitimde başlattığı dönüşüm doğrultusunda, Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerimizi, sanayi ile buluşturmaya ve mesleklerine daha kolay adapte olabilmeleri için çalışmaya devam edeceğiz. İmzalanan protokolün her iki kurum ve öğrencilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum." Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ise programın önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Ege Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı ile öğrencilerimizin teorik bilgilerini doğrudan sahada, gerçek rafineri ortamında deneyimlemelerini sağlıyoruz. Böylece mezun olduklarında enerji sektörüne daha hazır, daha donanımlı bireyler olarak katılmalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda bu iş birliği, enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bugünden yetiştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. Gençlerimizi yalnızca izleyen değil, sürecin içinde yer alan, sorumluluk alan ve değer üreten bireyler olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu programın hem öğrencilerimizin gelişimine hem de sektörümüz ve ülkemizin insan kaynağının gelişimine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyoruz." Yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlanmasını hedefleyen program, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü ve sürdürülebilir örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Şirket, aynı zamanda Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen Danışma Kurulu toplantılarında da rol alarak akademi-sanayi etkileşimini çok yönlü olarak destekliyor. Başvuru süreci boyunca Ege Üniversitesi’nde düzenlenecek bilgilendirme toplantıları ile öğrencilere programın kapsamı ve başvuru süreçlerine ilişkin detaylı bilgi sunulacak. Tüpraş, bu programı rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, Batman ve Kocaeli illerinde de gerçekleştiriyor.